• BIST 81.835
  • Altın 146,097
  • Dolar 3,7748
  • Euro 3,9972
  • Kocaeli 5 °C

Sağlık büyük nimettir (2)

Mehmet SÖNMEZOĞLU
Hastalık bir imtihan sebebidir
Kur’an’da, imtihan için yaratılıp dünyaya gönderilen insanın, çeşitli sıkıntılarla deneneceği bildirilmektedir. (Bakara, 2/155) Dünya hayatının türlü bela ve musibetleri gibi hastalık da bu ilâhî imtihanın bir parçasıdır. Bu bakımdan hastalığa maruz kalan mü’minin göstereceği tutum ve davranış büyük önem arzetmektedir. Yani mü’min kendisine yakışan bir şekilde davranmak durumundadır. 
Mü’minin hastalığın Allah’tan geldiği bilinci içinde sabreder, böyle sıkıntılı anlarda bile Allah’a hamd ve şükür görevlerini yerine getirir. Böylece hastalık onun hem günahlarına kefaret olur, hem de Allah katındaki derecelerinin yükselmesine vesile olur. Hastalık gibi sıkıntı veren bir durumla karşılaşan mü’min hastalığın da, sağlığın da Allah’tan geldiğini, her derdin bir devasının bulunduğunu bilmeli, hastalığı veren Allah’ın şifayı da vereceğine yürekten inanmalıdır. İyileşeceğine, eski sağlığına kavuşacağına dair inancını ve ümidini asla yitirmemelidir. 
Hastalık mü’minin günahlarına kefarettir
Müslümanın başına gelen hastalık, gam-keder, yorgunluk gibi onu üzen, onun hayatını zorlaştıran her türlü sıkıntı hatta ayağına batan bir dikenin acısı bile sabrettiği takdirde Müslümanın hata ve günahlarının affedilmesine vesiledir. Bu da bir yönüyle mü’min için nimettir. Hz. Peygamber (s.a.s.) şöyle buyurmuştur: “Yorgunluk, sürekli hastalık, tasa, keder, sıkıntı ve gamdan, ayağına batan dikene varıncaya kadar müslümanın başına gelen her şeyi, Allah, onun hatalarını bağışlamaya vesile kılar.” (Buhârî, Merdâ,1, 3) 
Başka bir hadis-i şerifte ise, Müslümanın uğradığı hastalık ve benzeri musibetlerin Allah katındaki derecesinin yükselmesine ve günahlarının ağaç yaprakları gibi dökülmesine vesile olduğu bildirilmektedir.   (Buhârî, Merdâ, 3, 13, 16; Müslim, Birr, 45)
Hastalığı sebebiyle çektiği acı ve sıkıntıların, günahlarının bağışlanmasına sebep olduğunu bilen Müslümanın zorluklara dayanma gücü artar, morali düzelir. Moral değerlerinin yüksek olması ise, kişinin tedavisini kolaylaştırır ve daha çabuk sürede iyileşmesini sağlar. Hastalığın verdiği sıkıntılara sabretmeyip sürekli halinden şikayetçi olan insan ise, sadece acı ve ızdırap çekmekle kalmakla kalmaz, aynı zamanda hem tedavisini zorlaştırır, hem de hastalık sebebiyle günahlarından arınmak ve sevap kazanmak gibi büyük bir nimetten mahrum kalır.
İnsana verdiği zorluk sebebiyle hastalık hali, dinimizde mazeret kabul edilmiş, mü’minlerin bazı ibadetleri yerine getirmelerinde kolaylıklar sağlanmıştır. Mesela; hastalığından dolayı oruç tutamayacak durumda olanların oruçlarını kazaya bırakmaları, iyileşme umudu kalmayan kimselerin ise malî imkanları müsaitse fidye vermeleri, ayakta duramayacak kadar ağır hasta olanların namazlarını oturarak kılmaları, su ile temas etmesi sağlık açısından mahzurlu olanların abdest ve gusül de teyemmümle yetinmeleri gibi.
Netice olarak; sağlık, insana verilen pek değerli bir nimettir. Öyle ki, Peygamber Efendimiz (s.a.s.) “Sizden hanginiz canı ve malı emniyet içinde, vücudu sıhhat ve afiyette, günlük azığı da yanında olduğu halde sabahlarsa, sanki bütün dünya kendisine verilmiş gibidir”  (Tirmizî, Zühd, 34)   buyurarak bir gece boyunca da olsa sağlıklı olmayı dünyalara değer bulmuştur. 
Kanuni Sultan Süleyman da bir beytinde, “Halk içinde mûteber bir nesne yok devlet gibi / Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi!” sözleriyle veciz bir şekilde sağlık nimetinin önemini ifade etmiştir. 
Sağlık ve sıhhat önemlidir, çünkü Allah’a ibadet, ailevî ve toplumsal sorumlulukları yerine getirmek sağlık ve afiyet içinde olmakla mümkündür. Sağlığı bozulmuş hasta bir insan bu görevlerini gereği gibi yerine getirmekten mahrum kaldığı gibi kendisi de ilgi ve bakıma muhtaç hale gelmektedir.
Öyleyse; sağlık nimetinin kıymetini bilmeli, şükrünü gereği gibi eda etmeliyiz. Elimizden geldiğince sağlığımızı korumaya çalışmalıyız. Dinimizin fert ve toplum sağlığını korumaya yönelik ortaya koyduğu kurallara uymalı, sağlığımızı bozacak zararlı alışkanlıklardan uzak durmalıyız. Yine bu konuda tıp alanındaki uzman kişilerin uyarı ve önerilerine kulak vermeliyiz.
Şayet herhangi bir nedenle sağlığımız bozulup hastalanacak olursak, bunun da ilâhî takdir gereği bir imtihan vesilesi olduğunu düşünmeli, sabır ve rıza göstermeliyiz. Günahlarımızın affına sebep olacağını bilerek teselli bulmalı, bir yandan tıbbî tedavi yollarını deneyerek hastalığımıza çare ararken diğer taraftan da Allah’a sığınmalı ve O’ndan şifa dilemeliyiz.
Bu yazı toplam 178 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
  • Yeni limanlar yapın, yeni fabrikalar kurun
  • Kobak Kırtasiye
  • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37