1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Şaşırtan Libya
Şaşırtan Libya

Şaşırtan Libya

Libya’daki halk ayaklanması bizi de ilgilendiriyor. O ülkede pek çok Türk şirketi iş yapıyor, 25 bin Türk çalışıyor. Bir de bizim bilmediğimiz bir durum var. Kaddafi’nin oğlu, acaba neden

A+A-

Libya’daki halk ayaklanması bizi de ilgilendiriyor. O ülkede pek çok Türk şirketi iş yapıyor, 25 bin Türk çalışıyor. Bir de bizim bilmediğimiz bir durum var. Kaddafi’nin oğlu, acaba neden “Bu ülkeyi sömürgeci İtalyanlarla, Türklere teslim etmeyeceğiz” dedi. Bu sözü söylüyorsa, bir bildiği vardır.

Libya’daki durumu Emekli Büyükelçi Mustafa Aşula, önceki gün Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi’nin internet sitesinde kaleme almış. Yazı bana da e-posta ile gönderildi. Birlikte okuyalım:

“Son birkaç günden bu yana Bingazi, Derne be Beyda’da meydana gelen ve çok sayıda ölümlerle sonuçlandığı bildirilen olaylar, Libya hakkında bilinen ve yaşananlara pek uymuyor;  yani Libya şaşırtıyor.

Yumuşak mizaçlı ve mütevekkil Libya halkının gündelik yaşam dışında, öteden beri politika ile ve hele özgürlüklerle ilgilendiği pek söylenemez. Zira halk buna fırsat bulamadığı gibi, bu yönde bir endoktrinasyon ve alışkanlığa da sahip değildir.

1 Eylül 1969 tarihinde Kral İdris’in, Hür Subaylar adına o tarihlerde orduda üsteğmen rütbesinde bulunan Muammer Kaddafi ve arkadaşları tarafından devrilmesiyle başlatılan ‘Devrim’in üzerinden 41 seneden fazla bir zaman geçmiş bulunuyor. Bu süre zarfında siyaset ve yönetim,  M. Kaddafi’nin başkanlığındaki ‘Devrim Konseyi’nin tek ve gerçek sorumluluğu altında cereyan etmiştir. Dolayısıyla halk bu egzersizin tümüyle dışında tutulmuştur.  Halka ayrılan saha, gündelik ve rutin işlerin görüldüğü veya konuşulduğu mahalle bazındaki ‘halk komiteleri’ olmuştur. Hükümet de, çeşitli hizmetleri yürütmekle görevli ve sekreter diye tabir edilen kimselerden oluşan ‘Genel Halk Komitesi’ adı altında örgütlenmiştir. Gerek Halk Komiteleri, gerekse Genel Halk Komitesi mensupları her sene yapılan genel kurullar tarafından ilke itibariyle seçilirler. Yeterli görülmeyenler genel kurullar tarafından görevden uzaklaştırılırlar.  Bu düzenlemenin felsefi hedefleri ve ayrıntıları, doğrudan Albay Kaddafi tarafından kaleme alınan (redije edilen) üç ciltlik Yeşil Kitapta belirlenmiştir. Yeşil Kitap 1 Eylül Devriminin bir bakıma manifestosu sayılır.

Gündelik yönetimin halk komitelerine havale edildiği Devrim buna karşın, ‘daimi’dir.  Devrimde durmak düşmek anlamına geleceği için, süreklilik esastır.

Albay Kaddafi’nin lideri olduğu Devrimin teminatı, onu benimsediği farz edilen halktır. Ancak halk bu görevi doğrudan değil, fakat dolaylı olarak yerine getirir. Bu konuda icracı organ Devrim Komiteleridir.  Komiteler, Devrim uğruna her türlü mücadeleyi göze alabilecek unsurlardan oluşur ve doğrudan Lider Albay Kaddafi’ye bağlıdır. Devlette ve Genel Halk Komitesinde (Hükümette) hiyerarşik herhangi bir görevi resmen üstlenmemiş olan Liderin de birincil misyonu, ülkede Devrim ruhunu canlı tutmak ve Devrimin ilke ve ideallerini geniş halk kitlelerine olabildiğince benimsetmektir. Devrim Komiteleri bu kimlikleriyle tabiatıyla Halk Komiteleri üzerinde de nazım rol oynarlar.

Libya, yeşil doktrinlere uyum sadedinde, son zamanlara kadar hemen her anlamda kapalı bir toplum olagelmiştir. Uzunca bir süre turistlerin bile yaşamı ifsad edebilecekleri varsayılmıştır. Ancak, özellikle 90’lı yılların ortalarından itibaren Libya üzerinde yaklaşık on seneye varan bir süre uygulanan ambargonun ekonomik ve sosyal hayat üzerinde yaratmış olduğu olumsuz tesirleri kısmen de olsa giderebilmek amacıyla, çeşitli alanlarda yatırımlarda olsun, dışa açılmada olsun,  Libya’da önemli açılımlar başlatılmıştır. Bu meyanda, yabancıların ülkeye girişlerine de keza kayda değer esneklikler getirilmiştir. Kontrollü de olsa, dış bağlantılara da müsamaha edilmiştir. Böylece denilebilir ki, ananevi Libya toplumunun kimyası epeyce değişmiştir.

Buna bir de komşu Tunus ve arkasından Mısır’daki gelişmeler eklenince, öteden beri maddi olanak ve geniş kamu hizmetleriyle Devrime bağlılıkları korunmaya çalışılan Libya halkı, büyük bir olasılıkla,  refahın ancak özgürlüklerle takviye edilmesi halinde kalıcı olabileceğine kanaat getirmiş olacaktır ki,  ilk sinyali çoğu kez küçük kıpırdanmalara öncülük eden Bingazi ve havalisinde vermek yolunu seçmiş bulunuyor.”

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.