1. YAZARLAR

  2. Süleyman PEKİN

  3. REFERANDUMU MAÇA ÇEVİRMEK VE SİYASETÇİDEN GOL KRALI ÇIKARMAK
Süleyman PEKİN

Süleyman PEKİN

Yazarın Tüm Yazıları >

REFERANDUMU MAÇA ÇEVİRMEK VE SİYASETÇİDEN GOL KRALI ÇIKARMAK

A+A-

           Heyecanı severiz. Orta Asyalardan ta buralara ne maceralarla geldik. Ve Anadolu’da da ne badireler atlattık. Zihnimiz hep iyimser çalıştığı için de geçmişin kötümserliklerini çabucak kafamızdan attık.

            Atarlanmayı severiz. Kendi kendimizi gaza getiririz.  Okuyarak fehmeden değil yaşayarak öğrenen bir milletin mensuplarıyız.

            16 Nisan’da ne oldu? Sarı lacivertlilerle Sarı kırmızıların maçı oynandı, Sağ & Sol / Alevî & Sünnî kavgası oldu. Hangi taraf kazandı yada kazanan oldu mu?

            Şimdengerü ne olacak? 1982 ve 1961 Darbe Anayasalarını hatta 1924’teki Kurucu Anayasayı aştık, 1921 Savaş Anayasasına ulaştık. Yalnız bir farkla; onda TBMM Hükümeti sistemi vardı,  bunda CB Hükümeti sistemi.

            Devleti yönetme makamında - mevkiinde kim var kim yoksa bütün sorumluluklarını gayri tek kişinin sırtına attılar. Onlarca kişi ve kurum yetkisini bir kişiye verirseniz aslında ihaleyi de ona çıkaracaksınız demektir.

            Hani “omuzlar çok olunca yük hafifler”di? Hani “bir elin nesi var, iki elin sesi var”dı?

            Tarihi hep kişi bazlı takip ettik. Mete’den Fatih’e, Atilla’dan Atatürk’e ve Süleyman Şah’tan Erdoğan’a alışkanlığımız değişmedi. ‘Ya hep ya hiç’ten ‘ya herro ya merro’dan bir türlü kopamadık. Ya o ya bu’dan Hem o hem bu’ya hiç geçemedik.

            En yakın ihtimalde Barzanî Kürdistanı bir referandumla kurulursa Türkiye yani Tayyip Erdoğan ne yapacak: Tanıyacak mı, tanımayacak mı? Amerika ve şeriklerinin baskılarına ne şekilde direnecek veyahut nasıl bir ortak tavır içine girecek?

            Yarın Kıbrıs’ta Türklerle Rumların Tek Devlet’te birleşmeleri ve bunun için Kuzeydekilerin bir miktar toprak tavizinde bulunmaları istendiğinde İngiltere’ye karşı ne duruş sergileyeceğiz yani Cumhurbaşkanı ne tutum sergileyecek?

            Diyelim ki ‘he’ dedik; 40-50 sene önceki kanlı sahneleri tekrar yaşarsak ne olacak? Kıbrıs’ın 5’te 2’sini alarak tarihe geçti rahmetli Ecevit’le Erbakan; Tayyip Bey tarihe ne şekilde geçecek?

            Barzanî Kürdistanı’ndan sonra Rusya’nın kontra atağıyla 3 PYD Kantonu Suriye’nin kuzeyinde Özerklik ilan ettiğinde ne yapacağız yani Sayın C.Başkanı ne yapacak? Rusya’ya karşı ABD, İsrail ve Barzanî’yle mi denge kurulmaya çalışılacak? Rusya’yla ters düştüğümüzde 7 ayda 70 şehitle oluşturabildiğimiz Güvenli Bölge’nin üstüne su mu içeceğiz?

            Barzanî Bölgesindeki Kandil’den çekilen PKK, IŞİD’in dibindeki ve Suriye sınırındaki Sincar’a (Şengal) tam yerleştiğinde PKK - PYD hattı Irak - Suriye koridorunu belirlemeyecek mi?

            Ege’de statüsü belirsiz Adaların Yunanistan’a geçmesiyle veya 24 Nisan sözde Ermeni Soykırımı’yla ilgili Diasporalarla mücadeleyi kim, hangi dış dengelerden pozisyon üreyerek sağlayacak?

            Ekonomi, adalet, eğitim mevzularına hiç girmiyorum. Yok 3 büyük ilde Hayır’lar 1-2 puan öndeymiş de Türkiye genelinde gerideymiş kısmında hiç değilim.

            Suriye politikasındaki hataları Prof. Davutoğlu’na, Çözüm Sürecindeki hataları PKK ve HDP’nin arsızlığına, 17/25 ve 15 Temmuz’daki sıkıntıları da kandırıkçı Cemaat’e yüklediydik. İmdi Millî Takımlar Tek Teknik Direktörü olarak tüm ipleri tek elde toplayan kişiden başka kime çemkirilecek? Daha ötesi çevremizdeki bu ateş çemberinde bütün dış ve iç baskılar o kişiye yönelmeyecek mi?

            Allah bizi yönetecek kişiye kolaylık versin. Zira her yaptığının yarısına iyi, yarısına kötü diyecek iki keskin taban var. Dahası bu iki fay hattının bizim gibi dışarıya fazlasıyla açık toplumlarda provoke edilmesi an meselesidir.

            Cumhuriyet Mitingleri sırasında Vatanseverler adı altında yapılan istihbarî teşkilatlanmalar şimdi de Osmanlıseverler adıyla aynı merkezlerin elinden sulanarak saksılarda büyütülüyor. 7 Ağustos’taki gibi bir kucaklaşma sağlanamazsa iş nerelere kadar gider; düşünmek bile istemiyorum.

            “Yani benim güzel annem”, Şafak saymaya devam.

Bu yazı toplam 1419 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum