1. YAZARLAR

  2. Ali GÜNDOĞDU

  3. Sahte define haritasını almak için yalvardılar
Ali GÜNDOĞDU

Ali GÜNDOĞDU

Yazarın Tüm Yazıları >

Sahte define haritasını almak için yalvardılar

A+A-

Geçen hafta sonu Habertürk ekranlarında, Oylum Talu'nun sunduğu "Burası Haftasonu" programında konuşulan İzmit ve define konuları oldukça dikkat çekti.

Kendisini defineci olarak tanımlayan Uğur Kulaç'ın konuk olduğu programda, "Define nasıl aranır?" başlığı dikkat çekerken, Kulaç'ın, define çıkarmak için kullandığı makineleri tanıttığı görüldü. Kulaç, yanındaki cihazı göstererek, "Saklanmış, gizlenmiş olan metalleri bulmaya çalışıyor. Bu da bulunan o metalin, tam yerini noktalamaya çalışan bir makine aslında" diye belirtti.

İzmit'in define açısından zengin olduğundan bahsedilirken, programın sunucusu Talu, kekeleyerek, "Oradan hiçbir gömüye ulaştınız mı, nasıl soracağımı da bilemiyorum" derken, Kulaç ise, "Ulaştık, ulaştık, evet" diye cevap verdi.
Ayrıca, Kulaç, "İzmit bölgesi Roma'ya başkentlik yapmış bir bölge. Ve oralarda çok güzel büyük gömüler var. Küçük gömüler de var. Yakın dönemde yaşamış, azınlıkların yaptığı gömüler de var. Ama o bölge özellikle çok büyük gömülerin olduğu bir bölge" ifadelerini de kullandı.

Ayıca Kulaç, "Bizim definede en çok yaşadığımız sıkıntılardan bir tanesi de sihir ve tılsım meselesi" diye belirtirken, "Bu paralar toprak altına gömüldüğü zaman, korunması için, tekrar geri gelindiğinde sadece sahibinin alabilmesi için, orada bir sihir, tılsım işlemi yapıyorlar. Cinler tarafından korumaya bırakılır" dedi.
… 
Bu programda sarf edilen sözler kimileri için palavradan ibaret olsa da, kimilerinin büyük bir ilgiyle izlediğine eminim. 
Çünkü definecilik bir hastalıktır. 

Sahte define haritaları elden ele dolaşır. Dedektör satan işyerleri var. Define aramak için girdikleri dehlizlerde metan gazından ölenler var. 
… 
Uzun yıllar önce samanlı kağıda tükenmez kalemle bir define haritası çizmiş, üzerine işeyerek eskitmiş, bu haritanın kimileri tarafından satışa çıkarıldığını, sahte haritalara itibar edilmemesi gerektiğini vurgulayan bir haber yapmıştım. Güya bu haritaları İzmit’ten Kurtuluş Savaşı’ndan sonra kaçıp giden Rum ve Ermenilerin torunları tarafından satıldığını, dedelerinin bu topraklarda gömdükleri altınların yerini gösterdiğini falan yazmıştım. 
‘İzmit’te Rum sahtekarlığı’ manşetiyle verdiğimiz haberin ardından gazetenin telefonları susmadı. Arayanlar, define hastalarıydı. Sahte diye bastığımız haritayı satın almak istiyorlardı. 

Sahte define haritası haberi, komşu kent Sakarya’da yayınlanan Sakarya Gazetesinde aynı haber metni ve fotoğraflar, sadece başlığı değiştirilerek ‘Sakarya’da Rum sahtekarlığı’ diye verildi. 
Ulusal gazetelerde, ‘İzmit’te sahte define haritaları’ başlığıyla yer aldı. 
… 
İzmit’in sembol isimlerinden kışın siyah, yazın beyaz takım elbisesi, fötrü ve asasıyla herkesin tanıyıp sevdiği rahmetli Defineci Abbas’tan Lunapark’ta çok define hikayesi dinlemiştim. ‘Ya Abbas Abi, bu anlattıklarının doğruluğuna sen de inanıyor musun’ diye sorduğumda, ‘Evladım, anlatması da güzel, araması da güzel, ama daha bulana rastlamadım’ derdi. 
… 
İzmit’in altında paha biçilmez hazineler var. 
Tarihi geçmişi yaklaşık 3 bin yıl öncesine dayanan kentimizde nereyi eşeleseniz tarih fışkırır. Ama Helenistik dönemden kalan bir altın eseri bulup satmak da eskisi kadar kolay değil. Yani bulduğunuz defineyi kuyumcuda gramla satamazsınız, yurt dışına kaçırsanız da vesikası olmadığı için pazarlayamazsınız. 
Siz siz olun, bu define işlerine hiç buluşmayın. 

gg99.jpg
SOYULMAMIŞ MEZAR- Bir kadına ait Antik Yunan mezarı. M.Ö 300-350 civarı. Sofya Müzesi. En önemli özelliği, mezar yağmacılarından önce arkeologlar tarafından bulunmuş olması. İlimizde birçok antik mezar soyulmuş, içi boşaltılmıştır. Mezarlardan çalınan eserlerin akıbeti de hiçbir zaman öğrenilememiştir. 

MİTOLOJİ SÖZLÜĞÜ

Narsisos, Yunan mitolojisinde bir kahramandır. Güzelliği/yakışıklılığı ile bilinir. Bir gün bu abimiz nehir kenarından su içmek için eğildiğinde sudan yansıyan yüzünü görür ve çok etkilenir. 
O andan itibaren yerinden kalkamaz ve bilfiil kendine bakar. 
Bakar. Yine bakar… 
Ve sonunda orada ölür. 
‘Narsistlik’ kelimesi de işte bu abimizden türemiştir. Hatta öldükten sonra kendisi çiçeğe dönüşür. Nergis çiçeği de buradan gelir.


PİNOCHET

Şili diktatörü Pinochet, bir gün kılık değiştirip sinemaya gitmiş.
Salonda yerine oturmuş.
Kimse onu tanımamış.
Derken ışıklar sönmüş, Film başlamış.
Filmin bir sahnesinde Pinochet’nin görüntüsü gelmiş perdeye. Sinemadaki bütün seyirciler, ayağa kalkıp alkışlamaya ve Pinochet lehinde tezahürata başlamış.
Pinochet, durumdan gayet memnun yayıldıkça yayılmış. Keyfi yerinde, gururla perdeye bakıyormuş.
Yan tarafındaki adam eğilerek Pinochet’nin kulağına şunları söylemiş:
 "Arkadaşım, salon sivil polis dolu. Bu pezevenk için kendini astırmaya değmez. Ayağa kalk ve sen de alkışla…"
 

Bu yazı toplam 1418 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum