1. YAZARLAR

  2. İsmet ÇİĞİT

  3. Sabiha Gökçen tükendi Cengiz Topel boş yatıyor
İsmet ÇİĞİT

İsmet ÇİĞİT

Yazarın Tüm Yazıları >

Sabiha Gökçen tükendi Cengiz Topel boş yatıyor

A+A-

8 Ağustos günü sabah saat 08.10’da İstanbul Sabiha Gökçen Havaalanı’ndan Pegasus ile KKTC’ye uçtum. Terminalde herhangi bir sıkıntı yok. Tam zamanında uçağa alındık, uçak tam saatinde kapılarını kapattı. Ama havalanmak için piste çıkmadan önce, önünde kuyrukta bekleyen 5 uçağın kalkmasını bekledi. 
Giderken, sırf havaalanı trafiğinin yoğunluğu nedeniyle yarım saat geç havalandık. 
11 Ağustos Perşembe günü akşam saat 20.10’da yine Pegasus ile KKTC Ercan’dan, Sabiha Gökçen’e dönüyoruz. Yine terminalde hiçbir sıkıntı yok. Yine tam zamanında uçağa alınıyoruz. Uçak, tam zamanında kapılarını kapatıyor. Ercan’da hava trafiği yok. Tam saatinde hiçbir şeyi beklemeden havalanıyoruz. Uçağın pilotu,  1 saat 10 dakikalık olması beklenen uçuş sırasında sık sık yolculara bilgi veriyor. Sabiha Gökçen’e yaklaştığımızda iniş için alçaldığımızı anlatıyor. Ancak biraz sonra, “Sevgili yolcular. Sabiha Gökçen’de çok yoğun trafik var. Bir süre İstanbul üzerinde tur atmamız gerekiyor” diyor. Kaç tur attık bilmiyorum. Ama planlanan iniş saatimizden 45 dakika sonra havaalanına uçağımız indi. Bu sırada uçaktaki çocuklar huysuzlandı. Yolcular sıkıldı, tedirgin oldu. 
Sabiha Gökçen’e indik. Yıllardır gidip, gelirim. Sabiha Gökçen’e inen uçaklar, körüğe yanaşır. Ama havaalanında boş körük de yok. Uçağımız apronda uzak bir köşeye park ediyor. Eski yıllardaki gibi büyük havaalanı otobüsüne alınıp, terminal binasına getiriliyoruz. 
Bahsettiğim yolculukların tarihi 8-11 Ağustos arası. Türkiye 15 Temmuz’un kabusundan tam kurtulmamış. İç turizm çok zayıf. Yabancı Turist hiç gelmiyor. Yani, aslında uçak seferleri açısından en  cılız dönemlerden biri. Ama Sabiha Gökçen artık mevcut yükü taşıyamıyor. Kim bilir önümüzdeki bayram tatilinde neler olacak.
Oysa burada İstanbul’un da burnunun dibinde Cengiz Topel var. Boş duruyor. Haftanın birkaç günü bir uçak Trabzon’a gitmek için kalkıyor, Trabzon’dan bir uçak geliyor. Trabzon uçakları da tamamen dolu gidip geliyor. Büyük bir potansiyel var bu bölgede. Herkes söz verdi. En azından Antalya ve Erzurum uçuşları başlayacaktı. Yok. Cengiz Topel’i ısrarla kullanmıyorlar. THY gelmiyor. Uçak yolcuları İstanbul Atatürk ve Sabiha Gökçen Havaalanı’nda işkence çekiyorlar. Uçaklar riske giriyor. Bütün iniş çıkışlar aksıyor. Sabiha Gökçen’in yükünün onda biri bizim buraya Cengiz Topel’e aktarılsa,  sorun kalmayacak, herkes mutlu olacak. Neden bu Cengiz Topel’i hala bu ülke kullanmıyor, anlayamıyorum.

Çok yıpranıyoruz 
15 Temmuz’daki hain darbe girişimini hep birlikte durdurduk. Ulusça moralimiz yükseldi. Büyük bir beladan ülkemizi, demokrasimizi kurtardık. 
Ama kanlı, hain terör yeniden hepimizi sarsıyor.  24 saat içinde Güneydoğu’da farklı kentlerde arka arkaya bombalar patlıyor. Polisler, siviller hayatını kaybediyor. 
Hep birlikte yıpranıyoruz. Bu millet, tankın, topun önüne dikilmiş. Alçaktan uçan jetlerden korkmamış, posta koymuş.
Ama bu hain terör karşısında milletin yapabileceği bir şey yok. 
Sinirlerimiz yıpranıyor, moralimiz yıpranıyor… Bu millet bu tabloyu nasıl taşıyacak? 
Hükümet yıpranıyor, muhalefet yıpranıyor, devlet yıpranıyor… 
“Şehitler ölmez, vatan bölünmez”. Slogan güzel de Van’daki bombalı saldırıda 5 yaşındaki oğlu ile birlikte şehit olan polisin eşinin cenaze töreninde “Oğlum yalnız yatamaz, korkar. Babasıyla birlikte gömün” çığlığı karşısında parçalanan yüreğimizi nasıl onaracağız?
Cumhurbaşkanı, Başbakan “Terörün kökü kazınacak” diyorlar. 
İyi de ne zaman? Bu ülkede kaç yıldan beri, başında “Şehitler için” saygı duruşu yapılmadan maç başlamadığını hatırlıyor musunuz? Bu ülkede insanlar eğlenmeyi, şarkı söylemeyi, dans etmeyi unutuyorlar. 
Asker yıpranıyor, polis yıpranıyor, devlet yıpranıyor. 
Hepsinden önemlisi, hepimizin içine gözyaşı, keder, nefret, öfke akıyor... 
Nereye kadar, ne zamana kadar? Ülkeyi yönetenler, “FETÖ terör örgütüne geçmişte verilen destek” nedeniyle Allah’tan af, milletten özür dilediler... Ya bu terör örgütü konusunda nerede yanlış yapıldı? Bu yanlışın telafisi ne zaman  nasıl olacak? Bu ülkede her gün  şehirlerde bombalar patlamaya devam ederken, bu ülke  bu kabusa, bu acıya daha nasıl  ne kadar dayanabilecek?

Siyasette çok önemli bir olay

15 Temmuz sonrası sürekli kavga halindeki Türkiye siyasetinin zirvesinde önemli yakınlaşmalar gördük. Özellikle 7 Ağustos Yenikapı Mitingi tarihe geçti. Ama hepimizin aklında siyasetteki bu yakınlaşmanın samimiyeti hakkında şüpheler de vardı. 
Önceki gece AK Parti iktidarı, 14 yıldan beri neredeyse hiç yapmadığı bir jest yaparak,  bu konuda samimiyetini gösterdi. 
Gerekçeleri tam olarak nedir bilemiyorum. Ama hükümet, Hakkari ve Şırnak’ın il olma hakkını ellerinden alıp, bölgede ilçe durumunda olan Cizre ve Yüksekova’nın il merkezine dönüştürülmesine karar vermişti. 
Hakkari ve Şırnak, son seçimlerde AK Parti’nin milletvekili çıkartamadığı iller. Özellikle Hakkari, çok uzun yıllardan beri vilayet. İlçe statüsüne indirilmek istenen iki ilin insanları bu karara tepki gösterdiler. Hakkarili ünlü sanatçı Yılmaz Erdoğan bile, bu kararın değişmesi için Başbakan’la görüştü. Muhalefet, özellikle CHP ve HDP Hakkari ve Şırnak’ın il statüsünün değişmesine karşı çıktı. “83 il olsun. Yüksekova ve Cizre de il olsun. Ama Hakkari ve Şırnak da il kalsın.” dediler.
Konu torba yasa içinde önceki gece geç saatlerde Meclis Genel Kurulu’na geldi. AK Parti, muhalefetin, bölge insanının itirazlarını dikkate alıp, bu konuyu geri çekmiş. Siyasi uzlaşma adına, özellikle siyasi uzlaşma konusunda AK Parti’nin samimiyetini göstermesi adına çok önemsenmesi gereken bir gelişmedir. Hakkari ve Şırnak’ın il statüsünde kalması bölgede yeni ve çok büyük gerilim mazeretini de ortadan kaldırmıştır. 

 

Bu yazı toplam 1892 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum