1. YAZARLAR

  2. Alaettin KÖKSAL

  3. SAVUNMA VE HÜCUM BİLİNÇLİ YAPILIRSA NETİCESİ ZAFERDİR
Alaettin KÖKSAL

Alaettin KÖKSAL

Yazarın Tüm Yazıları >

SAVUNMA VE HÜCUM BİLİNÇLİ YAPILIRSA NETİCESİ ZAFERDİR

A+A-

Zafer yolunda en büyük engel, susulmayacak yerde susmak, konuşulmayacak yerde konuşmaktır. Yaşanılan ve yaşanılması muhtemel olan siyasi, askeri ve ekonomik olayları zaferle neticelendirmek için insan, zaman, mekân, imkân gibi ve benzeri değerlerimizi çok iyi bir şekilde organize ederek kullanabilmeliyiz.

İçimizde ki hainlerin ve dış şer güçlerin, aleyhimizde kullanacakları zaman ve imkân stratejilerini, kendi lehimize çevirmek hususunda, çok akılı ve sabırlı davranarak, cephe arkasındaki eksikliklerimizi tamamlayarak, hücum ve savunma hattımızı güçlendirmeliyiz.

19-26-Aralık- 2018 tarihlerin de, “Askeri operasyon uzatılırsa yerel seçimler ertelenmeli, ABD, Suriye’den çekiliyor mu?” başlıkları altında iki makale yazdım. O makalelerin satır aralarında yazdıklarım bugün önümüze geliyor. ABD başkanı Trump; 30 gün içinde Suriye’den çekiliyoruz, aradan bir hafta geçti Irakta kalıcıyız. Evanjelistlerin ve Siyonistlerin baskısıyla Suriye’den 4 ay sonra çekileceğiz derken, teröristlere bugüne kadar gönderdiği silahları geri almadığı gibi, ilave olarak silah göndermeye devam ediyor.

Amerika başkanı Trump’ın tutarsız gibi görünen sözlerini, ülkemizin dış politika uzmanları ve iktidar partisi çok iyi analiz etmelidirler. Şer güçler; Türkiye’nin Münbiç ve Fırat’ın doğusunda kararlı bir şekilde yapacağı operasyonu 31-Mart seçimlerine kadar ertelenmesini sağlamak ve seçim üzeri yapılacak bir askeri operasyonla AK partisini yerel seçimlerde başarısız kılmaya çalışacaklardır.

İktidar partisi, Suriye ve diğer bölgelerde yapacağı operasyonların olumlu ve olumsuz tüm ihtimalleri masa yatırarak, yol haritasını çizmelidir. Gerekirse yerel seçimlerin erteleme hususu da, masanın bir köşesinde bulundurulmalıdır. “Harp hiledir” sözü unutulmamalıdır.

Sabrın ve susmanın bittiği yerde hücum başlar. Hücum; meşru olan tüm tedbirleri aldıktan sonra haksız bir şekilde saldırıya geçmek değildir. Hücum; Saldırganlara karşı saldırıya geçmek ve haddi aşmamaktır.

Yüce Allah (CC) bu hususta şöyle buyurmaktadır. “Size savaş açanlarla, Allah yolunda savaşın, ama haksız yere saldırmayın. Çünkü Allah haksız yere saldıranları sevmez.” (Bakara 190)

Dış düşmanla savaşmak sanıldığı kadar zor değildir. Zor olan içteki şuursuz işbirlikçilerin ve hainlerin çıkardıkları fitne ve fesatlarına karşı yapılan mücadeledir. Bu durumu çok iyi bilen şer güçler, kültür emperyalizmi yoluyla ülkemiz insanlarının birlik ve vahdet şuurlarını bozmak hususunda ellerinden gelen her hainliği yaptılar ve halende yapmaktadırlar. Üzülerek ifade edelim ki, bu oyuna her kesimden insanlar da bilerek/bilmeyerek alet olmaktadırlar.

Tarih boyunca “Ya gazı ya şehit olurum” inancıyla düşmana karşı göğsünü siper etmekten çekinmeyen bilinçli Müslümanlar, dış düşmanlardan daha çok, içteki işbirlikçilerden ve şuursuzca İslam ve Müslüman muhalifi olan batı hayranı insanların şerrinden çok çektiler ve halende çekmektedirler. İnandığı gibi yaşamak isteyen Müslümanları, gerici, yobaz diyerek aşağıladılar. Haklı oldukları halde haklarını çiğnediler. İnançları gereği başörtüleriyle okumak istediklerinde öğrenimlerine engel oldular, hakaretler savurdular. PKK teröristlerinden çok daha tehlike olduklarını söylediler.

Şer güçlerin ekmeğine yağ sürmemek için bizler sustuk, biz sustukça onlar daha şiddetli bir şekilde üzerimize geldiler. Kız öğrencilerimizi ikna odalarına aldılar, Erkek ve kız öğrencilerimizi copladılar cezaevlerine tıkadılar. Yapmayın dedik! Biz de insanız, temel insan hak ve özgürlüklerinden bizlerde istifade etmek istiyoruz diyerek savunma hattına geçtik.

Savunma hattından kendilerine seslendik, sizin sevdiklerinize inanç ve fikirlerinize karşı gelmiyoruz. Sizlerde bizim inançlarımıza, fikir ve düşüncelerimize karşı gelerek bizlere engel olmayınız dedik. Lakin dinletemedik, “Ya bizim gibi inanır ve düşünürsünüz veyahut patates, soğan, pancar tarlalarında çalışırsınız” dediler. Anlayacağınız onlar efendi, bizlerin köle olarak yaşamamızı istediler ve ülkemizin sosyal barışını bozarak geri bıraktılar.

ettiğimiz beyler, Atatürk’ün ölümünden sonra, gazı paşanın resimlerini okullardan, para ve pullardan kaldırıp kendi resmini basan milli şef İnönü’nün yaptıklarını konuşmadılar. Gazı paşa kadınların kılık kıyafetine dokunmadığı halde, bu beyler, kadınların kılık, kıyafetine dokundular. “Köylü milletin efendisidir” diyen Atatürk’ün sözüne itibar etmeyerek, köylünün okumasına engel oldular.

Ne acıdır ki, Atatürk’ ü istismar ederek saltanat sürenler, gazı paşayı millete tanıtmak yerine, gazı paşayla Müslümanları tehdit etmeye çalıştılar. Gazı paşanın merhum eşi latife hanım, annesi Zübeyde Hanım’ın başları örtülü olduğunu bilen, Atatürk istismarcıları, tesettürlü öğrencilere yaptıkları iğrenç saldırılarından dolayı pişmanlık duymadılar.

Konuyu daha fazla uzatamadan günümüze gelirsek, savunma sathından çıkarak, içteki dayatmacı beyleri nazikçe uyaran siyasi liderlerden rahmetli Adnan Menderes’e Turgut Özal’a Necmettin Erbakan’a Alparslan Türkeş’e Muhsin Yazıcıoğlu’na ve benzeri insanların haklı çıkışlarına dış şer güçler, içteki işbirlikçiler ve şuursuz Müslümanlar karşı gelerek fırtınalar kopardılar.

Dış şer güçlere ve işteki işbirlikçilere dur diyen Adan Menderes’i idam ettiler. Turgut Özal’ı zehirlediler. Muhsin Yazıcıoğlu’na General Eşref Bitlis paşaya suikast yaptılar. Alparslan Türkeş’in anı ölümü Necmettin Erbakan hocanın fiziki olarak çöküşüne şahit olduk.

Ülkesi ve milleti için bedel ödeyen insanları ve bedel ödettiren şer güçleri ve onlara yardım eden insanları bu millet unutmadı ve unutmayacaktır. Başbakanlığa vekâlet ederken, Kıbrıs barış harekâtının emrini veren Rahmetli Erbakan hoca olduğu halde, bu hücum emrine şaşıran iç ve dış şer güçler, rahmetli Erbakan hocanın siyasi olarak güçlenmemesi için verilen hücum emrini merhum Bülent Ecevit’e mal etmeye çalıştılar. Bazı muhafazakâr kesimin siyasetçileri ve aydınları bu algı operasyonunun tesirinde kalarak, Erbakan hocanın hakkını ve haklılığını konuşamıyorlar.

Bütün bu zorlukları sabırla aşan milletimiz, rahmetli N.F.Kısakürek’in “Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak!” Rahmetli Menderes’in “ Yeter söz milletindir. “Rahmetli Erbakan Hoca’nın “iman varsa imkân vardır” Sayın R. Tayyip Erdoğan’ın “Dünya beşten büyüktür” cümlelerini çok iyi anlayarak içselleştiren halkımız, içteki işbirlikçi hainlere ve dış şer güçlere karşı savunma hattından çıkarak, Devlet Başkanımız R.Tayyip Erdoğan’ın arkasında saf tutarak, hakkı üstün tutan, zulme geçit vermeyen hücum hattına geçmiş olduk. Nereden nereye.

Bu yazı toplam 710 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.