• BIST 89.573
  • Altın 146,325
  • Dolar 3,6382
  • Euro 3,9067
  • Kocaeli 15 °C

Saniye Teyze’nin Vali’ye yazdığı mektubun tam metni

İsmet ÇİĞİT

Dün bu sütunlarda, 88 yaşında olan, 11 yıldan beri İzmit Huzurevi’nde barınan Saniye Özgür isimli teyzemizin Yetiştirme Yurdu’nu boşaltıp yıkma kararı ile ilgili ağlayarak anlattıklarını yazmıştım. Mübarek Bayram öncesi Saniye Teyze’nin bu feryadı çok kişinin dikkatini, ilgisini çekti. Saniye Teyze,  yazdığı mektup tarzındaki bir dilekçeyi de geçenlerde Kocaeli Valisi Hasan Basri Güzeloğlu’na vermiş. Saniye Hanım, Valiliğe birkaç kez gitmiş. Hem Valilik personelinin, hem Vali Bey’in kendisinin çok nazik davrandığını, hatta Vali Güzeloğlu’nun görüşme sonrası kendisini valilikten bir araç ile Huzurevi’ne gönderdiğini anlattı.

Saniye Özgür’ün yazıp valiye ulaştırdığı dilekçenin altında İzmit Huzurevi’nin bugünkü sakinlerinin hepsinin ismi ve imzası var. Belli ki bir kısmı çok yaşlı. İsimler ve imza, çok titrek bir elle yazılmış. İşte, Huzurevi sakinlerinin bayrama nasıl girdiğini özetleyen o dilekçe:

“-Sayın Valimiz, Ne acıdır ki, hala Kocaeli’de Büyükşehir’e yakışır bir huzurevi yok. Bu konuyla ilgili olarak,  buradaki bütün sakinler olarak sizi ziyaret etmek istiyoruz. Fakat meşgul etmekten çekiniyoruz.  O yüzden size buradaki arkadaşlarımın duygularını, imzalarını toplayıp gönderiyorum.

Bütün isteklerimiz bir yana. Biz biran önce yeni Huzurevi istiyoruz. Hepimiz çok yaşlıyız. Şu an kaldığımız yerde mutlu değiliz. İzmit’ten de ayrılmak istemiyoruz. Biz kendi binamızda çok iyiydik. Hastalandığımız zaman orada çabuk iyileşiyorduk. Bizler, size yalvarıyoruz. Üç aydır 

bize reva görülen bu sıkıntıyı, Allah kimseye yaşatmasın. Bu sefilliği, depremde bile çekmedik. Dört kişi aynı odada yatmak bizlere çok sıkıntı veriyor. Kendi odamda rahatça yatağıma uzanıp, televizyonumu izleye biliyordum. Şimdi odalarımızda televizyon bile yok. Eşli olarak burada kalan arkadaşlarımız burayı terk etti. Bazıları eşlerinden ayrı katlara verildi. Bunlardan biri diyaliz hastası bir kadın.

Huzurevi’nden acele çıkartıldık. En önemli eşyalarımızı bile poşetlere koyarak nereye gideceğimiz belli olmadan ayrıldık. Bütün eşyalarımızı orada bırakmıştık. Şimdi eşyalarımızı kullanamıyoruz. Yardımlarınızı en kısa zamanda bekliyoruz.

Kocaeli Huzurevi Yaşlısı Saniye ÖZGÜR “

Yıllardır bu şehir doğru dürüst bir huzurevi bile yapamamış. Söyleyecek söz var mı?

Ufak tefek tamirler yapılabilirdi 

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi,  Ramazan Bayramı nedeniyle 4-8 Temmuz tarihleri arasında il genelinde bütün alt yapı-üst yapı çalışmalarını yasaklamış. Acil durumlar dışında Kocaeli’de hiçbir iş bayram boyunca yapılmayacakmış.

Aslında keşke tam tersi bir karar alınsaydı. Bayram günlerinde ilimizdeki olağanüstü araç trafiğinin büyük ölçüde ortadan kalkacağı, trafiğin rahatlayacağı biliniyor. Gidin şu sıralar İstanbul’a, trafiğin kalabalık olduğu dönemlerde yapılamayan bütün işler için belediye ekipleri harıl harıl çalışıyor.

İlimizin pek çok bölgesinde acil ihtiyaçlar var. Bayram tatili rehaveti içinde bunlar yapılabilirdi. Büyükşehir Belediyesi’nin bu kararı kapsamında, öyle sanıyorum ki, Tramvay Yolu inşaatı da bayram süresince duracaktır. Oysa, bu işlerin biran önce bitmesi lazım. Keşke, tramvay müteahhidi bayram günlerinde, şu boş günlerde daha yoğun çalışabilse, daha hızlı iş üretebilseydi.

Ramazan ayının rehavetiyle işler zaman yavaşlamıştı. Şimdi, bayram tatili gerekçesiyle tamamen duruyor. Oysa, bu kentte, acil olarak bazı işlerin  yapılması lazım. Hele hele kent tatile çıkmışken, şehir rahatlamışken,  yapılacak pek çok iş olsa gerektir.

Bahçeli tarafı da az değilmiş

1 Kasım seçimlerinde parti adına ortaya çıkan büyük hezimet ve bu hezimetin haklı olarak 7 Haziran ile 1 Kasım arasındaki dönemde yapılan yanlışlara bağlanmasıyla birlikte, MHP içinde önemli bir karışıklık ortaya çıkmıştı.

Özellikle hemşerimiz Meral Akşener’in ön plana çıktı, muhalif hareket ülkemiz siyasetine de yeni bir heyecan getirdi. Elbette bizler olaya dışarıdan bakıyorduk. MHP’de Bahçeli döneminin bittiğini, özellikle Akşener’in çok öne çıktığını ve parti içinde de büyük destek bulduğunu düşünüyorduk. İlimizde konuştuğum, görüştüğüm bütün MHP’lilerin “Akşener’den yana” gözüküyor olması da hepimizi etkiliyordu.

Geçen gece MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Kocaeli Teşkilatı’nın düzenlediği iftar yemeği için İzmit’e geldi. Aydın Ünlü Başkanlığındaki Kocaeli Teşkilatı, gerçekten başarılı bir organizasyon gerçekleştirdi. MHP içinde, ilimizde bile hala Bahçeli’yi destekleyen önemli bir kitlenin bulunduğu, bu insanların da heyecanlı olduğu açıkça görüldü.

İlimizin bütün ilçelerinden MHP’liler, Bahçeli’ye destek için Antikkapı’ya koşmuştu. Bu tablo, özellikle ilimizde pek de öngörülmeyen bir tabloydu. Belli ki Bahçeli hala partisi içinde çok yalnız değil. Ama ne olursa olsun.. Eninde sonunda MHP’de kurultay yapılacak. Devlet Bahçeli siyasetinin miadının dolduğu, MHP delegelerinin partide değişimden ana ağırlık koyacağı bir şekilde ortaya çıkacaktır. 

Polisin üstündeki angarya

Uzun bayram tatilinden önceki son gündü. 1 Temmuz Cuma günü.. Vakit, akşam üstüne geliyordu. Gazetenin yazı işleri bölümüne, sivil giyimli, temiz pak, biraz iri yarı bir vatandaş geldi. “Bir tebligat vereceğim. Kime vereyim” diye soruyor.

Salonun en dibine, benim yanıma geldi. Polismiş.. Elinde bir evrak var. Tebliğ edecek. İmzamı istedi.  İmza cetvelinde diğer yerel gazetelerin yetkililerinin adı ve imzaları var. En son da bize gelmiş polis. Attım imzayı, aldık tebligatı.

Tebligat, Hatay’ın Kırıkhan İlçesi Sulh Ceza Hakimliği’nin bir kararı ile ilgili. Kırıkhan’da yaşı 18’den küçük bir kız, doğum yapmış.  Yakınları hakkında dava açılmış. Yargılama devam ediyor. Kırıkhan Sulh Ceza Hakimliği, bu olayla ilgili “Yayın yasağı”  kararı almış.

Polis, Kocaeli’deki bütün yerel gazetelere, Kırıkhan Sulh Ceza Hakimliği’nin bu yayın yasağı kararını tebliğ ediyor. Bizim ilimizde böyle bir uygulama yapıldığına öre, Türkiye’nin 81 ilindeki bütün yerel gazetelere, bütün ulusal gazetelere de bu tebligat gidiyordur. Polis için ne büyük bir angarya. Kırıkhan’da olan bir olayın, Türkiye’nin diğer ucundaki yerel gazetelerle ne alakası var. Kırıkhan’daki böyle bir olaydan bizim hiç haberimiz yoktu. Mahkeme kararının tebliğ edilmesiyle öğreniyoruz. Binlerce gazeteye polis gidecek, Kırıkhan’daki mahkeme kararını tebliğ edecek. Boşa zaman kaybı, polis için de angarya değil mi?.. Oysa Emniyet’in , polislerin yapması gereken çok daha başka ve önemli işler olsa gerektir.

“Çocukluğunun bayramlarını anlat” dediler

Geçen haftanın başıydı. Değerli dost,  TV 41 Yönetim Kurulu Başkanı Şahin Turgun aradı. Bayram günleri için televizyona özel bir program hazırladıklarını söyledi; “Birkaç isim belirledik. Biri de sensin. Bir ekip gelecek, evde ailece çekim yapacak. Çocukluğunuzdaki bayramları anlatmanızı isteyecek” dedi.

“Tamam” dedim. Çarşamba günü öğleden sonra evde olacağımı,  ekibin istediği saatte gelebileceğini söyledim. Eve gidince eşime anlattım, heyecan yaptı, “Ay ben televizyona nasıl çıkarım. Kameraların önünde nasıl konuşurum” oldu. Ama Çarşamba günü öğleden sonra gelecek TV 41 ekibi için,  kurabiye, çay hazırlamayı da ihmal etmedi.

TV 41 ekibi,  geçen hafta Çarşamba günü öğleden sonra, Balaban’da yaz aylarını kiracı olarak geçirdiğimiz eve geldi. 17 Ağustos 1999 büyük felaketinden beri yaz aylarında oturduğumuz Balaban Cevizlik Sitesi, çok güzeldir. Bizim evin balkonunda çekim için set kuruldu. İki genç kameraman, güzel bir program sunucusu. Ben ve eşim, kameraların karşısına konulan sandalyelere oturduk. Program kaydı için çekim başladı.  “Çocukluğunuzdaki Bayramları anlatır mısınız?” dediler. Başladım anlatmaya:

“- Ben, Seka Vazife Evleri’nde dünyaya gelmişim. Babam, Seka’da işçi.  İlk hatırladığım bayramlar, bu evde geçti. Babaannem ile birlikte oturuyorduk. Bayram arefesinde babam elimden tutar, alışveriş için çarşıya götürürdü. Önce,  1 nci Geçit karşısındaki şekerciden şeker-çikolata alınırdı. Moralı’dan ayakkabı bakardık. Aladağ’dan pastırma, peynir. Tatlıcı İsmail’den 

baklava, Şaşkın Manav’dan kuru yemiş. Babaannem, kapıya bayramlaşmaya gelecek çocuklar için, mendil, çorap ısmarlardı. Onları alırdık. “

Çocukluğumdaki bayramların çok daha bayram gibi yaşandığını, çok daha fazla manası olduğunu anlattım. Baba tarafından çok fazla akrabalarımın olmadığını, anne tarafından akrabaları ziyaret için her bayram İhsaniye’ye gittiğimizi anlattım. Kocaelispor’un eski kalecisi ve kaptanı Metin Uzuner,  Harb-İş’in eski Şube Başkanı Fevzi Uzuner benim dayılarımdı. İkisi de rahmetli oldu. Özellikle Fevzi Dayım’ın her bayram çok iyi bayram bahşişi verdiğini unutmadığımı anlattım.  1960’lı yıllarda İhsaniye’de elektriğin olmadığını, Dedemin (Acente Mehmet Uzuner) evinde mutfakta, aynı zamanda yemeği de pişiren kuzine sobası çevresinde oturduğumuzdan söz ettim.

TV 41’deki program için yapılan çekimde, gerçekten eski Bayramlara döndüm. Elbette geçmişte daha güzeldi  her şey. Ama bugünlerin de kıymetini bilmek lazım. Biz eskiden bayram gelirken, İstiklal Caddesi’nde Postane binasının duvarına dayalı olarak kurulan “Tebrik kartı” sergisinden eş-dost için tebrik kartı seçer, bunları gönderirdik. Şimdi, cep telefonu mesajı ile bayramlar kutlanıyor. Program, bayramın 2 nci günü TV 41’de yayınlanacakmış. Eşim çok uzun boylu konuşamadı, heyecan yaptı. Tam çekim biterken, iki oğlumuzdan küçük olanı (Emir) geldi. O’nu da çekime davet ettiler. Bizim aile, bir eksikle, yazlıktaki evimizden bayramınızı TV 41’den kutlayacağız. Buradan da kutlamayı ihmal etmeyeyim. Bütün okurların bayramını kutlar, büyüklerin ellerinden, küçüklerin özlerinden öperim. 

Portekiz-Galler Fransa-Almanya 

Ramazan ayı boyunca futbolseverleri doyuran Euro-2016’da artık işin sonuna gelindi. Aslında, Fransa-Almanya veya Fransa-İspanya finali öngörülüyordu.

Euro-2016, çok iddialı olarak Fransa’ya giden Milli Takımımız için hayal kırıklığı oldu. 24 takımla başlayan turnuvada, artık son 4 takım belli. Yarın gece Portekiz-Galler maçı ile, ilk finalist ortaya çıkacak. Perşembe gecesi Fransa-Almanya maçı ile ikinci finalisti bulacağız.

Kağıt üzerindeki güç tablosuna göre, 10 Temmuz Pazar gecesi finalde Portekiz-Almanya maçı gözüküyor. Ama bu turnuvada çok sürprizler yaşandı. Pazar gecesi farklı bir final de görebiliriz.

Ben turnuvadaki bütün maçları izledim. Hepsinden keyif aldım. Avrupa insanlığının, sahadaki centilmenliğin, tribünlerdeki güzelliklerin tadına vardım. Şimdi, şu sıralarda Basketbol Erkek Milli Takımızın Rio Olimpiyatlarına katılma mücadelesi var. Bu da sporseverler açısından çok önemli. Kadın Basketbol Milli Takımımız, Olimpiyat hakkını elde etmişti. Erkek basketbol milli takımının işi biraz daha zor. Umalım ki, 12 Dev Adam zoru başarsın. Hem kadınlar, hem erkekler basketbol takımımız Rio-2016’ya katılma hakkını elde ederlerse, önümüzdeki olimpiyatlar Türk sporseverler için de çok daha keyifli hale gelecektir.

Bu yazı toplam 2069 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
  • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
  • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
  • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37