1. HABERLER

  2. Sanat ve Medeniyet
Sanat ve Medeniyet

Sanat ve Medeniyet

Küresel bir çağdayız. Dünya artık Doğu, Batı, Kuzey, Güney diye tasnife tabi tutulmuyor. Merkez ülkelerle çevre ülkeler arasındaki fark bile büyük oranda ortadan kalktı. Bilginin, bilgisayarın ve uzay

A+A-

Küresel bir çağdayız. Dünya artık Doğu, Batı, Kuzey, Güney diye tasnife tabi tutulmuyor. Merkez ülkelerle çevre ülkeler arasındaki fark bile büyük oranda ortadan kalktı. Bilginin, bilgisayarın ve uzay teknolojisinin ulusların sınırlarını tanımadığı çarpıcı bir süreci yaşıyoruz. Zaman ve mesafe kavramları anlamlarını yitirmekte. Çevre ülkeleri, Merkez'e taşınmakta. Büyük ya da küçük, Dünyadaki her ülke, hem merkez hem de çevre ülkedir. Çin ve Hindistan'ın sınırsız dünyanın merkez atölyeleri haline gelmeleri manidar değil mi? İletişim araçlarının, "zaman-mekan-insan" faktörlerini aşan gelişmelerin, yaşamın her kilometresindeki "bilgi-hizmet-ürün" perspektifinde hem üretici hem de tüketici anlayışını demokratikleştirdiği bir realite. Oluşan demokratik iklimde, dünyanın neresinde yaşarsa yaşasın, herkes bir ürün, bir hizmet ve bir bilginin hem üreticisi hem de tüketicisi olabilir.

Sınırlı dünya sınırsız dünyaya dönüşmenin sancılarını yaşamaktadır bugün. Yavaş dünya hızlı dünyaya dönüşürken, sanat eserlerini de bir anlamda -deyim yerindeyse- demokratikleştirdi. Dileyen herkes artık Mevlana'nın, Dante'nin, Ferididdün Attar'ın, Balzac'ın, Shakespeare'nin, Victor Hugo'nun, Tolstoy'un, Goethe'nin, Muhammed İkbal'in kitaplarını kendi dilinden okuyabilir, tv'lere yansıyan bilgilerini edinebilir, radyoya uyarlamalarını dinleyebilir. Sınırlı dünyada bir kitap bir milyon hayattı, sınırsız dünyada ise, bir kitap bir milyar hayattır. Yirminci yüzyılda savaşların izin vermediği barış ortamını, yirmibirinci yüzyılda kitaplar, şarkılar, resimler, heykeller vb. sanat eserleri yaratacaktır. Bilgi Çağı'nda duvarsız ve kapısız bir dünya inşa edilmektedir. Anadolu'da Yunus'un bir şiiri Fuzuli'nin bir kasidesi, "Batı'da Cennet-Cehennem ve Araf" üçlemesiyle şekillenen "İlahi Komedya" ve Dante ile, Doğu'da "Kelile ve Dimne" ve Beydeba ile her an buluşabilir.

Sanat eserleri, sadece kendi ülkelerinin insanlarına ait değildir. Onlar insanlık ailesinin ortak değeri, ortak kültürüdür. İnsanlığa kurtuluşu gösteren kutup yıldızı gibi. Sanat eserleri, uygarlığa tutulmuş aynalardır. İnsanlık tarihinin büyüklüğüyle birlikte sürekliliğini de sanat eserlerine borçldur. Leonarda da Vinci'ye, Sinan'a, Rafael'e, Hafız'a, Şeyh Sadi-i Şirazi'ye, Ömer Hayyam'a borçlu olduğu gibi. Sanatı olmayan milletin, medeniyeti de yoktur.

Bu haber toplam 964 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.