1. HABERLER

  2. PERDE ARKASI

  3. Sabit pazar bir ayda yapılır
Sabit pazar bir ayda yapılır

Sabit pazar bir ayda yapılır

İzmit gibi bir şehirde haftanın belli günleri şehir trafiği içindeki cadde ve sokakların pazarcılar tarafından işgal edilmesini, pazar tezgahları açılarak caddelerin, sokakların trafiğe kapa

A+A-

İzmit gibi bir şehirde haftanın belli günleri şehir trafiği içindeki cadde ve sokakların pazarcılar tarafından işgal edilmesini, pazar tezgahları açılarak caddelerin, sokakların trafiğe kapatılmasını haklı göstermek olanaksız.

Bu pazar meselesiyle ilgili olarak İzmit için iki ciddi sorun Santral Mevkiinde, Bağdat Caddesi'nde kurulan Cumartesi Pazarı ile Kozluk Mahallesi'nde İnönü Caddesi'nin alt tarafında kurulan Pazar Pazarı'dır.

Şu gerçeği kabul ediyorum: Pazarcılık şehrimizde çok yaygın, çok kişinin ekmek yediği önemli bir meslek. Ayrıca İzmit'te yıllardır devam eden bu semt pazarlarının bir kültür oluşturduğu, haftanın belli günlerinde pazar yerlerine çıkıp, alışveriş yapan, hatta alışveriş yapmasa bile buralarda dolaşmaktan keyif alan, bunu bir yaşam biçimi olarak gören çok sayıda insan var. Ama kentin düzenini derinden ilgilendiren bir konuda gözleri kapalı kalıp “Suya sabuna dokunmama” politikası izlemek doğru değil.

Büyükşehir Belediyesi'nin Cumartesi Pazarı'nı kaldırmak değil, Perşembe Pazarı alanına taşımak isteyen, bu konuda karar alan İzmit Belediyesi'ne destek olması gerekirdi.

Sadece Cumartesi Pazarı değil, Kozluk'taki Pazar Pazarı ile ilgili de çalışma yapılmalı.

Bu konuda atılacak cesur adımlar kent düzeni adına çok önemli. Pazarcıyı, pazarda dolaşmayı seven vatandaşı üzmeden yapmanın yolu da belli. Gereken pazarcı esnafının haftanın her günü tezgah açabileceği ama şehir trafiğini etkilemeyen sabit pazar yerleri hazırlamak. İzmit dışında bütün kentler bunu başardılar. İzmit hâlâ, caddelerinde, sokaklarında pazar kurduruyor. Bu pazarların kurulduğu günlerde şehir trafiğinin ana damarlarının kapalı kalmasına göz yumuyor.

Büyükşehir Belediyesi geçtiğimiz yıllarda Ulus Pazarı'na alternatif olsun diye Pazarcılar Odası'na bedelsiz tahsis edilen Tekel'e ait araziyi, bir-iki hafta içinde milyonlarca TL harcayarak pazar yeri hâline getirmişti. İzmitli pazarcılara büyük bir rant sunuldu. Ama değerlendiremediler.

Büyükşehir istesin, bir ay içinde Perşembe Pazarı alanını üstü tamamıyle kapalı pazar yeri hâline getirebilir. Seka Park'a inen yollar üzerinde, Seka Park çevresinde ulaşımı kolay, trafik etkisi olmayan çok geniş, elverişli alanlar var. Bu alanlar kısa süre içinde pazar yeri hâline getirilebilir. İddia ediyorum bu mevkilerde kurulacak pazarlar bir iki ay geçmeden eskilerinden çok daha fazla rağbet görecek, pazarcı esnaf daha fazla kazanç sağlayacaktır.

Büyükşehir kent adına bu hizmeti yerine getirmeli, sabit pazar yerleri ile ilgili olarak gerekli çalışmaları başlatmalıdır. En azından İzmit içinden semt pazarlarını kaldırmak isteyenlere engel olmaktan vazgeçmelidir.

Telekom'un dokuz aylık kârı

2010 yılının ilk dokuz aylık döneminde Türkiye'nin en kârlı şirketlerinin başında Türk Telekom'un geldiği anlaşıldı. Şirketin açıklamalarına göre, Türk Telekom'un bu yılın dokuz aylık dönemindeki kârı, 2 milyar TL'ye yaklaştı.

Telekom geçen yılın aynı dönemine göre kârını yüzde 38 arttırmış. Daha çok olsun, gözümüz yok.

Malum Türk Telekom devletin elindeki en değerli kamu kuruluşlarından biriydi. Tüm altyapısını tamamlamış uzun yıllar yüksek kârlarla çalışacağı belli durumdaydı. Satıldı. Hem de pek çok kişinin iddiasına göre, değerinden ucuza satıldı.

Türk Telekom özelleştikten yani yabancı sermayenin eline geçtikten sonra çılgın bir reklam kampanyasına girişti. Sponsorluklar üstlendi. Televizyonlarda gazetelerde reklamlar yayınlandı.

Türk Telekom’un müşterilerine yönelik tanıtım çalışmaları bunlarla sınırlı kalmadı. Ellerindeki çok önemli bir olanağı kötü niyetli olarak kullanıyorlar. Şirket elemanları, abonelerini yerli yersiz rahatsız ediyorlar. Ev telefonunuzu, ya da iş telefonunuzu hemen her gün arıyor, kampanyalardan söz ediyor, insanlara baskı yapıyorlar. Uzun uzun laf kalabalığı ile anlatılıp size daha ucuz telefon faturası vaat eden konuşmalara kanıp da daha az telefon parası ödemek amacıyla kampanyalardan birine evet derseniz, ertesi ay daha yüksek telefon faturası ile karşılaşıyor, şok oluyorsunuz.

Hani sanki Telekom sayesinde sabit telefonlarda konuşmak bedava. Ama dikkat edin bakın, her ay sabit telefonların faturası biraz daha yüksek geliyor.

Telefon hizmeti devletin elindeyken, en azından zam olduğunda milletin de haberi olurdu. Şimdi ne kadar konuştuğunuzu, kaça konuştuğunuzu bilemiyorsunuz.

Bu tablo içinde Telekom'un yılın ilk üç çeyreğinde 2 milyar TL civarında kâr elde etmiş olması da çok normal.

Hesabınızı iyi yapın... İndirimli olacak diye ihtiyacınızdan fazla konuşma paketleri içeren kampanyalara “Evet” demeyin. Türk Telekom’un yeni sahiplerinin zenginliğine zenginlik katmayın...

Bu haber toplam 1045 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.