1. YAZARLAR

  2. M.Zeki CANŞİ

  3. SAKARYA HENDEK’TEKİ MENFUR OLAY!
M.Zeki CANŞİ

M.Zeki CANŞİ

Yazarın Tüm Yazıları >

SAKARYA HENDEK’TEKİ MENFUR OLAY!

A+A-

Sosyal medyaya yansıdığı kadarıyla bilgi sahibi olduğum Sakarya’nın Hendek ilçesinde meydana gelen menfur olay, ülkeyi kutuplaştırmaya, kamplaştırmaya ve kardeş kavgasına sürüklemeye müsait olduğu besbelli. Bu tür münferit olaylar karşısında usulet ve suhuletle yaklaşıp soğukkanlılığı korumakla beraber, gerçekleri çarpıtarak, yok sayarak olayın üstünü örterek kamu vicdanını rahatlatamayız. Aksine gerçekleri ortaya koyarak ama bu tür kışkırtıcı, kamplaştırıcı ve ötekileştirici, şiddeti özendirici şeytani olaylara şiddetle karşı çıkarak ancak olası bir takım olumsuzlukları ortadan kaldırabiliriz. “Suriyeli misiniz? yok biz Kürt’üz” denilmesine karşın silahını çıkartarak babayı öldürüp oğlunu da ağır yaraladıktan sonra “sarhoştum, ne yaptığımı bilmiyorum” yalanının arkasına saklanmak ve hele ki, bunu doğrular mahiyette beyanlarda bulunmak inandırıcı olmadığı gibi, katili korumaktan başka bir işe yaramaz. Acıları dindirmez, bilakis acıları körükler.

Her iki tarafın da iflah olmaz fanatik ırkçı taraftarları var elbet ama pek tabi ki, bunu toplumun tamamına teşmil edemeyiz. İşte o tür faşizan ruh haline sahip insanlara meydan vermemek için her iki tarafın akl-i selim sahibi insanları bu münferit olayı genele teşmil etmeden, tarafgirlik hastalığına yakalanmadan ve tam da dinimizin emrettiği çerçevede değerlendirme yapmak, hem vicdanları kanatmaz; rahatlatır ve hem de olası benzer menfur olaylara karşı bir dalgakıran vazifesi görür.  Bu tür şeytani girişimlerin panzehiri yüce dinimizin öğretileridir. Şayet biz bu öğretileri iliklerimize kadar içselleştirebilirsek, ırkı, mezhebi ve meşrebi ne olursa olsun, hiçbir Müslümanın diğer bir Müslüman kardeşine yan bakması mümkün değildir. Bakınız, Mevlamız, Hücûrat suresinin 13.ayeti kerimesinde ne de güzel bizi ikaz ediyor ve buyuruyor ki: “Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır (takva bakımından en üstün olanınızdır)  Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hakkıyla haberdar olandır” Dikkat edilirse, bu hitap insanlara; sadece Müslümanlara da değil. Hele ki, biz Müslümanların daha hassa olmamız gerekirken…

Evet,

Eğer insanlarımız bu ayetin hükümlerine gereği gibi iman edebilseler, hiç kimsenin kimseye zarar vermesi mümkün değildir.

Buradan bilvesile o aileye başsağlığı diliyor, yaralı olan gence de Allah’tan acil şifalar diliyorum. Bu menfur olayı da şiddetle ve nefretle kınıyorum. Bu ve benzeri melun girişimleri lanetliyorum.                               

AYAĞINDAN ASMA!

Gerek yukarıdaki olay ve gerekse, Metin Akpınar’ın sarf ettiği o iğrenç sözler, seçim öncesi alışık olduğumuz maniplatif söylemler ve oya devşirme gayretleri, zıtlaşmayı, kutuplaştırmayı ve kardeş kavgasını tetikliyor. Bakınız, Metin Akpınar hem de televizyonda, milyonların karşısında neler söylüyor:  "Bu kutuplaşma ve karmaşadan kurtulmamızın tek çaresi demokrasidir. O noktaya ulaşabilirsek kavga gürültü olmadan bu işin içinden çıkarız. Ulaşamazsak ise belki lideri ayağından asarlar, belki mahzenlerde zehirlenerek ölür, belki de başka liderlerin yaşadığı kötü sonları yaşayabilirler"

Değerli dostlar, muhalif olmak, eleştiri getirmek ve hatta sevmemek tüm bunlar olağan şeyler, ama bu laflar yenilir yutulur laflar değil. Uhdesinde kini, nefreti, şiddeti ve kötüye yönlendirmeyi, teşviki barındırıyor. Doğrusu, her muhalif söze dava açılmasını doğru bulmuyorum ama bu sözler yenilir yutulur cinsten değil ve bu sözler muhalif olmanın ötesinde birçok suçu uhdesinde barındırıyor.  Hakkında dava açılması ve işlediği suçun karşılığının verilmesi yerinde olur kanaatindeyim.

Her görüşten partilerimiz var, farklı farklı programları ve dünya görüşleri var ve bu görüşlerini hakim kılmak için çabaları var. Bunlara eyvallah. Ama illegaliteyi, şiddeti, gayri insani ve pek fena muameleleri özendirmeyi hiç kimse kusura bakmasın muhalif olmanın gereği olarak algılayamayız ve kabul de edemeyiz. Her kim hangi kesim için bu tür sözler sarf ederse, mutlaka yasal açıdan karşılığı alması gerekir. Aksi takdirde, ülkenin varabileceği noktanın neresi olacağı konusunda hiç kimse kestiremez.

Önümüzde bir seçim var ve bu seçimin kazasız-belasız atlatılması için herkes üzerine düşeni yapmalı, toplumu geren, ayrıştıran, kutuplara ayıran ve hele ki, şiddeti ve terörü azdıran söylem ve eylemlerden kaçınması gerekir. Aksi takdirde, önü alınmaz karşıt eylemlerin ardı arkası kesilmez.

M. Zeki CANŞİ

Bu yazı toplam 1912 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.