• BIST 90.383
  • Altın 144,560
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Kocaeli 0 °C

Sadece dinlenin ve eğlenin arkadaşlar

İsmet ÇİĞİT
Biz yetişkinler olarak her birimizin bir sıkıntısı mutlaka vardır. 
Kimisine, kazandığı para yetmiyor, kimisi bir türlü iş bulamıyor.
Kimi, aile içinde huzursuz, mutsuz; kimi sevdiğine kavuşamıyor.. Kimi, bir türlü  evlenemiyor..
Borç batağına düşenler var.. Hastalıklarla boğuşanlar.. Yetişkinler için dert çok.. Ama hepimiz şükrederek, elimizdekilerle yetinerek hayatı sürdürmeye çalışıyoruz.
Çoğumuz farkında değiliz. Ama en büyük sıkıntıyı, en fazla zorluğu çocuklar ve gençler yaşıyorlar. Evlerinde, aile içindeki bütün sıkıntıların, huzursuzlukların farkında onlar.. İçlerine atıyorlar.. Kendi dertleri var; çoğunun cebinde harçlığı yok. Ya da ailesinden alabildiği harçlık, istediklerini yapmasına yetmiyor..
Bütün çocuklar ve gençler; biz yetişkinlerin aklının alamayacağı kadar büyük bir baskı altında hissediyorlar kendilerini. Biz de çocuk, genç, öğrenci olmadık mı?.. Şimdikilerin sıkıntısı, emin olun bizim dönemimizdekilerden daha çok.
Bir de bütün çocuklar, gençler, inanılmaz bir yarışın baskısı altındalar. Kafalarında hep girecekleri büyük sınavların stresi var. Çocukluklarını, gençliklerini yaşayamıyorlar. 
………
Bugün, yarı yıl tatili başlıyor.. Öncelikle ricam; velileredir. Lütfen çocuklarınızı eve getirecekleri karnelerdeki notlara göre değerlendirmeyin.. Onların karnesi nasıl olursa olsun hoşgörülü davranın.. 
Milli Eğitim Bakanlığı, yarıyıl tatilinde öğrencilere ev ödevi verilmemesini istedi. Bu kararı takdirle karşılıyorum. Yarıyıl tatili sadece iki hafta.. Dinlensin bütün çocuklar, kafalarını dağıtsınlar.. Kitap okusunlar..
Keşke yerel yönetimlerin bu  iki haftalık tatilde çocuklar, gençler için  özel organizasyonları olsa.. Keşke, hepsini bu iki hafta içinde sinemalara götürebilsek.. Toplasak yüzlerce, binlerce öğrenciyi, yarın Kocaelispor-Gebzespor maçına götürüp, kale arkasını tamamen onlara ayırabilsek.. 
İki haftalık yarı yıl tatili, bütün öğrenciler için çok kıymetlidir.. Mutlaka dinlenin, zevkinize göre eğlenin çocuklar.. Ders çalışmayın.. Büyük sınavlara hazırlanmak zorunda olsanız bile, kafanızı dinlemeyi, kendinize zaman ayırmayı tercih edin.. 
Biliyorum, çoğunuz kendinizi çok mutsuz, çok şanssız hissediyorsunuz. Ama bu günler hala en güzel günleriniz. Bu okul çağları bitip, hayata atıldığınızda, yetişkin olduğunuzda, hayatın çok daha zor olduğunu görecekseniz. Henüz hala çocukken, hala gençken hayatın tadını olabildiğince çıkartın..
Bütün öğrencilere, iki haftalık yarı yıl tatilinin keyifli geçmesini, sağlıklı geçmesini diliyorum.

*Keşke bir banliyö tren gelseydi
Kocaeli Valiliği İl Koordinasyon Kurulu ‘nun 2016 yılındaki ilk toplantısı, geçen gün yapılmış. Bu toplantılarda,  il genelindeki yatırımlar değerlendiriliyor. 
Açıklanan rakamlar, gerçekten göz kamaştırıyor:
2015 yılında ilimizde 40 farklı kamu kuruluşu 763 proje üzerinde çalışmış. Bunların 382’si tamamlanmış. İlimizde tamamlanan projeler için 1 milyar 218 milyon 652 bin TL para harcanmış. Elbette rakamlar doğrudur. Elbette bir yılda bizim kentimiz için 1.3 milyar TL  yatırım harcaması yapılmışsa, bu sevindiricidir. 
Ancak şöyle bir düşünelim.. Hayatımızı değiştirecek ne yapıldı?.. Bütün bu yapılanlar yerine, ilimiz için eskiden olduğu gibi  bir Haydarpaşa- Adapazarı banliyö treni seferi başlatılmış olsa, hepsine bedel olmaz mıydı?..
Hala ulaşım sorunumuz var. Hala trafik sorunumuz var. İzmit-İstanbul arasında bile gidip gelemez olduk. Sekapark-Otogar arasında yapımı süren tramvayla övünüyoruz. Ama bu şehre, önce  her durukta duran, kenti batı-doğu doğrultusunda geçen, her gün İstanbul’a, Adapazarı’na kolayca ulaşım sağlayan banliyö tren hattı hepsinden dana fazla lazım değil mi?.. 
Banliyö trenlerin, eskisi gibi, bildiğimiz gibi ne zaman çalışmaya başlayacağını hala bilemiyoruz. Hala bu şehrin çok önemli miktarda elektrik altyapısı yatırımına ihtiyacı var. 
Bugün, Karamürsel bölgesindeki İhsaniye Barajı’nın temeli atılıyor. Bu barajı DSİ yapacak. Önemli bir yatırım.. İlimizde Karamürsel-Gölcük arasındaki bölge geçmişte çok büyük su sorunları yaşamıştı. İhsaniye Barajı ile, bu bölgenin su ihtiyacı güvence altına alınacak. 
Hala Kuzey Marmara Otoyolu için ihaleyi bekliyoruz. Hala Güney Marmara otoyolu için ÇED toplantısı bekliyoruz. Hepsinden önemlisi; İzmit-Adapazarı arasında banliyö trenimizi geri istiyoruz.. 
*Tatil kararı tam da bu nedenle alınıyor 
Kocaeli Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, bazı konularda daha önceden tanıdığımız valilere göre çok daha hassas. Güzeloğlu, bu yıl iki kez kar nedeniyle okullar için tatil kararı aldı. Kimileri, “Valilik kar tatili konusunda çok erken karar verdi. Kar tatili gereksiz oldu” dediler..
Kötü hava koşullarında tatil kararı, öğrencilerin can güvenliği için alınıyor. Kocaeli İzmit’ten ibaret değil. İzmit’te kar olmadığı zaman, ilimizin başka bölgelerinde çok etkili kar olabiliyor. Üstelik karlı havadan, karlı yollardan daha  risklisi, buzlu yollar.. Çarşamba günü sabahı,  ilimizde çok sert buzlanma ile uyandık. Keşke Valilik, salı günü gecesinden okullar için tatil kararı almış olsaydı. Çarşamba sabahı ben işime gelirken yollarda kar yoktu ama, her yer buzdu.
Bu şehirde binlerce öğrenci okullarına servis araçları ile gidip geliyor. Eğitimde, özellikle ilkokul eğitiminde esas olan öğrencilerin evlerine en yakın okula kayıt yaptırması, evle okul arasında yürüyerek gidip gelebilmesidir. Ama bu ilke ilimizde bozuldu. Anaokulu çocukları bile, okula servis araçları ile gidip geliyor.
Çarşamba sabahı,  Başiskele ilçesinde, bir özel okula ait servis aracı buzda kayıp, devrildi. Şükürler olsun. Ölen olmadı. Ama özellikle buzlu havalarda, sabah saatlerinde ilimizin pekçok bölgesinde bu sıkıntı var. İşte, tam da bu nedenle gerektiği zaman erken karar alarak okullar tatil ediliyor. Karşı havalardan çok, buz tutacaksa, don olacaksa, o günler için tatil kararını almak ve çocuklar yola çıkmadan önce akşamdan duyurmak lazım.. Valilik bu nedenle bu yıl içinde iki kez okullar için tatil kararını erken aldı ve doğru yaptı. Eğitimdeki eksik, nasıl olsa telafi edilir. Ama bir çocuğun, bir öğrencinin ya da bir öğretmenin tırnağına zarar gelse, bunun telafisi mümkün değildir.
*Halit Ağabey’in 289 oyu
Geçen hafta sonu yapılan CHP kurultayı öncesinde bu sütunlarda yazdığım yazıda, “Benim açımdan kurultayın önemi, Halit Toraman’ın seçilip seçilmeyeceği, alacağı oy miktarıdır” demiştim. Kurultay bitti. Halit Toraman, 60 kişilik Parti Meclisi’ne seçilemedi. Kurultay’dan çıkan en önemli yerel haber, Kocaeli Milletvekili Haydar Akar’ın 342 oyla PM’ye seçilmesi, ilimizin popüler adayı Sefa Sirmen’in 166 oy almış olmasıydı.
Halit Toraman’ı çok eskiden tanırım. Her hafta çarşamba günleri öğlen saatlerinde mutlaka arar, hatırını sorarım. Ankara’dan siyasi bilgileri alırım. Geçen gün yine aradım, Kurultay’da PM’ye giremediği için “Geçmiş olsun” dedim. Toraman PM’ye seçilememişti ama, gayet mutluydu. 
CHP Kurultayında, Parti Meclisi için aday olan 500’e yakın kişi içinde,  hiçbir anahtar listede bulunmamasına rağmen en yüksek oyu alan partili olmuş. Şunları söyledi:
“-Kurultayda iki temel anahtar yarıştı. Biri genel başkan Kılıçdaroğlu’nun anahtarı. Diğeri, Muharrem İnce önderliğindeki muhalefetin anahtarı. Ben iki anahtarda da yoktum. Partideki geçmişimi ortaya koydum. Tek tek delegelere kendim ulaşmaya çalıştım. Kurultay sonunda da hiçbir anahtarla yer almadan en yüksek oyu toplayan aday oldum. Gururluyum”
Toraman, genel başkanın anahtarındaki pekçok önemli isimden daha fazla oy almış. İlimizden aday olan Haydar Akar’ın aldığı oyla arasında 50 kadar oy farkı var. Muhalefetin anahtarında yer alan Sefa Sirmen’e bir misli fark atmış. Örneğin bir Cuma Karavar 15 oy alırken, Halit Abime 289 oy çıkıyor. Nasıl derler,  “Çok onurlu bir seçim kaybı” ile kurultaydan çıkmış. Halit Toraman, kendi pozisyonundan memnun. Ama CHP’nin hiç iyiye gitmediğini, bu kurultaydan da sağlam çıkamadığını düşünüyor.

*Tansiyon düşsün istenirken
Ne oluyor benim ülkeme?.. Nereye gidiyor bu ülkede siyaset, ekonomi.. 
Herkes birbiriyle sürekli bir kavga içinde. Muhalefet ile Cumhurbaşkanı arasındaki kapışma, bütün zamanların ötesine geçti. Meclis’ten yine kavga görüntüleri geliyor.. Güneydoğu’da terörle mücadele devam ederken, şehit haberleri hiç kesilmiyor.
Büyükşehirler için “Canlı bomba” uyarılarına her gün yenileri ekleniyor. Kadın cinayetleri aldı başını gidiyor.
Ekonomi, neredeyse dibe vuracak. Cebimizdeki TL’nin değeri, her geçen gün eksiliyor. Enflasyonda yeniden iki haneli rakamlar konuşuluyor. 
Bu meclis, siyasetin tansiyonu bu denli yükselmişken, nasıl arasında anlaşıp yeni Anayasa yapacak?..
Dünyada petrol fiyatları 30 Dolar’ın altına düşmüşken, Türk ekonomisinin uçup gitmesi lazım. Ama  bizim paramızın değeri, Petrol’den daha hızlı düşüyor..
Gerçekten çok kaygılıyım. Bizim nesil, bu ülkede ne doğru dürüst bir siyasi ortam, ne doğru dürüst kesintisiz demokrasi, ne ekonomik açıdan sürdürülebilir bir refah dönemi görmüştü. Ama hiçbir dönemde ülkem adına bu denli karamsar, bu denli kaygılı olduğumuhatırlamıyorum.
Hani 1 Kasım seçimleri ile birlikte herşey yoluna girecek, ülkeye istikrar ve huzur gelecekti?.. 
7 Haziran’dan itibaren bir girdabın içine girdik. Acıdır, 1 Kasım’dan sonra bu girdap daha da derinleşmeye, bu ülkenin insanlarını daha hızlı yutmaya başladı. Gerçekten çok endişeliyim. Sözün bittiği yere doğru hızla yaklaşıyoruz diye korkuyorum. Bu ülkenin üzerine, siyasetine, ekonomisine bir sihirli değneğin dokunması gerekiyor. Ama öyle bir sihirli değneği nereden bulacağız.
Tek çare, sorumluluk taşıyan herkesin aklını başına alması, bu ülkedeki gerilimi düşürmek için elinden gelene yapmasıdır. Ama düşmanlık o denli keskinleşti, derinleşti ki, bu seçenek de her geçen gün biraz daha imkansız hale geliyor. 

*Bir ay bitmeden, iki istifa çok fazla
CHP İl Kongresi 25 Aralık’ta yapıldı.  CHP’nin Kocaeli’deki varlığı adına kötü bir kongre oldu. Parti içindeki kavgaları, kutuplaştırmayı bitirmesi ya da azaltması beklenirken, daha keskin hale getirdi.
Cengiz Sarıbay başkanlığında oluşturulan, üstelik blok liste yöntemiyle alternatifsiz olarak göreve getirilen 25 kişilik il yönetiminde, daha bir ay bitmeden 2 kadın üye istifa etti. Özellikle Prof.Dr.Füsun Yıldız, CHP il yönetim kurulu içindeki en önemli, en seçkin isimdi. Deniliyor ki, “YÖK’ün kararı var. Akademisyenler siyasi partilerin genel merkez yönetiminde görev alabilir ama,  yerel teşkilatlarında görev alamazlar. Füsun Hanım bu nedenle istifa etti.”
İyi de kongreden önce bilinmiyor muydu?..
İl Başkanı Sarıbay, topluca istifa eden Kandıra ilçe örgütünü ikna etmeye çalışıyordu. İkna olmamışlar. Kandıra istifa etti. Dilovası’nda örgüt yok. İl yönetim kurulu daha bir ay dolmadan iki fire verdi. Bu yeni örgüt yapılanmasının tek gayesi, Kocaeli milletvekillerinden birini PM’ye sokmaktaysa, tamam bu hedefe ulaşıldı. Ama bu şehirde CHP nereye gidiyor?..
İl Başkanı Sarıbay’ın bir an önce ciddi adımlar atması, en azından “Danışma Kurulu toplantısı” için çağrı yapması lazım..
Yoksa, CHP için umut azaldıkça, ortada örgüt falan kalmayacak. 25 Aralık kongresini kazandıklarını, böylelikle partinin geleceğini ellerine aldıklarını düşünenler de ortada kalacaklar.
Bu yazı toplam 348 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
  • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
  • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
  • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37