1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Rivayetler değişik olsa da sonuç değişik mi?
Rivayetler değişik olsa da sonuç değişik mi?

Rivayetler değişik olsa da sonuç değişik mi?

12 Eylül 1980 askeri darbesi sonrası, Gölcük Donanma ve Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Mahkemelerinde ve İstanbul I. Ordu ve Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Mahkemelerinde açılmış olan davalar

A+A-

12 Eylül 1980 askeri darbesi sonrası, Gölcük Donanma ve Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Mahkemelerinde ve İstanbul I. Ordu ve Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Mahkemelerinde açılmış olan davaların bir haylisine savunma avukatı olarak katılmıştım. Bu süreç, Kocaeli Barosu Başkanı olduğum süreci de kapsar. Bu süreç içersinde yaşadıklarını yazmaya zaman zaman yeltenirim ama her seferinde ihmal ederim. Ömrüm izin verirse ve yaşadıklarım belleğimden silinmeden, onları, kitaplaştırma düşüncemden henüz vazgeçmiş değilim, sanırım kalınca bir kitap olur...

Yaklaşık 30 yıl öncesi yaşadıklarımla şimdi yaşananlar arasında, açılan davalarda dayanak olarak kullanılan deliller bağlamında bir farkın olup olmadığı konusuna bölük pörçük de olsa değinmekte yarar var.

Gölcük Sıkıyönetim Mahkemesi’nin görev alanı, Kocaeli, Bursa, Balıkesir, Eskişehir, Bilecik, Zonguldak ve Sakarya illerini kapsayan bir coğrafi alandı.

Silahlı sol örgüt kurucusu, yöneticisi veya üyesi oldukları savıyla açılan bir davada, yargının yetki alanı içersinde kalan çeşitli illerden, aynı örgütün üyesi oldukları gerekçesiyle pek çok kişi yargılanmakta idi.

Sanıkların ilk ifadeleri, yaşamakta oldukları ve yakalandıkları illerin kolluk güçleri tarafından alınmıştı.

Ayrı ayrı illerde, ayrı ayrı verilen ifadelerde, özel durumları ile ilgili olanlar, örneğin, ana baba adı, yaşı, öğrenim durumu gibi... Doğal olarak hepsinin ayrı ayrı.. Ama bir soruya verdikleri cevap var ki, kelimesi, noktası, noktalı virgülüne kadar birbirinin aynısı. Belliki, çoğaltılıp sorguculara dağıtılmış... Ve sonra dayanılmaz baskı ile ifadeleri alınanlara imza ettirilmiş...

Soru şu: ‘Kurucusu olduğunuz ve yönettiğiniz ya da üyesi olduğunuz silahlı sol örgütün amacı ne?” Ve işte bu sorulara verilen yanıtlar birbirinin aynısı..

Bu ifadeler mahkum etmek için yeterli değil. Bunların somut yan delillerle desteklenmesi hukuki bir şart. Silahlı bir çete olması silahın da olması gerek...

Silahlar da (Kırıkkale yapısı, 6,35 ya da 7. 65 çapında ve çoğu çakaralmaz) tabanca... Toprağın altına gömüldükleri yerden bulunup çıkartılmış. Kolluk güçleri tarafından tutulan tutanaklara göre, gömütler sanıkların yer göstermesi ile bulunmuş ama sanıkların mahkeme huzurunda verdikleri ifadeler bunun tam tersi. Birileri tarafından (!) gömülen ve kolluk güçleri tarafından bilinen yere, sanıklar götürülüp sanki onlar tarafından gösterilmiş gibi tutanak tutulup, yukarıda anılan yöntemle onlara imza ettirilmiş...

Şimdi ise, delil bulma veya yaratma iddiası biraz değişik!.. Göl, deniz, toprak altı ve tavan arası gibi gömütlerde saklı deliller, yine birilerinin (1) imzasız ihbar mektuplarıyla belirleniyor ve bunlar yargıdan önce haber alınıp becerikli (!) basın yolu ile kamuoyuna duyuruluyor. Sonuç ortada...

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.