1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Sadece gerçek otelciye imtiyaz tanınsın
Sadece gerçek otelciye imtiyaz tanınsın

Sadece gerçek otelciye imtiyaz tanınsın

Kocaeli'nin nüfusu ve kişi başına geliri yüksek olduğu için AVM'ler geliyor. Bölgenin coğrafi konumu uygun olduğu için de fabrikalar, sanayi kuruluşları geliyor. Ama bu kent, çevre kirliliği ile

A+A-

Kocaeli'nin nüfusu ve kişi başına geliri yüksek olduğu için AVM'ler geliyor. Bölgenin coğrafi konumu uygun olduğu için de fabrikalar, sanayi kuruluşları geliyor. Ama bu kent, çevre kirliliği ile trafik sorunu ile anılıyor. Sosyal yaşamın bir hayli gerilediği, ulusal ya da uluslararası organizasyonların hiç yapılmadığı biliniyor.

Bu nedenle, yerli ve yabancı büyük otel markaları Türkiye'nin dört bir yanında yeni otel girişiminde bulunurken Kocaeli’ye dönüp bakmıyor.

Gazetelerde ara ara haberler çıkıyor. Önümüzdeki 5-10 yıl için yatırım programı yapan uluslararası dev otelcilik firmalarının listesinde Kocaeli yok…

Büyükşehir Belediyesi İzmit'e ya da Kocaeli'nin başka bölgelerine beş yıldızlı otel yatırımı çekmek için çaba harcıyor. Bu bağlamda, büyük otel yatırımı yapmak isteyenlere (Tercihli İmar Durumu) verilebileceği de açıklandı.

Tercihli İmar Durumu çok büyük bir rant devridir. Halen ilimizde TOKİ ve Kent Konut dışında kimse çok katlı bina yapamıyor. Ruhsat verilmiyor. Hele hele sahil kesimlerinde çok katlı binalar yapmak olanaksız. Ama Büyükşehir Belediyesi şimdi “Otel yapacağım” diyene örneğin Başiskele veya Derince sahilinde ya da İzmit'te D-100 kenarında 10-15 katlı bina için imar izni verebilecek.

Bu konuda dikkatli olmak lazım. Tercihli imar durumu, ancak gerçekten otelcilik alanında faaliyet gösteren, bu konuda dünyada kendisini kanıtlamış kuruluşlara verilmeli. Aksi hâlde, herkes otel yapacağım diyerek tercihli imar planını alır, sahile kocaman binaları diker, daha sonra bu binaları rezidance veya dersane, ya da iş merkezi gibi kullanabilirler.

Büyükşehir Belediyesi'nin kentteki büyük otel projesini teşvik etmek amacıyla iyi niyetle ortaya koyduğu karar istismar edilmiş olur…

Yaya trafiği için de proje üretilmeli

İzmit şehir merkezindeki trafik sorunundan hepimiz şikâyetçiyiz. Sorunun nedeni olarak genellikle şehir içindeki araç fazlalığını, otopark eksikliğini gösteriyoruz.

Ancak benim tespitlerime göre bir başka sıkıntı daha var: Yaya trafiğinin düzensizliği.

Özellikle Alemdar Caddesi'ne çıkıp bakın. Caddenin her yerinden -aşağıdaki Otel Altınnal önünden, yukarıdaki Gazi Lisesi önüne kadar- günün her saati yayalar yola çıkıyorlar. Alemdar Caddesi üzerinde çok yoğun bir yaya trafiği var.

Dünyanın her yerindeki büyük kentlerde, yayalar trafik yoğunluğu bulunan ana caddelerde karşıdan karşıya yaya kaldırımlarından geçerler. Bizim şehrimizde böyle bir alışkanlık yok. Cadde üzerinde yaya kaldırımı çizgileri var ama kimsenin umurunda değil.

Özellikle eski demiryolu geçidi üzerinde ve Alemdar Caddesi ile İstiklal Caddesi'nin kesiştiği bölgede karşıdan karşıya yaya trafiği hiç kesilmiyor. İnsanlar kalabalık gruplar hâlinde yola çıkınca, araçlar da ister istemez duruyorlar. Bir aracın yayalara yol vermek için 30 saniye yol üzerinde durması, Alemdar Caddesi'ni sıkıştırıyor. Bu sıkışıklık, caddenin en altından Ankara Caddesine; diğer tarafta Hürriyet Caddesi ile Demiryolu Caddesi'ne  taşıyor.

Alemdar Caddesi üzerindeki denetimsiz ve çok yoğun yaya trafiğinin İzmit şehir merkezindeki trafik sorununda önemli bir faktör olduğunu düşünüyorum. Elbette çareleri var. Alemdar Caddesi üzerinde, sadece yayalar için basit iki tane alt geçit yapılabilir. Ya da en azından, kaldırım kenarlarına, caddenin her yerinden yayaların istedikleri gibi kendilerini karşı tarafa geçirmelerine engel olacak demir korkuluklar konulabilir. Sadece yaya geçitlerinin bulunduğu yerde demir korkuluk bulunmaz, yayalar belli yerlerden karşıya geçerler. Bu kadarı bile, İzmit trafiğinde bir miktar rahatlama yaratabilir.

Tam salgın zamanı okullar açıldı

“Fena halde grip oldum” diye kıvranıp yatanların bir kısmının, işten kaytarmak için numara yaptığını kabul ediyorum. Ama şu bir gerçek ki adına ister “Keçi gribi”, ister  başka bir şey deyin, son zamanlarda ciddi bir salgın var.

İnsanlar ateşleniyor. Öksürüyor. Halsiz düşüyor. Üstelik bu grip, çok hızlı şekilde insanlar arasında bulaşıp, yayılıyor. Grip salgınının doruğa çıktığı dönemde okullarda yarıyıl tatili bitti. Bizim ülkemizde kalabalık dersliklerde bu tür hastalıkların çok hızlı bulaşması kaçınılmaz. Dikkatli olmak lazım. Hasta olduğu ya da hastalanmak üzere olduğu izlenimi veren çocukları, ailelerin okullara göndermemesi lazım. Özellikle ilköğretim okullarında öğretmenlerin ilk ders öncesi öğrencileri şöyle bir gözden geçirmesi, hafif de olsa ateşi olduğunu hissettiği çocukları hemen sınıftan çıkartıp, eve göndermesi lazım.

Büyükleri bile yatağa düşüren bu grip, okullarda salgın hâlini alırsa, çok ciddi sağlık sorunu ile karşılaşabiliriz. En azından çocukları, öğrencileri bu salgından olabildiğince koruyacak önlemleri almak gerekiyor.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.