• BIST 107.041
  • Altın 143,619
  • Dolar 3,5635
  • Euro 4,1526
  • Kocaeli 22 °C

Rüzgâr eken fırtına biçer

Alaattin KÖKSAL
Son otuz yıldır, dıştan destekli terör örgütleri rüzgâr ekiyor fırtına biçiyorlar.  İsterseniz makalemize sorularla başlayalım. Bugüne kadar yapılan her türlü terör eylemlerinden kimler kazandı, kimler kaybetti? Ülkenin siyasi, sosyal ve ekonomik istikrarını bozmak uğruna yazılan ve yazılmakta olan kırmızı makalelerle ne yapılmak isteniyor?
Siyasi kin, nefret ve kıskançlık uğruna yazılan kırmızı makalelerle,  siyasettin barış diliyle hiçbir alakası olmayan, terörü çağrıştıran sözde siyasi beyanatlarla milleti tahrik etmenin faturasının nasıl olacağını anlayamayanların, akıllarını başlarına almanın zamanı gelmedi mi. ?  
Sadece kendi ideolojilerini ve uşaklık yaptıkları yerli ve yabancı güçlerin emriyle hukuksuz eylemlerde bulunanlar, kırmızıçizgilerin ötesine geçerek, zifiri karanlık yazılar yazanlar bilmelidirler ki, hizmet ettikleri şeytanları, kendilerini koruyamayacaktır. 
Bu tiplerin kullanma sureleri bitince,  emir aldıkları ve güvendikleri şeytanları, kendilerini açık bir şekilde aşağılayarak, biz sizin gibi şuursuz ve köle ruhlu insanlardan uzağız diyerek, rezil bir şekilde yol üstünde bırakılacaklarını düşünerek kendilerine çeki düzün vermelidirler, yarın eyvah demenin hiçbir faydası olmayacaktır. Vakit geçmeden, zararın neresinden dönersek kârdır anlayışıyla, ellerini barışa uzatmalıdırlar.  Kırmızı ve siyah yazan kalemlerini beyaza çevirmelidirler.
 Siyah, kırmızı ve gri yazılarla ve siyasi beyanatlarla direk ve endirekt bir şekilde hainlerin zulüm değirmenine kan taşıyanlar,  terör eylemlerinden bıkmayanlar, kırmızı makaleler yazmaktan usanmayanlar, milletin sabrını istismar etmekten sakınmalıdırlar. 
 
"Sabrın sonu selamettir"  cümlesini çok iyi okumalıyız. Sabrında bir sınırı vardır. Her bir aile avlusunu temizlerse, temizlik işçisine ihtiyaç duyulmaz, her aile çocuğunu İslam ahlakıyla terbiye ederse ülkede terör ve anarşi olmaz.
 İslam âlemini ve ülkemizi bin bir türlü hile ve cebir yoluyla baskı altında tutmaya çalışan zalimler, iletişim teknolojisi sayesinde kendilerini açık ettiler. İslam dünyasını ve ülkemizi parçalamak için hazırladıkları çirkin ve sinsi planları açığa çıkınca, içlerine sakladıkları tarihi kinlerini kusarak, İslam dünyasını nasıl kirlettikleri açıkça görüldüğü halde, üzülerek ifade edelim ki,   ülkemde hala kırmızı makaleler yazmak suretiyle, utanmadan şer güçlerin yalakalığını yapmaktadırlar.
 Her kes bilmelidir ki bu iş böyle gitmez, her şeyin, canlı,  cansız her varlığını bir ecel vakti vardır. Asla ileri ve geriye doğru tehir edilmez. Ne dünya, ne İslam dünyası nede ülkemiz sahipsiz değildir. Şer güçler ve onların işbirlikçileri, yaptıkları zulümler zirveye çıkmıştır. Zirveye çıkanın zevali yakındır. 
Zulüm ve şiddet İslam ümmetinin uyanışına vesile olmuştur. Uyanan ümmet, yeniden abdest alarak kıyama durmak üzeredir. Şer güçler bilsinler ki,  önünde cennet, arkasında çöl inancıyla kıyama duran İslam ümmetinin önünde hiçbir zalim güç duramayacaktır.
Bu söylediğim hayal değil gerçeğin ta kendisidir. İnanmayanlar için, tarihe bir göz atmaları yeterli olacaktır. Bıçak kemiğe dayanınca en korkak bile aslan kesilir. İnanmış bir müslüman asla korkak olmaz. Sabrı korkaklığından değil merhametindendir. 
 
Bugüne kadar kırmızı makaleler yazanlar, belli kesimler tarafından itibar gördükleri için, kendileri gibi düşünmeyen, düşünmek istemeyen kitlelere istedikleri gibi hakaret etmeyi, fikir inanç ve düşüncelerini alaya almayı kendileri için değişmez maddi ve manevi bir görev kabul ettiler.  Kendi ikbal ve saltanatları için,  beyaz ve yeşil çizgide yazanları, bu yönde siyaset yapanları, temel insan hak ve özgürlüklerine yakışmayacak şekilde hakaretlerde bulunmayı özgürlük ve demokratik bir hak olduğunu söylemektedirler.
 Bu şekilde düşünen bu despot beylere, ufak bir eleştiride bulunulduğunda,  diktatörlük ve faşizm hortladı diyerek bir yerlerini yırtarcısına bağırmaları ne yaman bir tutarsızlık olduğunu anlayamayacak kadar kör ve sağırdırlar.  
Son zamanlarda azda olsa, beyaz ve yeşil yazı yazanlara, beyaza yakın siyasi çıkışlarda bulananlara karşı, dış şer güçlerin ve onların yerli işbirlikçilerin anlamsız korkuları, hukuksuz dayatmaları, özgürlükten uzak icraatları, Pazarda sergilenen defolu mallar gibi ortaya dökülmüştür.  Kendi ürünlerinin sergilenmesinden başka ürünlerin sergilenmesini istemeyen demokrat beyler!  Bunlar da kim oluyor, vurun abalıya misali kırmızı görmüş boğalar gibi sağa sola tekme atarak saldırmaya başladılar.
Attıkları tekmeler, savurdukları yumruklar geriye tepince ve umdukları dağlara da kar yağınca şaşkına dönenler,  'Ey bizim sırtımızı sıvazlayanlar!' neredesiniz diyerek deli danalar gibi sağa sola koşmaya başladılar.  Ama nafile, boşuna yorulmayın, çünkü baskıcı ve alaycı fikirlerinizin pazarlandığı Pazar kaldırıldı. Biliniz ki milletimiz kendi değerleriyle alay edenlerin zorlayıcı fikir ve düşünce ürünlerine itibar etmiyor.
 
Kırmızı makale yazanlar ve kırmızı dayatanlar, bugüne kadar millette dayattıkları sevdadan vaz geçmelidirler.  Yıllarca aynı fikir, düşüncelerle hayat sürenlerden yüz seksen derecelik bir dönüş beklemiyoruz. Beklediğimiz tek şey, değişime karşı Donkişot'tuk yapmaktan vazgeçmelidirler. Boşuna ne kendilerini nede milleti yormamalıdırlar.
Ülkenin ve milletin, lekesiz temiz bir sayfaya ihtiyacı vardır. Bu sayfayı aydınlarımız, âlimlerimiz, siyasilerimiz, bürokratlarımız, özetle milletin önünde duran yetkililerimiz, İslam diniyle barışarak, milletle samimi bir şekilde kucaklaşmalıdır. Bu kucaklaşma bütün şer gülere diz çöktürecektir. "Korkunun ecele faydası yoktur." Güç ve kuvvet sahibi Âlemlerin Rabbi olan Yüce Allah'tır. Bize düşen görev, gücümüz nispetinde tedbir almaktır.
Ülkemizin ve İslam dünyasının başına dolaştırılan karabulutları yok etmek için bugüne kadar birçok makaleler yazıldı. Bilginlerimiz; fikir ve düşüncelerini televizyon ekranlarından açıklamaya çalıştılar. Devletimiz, askeri, siyasi, ekonomik tedbirler alarak problemleri çözmeye çalıştı ve çalışmaktadır.  Fakat istenilen neticeye bir türlü ulaşılamadı.
          Ülkemiz ve İslam dünyası üzerinde dolaşan şer güçlerin hain planlarını yok etmenin tek bir çaresi vardır. İslam diniyle barışmak, İslam kardeşliğine önem vermek, ümmet şuuruyla güçlerimizi birleştirmekten geçtiğine inanmalıyız.  Şer güçlerin işine yarayacak Kırmızı yazmaktan ve konuşmaktan vaz geçmeliyiz. Şer güçleri hizaya getirecek ve diz çöktürecek beyaz yazmaya ve konuşmaya başlamalıyız.  Kalın sağlıcakla.
Bu yazı toplam 498 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 3. ETAP
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37