• BIST 107.041
  • Altın 143,530
  • Dolar 3,5635
  • Euro 4,1526
  • Kocaeli 17 °C

Sağlıkta çok ciddi sıkıntılar var

İsmet ÇİĞİT
Allah’a şükür. Kişisel bir sağlık sorunum yok. Geçen hafta denk geldi. İlimizde sağlık sektöründe idareci, hekim pozisyonunda bulunan çok önemli isimlerle görüşme imkanı buldum. Bazı bilgiler aldım ve dehşete düştüm. 
Ben Türkiye’de sağlık sisteminin tamamen ticarete dönüştüğünü düşünüyorum. Çok büyük paralar dönüyor. Özel sağlık kurumları, örneğin bir yoğun bakım hastasından çok ciddi paralar kazanıyorlar. Çok lüks özel hastaneler yapıldı. Kamuya bağlı hastanelerde görev yapan başarılı hekimler, profesörler hala devletin verdiği 4-5 bin TL maaşla çalışırken, bir özel kuruma geçmeleri halinde çok yüksek gelirler elde edebiliyorlar. 
Bilgileri kimlerden aldığımı söyleyemem. Ama güvenilir kaynaklar olduğunu belirtebilirim. İlimizdeki kamu hastanelerinde görevli, halkın çok yakından tanıdığı, çok başarılı hekimlerin önemli bölümü, özel kurumlara geçti. Ama sağlıktaki transfer dönemi, futboldaki gibi belli zaman aralıklarına sıkışmıyor. Bu transferler devam ediyor. 
Özellikle KOÜ Tıp Fakültesi’ndeki çok değerli hocaların devlet görevinden ayrılıp, özel kurumlara geçtiğini göreceğiz. Benim çok saygı duyduğum, çok takdir ettiğim, sadece KOÜ Tıp Fakültesi için değil, bu kent için çok önemli olduğunu bildiğim bir Profesör daha nisan ayından itibaren KOÜ’den ayrılacakmış. Duyunca çok üzüldüm. Ama bu şartlar altında “Neden gidiyorsun” demeye ne hakkımız var?.
Kamu hastanelerindeki yoğun bakım yataklarının arttırılmamasında, özel sağlık kurumlarının önemli payı bulunduğu söyleniyor.  İlimiz son zamanlarda “Sağlık turizmi” açısından da çok önemli bir konuma geldi. Ortadoğu ülkelerinden, Arap ülkelerinden, Azerbaycan başta Türki Cumhuriyetlerden ilimizdeki sağlık kurumlarına çok sayıda hasta geliyor. Üstelik bunlar zengin hastalar. Çok basit operasyonlar, tedaviler karşılığında yabancı hastalardan hastaneler 15-20 bin Dolar kazanabiliyor. Bu alanda da büyük bir rekabet var. 
Devlet sektöründen bir yetkili anlattı. Darıca’daki Farabi Hastanesi, bölgedeki en büyük sağlık kuruluşlarından biri. Bu hastaneye, helikopter pisti yapılmak istenmiş. Ama aynı bölgede Çayırova’da bulunan büyük bir özel hastane, Darıca Hastanesi’nin lisanslı helikopter pisti sahibi olmasını engellemiş. 
Resmi lisanslı helikopter pisti, hastaneler için çok önemliymiş. Yurt dışından zengin hasta, uçakla geliyor. Sabiha Gökçen’e iniyor. Buradan hastaneye, helikopterle geliyor. Düşünün çekişmeyi. Lisanslı helikopter pisti bulunan özel hastane, başka bir hastanenin, kamu hastanesinin aynı hakka sahip olmasını engelleyebiliyor.
Halen Cephanelik alanında yapımı devam eden çok büyük Şehir Hastanesi projesi var. Hiç kuşkusuz Şehir Hastanesi bitince, ilimizde sağlık alanında bütün dengeler bozulacak. Ama lütfen hatırlayın.. Bölge Hastanesi için ilk olarak Kavakçılık alanı seçilmişti. Kavakçılık alanı, hastane için uygundu. Üstelik İzmit, Kartepe, Başiskele ilçelerinin ortasındaydı. Ulaşımı kolaydı. Ama, “Kavakçılık arazisinin zemini kötü. İnşaat maliyeti artıyor” dediler,  Cephanelik’e götürdüler. Bu işin içinde de özel-kamu sağlık kuruluşları arasındaki ince hesapların etkisi bulunduğu düşünülüyor. Bugün yeni Kocaeli Devlet Hastanesi de, yumuşak zeminli alanda, çok miktarda kazık çakılarak yapılıyor. Şehir Hastanesi de Kavakçılık arazisinde kazık çakılarak yapılabilirdi. 
Sağlık’ta büyük bir ticari rekabet var. Bir ilgili ve yetkili kişi şunu söyledi: ”Nasıl yıllarca Uludağ lobisi Kartepe’ye yatırımı engellemişti, aynı öyle bir süreçten geçiyoruz. Özel sektör sağlık kuruluşları, devlet kurumlarının öne çıkmasını, daha fazla hasta bakmasını engellemek için ellerinden geleni yapıyorlar.”
Aynı özel sağlık kurumları, kamudaki çok değerli, çok önemli hekimleri, hocaları da devletten kopartıp, kendi bünyelerine katmaya da devam ediyorlar. 

*Sınavlar yaklaşıyor; hazır mıyız? 
Ders yılının ikinci yarısında öğrencileri yine çok önemli sınavlar bekliyor. 13 Mart Pazar günü, yani önümüzdeki hafta sonu lise son sınıf öğrencileri YGS’ye girecek. 27 ve 28 Nisan günlerinde ilköğretim son sınıf öğrencileri TEOG sınavlarında ter dökecekler.
İki büyük sınava da Türkiye genelinde milyonlar, ilimizde on binlerce öğrenci girecek. Üstelik bu sınavlar için bu genç insanlar çocukluklarını, gençliklerini yaşayamadılar. Sınavlara hazırlanan çocukların, gençleri aileleri onlar için büyük fedakarlıklar yaptılar. 
Bizim ilimizde trafik-ulaşım sorunları malum. Geçen yıl, ilimizde Umuttepe’de YGS’ye girmek zorunda kalan gençler trafiğin tıkanması nedeniyle büyük sıkıntı çekmişlerdi. Sayın Vali Hasan Basri Güzeloğlu, o günlerde bana açıklama yapmış, “Gelecek yıl Gebze’de de sınava yapılacak. İzmit’in yükü hafifleyecek. Biz de yolları açık tutacağız” sözü vermişti. Bilmiyorum, Bu yıl Gebze bölgesindeki gençler  kendi bölgelerinde sınava girebiliyorlar mı?. Ama Umuttepe yolu için mutlaka önlem alınmalı. Tramvay yolu inşaatı İzmit içinde ilerliyor. Bazı bölgelerde, Yahya Kaptan Mahallesi’nde trafik sıkıntısı var. Mutlaka 13 Mart’taki sınava her öğrencinin rahatça gidebilmesini temin etmek lazım. Sınav günlerinde toplu taşıma araçlarına, kooperatiflere de büyük yük binecek. Büyükşehir otobüsleri, öğrencilerin yoğun olarak sınava gireceği bölgelere ek seferler koyabilir. Bu sınavlar, öğrenciler ve aileleri için hayati önem taşıyor. İlimizde son dönemlerde büyük sınavlardaki başarı oranı dikkat çekici şekilde yükselmeye başlamıştı. Umarım, bu yılki sınavlarda ulaşım sorunu yaşanmaz. İlimiz öğrencilerinin başarı sırası biraz daha yükselir. 

*TRT’de ikinci Kocaelispor Belgeseli de çok iyiydi 
Cumartesi günü akşam saatlerinde TRT Belgesel kanalında  “Asla yanız değilsin” isimi  programda, yine Kocaelispor anlatıdı. TRT adına bu programı hazırlayan eski Beşiktaşlı ünlü ve golcü futbolcu Ali Gültiken, bir ekiple birlikte sezonun ilk yarısında İzmit’e gelmiş, Kocaelispor’un Arnavutköy maçı öncesindeki çalışmalarını takip etmiş.
Daha önce Sabri Ugan’ın hazırladığı Kocaelispor Belgeseli, TRT Spor Kanalında yayınlanmıştı. O belgeselde Kocaelispor’un şanlı tarihi anlatılıyordu. Ali Gütiken’in hazırladığı program farklı. Bir zamanların efsanesi Kocaelispor’un şimdiki halini gösteriyor. Bir hafta boyunca antrenmanlardan çekim yapılmış. Maç günü, İsmetpaşa Stadında, soyunma odasında çekimler var.
Geçmişte, spor muhabiriydim. Kocaelispor’u çok yakından takip ederdim. Kocaelispor’un yöneticileri, teknik direktörleri ile ahbap olurduk. En çok Zeynel Soyuer ile yakınlığımız vardı. Fethi Demican, Şener Dal gibi hocalarla, Çetin Güler’le abi-kardeş gibiydik. İsmetpaşa Stadının soyunma odaları tünelini çok iyi bilirdim. Maç öncesi, devre arası soyunma odalarında bile bulunurdum. Takımın tam içindeyim.
Tabii şimdi öyle değil. Kocaelispor’un bu sezondaki hocası Ergün Ortakçı ile hiç tanışmadık. Ama geçen akşam Ali Gütiken’in hazırladığı programı izlerken, Ortakçı Hoca’nın değerini daha iyi anladım. İdmanlarda takımın bütün oyuncularına ağabey gibi davranıyor. Soyunma odasında maç öncesi takımı motive edişi mükemmel. Arnavutköy maçının ilk yarısını takım 2-0 önde bitirmiş. Devre arası soyunma odasında Ergün Hoca takıma yine “Hücum” diyor. Golcü futbolcusu Oğuzhan’ı, rakip kale önündeki duruşu nedeniyle uyarıyor. İkinci yarıda, Oğuzhan, hocasının dediğini yapıyor, iki gol daha atıyor. Kocaelispor, TRT ekibinin çekim yaptığı bu maçta Arnavutköy’ü 6-1 yeniyor. Ali Gültiken’in Hodri Meydan ekibi ile diyalogları var. Taraftarın maça hazırlanışı, maç sırasında takımı desteklemesi, takımın farklı bir galibiyet sonrası kutlayışı var.
Sabri Ugan’dan sonra Ali Gütiken de çok güzel bir program hazırlamış. İzlerken, “İyi ki Kocaelisporyulum” diye düşünüp, kendinizi kutluyorsunuz. Kocaelispor gelecekte çok parlak günler görecek. Bu belgesel programlar o zaman daha da değerli hale gelecek.

*Kılıçdaroğlu gayet iyiydi 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ağzıyla kuş tutsa, bu milletin büyük bölümüne kendisini beğendiremiyor. AK Partililer eskiden “Şu Baykal’dan CHP kurtulsun, ülke kurtulsun” derlerdi. Şimdi Kılıçdaroğlu’ndan yakınıyorlar.
Oysa, Kemal Kılıçdaroğlu, bence Ana Muhalefet Partisi lideri olarak görevini gayet iyi yapıyor. Hükümeti eleştiriyor. Yapılan yanlışları yüksek sesle söylüyor. Türkiye’de hükümeti, Cumhurbaşkanını, ekonomiyi, dış politikayı, açıkça eleştiren, terörle mücadeledeki yanlışları açıkça söyleyen tek kişi olarak Kılıçdaroğlu kaldı. En azından toplumdaki muhalefetin de sesi oluyor. Kılıçdaroğlu konuştukça, “Türkiye’de hala demokrasi var” diyebiliyorsunuz. 
CHP lideri geçen cumartesi günü ülkenin çeşitli illerinden parti örgütlerini ve özellikle sivil toplum örgütü temsilcilerini Ankara’ya davet etti. Kılıçdaroğlu, Kocaeli örgütünden de “Getirebildiği kadar”  STK temsilcisini getirmelerini istemişti. Ne yazık ki, örgüt bu organizasyonda çok başarılı olamadı. İzmit’ten Ankara’ya parti örgüt yöneticileri dışında çok az sayıda STK temsilcisi gitti.
Ankara ATO Salonunda Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin dört bir yanından gelenlere konuştu. “Korkmayın” dedi. “Türkiye kötü yönetiliyor. Sesinizi yükseltin” dedi. Rakamlar verdi. Bu toplantı, CHP açısından bir ilkti. Nasıl Cumhurbaşkanı Türkiye’nin her yerinden muhtarları Külliye’ye davet ediyor, konuşuyor.. Kılıçdaroğlu da herhalde bundan böyle bu tür toplantılar yapacak. Ama örgütlerin daha iyi çalışması lazım. İl örgütleri, kendi illerinden daha çok sivil vatandaşı, dernek, meslek odası temsilcisi, muhtarı bu toplantılara götürmeli, Kılıçdaroğlu’nu dinlemelerini sağlamalıdır. 
-Yarın Akmeşe’de ÇED var 
Orman ve Su İşleri Bakanlığı’na bağlı DSİ, bizim ilimizde önemli bir yatırıma hazırlanıyor. İlimiz Akmeşe bölgesinde, hem bölgedeki tarım alanlarını sulayacak, hem her yıl özellikle yaz aylarında su sıkıntısı çeken Hira grubu yerleşim birimlerine içme suyu temin edecek Akmeşe Barajı’nı yapma kararı almıştı. Bakan Veysel Eroğlu’nun da girişimleri ile bu önemli yatırımın projeleri tamamlandı, inşası öne alındı. 
Yarın saat 10.30’da Akmeşe beldesinde Mecidiye Mahallesi Muhtarlık toplantı salonunda Akmeşe Barajı ile ilgili ÇED toplantısı var. Malum, Şubat ayı başında, Güney Marmara Otoyolu için Başiskele’de ÇED yapılacaktı, son anda ertelendi. Hala, Güney Marmara Otoyolu ile ilgili durumda bir ilerleme yok. Umarım yarın Akmeşe Barajı için ÇED toplantısı yapılır. 
Bu baraj, bölge için, ilimiz için önemli. Yeri uygun. Yarın, bazı grupların her şeye karşı “Biz istemezük” diye bağırma huylarının nüksetmemesini diliyorum. Yarınki ÇED toplantısına özellikle Akmeşeliler, bu barajdan yararlanacak köylerin halkı katılmalı, bilgileri dikkatle takip etmelidir.
Bakın, Kandıra Sungurlu bölgesinde İstanbul için yapılacak baraja tepkiler var. Ama Akmeşe’deki baraj için böylesi tepkiler beklemiyorum. Bu barajın yapımına biran önce başlanmalı, biran önce de devreye girmesi sağlanmalıdır. Umarım, yarınki ÇED toplantısında her şey yolunda gider.
………..
Akmeşe ile ilgili her yazıda, o bölgeye bir türlü gitmeyen doğalgaz şebekesini de hatırlatıyorum. Bir kez daha yıllardır Akmeşe bölgesine “Bu yaz gaz geliyor” sözü verip, bu sözlerini tutmayanlara “Siz hiç utanmıyor musunuz?” diye sormak isterim. Barajla Akmeşe’ye suyu götüreceğiz de, artık önümüzdeki kışa kadar o bölgeye doğalgazı da götürelim. 
-D-130’un Gölcük geçişi
Geçen gün haberi yazarken, yine içimin acıdığını hissettim. 75 yaşında bir yaşlı kadıncağız. Gölcük merkezde, tam Gölcük Belediye Binası’nın önünde, yolun karşısına geçmek isterken, kocaman bir TIR’ın çarpması sonucu hayatını kaybetti. 
D-130 Gölcük’ün tam ortasından geçiyor. Gölcük yaşayan büyük bir ilçe. Nüfusu sürekli artıyor. İnsanlar karşıdan karşıya geçmek zorundalar. Ama Gölcük’te ana yol üzerinde bir tane bile yürüyen merdivenli, asansörlü yaya üst geçidi yok. Yaya alt geçitlerinin sayısı çok az. Mecburen, insanlar yolun üzerinden karşıya geçiyorlar.
2005 yılından buyana, Gölcük’ten geçen D-130 karayolunun tünel içine alınması gündemde. Arazi uygun değil dediler. Yolun iki tarafındaki binaların büyük bölümünün depremden darbeli olduğunu,  yolun tünele alınması halinde bu binaların çökme riskinin bulunduğunu söylediler. Bu bölgede TIR trafiği artıyor. Şimdi, Körfez Köprüsü yapılınca D-130’un yükünün azalacağı hesabı yapılıyor. Köprü bittikten sonra, Gölcük içinden geçen trafik bir miktar azalır. Ama olsun olsun yüzde 20 azalır. Yine TIR’lar buradan geçecek. Mutlaka bir şeyler yapmak lazım. Yolda battı çıktıları yapma işi çok zaman alacaksa, çok maliyet gerektiriyorsa, hiç değilse öncelikle birkaç tane doğru dürüst yaya üst geçidi yapılmalıdır. Yazık Gölcük halkına. Bu kent bu devlete bunca vergi geliri sağlıyor. O Gölcük’ün içinden geçen TIR’larla ithalat, ihracat malları taşınıyor. Gölcük’e 2-3 tane doğru dürüst yaya köprüsü yapmak çok mu zor. Bunların tanesi 7-8 milyon TL’ye maloluyor. Çok mu Gölcük için. Büyükşehir Belediyesi’nin artık bu konuda harekete geçmesi gerekiyor.
Bu yazı toplam 633 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 3. ETAP
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37