1. YAZARLAR

  2. Mustafa OKÇU

  3. REFERANDUMUN KARŞILIĞI
Mustafa OKÇU

Mustafa OKÇU

Yazarın Tüm Yazıları >

REFERANDUMUN KARŞILIĞI

A+A-

16 Nisan’ da yapılacak referandum, Türkiye’nin demokratik dönüşümündeki en önemli değişiklik özelliğindedir. Ancak, bu değişiklik onaylansa da, onaylanmasa da Demokratik Hukuk Devletinin inşası tamamlanmış olmayacaktır. Anayasa değişikliğini sahiplenen iktidar partisi, bu değişiklikle en önemli, en kritik hamlesini yapmaktadır. Şimdiye kadar yapabildiklerini, başardıklarını, referandumun onaylanması için ortaya koyarak yapılabileceği en kritik hamleyi yapmış olmaktadır. İktidar partisinin yaptıklarının tamamını ortaya koyan hamlesine, muhalefetin aynı kararlılıkla karşılık vermesi doğal reflekstir ve olağan karşılanmalıdır. İktidar partisinin ve muhalefetin en kritik hamlelerinin halkta yeterince karşılık bulamaması ise, siyasetin kendi önceliklerini, kendi anlayışını merkeze almasıyla ilgili sorundur.

DEMOKRATİK DÖNÜŞÜM SÜRECİ

Referandum, yakın siyasi düşünce tarihimizin en kapsamlı mücadelelerinin verildiği dönemde yapılmaktadır. Halkın iradesinin yapabilirliği temelinde, Demokratik Hukuk Devleti inşa edilebildiğinde tamamlanacaktır. Demokratik dönüşüm mücadelesinde, vesayet sisteminin dışarıda bıraktığı, inancına, ibadetine, geleneğine, göreneğine, kılık, kıyafetine bağlı geniş halk kesimi belirleyici durumdadır. Çok partili siyasi sisteme geçilmesinden itibaren merkez sağ eğilim olarak tanımlanan, muhafazakar kesim, kendi duyarlılıklarını gözeten siyasi eğilimlere destek vermişlerdi. Demokrat Parti, Adalet partisi, Ana Vatan Partisi, Doğru Yol Partisi, merkez sağ parti anlayışı ile siyaset yapmışlar ancak vesayet sistemini dönüştüremeden dönemlerini tamamlamışlardır.

VESAYET  SİSTEMİNİN  ETKİSİZLEŞMESİ

Darbelerle şekillenen devletin merkezde olduğu nispi demokratik vesayet sistemi değişen dünya dengeleriyle ve gelişen Türkiye dinamiklerinin etkisiyle sürdürülemez hale gelmişti. 28 Şubat post modern darbesi değişen koşullara göre yapılmış darbedir. Değişen koşullara göre yapılan darbe, değişen koşullara göre siyaset yapılması ihtiyacını da ortaya çıkarmıştır. Bu ihtiyaç, değişen dünya ve Türkiye dinamiklerinin koşullarına göre merkez sağ eğilimin yeniden oluşmasının zeminini de hazırlamıştır. Değişen koşulları içselleştirme duyarlılığıyla oluşturulan AKP’nin iktidara gelmesiyle vesayet sistemi bilinen yöntemlerini uygulamaya başladı. Parti kapatma baskıları, tanımama, itibarsızlaştırma eğilimleri, Cumhurbaşkanlığı ve 367 sorunu, 27 Nisan elektronik muhtıra vb. baskı ve yönlendirmeler uygulandı. Vesayet sisteminin baskıları, demokratik dünya ilişkilerinin desteğiyle, halkın iradesinin yapabilirliği sağlanarak  aşılabildi.

FETÖ/PDY MÜCADELESİ

Devletin merkezde olduğu nispi demokratik vesayet sisteminin eksiklerinden ve zaaflarından yararlanarak bütün kurumlarına sızan FETÖ/PDY’sının etkinliği, vesayet sistemiyle mücadelede belirginleşti. Bütün önemli kurumlara sızan FETÖ/PDY vesayet sisteminin aşılması mücadelesinde bazı hukuk dışı yönlendirmelerle, mağdurluklara ve zararlara sebep oldu. Devletin bütün kurumlarına sızmış ve ele geçirmişlik konumunda olduğu için iktidar partisini etkileyebildi. FETÖ/PDY mücadelesi, iktidarı ele geçirmek, darbe girişiminde bulunmak hamlelerinden sonra yoğunlaştı. Hayatın her alanındaki durumu dikkate alınarak, mağdurluk, tepki, zarar oluşturulmadan yürütülmesi çok önemlidir. Demokratik Hukuk Devleti’nin inşası sürecinde, yapılan mücadelelerin, ödenen bedellerin oluşturduğu duyarlılıkların gözetilerek belirsizliklerin giderilmesi vazgeçilmezlik düzeyindedir.

DEMOKRATİK DÖNÜŞÜMÜN YÖNETİLMESİ

Siyasi partilerimiz kendi konumlarını merkeze alan yaklaşımlarını öncelik haline getirdikleri için belirsizliklerin azaltılmasında güçlükler yaşanmaktadır. İktidar partisinin ihtiyaç duyduklarıyla, toplumun kapsayıcı, katılımcı demokratik beklentilerinin yeterince örtüşmemesi önemlidir. Muhalefet partilerimizin, yakın siyasi düşünce tarihimizle yüzleşememe sorunları temeldir. Yüzleşme tamamlanamadığı, demokratik Türkiye sahiplenilemediği için iktidar partisinin çoğunlukçu algı yönetimi girişimleri aşılamamaktadır.

Bu yazı toplam 1504 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.