• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Kocaeli 3 °C

Sabaha kadar konuşup, el sıkışarak çıksalar

İsmet ÇİĞİT
7 Haziran genel seçimlerinde vatandaş söyleyeceğini açık açık söyledi. Halkın yüzde 90’ının koşu koşa gidip oy kullandığı seçimde ortaya çıkan mesajlar açıktı: 
Bu millet, başkanlık sistemi, tek adam yönetimi istemiyordu. 
Bu millet, 13 yıl Türkiye’ye tik başına yöneten AKP’li kadrolara, “Ülkeyi yine sen yönet. Ama yanına bir ortak al, öyle yönet. Biraz burnun sürtünsün” dedi. 
Bu millet, 7 Haziran’da barışa oy verdi. Emeklinin, dar gelirlinin refahının yükselmesi, gelirinin artması için oy verdi. 
Aradan iki ayı aşkın zaman geçti. Ülkenin yönetiminde siyasi açıdan bir değişiklik olmadı.  7 Haziran’da vatandaşın ortaya koyduğu irade ile milletvekili seçilenler, bugüne kadar sadece yemin etti,  maaşları peşin peşin alıp; cebine indirdi. 
Bu arada, ülkenin huzuru bozuldu. Barış bozuldu. Yeniden şehit cenazeleri gelmeye başladı. 
Ekonomide dengeler bozuldu. Et fiyatı aldı başını gitti .. Emekliye, dula, yetime temmuzda verilen zam, ancak bir kilo etin karşılığı oldu. 
Ekonomi açısından şartların ülkemiz için olağanüstü uygun olduğu, ham petrol fiyatının 50 Doların altına indiği bir dönemde, bizim ülkemiz patinaj yapıyor. İran ile batı dünyası arasındaki soğuk savaş bile sona erdi. Biz çok büyük fedakarlıklarla başlattığımız barış sürecini bitirip, yeniden kanlı bir savaşın içine sürüklendik. 
…………
Bugün saat 18.00’de çok önemli bir buluşma var. Başbakan ve AKP Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ile, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakanlık konutunda bir araya gelecekler. 
AKP ve CHP heyetleri, birkaç kez buluştu, birlikte bir koalisyon hükümeti kurulup, kurulamayacağı konusunu tartıştı. Ciddi ve samimi çalışmalar yapıldığına inanıyorum. Ama gelinen nokta çok iyimser değil. Kabaca görünen şu ki; özellikle Davutoğlu ve Kılıçdaroğlu, bir ortak hükümet kurmak konusunda samimiler. Ülkenin menfaatinin bu dönemde böylesi bir Büyük Koalisyon’u gerektirdiğini görüyorlar. 
Ama Davutoğlu’nun başında Saray’ın kılıcı, Kılıçdaroğlu’nun başında CHP içindeki ulusalcı ve her konuya olumsuz bakan güçler var.. 
Meclis’te grubu ve gücü bulunan MHP’nin neyi isteyip, neyi istemediği belli değil.. HDP, terörün yeniden hortlaması ile birlikte adeta bir kenara itelendi, her konuda devre dışı bırakıldı. Bence, HDP’ye bu yapılan haksızlık.  Başta Demirtaş olmak üzere, pek çok HDP’linin ülkede gerçek anlamda barış istediklerine inananlardan biriyim. HDP’ye 7 Haziran’da oy vermiş insanların “Şerefsiz” olduğunu da kesinlikle düşünmüyorum. 
………..
Bu akşam saat 18.00’de.. Kılıçdaroğlu, yanında AKP ile yürütülen heyetler arası görüşmelerde CHP heyetine başkanlık eden Haluk Koç ile birlikte Başbakanlık Resmi Konutu’na gelecek. CHP’li Kılıçdaroğlu ile Koç’u, Başbakan Davutoğılu ile Ömer Çelik karşılayacaklar. 
Bugüne kadar yapılan görüşmelerin sonuçları ortada. İki partinin üzerinde anlaştığı konular var.. Üzerinde yüzde 100 görüş birliğine varılamayan, ama liderlerin biraz özveri göstermesi ile iki parti arasında sorun olmaktan çıkabilecek konular var. Hiç kuşkusuz, AKP ve CHP’nin ülkeyi yönetme  anlayışı ve siyasi  kimlikleri nedeniyle  hiçbir şekilde üzerinde uzlaşamayacakları konular var.. 
Hal hatır sorulsun, çaylar söylensin.. İstiyorum ki, sonrasında Davutoğlu ve Kılıçdaroğlu,  gerektiğinde bu görüşmede pürüzlük yapabilecek benzer karakterlere sahip Ömer Çelik ve Haluk koç’u da, “hadi beyler siz gidip biraz dolaşın” diye odadan çıkartsınlar.. 
Baş başa versinler.. Gerekirse, sabaha kadar baş başa görüşsünler. 
Ülkenin durumunu ortaya koysunlar. 
Bayraklara sarılı şehit cenazelerini, cenazelerde  kendini paralayan şehit analarını, babalarını   düşünsünler.. Suruç’ta paramparça olan 33 genci düşünsünler.. Bu ülkenin nereye sürüklendiğine baksınlar.. 
Üniversitelerde eğitim başlayınca nasıl bir kaos ortamı yaşanacağını düşünsünler. Ekonomideki bu gidişatın bu ülkenin fakir insanlarını nasıl daha fakir, işsiz sayısını nasıl daha kabarık hale getireceğini konuşsunlar..
AKP ile CHP’nin her konuda anlaşabileceğini ummak ve beklemek, zaten demokrasinin ruhuna aykırıdır. Üzerinde hiçbir zaman uzlaşamayacakları konulara hiç girmesinler..
sadece “Savaşı nasıl önleriz?”, “Ekonomiyi nasıl ayağa kaldırır, düzeltiriz” sorularına yanıt arasınlar.. 
Sabah gün ışırken, el sıkışsınlar.. Bu yüce milletin önüne çıkıp, “Biz bu ülkenin en büyük iki siyasi partisi olarak, halkımız için, ülkemiz için  bazı fedakarlıklar yapmaya ve birlikte hükümet kurarak bu ülkenin önünü açmaya karar verdik” desinler.. 
Türkiye birden bire aydınlanır. Elbette AKP ve CHP’nin büyük koalisyon kurmasından çok rahatsız olanlar da çıkacaktır. Ama böyle bir Büyük koalisyon  Türkiye’nin önünü açar, geleceğini kurtarır.. 
Davutoğlu ile Kılıçdaroğlu görüşürken, misal AKP tarafı “Şu Esat’ı biran önce devirelim” tutkusunu; CHP tarafı “Tayyip Erdoğan’dan bir an önce hesap soralım” saplantısını kenara bırakabilirler. 
Önce bu ülkenin, gücünü meclisten ve halktan alan hükümete ihtiyacı vardır. Barış sürecinin yeni bir yapılanma ile devamına,  2016 bütçsini, dar gelirlilerin refahını yükseltecek şekilde titizlikle hazırlamaya ihtiyaç vardır. 
Kasımda bir seçime gidilecek olursa, burada model ne olursa olsun, Türkiye çok tahrip olacaktır. Üstelik bu seçim, zaman kaybından başka bir sonuç getirmeyecek, bu çok erken seçimin ardından AKP-CHP koalisyonu kaçınılmaz olacaktır. Bu süreçte daha onlarca şehit cenazesi gelebilir. Bu süreçte Dolar 3 TL’ye, Euro 4 TL’ye dayanabilir. Bir kilo et 100 TL’ye, bir somun ekmek 5 TL’ye merdiven dayayabilir.. 
Öncelik bu ülkenin, bu ülke insanlarının geleceğiyse, bugün saat 18.00’de başlayacak toplantının sonunda Davutoğlu ve Kılıçdaroğlu, “Biz anlaştık” diyerek el ele çıkmalıdır. Bu konuda çok umutlu değilim. Ama ülkem için böyle bir tabloyu, bütün içtenliğimle temenni ediyorum.
Bu yazı toplam 219 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37