1. HABERLER

  2. PERDE ARKASI

  3. Ruşen Hakkı olabilmek
Ruşen Hakkı olabilmek

Ruşen Hakkı olabilmek

Gerçekten duygu yüklü, içimizde acı hissettiğimiz günler geçirdik. Sadece bu gazetenin kuruluşundan beri değil, çok daha öncesinde de birlikte olduğumuz, kendisinden her konuştuğumuzda insan

A+A-

Gerçekten duygu yüklü, içimizde acı hissettiğimiz günler geçirdik. Sadece bu gazetenin kuruluşundan beri değil, çok daha öncesinde de birlikte olduğumuz, kendisinden her konuştuğumuzda insanlık dersi aldığımız bir büyüğümüzü, ağabeyimizi, Ruşen Hakkı’yı kaybetmiştik.

Ruşen Hakkı, bir süredir hastaydı. Kaçınılmaz sona doğru gittiği açıkça belliydi. Yine de konduramıyor, kabullenemiyorduk. Ama pazartesi sabahı o beklenen, korkulan haber geldi. Ruşen Hakkı’yı kaybetmiştik. Ruşen Hakkı, bir bakıma bize baba yadigarıydı. Daha Feridun Özbay Caddesi’ndeki ilk Kocaeli Gazetesi çıkarken, Dündar Çiğit, “İzmit’in en namuslu, en düzgün adamlarından biridir” diye tanımladığı Ruşen Hakkı’yı gazeteye davet etmişti.

Bir konuda müsterihim. Öyle sanıyorum ki, birlikte çalıştığımız süre içinde bir kere bile Sevgili Ruşen Hakkı’yı üzmemişizdir. Hiçbir mecburiyeti olmamasına rağmen, pazar günleri, bayram günleri bile gazeteye gelirdi. Binanın giriş katında, Ruhan Odabaş ile Hazım Özbay’ın arasındaki masasında gün boyu kendisini ziyaret eden okurları, sanata meraklı genç konukları ile birlikte olurdu. Sadece günlük yazılarını yazar, geri kalan zamanında bütün sanat etkinliklerini, yeni çıkan kitapları takip eder, kendi öykülerini, şiirlerini yazar, hemen her hafta kentin ya da ülkenin çeşitli bölgelerinden aldığı sanat etkinlikleri ile ilgili davetlere katılırdı.

Cenaze töreninde çok daha iyi anladım ki, Ruşen Hakkı, Kocaeli’nin, bu gazetenin çok ötesinde biriydi. Türkiye’ye malolmuş, tanıyan herkesin takdir ettiği gerçek bir sanatçı, daha önemlisi, çok önemli ve örnek insandı.

Ruşen Hakkı, dikine ve inadına tam solculardandı. Yaşam biçimi sol felsefe ve kültür üzerine kuruluydu. Ama herkesin dostuydu. Hem meyhane, hem cami muhabbetinde vardı. Hayata bağlıydı. İkimiz de Kozluk Mahallesi’nde oturuyorduk. Akşamları bazen binadan ayrılışımız çakışırdı. Paltonusu giyer, şapkasını takar, eve gitmeye hazırlanırken, “Ruşen Amca, gel arabayla götüreyim” derdim. Israrla hem sabah, hem akşamları, evle iş arasında yürümeyi tercih ederdi.

Salı günü gazete binasındaki mütevazı törene Türkiye’nin her yanından sanatçı dostları geldi. Kocaeli siyasetinin bütün renkleri temsil edildi.  Fevziye Camii bahçesine binlerce kişi geldi. Beni, yüzlerce kişi taziye için aradı. Aralarında yazılarını, şiirlerini, öykülerini hiç okumamış olanlar da vardı. Onlar, Ruşen Hakkı’nın sanatçı kişiliğine değil, insan kişiliğine hayrandı.

Ruşen Hakkı’nın cenazesine katılan, arayan, taziye bildiren çok geniş bir kitleye teşekkür etmek istiyorum. Atladıklarım olabilir, onlardan özür dilerim.

Öncelikle Sanayi ve Ticaret Bakanı Sayın Nihat Ergün’e, cenaze törenine katılan Kocaeli Valisi Sayın Ercan Topaca’ya, bütün milletvekillerine, tedavisi boyunca da Ruşen Hakkı ile çok yakından ilgilenen KOÜ Rektörü Sayın Prof. Dr. Sezer Komsuoğlu’na, CHP Genel Başkan Yardımcıları İzzet Çetin ile Hurşit Güneş’e, bütün belediye başkanlarına aile ve gazetemiz adına teşekkür ediyorum. Van Valisi Sayın Münir Karaloğlu’ndan, uzun süredir görüşemediğim sevgili Güvenç Kurtar’a kadar pek çok eski dostla, Ruşen Hakkı için taziye nedeniyle aramaları sayesinde görüşme imkanı buldum.

Hem gazetemiz önündeki, hem Fevziye Camii’ndeki törenlere çok yüksek katılım oldu. Cenazenin nakli sırasında ve törenler boyunca trafik güvenliğini sağlamak için yoğun çaba harcayan Trafik Şubesi ekiplerine, müdürlerinden, memurlarına kadar sonsuz teşekkür ederim. Bu önlemler sırasında kısa süreli de olsa bazen yollar kapatıldı. Bu nedenle rahatsız ettiklerimizden de özür diliyorum.

Ruşen Hakkı’yı İzmit sahiplendi.  Hemen hemen bütün partilerin il başkanlarını, temsilcilerini gördüm. Meslek odalarının, işçi ve memur sendikalarının temsilcileri geldiler. Ruşen Hakkı’nın okurları O’nu son yolculuğuna uğurlayıp, bizim ve ailesinin acısını paylaşmak için çırpındılar.

Hepsine sonsuz teşekkürler ediyorum.

Ruşen Hakkı olmanın, insan olmanın, hümanist olmanın ve bütün bunları poz olsun diye değil, yürekten, gerçekten, içtenlikle olmanın ne anlama geldiğini salı günü daha iyi anladım.

O kimseyi kırmamıştı. Ruşen Hakkı’nın töreninde sevgi seline bakıp, bir ara Ruhan Odabaş’a döndüm, “Abi seninle benim cenazemiz böyle olmaz. Bizi de seven vardır ama, çok kırdığımız insan da var” dedim. Doğru dedi.

Ruşen Hakkı kimseyi kırmadı. Elbette bu ülkenin en saygın edebiyatçılarından, en önemli şairlerinden biriydi. Ama daha önemlisi iyi insandı. Çok iyi insandı. Sakin insandı. Herkesin dostu, herkesin ağabeyi, amcasıydı.

Bu gazetede Ruşen Hakkı’nın yerini doldurmak mümkün değildir. Ruşen Hakkı kalitesinde yazar bulmak değil sorun; Ruşen Hakkı kalitesinde insan bulmanın mümkün olmadığını biliyorum.

Böyle güzel bir insana, böylesi büyük sevgi seli içinde uğurlanmak yakışırdı. Tekrar herkese, bütün kente, bütün Ruşen Hakkı dostlarına, özellikle ilk andan itibaren hiç yanımızdan ayrılmayan Sevgili Mahir Dönmez ve Ömer Polat’a hem aile, hem gazetemiz adına içtenlikle teşekkür ederim.

Hepimize Allah, Ruşen Hakkı gibi sevilen insan olmayı nasip etsin.

Bu haber toplam 1479 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.