1. YAZARLAR

  2. Sevcan TAMER

  3. Sayfanın adı “ faso fiso ”…
Sevcan TAMER

Sevcan TAMER

Yazarın Tüm Yazıları >

Sayfanın adı “ faso fiso ”…

A+A-
Sevgili  arkadaşlarım  bana  hep  sitem  ederler “ Sevcan   hiç  bizim  meraklarımız  adına  bir şeyler  yazmıyorsun” diye, ilginç   merakları   üzerine   nasıl  bir  yazı  yazacağımı  kestirememiştim   doğrusu.
 Geçen  gün  eski  tarihli  bir  dergide  öyle  bir  sayfayla  karşılaştım ki,  inanınız  tam  onlara  hitabeden  cinsten  doğrusu..Belli  bir  süre  öncesi  bayağı  kalabalık  arkadaş  gurubuyla  tatlı  bir  sohbete  dalmış “ Batıl  inançları  ve  adet  haline  gelmiş  inanışları”  tartışıyorduk..Kimi  arkadaş  inandığını,  kimisiyse   “ Hadi  canım  sende "  sözcükleriyle   konuya  bakışını  ifade  ediyordu..Sıkı   ve  seviyeli  bir   tartışmaydı  yaşanan..Ama   hiç  kimsenin   ikana  olmadığını  gayet  iyi  biliyorduk..İşte  bu  eski  dergide,   gerçekten   halk  arasında  uygulanan  ve  merak  edilen  bir  kaç  davranış  üzerine  açıklık  getiren   bir  yazı  vardı..Bizimkilerin  hoşuna  gideceğini   tahmin  ederek,   tüm  tasarladığım   yazıları  beynimden  attım  ve  arkadaşlarımı  memnun  etmek  adına,  bu  sayfadaki   açıklamaları  yazmayı   bir  görev  addettim. Bilgilerin  önemli  kaynaklardan  alınmış  olduğunu   belirtmek  isterim..Dilerim   değerli  arkadaşlarımı  aydınlata  bilirim..Bu   özel  sayfanın  adı  her şeyden  daha  ilginç  inanınız..“FASO -  FİSO"..Evet,  sayfanın  adı  belirttiğim  gibi  Fasa, Fiso..Artık   bu  konuda da  karar  ve  yorum    kıymetli  okurlarımın
   * Niçin  başımıza  kötü  bir  şey  gelmesin  diye  tahtaya  vururuz.??
Çok  eski  yıllardan  bu  yana   insanlar  meşe  ağacına  ruhani  bir  değer  vermişler..Özellikle  yüksekliği  ve  sağlamlığı  bazı  güçlere  sahip  olduğu  inancını  doğurmuş..Bu  inanç  aynı  yıllarda  (M.Ö.2000) Kuzey  Amerika  yerlilerinde  ve  Eğe’de   Helen  Uygarlığında  başlamış, yani   her  iki  kültürde   meşe  ağacına  inanmışlar.Bu   insanlar  meşe  ağacına  çok  fazla  yıldırım  düştüğünü  ve  tanrının   yıldırımlarla  yer  yüzüne  inip  o  ağacın  üzerine  oturduğuna,  bir  kısmıysa  yıldırım  tanrısı  olduğuna  karar  vermişler..Kuzey  Amerika  yerlileri  işi  daha  ileriye  götürerek  bu  ağacın  köküne  vurarak  ileride  başlarına  gelecek  kötülüklerden  ve  şanssızlıklardan   tanrının  gücüne  sığındıklarını  çıkarttılar  ortaya..Ortaçağ’da  ise  Hıristiyan  din  adamları  bu  inancı  biraz  daha  güçlendirdiler..Onlara  göreyse  bu  inanışın  temelinde   Hz. İsa’nın  tahta  bir  çarmıhta  öldürülmesi  yatıyordu..Ve  böylece  tahtaya  vurmak  bir  çok  kültürde  aldı  yerini..
   Arkadaşlar.. Şimdi  size  minicik  bir  tavsiye..Bu  devirde  her  yerde  ağaç  bulmak  zor..Eğer  inanıyorsanız   en  iyisi  siz  küçük  bir  tahta  parçası  taşıyın  yanınızda.Aman  ha  dikkat,  mutlaka   Meşe  Ağacı  olsun..
   *Merdiven  altından  geçmek,  neden  uğursuzluk  sayılır.??
 Duvara   dayanan   bir  merdiven,  duvar  ile  arasında  bir  üçken  oluşturur..Bu  bir  çok  kültürde  tanrıların   kutsal  üçgeni  olarak  bilinir..Mesela  piramitlerin  kenarları  üçgendir  ve  bir  üçgenin  içinden  geçmek,  bir  kutsal  yere  meydan  okumak  anlamına  gelir..Aslında  eski  Mısırlılar  için  merdiven  iyi  şans  sembolüydü..Ayrıca  merdiven  tanrıların  katına  tırmanmak   içinde  şekilsel  bir  sembol  olarak  görülüyordu..Öyle ki,  açılan  çoğu  antik  mezarda  ölünün  cennete  tırmanması  için  yanına  konulan  merdivene  rastlanmıştır..Ancak  bir  çok  batıl  inançta  olduğu  gibi,  Hıristiyanlık  alemi  bu  inancı  Hz. İsa’nın  ölüm  şekline  adapte  etti..Çarmıha  dayalı  merdiven  kötülüğün, ihanetin  ve  ölümün  sembolü  oldu..Zamanla  insanlar  merdiven  altından  geçmekle  bütün  bu  kötü  geleceklerle  karşılaşabileceklerine  inandılar..Hatta  17.Yüzyılda  İngiltere  ve  Fransa da   suçlular  dar  ağacına  götürülmeden  önce  merdivenin  altından  geçiriliyorlardı..Bu  arada  bir  takım  kültürler  bu  uğursuzluğa  karşı  bazı  panzehirler  geliştirdiler..Mesela  yanlışlıkla  veya  zorunlulukla  bir  merdivenin  altından  geçen  kişiler  için   Romalıların  panzehri,   zorunlulukla  bir  merdivenin  altından  geçen  kişiler  için  panzehir  yumruktu..O  kişiler  orta,  yani  en  uzun  parmaklarını  gerip   diğer  parmaklarını  yumruk  gibi  yaparlar  ve  geçtikten  sonra  merdivene  doğru  sallarlardı..Sonraları  Amerikalılar  bu  hareketi  küfürveya  hakaret   yerine  kullanmaya  başladılar..Aynı  zamanda  bizdede  bolca  yaygınlaşan  sakıncalı  el  hareketinin  temeli  budur işte..
  Evet  canım  arkadaşlarım.. O  gün  tartıştıklarınızdan  sadece   ikisinin  tarihçesi  ve  içeriği  bu  işte..Okuyunuz  ve  batıllığına  siz  karar  veriniz.. Size  söz  veriyorum..Zaman  içinde  daha  değişiklerine de  rastlarsam,  hemen  yazacağım  sizlere..Yinede  siz  yeni  sözler  bulmaya devam  edin..Ardından  tartışalım..
Doğrusu  heyecanlı   oluyor..
Bu yazı toplam 432 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum