• BIST 97.717
  • Altın 143,837
  • Dolar 3,5683
  • Euro 3,9936
  • Kocaeli 5 °C

Ramazan, “Tembellik” için gerekçe değildir

İsmet ÇİĞİT

Mübarek Ramazan ayına eriştik. Bugün çevremizde pek çok kişi “Allah rızası” için oruçlu olacak. Ben öyle derinlemesine din bilgisi almış bir adam değilim. Ama bu konuda da çok okumuşumdur. İslam dinin, dünya için, insanlık için “Aydınlanma” dini olduğunu bilirim.

Müslüman insanın, önce kendisine, sonra çevresine faydalı olması, Allah’ın buyruğudur bilirim. Beş vakit namaz kılan, sürekli birilerine kendini göstererek Umre yapan, ihramlara bürünenlerden değilim. Ama kendimi  “Gerçek Müslüman” olarak göğsümü gere gere tanımlayabilirim.

Allah, inananlara önce çalışmayı  emrediyor.. Şimdi, Ramazan ayına girdik. Kolay değil, 17.5 saat bu sıcak havalarda aç kalınacak. Ama bu bir ibadettir. Allah rızası içindir. Hiç kimsenin “Ben oruç tutuyorum” diyerek tembellik yapma hakkı olmamalıdır.

Öyle bir dönemden geçiyoruz ki, Cuma günleri, Cuma vakti ile birlikte devlet daireleri, belediyeler neredeyse tamamen duruyor. Benim tanıdığım, çok sevdiğim bazı dostlarım var. Ramazan ayında inançlarını doya doya yaşamak, Ramazan ayının huzurunu hücrelerinin derinliğinde hissetmek için,  tatil yapar. Tatil hakkını Ramazan’da kullanır. Hatta, dükkanını kapatıp gidenler var. Bunlara saygı duyuyorum. Ramazan ayında tatile çıkarsın,  ibadetini yaparsın.

Ama çalışıyorsan.. Ramazan diye, oruç var diye işini aksatmaya hakkın olamaz. Vatandaşa asık suratla muamele edip, sonra “Ben oruçluyum” demek olmaz. Orucun manası, faydası olmaz..

Şehrin bir çok sorunu var. Devam eden işler var.. Hepsi için çalışma temposunun hiç düşmeden devam ediyor olması gerekir. Sahur yap, öğene kadar uyu.. Öğlen gel, kart bas, sonra bir lüks iftar sofrasına oturmak için hazırlık yap, günü bitir. Böyle olmaz.

Ramazan ibadet ayıdır. Herkes, kendisi için Allah rızası için ibadet yapar. Bu konuya çok dikkat etmek gerekiyor. Bu şehrin Ramazan ayında da üretmesi, herkesin işini, görevini tam anlamıyla yerine getirmesi gerekir.

Ben günde iki kez kendisine insülin vuran, 7-8 tane de hap yutan bir adamım. Tıbben, hastayım. Bu nedenle, oruç bana yasak. Hoş, böle bir sağlık sorunum bulunmasa , sapa sağlam olsam; 17.5 saat aç, susuz ve sigarasız kalarak yaptığım bu işi yapabilir miydim?..

Ben Müslümanlığın temelinde, çalışmak, üretmek olduğuna inanıyorum. Kendine, ailene, çevrene, vatanına milletine hayrı dokunan insanın Müslüman olduğuna inanıyorum. Oruç tut, yan gelip yat. Sadece 5 vakit namazı takip et. Bunun ibadet olduğuna inanamam. Buradan, kendi adıma bir açıklama daha yapmak isterim. Prensip kararımdır; kalabalık, lüks iftar sofralarında, oruç tutmadığ4ım halde süs gibi oturmayı da hiç sevmiyorum. Lütfen beni davet etmeyin. Benim ailemde de oruç tutan var. Her akşam, iftar vakti ailece sofraya oturacağız. İftardan sonra bir ay, bol bol Avrupa Şampiyonası futbol maçlarını izleyeceğim. Herkese Ramazan ayında sağlık, bereket ve saadet diliyorum. Ramazan “Tembellik” için mazeret değildir. Lütfen herkes ibadetini yapsın, bununla birlikte işini de elinden gelen en iyi şekilde yapmanın gayretinde olsun. 

Basına ve kamuoyuna biraz saygı; lütfen 

Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı 1 Haziran Çarşamba günü sabahı düğmeye bastı. İlimizde ayak sesleri duyulan, her an beklenen FETÖ operasyonu başladı.

Çarşamba günü sabah saatlerinde 60’dan fazla insan polis tarafından toplandı. Bu insanlar sıradan insanlar değil. Bu kentin ekonomisinde, ticaret hayatında, sosyal hayatında önemli yeri bulunan insanlar. Kiminin alacağı, kiminin vereceği var. Belki içlerinde Vali ile, Belediye Başkanı ile randevusu olanlar var.

Bugün 6 Haziran Pazartesi. Operasyonun üzerinden 5 günü aşkın süre geçti. Değerli okurlar, bu süre içinde, bütün kenti ilgilendiren, bütün kentin merakla izlediği bu FETÖ operasyonu konusunda bir tek resmi kişi veya kurumdan bir tek açıklama yapılmadı.

Otoyolun Gültepe turnikelerinde iki paket esrar yakalasalar çarşaf gibi basın bildirisi yayınlarlar. 60’dan fazla insan, önemli insan gözaltına alınmış. Haklarında ağır suçlamalar var.

Ne Valilik; ne Savcılık, ne Emniyet.  Hiçbirinden tek satır resmi açıklama yapılmadı.

Bu kentte bir yerel medya var. Bu kentin duyarlı, hassas, meraklı bir kamuoyu var. Gözaltındaki bunca insanın ailesi, iş ilişkilerini sürdürdükleri kuramlar, şahıslar var..

Gazetelerde abuk sabuk haberler çıkıyor. Kimler gözaltındadır, kimler neyle suçlanıyor. Kim serbest bırakılıyor da, kim aranıyor. Resmi bir tek açıklama yapılmadı. Oysa, Valiliğin Basın Bürosu var. Emniyet’in var. Başsavcılık kısa süre önce: Basın Bilgilendirme Merkezi kurmuştu.

İnternet sitelerinde abuk sabuk haberler çıktı. Yanlış isimler çıktı. İçeride tutulanların bir kısmının adı hiç çıkmadı. Kimi sanıkların işyerlerinin basıldığı, evrakların toplandığı yazıldı çizildi. 

Ben işimi ciddi yaparım. Yasalara saygılı yaparım. Kalkıp vırt zırt Vali’yi, Başsavcı’yı Emniyet Müdürünü aramam. Ama bu kişilerin arayıp, el altından bilgi verdiği ahbapları, yandaşları, büzüktaşları var. Aslında başından sonuna kadar FETÖ operasyonu ile ilgili bütün haberler, yazılan, çizilen her şey Türk Hukukundaki “Soruşturmanın gizliliği” ilkesine aykırıdır. Her haberle, yazılan her isimle suç işlenmiştir. Polis, gözaltına alınan sanıkları Adliye’ye çıkışları sırasında Adliye önünde bekleyen foto muhabirlerinin önüne malzeme diye attı. O insanların bol bol fotoğrafı çekildi. Aslında bu bile yapılmamalıydı. Ama yetkili makamlardan bilgi alamayan yerel medya, kent kamuoyunun meraklı bekleyişini bir şekilde tatmin etmek zorundaydı. Biz de kulaktan duyma haberler yazdık, kullandık. Biz de o insanların kollarına girmiş polislerle birlikte Adliyeye girerken çekilmiş fotoğraflarını gazeteye bastık.

Hepsi yanlıştı. Yeri gelir, bizim polis, bizim savcılık, en adi hırsızı, tecavüzcüyü, katili foto muhabirlerinden saklar. Çünkü en ağır suçluların bile hakları vardır. Ama bu konuda hem sanıkların hakları ihlal edildi, hem yerel basın ve kent kamuoyu hiç umursanmadı.

Kocaeli Valisi Hasan Basri Güzeloğlu ilimizde göreve başladığında, kendisinden önceki Vali Ercan Topaca’nın yerel basına koyduğu bütün yasakları kaldırmış, “Her konuda basına doğru ve taze bilgi aktarılacak” sözü vererek, gönülleri fethetmişti.

Bu olayda neden Savcılık, Emniyet hiç resmi açıklama yapmadı. Hiç resmi bilgilendirme yapılmadı?.. Bugün itibariyle hala bilinmezler vardır. Kimler gözaltına alınmış kimler mahkemeye çıkartılmış, kimler nerede aranıyor,  kimlerin hakkında yurt dışına çıkış yasağı, ev hapsi  kararı var?. Bunlar net olarak bilinmiyor. Kendi adıma veya temsil ettiğim kurum adına bir sıkıntım ve talebim yok. Ama bu kentin yöneticilerinin bu kent kamuoyunu ve bu kamuoyunu bilgilendirmek –doğru bilgilendirmek- için çırpınan yerel medyasını biraz ciddiye almasını talep ediyorum. 

Elde var sıfır

1 Haziran Çarşamba günü sabahı, hiçbir resmi açıklama olmadan, ama büyük bir gürültüyle başlatıldı “FETÖ” operasyonu. Sakın yanlış anlaşılmasın.. “FETÖ Terör örgütü değildir” demiyorum. Olabilir..

FETÖ bir terör örgütüyse, bu kentte çok sayıda destekçisi, üyesi de bulunabilir.. Kocaeli, iktidar partisinin de en güçlü olduğu kentlerden biri. Şimdilerde “terör örgütü” “Paralel yapı” olduğu iddiasıyla üzerine gidilen bu grupla, iktidarın 2013 sonuna kadar ne kadar içli dışlı olduğunu bilmeyen yoktur.

Ama bizim ilimizde uygulamanın şekli yanlıştı. Çok saygın insanlar, bu kentin ticaretinde önemli yeri bulunan insanlar evlerinden toplandı. Aşağılandılar.. İçlerinde bu muameleyi hiç hak etmeyen pek çok kişinin bulunduğuna kefilim. Çarşamba sabahı alındılar, Cuma gecesine kadar Emniyet’te, Adliye’de süründürüldüler.

Ne oldu?.. Elde var sıfır. Şimdi yeni tartışmalar başlayacak.. Diyecekler ki, “Onları serbest bırakanlar da FETÖ’cü..” Günümüzde en kolay iş bu.. Birine kızıyorsan, gıcık oluyorsan, birilerini kendi çıkarlarının karşısında set olarak görüyorsan, “Bu adam FETÖ’cü, Paralelci” de, onu bitir..

Böyle olmamalı bu işler. Hukuk devletinde, demokrasi ülkesinde böyle olmaz, olmamalı. Operasyonların devam edeceği söyleniyor.. Bakalım, başka kimlere uzanacak?.. Tavsiye ederim, çok fazla derine inmesinler.. Karşılarına, bu iktidar döneminde siyaseten ve madden çok hızlı yükselmiş  çok güçlü insanlar çıkabilir.. Önce sağlam delil bulsunlar.. Sonra insanları toplasınlar.

Esnaf dükkanları açık tutsa belki şehir aydınlık olur

Anlamak, makul bir sebep bulmak mümkün değil. İzmit gibi bir şehir, akşamları hava karardıktan sonra zifiri karanlık. Öyle, kenar köşe semtler, yukarı mahallelerden bahsetmiyorum. Hatta tam tersine, kenar köşe semtlerde şehrin doğusundaki M.Alipaşa, Bekirdere, Yenişehir Mahallesi’nde sıkıntı yok. Oralar geceleri pırıl pırıl aydınlık. 

Şehrin merkezi karanlık. Yürüyüş Yolu, Alemdar Caddesi, Abdurrahman Yüksel Caddesi, İstiklal Caddesi, Fethiye Caddesi karanlık. Kesinlikle Türkiye’nin şehir merkezi en karanlık kenti bizim şehrimiz. Bu şehrin yöneticileri böyle bir ayıba nasıl katlanabiliyor, bu durumu nasıl içlerine sindirebiliyor, anlaşamıyorum.

Hadi çok insan, çok araba var, caddeler yetersiz trafik sıkışıyor. Trafik sıkışıklığını önlemek için fazla seçenek de yok. Ama bu şehir merkezindeki karanlık neyin nesidir. Aylardır bu sorun nasıl giderilemez?.. Bunu anlamakta çok zorlanıyorum.

İzmitliler bu durumdan çok rahatsız. Geçen gün bir okurum aradı. Şehir merkezinde dükkanı olan önemli esnaflardan biri. Bu konuda şu öneriyi yaptı:

“-Hava kararınca şehrin merkezinin kapkaranlık oluşundan utanıyorum. Bizler esnaflar olarak, hiç değilse bayram ertesine kadar geceleri dükkanlarımızı bir süre açık tutalım. Hep birlikte karar alalım, gece 22.00’ye kadar dükkanlar açık olsun.  Hiç değilse dükkanların ışıkları yanar, vitrin lambaları yanar da şehir merkezinde biraz ışık olur.”

Bence güzel bir öneri. Belki kent esnafına ayda 50-60 TL ek elektrik faturası yükü gelir ama, hiç değilse İzmit bu ayıptan kurtulur. Belediyeler aylardır bu konuda bir adım atmadı. Esnaf vitrin lambalarıyla caddeleri aydınlatırsa, belki kent yöneticileri de biraz utanır. 

Sarıbay: “Uygun şartlarda doğru binayı satın aldık”

Geçen gün bu sütunlarda “CHP kendini sakladı” başlıklı bir yazı yazmış, parti il yönetiminin Fethiye Caddesi Feridun Özbay Sokak’ta eski Salon Sami binasının iki katını satın almasını eleştirmiştim. İl Başkanı Cengiz Sarıbay aradı. Kendisinin de İnönü Caddesi üzerinde, M.Alipaşa, Körfez Mahallesi bölgesinde bina aradığını, ama uygun şartlarda bina bulamadıklarını söyledi. Bu bina için parti genel merkezinden 600 bin TL canlı para geldiğini belirten CHP İl Başkanı Sarıbay, yeni il binası konusunda şunları anlattı:

“- Yer olarak çok uygun olmadığını kabul ediyorum. Zaten partide de bazı arkadaşlar aynı şeyi söylediler. Ama ben, parti için çok uygun bir gayrimenkul aldığımıza eminim.  Her biri 300 metrekare kullanım alanlı, 2 kat satın aldık. Hiç belli olmaz, AK Parti iktidarı, muhalefetin bütün gelirlerini kesebilir. Kira ödeyecek paramız bile olmayabilir. CHP’nin şimdi çok değerli bir mülkü var. Çok uygun şartlarda satın aldık. Bu iki kat, tamamen il 

yönetiminin olacak. İzmit İlçe mevcut binasında kalacak. Büyük bir toplantı salonumuz olacak.  Kadın kolları, Gençlik Kolları için rahat bölümler olacak. Otopark sorunu İzmit’in her yerinde var. Genel Başkanımız ziyarete gelecek olursa, Fethiye Caddesi’nden yürüyerek getiririz. Fena mı olur?”

Sarıbay, 600 bin TL’ye alınan yeni binada tefriş çalışmalarına hemen başlayacaklarını, en kısa zamanda taşınmak istediklerini de söyledi, şöyle devam etti:

“- Genel Merkez’den bu binayı almak için parayı çıkartmak kolay olmadı. Şimdi, elimizde böyle bir gayrimenkul var. İleride bir başka il yönetimi, bu binayı satıp,  üstüne para koyarak daha iyisini alabilir. Bu iş, ikinci el araba almak gibi. Elinizde bir araba varsa, yenilemeniz kolay olur. Biz, örgüte gelen parayı iyi değerlendirdiğimizi düşünüyoruz.”

Bakalım CHP il yönetimi, önümüzdeki bayramlaşmaya bu yeni binayı yetiştirebilecek mi?

 

Bu yazı toplam 2685 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 3. ETAP
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37