1. HABERLER

  2. PERDE ARKASI

  3. Sabaha karşı Değirmendere yolunda
Sabaha karşı Değirmendere yolunda

Sabaha karşı Değirmendere yolunda

Bugün 17 Ağustos 2011 Yüzyılın Felaketi Kocaeli Depreminin 12 nci yıldönümü. O gece bu kentte bulunanların her birinin hayatı boyunca unutamayacağı pek çok anı vardır. 17 Ağustos felaketi de hepimiz

A+A-

Bugün 17 Ağustos 2011... Yüzyılın Felaketi Kocaeli Depreminin 12 nci yıldönümü.

O gece bu kentte bulunanların her birinin hayatı boyunca unutamayacağı pek çok anı vardır. 17 Ağustos felaketi de hepimizin beyninde çok derin izler bıraktı. İnsan beyni, acıları zaman içinde unutmak üzere yaratılmış. En derin sanılan acılar bile unutulmasa da zaman içersinde külleniyor.

O gece ve arkasından gelen günlerde yaşadıklarımızı unutmamak, gelecek nesillere aktarmak zorundayız. Gelecekte bu şehirde yaşayanların bizim yaptığımız hataları yapmamalarını sağlamalıyız...

Geçen yıllar içersinde birkaç defa yazdım. Ama bu günün anısına o gece kendi yaşadıklarımı bir kez daha yazmak istiyorum.

Büyük sarsıntı olduğunda, İzmit Kozluk Mahallesi'nde, bir grup arkadaşla birlikteydik. Yüksek bir binanın zemin katındaki kıraathanede iskambil oynuyorduk...

Deprem başladığında sarsıntıdan daha fazla yer altından gelen gürültüden etkilendim. İçinde olduğumuz binaya büyük bir kamyonun çarptığını sandım. Bazı arkadaşlar hemen dışarı çıkmayı başardı. Ben elektrikler de kesildiği için önümü görmekte zorlandım, birkaç dakika oyalanarak dışarı çıkabildim.

Ağabeyimin oturduğu ev hemen yakındaydı. Onların binasının önüne gidip, çıkmalarını bekledim.

Sonra birlikte eski Orduevi Sineması binasının önüne gittik. Burası açık alandı ve çevredekiler evinden fırlayıp, buraya gelmişti. Herkes ne olduğunu anlamaya çalışıyordu. Korkunç gürültüyle gelen çok büyük bir sarsıntı olmuştu. Fakat bizim bulunduğumuz bölgede bütün binalar sapasağlam ayaktaydı. Bu durum ilk dakikalarda gelen paniği biraz olsun dindirmişti...

Arkadaşımdan gelen bir telefon sayesinde depremin en büyük hasarı Gölcük-Değirmendere bölgesinde yaptığını öğrendim. Bu bölgede evlerin büyük bölümünün yıkıldığı, çok sayıda ölünün olduğu konuşuluyordu. Annem, Değirmendere'deki yazlık evinde yalnızdı. Değirmendere ile ilgili yıkım söylentileri yoğunlaştıkça dayanamadım. Ağabeyimin arabasını alıp, sabaha karşı saat 04. 00 sıralarında anneme ulaşmak için Değirmendere yoluna çıktım.

Eski Gölcük Yolu'ndan geçerken depremin izi yoktu. Ama şimdi Naila Kafe'nin bulunduğu Başiskele sapağı mevkiine geldiğimde, yolda boydan boya derin bir yarık olduğunu gördüm. Hava aydınlanmıştı ve yarık açıkça görülüyordu. Başiskele kavşağındaki yarığın üzerinden arabayı hızlandırıp atladığımı hatırlıyorum. Yeniköy'de, Başiskele, Bahçecik'te büyük yıkımlar vardı. İnsanlar telaş ve panik içinde yola fırlamış, enkaz altındaki yakınları için yardım arıyorlardı. Gölcük girişine yaklaştıkça yıkılan binaların, çöken dev apartmanların korkunç görüntüsü, insanların yüzlerindeki korku ve panik daha etkileyici hal almaya başladı.

Değirmendere'ye ulaştım. Annemin oturduğu binayı sağlam görünce içim rahat etti. Annem, komşuların yanında sağlıklıydı. O'nu alıp, giderek daha da kalabalıklaşan ve agresifleşen insan topluluklarının arasından geçerek İzmit'e döndüm.

O gece bu şehirde olan herkesin benzer anıları var...

Dilerim, dünyanın hiçbir yerinde insanlar bir daha böylesi büyük korkuyu, böylesi derin bir acıyı yaşamazlar.

17 Ağustos felaketinde yitirdiklerimizin manevi huzurunda saygı ile eğiliyorum.

Başarısız olduğumuzu biz de biliyoruz

AKP'nin kuruluşunun 10 ncu yıldönümü etkinlikleri kapsamında Kocaeli Teşkilatının Pazar günü İzmit'te düzenlediği iftar yemeğine Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer de katılmıştı. Bakan Dinçer, iftar sonrası partililer ve gazeteciler ile sohbet ederken  Kocaeli'deki eğitimin durumundan da söz etmiş “Kocaeli'de eğitim maalesef başarısız” demiş.

Somut veriler ortada. Büyük sınav sonuçlarına bakıldığında Kocaeli'yi hep listenin alt sıralarında görüyoruz. Yani ilimizdeki eğitimin başarısız olduğu konusunda zaten bir kuşku yok. Biz bu kentte yaşayanlar olarak bunu biliyoruz. Bakanın bu gerçeği tekrarlamasının bir yararı yok…

Bakan Dinçer'in söylemesi gereken, bu tabloyu değiştirmek, tersini yapmak için neler düşünüldüğüdür. İlimizde öğretmen ve okul yöneticisi atamalarında partizanlık ve siyasi tercihlerin öne çıktığı biliniyor. İlimizde eğitimin içine çok fazla ticaretin girdiği, özel okul ve dersanelerin teşvik edildiği de biliniyor.

Ayrıca Türkiye'de ikili eğitimin (sabahçı-öğlenci) en yaygın olduğu illerin başında Kocaeli geliyor. Fiziki yetersizlik yüzünden Kocaeli'de tekli eğitime geçilemiyor. Bu konuda yapılması gereken çok fazla iş var.

Bize “Kocaeli'de eğitim başarısızdır” diyerek bildiğimiz gerçeği tekrarlayacak Bakan değil, bu başarısız tabloyu değiştirmek için samimiyetle çalışacak politikacılar, yöneticiler gerekiyor.

Bu haber toplam 1357 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.