• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Kocaeli 25 °C

Saniye Teyze ağladı; ağlattı

İsmet ÇİĞİT

Cumartesi günü.. Yazı İşleri’nde sabah mahmurluğu ve sessizlik vardı. Kapıdan, iki büklüm yaşlı bir teyze girdi. Beni soruyor.. Geldi yanıma, oturdu…

İzmit Turgut Mahallesi’ndeki Huzurevi’nden taksiye binmiş, “Beni Özgür Kocaeli Gazetesi’ne götür” demiş. Taksici, getirip, Karabaş Mahallebi Cebesoy Sokak’taki yıkılan eski binanın önünde bırakmış. Yaşlı teyzem, bakmış ki gazete orada yok. Bir taksiye daha binmiş.. Yeni binayı bulup, yanma gelmiş.

………….

Adı Saniye Özgür. 88 yaşında. Eşi vefat ettikten sonra, 11 yıldan beri, İzmit Huzurevi’nde kalıyormuş. Neden geldiğini anlatmaya başladı, aynı anda gözlerinden de yaşlar döküldü:

“- İsmet Evladım. Bizi Huzurevi’nden atmak istiyorlar. Kendinize yer bulun, gidin diyorlar. 4 ay önce Huzurevi binasının üzerine toprak çöktü. Binanın arkası zarar gördü. Bunu bahane bilip, binayı boşaltıyorlar. Huzurevi’nin arazisini otel yapsın diye birilerine vereceklermiş.”

Saniye Teyze, Huzurevi’nde ne kadar mutlu yaşadıklarını anlattı. Şimdi, son 4 aydır, bütün huzur, mutluluk bitmiş. Zaten çok kişi ayrılmış. Şöyle devam etti Saniye Teyze:

“-Topu topu 60 kişi kaldık. Hepimizin ayrı odaları vardı. Şimdi 5 kişi bir odada kalıyoruz. Daha kötüsü, buradan ayrılmamızı istemeleri. Burası koskoca İzmit. Bir huzurevi yapamıyorlar mı?..”

Valiye gitmiş iki kez Saniye Özgür.  Huzurevi’ndeki diğer arkadaşlarına da imzalattığı dilekçeler vermiş. Toplu imzalı dilekçenin bir örneği benim elimde. Belli ki çok yaşlı insanlar imza koymuşlar. İsimlerini yazarken elleri titremiş. Saniye Teyze başka yerde rahat edemediğini şöyle anlattı:

“- Geçenlerde hastalanmıştım. Didim’de yaşayan oğlum var. Bir ay kadar oğlum ve gelinimle birlikte kaldım. Yapamadım. Onlara yük olduğumu hissettim. Bizim gibi insanlar Huzurevi’nde mutlu oluyorlar. Şimdi, bizi Huzurevi’nden atmak istiyorlar. “

Çok dertliydi Saniye Teyze. O ağladıkça, bizim gazetenin yazı işlerinde de herkesin yüzü düştü. Hepimiz ağlamaklı olduk. “Yaz oğlum İsmet” dedi. “Yaz da bizim Huzurevi’nden atmasınlar. “

Ben bu şehirde huzurevi konusunu çok yazdım. Bırakın Turgut Mahallesi’ndeki Huzurevi’nin boşaltılıp; yıkılmasını. Yeni, modern huzurevine ihtiyaç olduğunu yazdım. Yıkılan Seka fabrikası alanındaki yönetici lojmanları, vazife evleri çok güzel, çok modern Huzurevi olabilirdi. Yapmadılar. Huzurevi’nin bu kent için önemini, değerini anlamadılar. 

Şimdi, aylar önce arkasındaki inşaatın neden olduğu toprak kayması ile hasar gören Turgut Mahallesindeki mevcut Huzurevi’ni de “Bina riskli” diye boşaltmak istiyorlar. Alternatifi yok. Orada kalan yaşlı insanlar,  tedirgin. Üzgün. O Saniye Teyzenin o gözyaşlarını görseydiniz, eminim sarsılırdınız.

Neden bu şehir böyle oldu?.. Hiçbir şeyimiz kalmadı. Elimizdekileri de bitiriyoruz, tüketiyoruz. Bu şehrin doğru dürüst bir huzurevi bile yok. Yaşlılarımıza da sahip çıkamıyoruz. Onları ağlatıyoruz. Çok günaha giriyoruz. Çok.

88 yaşındaki Saniye Özgür, İzmit Huzurevi’nin boşaltılmak istenmesini anlatırken,  kendini tutamadı,  ağlamaya başladı. Saniye Teyze’nin bu halini, ilimizin yöneticilerinin görmelerini isterdim.

Huzurevi ile ilgili sıkıntıları anlatmak için gelen Saniye Teyze, “Yaz oğlum İsmet” dedi. “Yaz, bizi oradan atmasınlar. Ne yaparız, nereye gideriz?” dedi. 

Sedaş, eski haline Geri mi dönüyor?

İlimizin elektrik dağıtım şirketi Sedaş’tan geçtiğimiz yıllarda çok sıkıntı çekmiştik. Son bir yıldan beri, Sedaş hayli toparlanmış gözüküyordu. Müşterilerle ilişkileri çok daha iyi hale gelmişti. Arızalar azalmış, meydana gelen elektrik arızalarına müdahale hızlanmıştı. Elektrik kesintisi halinde vatandaş Sedaş’ın telefonlarını aradığında,  ayrıntılı bilgi alabiliyordu.

Ama galiba Sedaş, Kocaeli’ye karşı eski küstah ve takmaz havasına geri dönüyor. Geçen cumartesi günü İzmit’in doğusunda, geniş bir alanda saatlerce elektrikler kesik kaldı. Sedaş’ın “Elektrik arıza” telefonunu arayıp, bilgi almak isteyenler, kimseye ulaşamadı. Arıza saatlerce giderilmedi,  bayram öncesi on binlerce kişinin yaşadığı bölgede adeta hayat durdu. 

Sedaş Kocaeli’de düzeldi, çok büyük paralar kazandığı bu kente karşı saygılı davranmaya başladı diye seviniyorduk. Ama herhalde daha çok para kazanmak adına yeniden elemandan tasarrufa başladılar. Cumartesi günkü tablo çok düşündürücüydü. Umalım ki, Bayram tatilinde ilimizde elektrik arızası olmasın. Bakım, onarım elemanlarından tasarruf başladıysa, elektrik arızası halinde, perişan oluruz. 

Lütfen; önce İzmit esnafı 

Konuşuyorum arkadaşlarımla. İzmit esnafları ile.. Bayram öncesi alışveriş ortamı, geçen bayramlara oranla biraz daha iyi. Doğru iş yapan, müşterisini kandırmak yerine,  esnaflığı hakkını vererek yapan herkes bir miktar iş yapıyor. İzmit piyasasında Ramazan günleri de çok durgun geçmedi. Pek çok esnaf için, Bayram bir umut.

Bu uzun bayram tatilinde İzmit çok fazla boşalmadı. Bugün arefe ve alışveriş şehir merkezinde mutlaka hızlanacaktır. Bütün okurlarımdan rica ediyorum. Önce bayramlık ihtiyaçlarınız için İzmit esnafını, çarşıdaki esnafı tercih edin. AVM’leri, markaları sonra düşünün.

İzmit şehir merkezinde ticaretin işlemesi için, trafik düzenine de çok ihtiyaç var. Bu konuda trafik ekipleri biraz özverili olmalı. Şehir içinde trafik çok tıkanırsa, insanlar arabalarını koyacak yer bulamazsa, ister istemez AVM’lere kaçıyorlar. İzmit şehir merkezinde ticareti hareketlendirecek önlemleri mutlaka almak lazım. İzmit esnafını sahipsiz bırakmamak, onların iş yapmasını sağlayacak ortamı yaratmak lazım.

Yeni Balık Pazarı yapmayacak mıydık?

Şu sıralar balık mevsimi değil. Av yasağı dönemindeyiz. Ama yaz bitecek. Eylül’de yeniden balık sezonu başlayacak. İzmit, bir Balık Şehri. Yeniden Balık Pazarı tartışmasına da başlıyoruz.

Şahabettin Bilgisi Caddesi üzerinde, Otel Asya yakınlarındaki mevcut Balık Pazarı’nın durumu yıllardır tartışılıyor. 1990’larda Sefa Sirmen Belsa Plaza’nın yapımına karar verince, o bölgedeki Balık Pazarı, apar topar yapılan bugünkü yerine taşınmıştı.

Eski Hal bölgesindeki İzmit’in eski Balık Pazarı çok daha güzeldi. Büyükçe bir meydanın çevresinde dükkanlar sıralanırdı.  Balık Pazarı’nın içinde bir çay ocağı, kahve vardı. Genişti, ferahtı. Aynı anda, bütün dükkanların tezgahlarını görebilirdiniz..

Şimdiki Balık >Pazarı İzmit’e hiç yakışmıyor. Zaten İzmit Belediyesi,  SGK’ya olan borçlarına karşılık, bu Balık Pazarı’nın arazisini vermeye hazırlanıyor.

2014 seçimleri öncesinde de bu tartışmalar vardı. İzmit’e yeni Balık Pazarı vaad edildi.  Sahilde pekçok yer mevcut. Kaldırılan eski Balık Mezatı yeri olabilir. Seka Park içinde bir yer olabilir. İzmit’te, şehrin göbeğinde, Fethiye Caddesi’nde bile yapılsa, Balık Pazarı yadırganmaz. Şimdi, mevcut Balık Pazarı alanı SGK’ya devredilir de, balıkçılar çıkartılırsa, ne olacak?.. Pazarcıların beğenmediği Kadıköy Mahallesindeki kapalı Pazar yerine mi taşınacak.

Bu balık av yasağı sezonunda, hazır balık ticareti durmuşken, İzmit yeni Balık Pazarı sorununu çözmeliydi. Eylül ayında, yeni sezonla birlikte, pırıl pırıl, Balık Şehri’ne yakışan bir Balık Pazarımız olmalıydı. Ama bizim şehrimizde bütün işler çok yavaş ilerliyor. Balık Pazarı konusu da giderek daha büyük bir sorun olarak önümüzde duracak gibi görünüyor. 

Bugün son gün; Allah kabul etsin 

11 ayın Sultanı Mübarek Ramazan ayını bitiriyoruz. Bugün, Ramazan ayının son günü. Yarın başlayacak Bayram’ın arefesi.

Ramazan,   yılın en sıcak, gündüzlerin en uzun olduğu dönemine rastladı. Ben oruç tutmadım. Davetlere icabet etmeye kalksam, her gün ortalama 3 iftar programına katılmam gerekirdi. Hiçbir iftar davetine de katılmadım. Ama evde oruç tutan bulunduğu için, her akşam iftar vaktini bekledim. Sofrada iftar vaktini beklerken bile, oruçsuz olduğum halde bazen daraldığımı hissettim.

İnsanlar, Allah rızası için oruç tuttular. Bunaltan sıcakta, neredeyse 18 saat.

Orucunu tutarken, işini de hiç aksatmayan, oruçlu olduğu süre içinde, kimseye hakaret etmeyen, kimseyi kırmayan,  “Ben oruçluyum” diyerek yan gelip yatmak yerine,  işine ve çevresine saygı gösteren herkesin Ramazan ibadetlerini Allah kabul edecektir. Kimileri de sözde kendisi için, Allah rızası için değil, gösteriş için oruç tutar gibiydi. Öfkeyle oruç tutanlar, oruçlu bahanesinin arkasına sığınıp, çevresindekileri kıranlar, işini doğru dürüst yapmayanlar vardı. Kuşkusuz ki, onların ibadeti de Allah katında itibar görmeyecektir.

Ramazan’ı gerçek Müslüman gibi yaşayanlar, yarın başlayacak Bayramı en fazla hak edenlerdir. Hepsini tebrik ediyor, hepsine sağlık ve afiyet diliyorum. Eminim ki, onlar yaptıkları bu ibadetin karşılığını, manevi hayatta fazlasıyla alacaklardır. 

Bu yazı toplam 2369 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 3
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 3. ETAP
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37