1. HABERLER

  2. PERDE ARKASI

  3. Savcılık Başbakan’ı yalanladı
Savcılık Başbakan’ı yalanladı

Savcılık Başbakan’ı yalanladı

Tarihler 31 Mayıs’ı gösteriyordu. Yani, AKP’nin vatandaştan yüzde 50’ye yakın oy aldığı son seçimlerin 12 gün öncesiydi… Başbakan Erdoğan, her zamanki gibi, yanında bir koruma ordusuyla Karadeniz’e, Ho

A+A-

Tarihler 31 Mayıs’ı gösteriyordu. Yani, AKP’nin vatandaştan yüzde 50’ye yakın oy aldığı son seçimlerin 12 gün öncesiydi…

Başbakan Erdoğan, her zamanki gibi, yanında bir koruma ordusuyla Karadeniz’e, Hopa’ya gitti.  Hopa insanı kendisini protesto etti, doğru dürüst konuşamadan Hopa’dan ayrıldı. Sonrasında da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın şu sözleri kaldı tarihe not olarak;

“Eşkıya şehre inmiş!”

Başbakan’a göre kimdi “eşkıya”?

Hopa insanı öyle mi? Hopa nerenin ilçesiydi?

Artvin’in mi?

O Artvin, bugün bile, Türkiye’de okuma – yazma oranının en yüksek olduğu ilimiz miydi?

Yani, Başbakan Erdoğan, okuma yazma oranının en yüksek olduğu ilimizin insanlarına “eşkıya” diyordu değil mi?

Öyleyse, Başbakan’ın gözünde, okuyanlar, okuma – yazması olanlar bir bakıma “eşkıya” idiler!

Hopa’nın bir başka yanına bakalım mı?

Başbakan’ın “eşkıya” dediği Hopa’da üç dil konuşulur bilir misiniz?

Türkçe konuşulur…

Hemşince konuşulur…

Lazca konuşulur, haberiniz var mı?..

Ve burada yaşayan insanların, etnik farklılıkları olmasına karşın, bugüne dek hiçbir kavgaları olmamıştır biliyor musunuz?

Yani o denli medeni, hoş ve düzeyli insan ilişkileri yaşanır o bölgede…

Peki neden? Aydın, Atatürkçü bir öğretmen olan Metin Lokumcu’nun ölümüne kadar uzanan o olaylar neden yaşanmıştı?

Hopa insanı, bölge insanı, Başbakan ve yandaşlarının birilerini zengin etmek için peşkeş çektiği derelerimizin satılmasına, yani HES projesine tepki göstermişti de ondan. İnsanlarımız, Başbakan Hopa’ya gelmeden daha önce göstermişti bu tepkiyi. Başbakan da buna kızmış;

“Ben Hopa’ya giderim, aslanlar gibi konuşurum, istediğimi yaparım” mantığıyla ve koruma ordusuyla gitmiş, bir bakıma provoke etmişti insanları. Otobüsten düşüp yaralanan koruma görevlisine atılan taş falan da yoktu bu arada. Yoktu çünkü, otobüsle insanların arasında yüz metreden çok uzaklık vardı ve hiçbir insan bu kadar uzaklığa taş atamazdı…

Sonrasında topladılar insanlarımızı. 36 insanımız, aradan geçen bunca zaman içinde Erzurum’da tutukluydu…

Ne oldu peki şimdi?

Erzurum Özel Yetkili Savcılığı, tutuklu bulunan 36 insanın örgüt üyeliği bağlantısı hakkında takipsizlik kararı verdi. Bir başka deyişle, özel yetkili savcı Başbakan’ı yalanladı. dedi ki;

“Sen bu insanlara ‘eşkıya’ dedin ama, bu konuda hiçbir delil yok.”

Bundan sonrasını Başbakan düşünecek artık…

Hopalı hemşerilerime geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum…

Bu haber toplam 719 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.