1. HABERLER

  2. PERDE ARKASI

  3. Sayfanın adı “Faso Fiso ”…
Sayfanın adı “Faso Fiso ”…

Sayfanın adı “Faso Fiso ”…

Sevgili arkadaşlarım bana hep sitem ederler “ Sevcan  hiç bizim meraklarımız adına bir şeyler yazmıyorsun” diye. İlginç  merakları  üzerine  nasıl bir yazı yazacağımı kestirememiştim  doğrusu. Geçen gü

A+A-

Sevgili arkadaşlarım bana hep sitem ederler “ Sevcan  hiç bizim meraklarımız adına bir şeyler yazmıyorsun” diye. İlginç  merakları  üzerine  nasıl bir yazı yazacağımı kestirememiştim  doğrusu.

Geçen gün eski tarihli bir dergide öyle bir sayfayla karşılaştım ki, inanınız tam onlara hitabeden cinsten doğrusu. Belli bir süre öncesi bayağı kalabalık arkadaş grubuyla tatlı bir sohbete dalmış “ batıl inançları ve adet haline gelmiş inanışları” tartışıyorduk. Kimi arkadaş inandığını, kimisiyse  “ hadi canım sende “ sözcükleriyle  konuya bakışını ifade ediyordu. Sıkı  ve seviyeli bir  tartışmaydı yaşanan. Ama  hiç kimsenin  ikana olmadığını gayet iyi biliyordum. İşte bu eski dergide,  gerçekten  halk arasında uygulanan ve merak edilen bir kaç davranış üzerine açıklık getiren  bir yazı vardı. Bizimkilerin hoşuna gideceğini  tahmin ederek,  tüm tasarladığım  yazıları beynimden attım ve arkadaşlarımı memnun etmek adına, bu sayfadaki  açıklamaları yazmayı  bir görev addettim. Bilgilerin önemli kaynaklardan alınmış olduğunu  belirtmek isterim. Dilerim  değerli arkadaşlarımı aydınlata bilirim. Bu  özel sayfanın adı her şeyden daha ilginç inanınız.  “ FASO - FİSO “. Evet, sayfanın adı belirttiğim gibi  Fasa , fiso. Artık  bu konuda da karar ve yorum  kıymetli okurlarımın.

* Niçin başımıza kötü bir şey gelmesin diye tahtaya vururuz.??

Çok eski yıllardan bu yana  insanlar meşe ağacına ruhani bir değer vermişler. Özellikle yüksekliği ve sağlamlığı bazı güçlere sahip olduğu inancını doğurmuş. Bu inanç aynı yıllarda (M. Ö. 2000) Kuzey Amerika yerlilerinde ve Eğe’de  Helen Uygarlığında başlamış, yani  her iki kültürde  meşe ağacına inanmışlar. Bu  insanlar meşe ağacına çok fazla yıldırım düştüğünü ve tanrının  yıldırımlarla yer yüzüne inip o ağacın üzerine oturduğuna , bir kısmıysa yıldırım tanrısı olduğuna karar vermişler. Kuzey Amerika yerlileri işi daha ileriye götürerek bu ağacın köküne vurarak ileride başlarına gelecek kötülüklerden ve şanssızlıklardan  tanrının gücüne sığındıklarını çıkarttılar ortaya. Ortaçağ’da ise Hıristiyan din adamları bu inancı biraz daha güçlendirdiler. Onlara göreyse bu inanışın temelinde  Hz. İsa’nın tahta bir çarmıhta öldürülmesi yatıyordu. Ve böylece tahtaya vurmak bir çok kültürde aldı yerini.

Arkadaşlar.  Şimdi size minicik bir tavsiye. Bu devirde her yerde ağaç bulmak zor. Eğer inanıyorsanız  en iyisi siz küçük bir tahta parçası taşıyın yanınızda. Aman ha dikkat, mutlaka  Meşe Ağacı olsun.

*Merdiven altından geçmek, neden uğursuzluk sayılır.??

Duvara  dayanan  bir merdiven, duvar ile arasında bir üçken oluşturur. Bu bir çok kültürde tanrıların  kutsal üçgeni olarak bilinir. Mesela piramitlerin kenarları üçgendir ve bir üçgenin içinden geçmek, bir kutsal yere meydan okumak anlamına gelir. Aslında eski Mısırlılar için merdiven iyi şans sembolüydü. Ayrıca merdiven tanrıların katına tırmanmak  içinde şekilsel bir sembol olarak görülüyordu. Öyle ki, açılan çoğu antik mezarda ölünün cennete tırmanması için yanına konulan merdivene rastlanmıştır. Ancak bir çok batıl inançta olduğu gibi, Hıristiyanlık alemi bu inancı Hz. İsa’nın ölüm şekline adapte etti. Çarmıha dayalı merdiven kötülüğün, ihanetin ve ölümün sembolü oldu. Zamanla insanlar merdiven altından geçmekle bütün bu kötü geleceklerle karşılaşabileceklerine inandılar. Hatta 17. Yüzyılda İngiltere ve Fransa da  suçlular dar ağacına götürülmeden önce merdivenin altından geçiriliyorlardı. Bu arada bir takım kültürler bu uğursuzluğa karşı bazı panzehirler geliştirdiler. Mesela yanlışlıkla veya zorunlulukla bir merdivenin altından geçen kişiler için  Roma ’lıların panzehiri,  zorunlulukla bir merdivenin altından geçen kişiler için panzehir yumruktu. O kişiler orta, yani en uzun parmaklarını gerip  diğer parmaklarını yumruk gibi yaparlar ve geçtikten sonra merdivene doğru sallarlardı.

Sonraları Amerikalılar bu hareketi  küfür  veya  hakaret  yerine kullanmaya başladılar. Aynı zamanda bizde de bolca yaygınlaşan sakıncalı el hareketinin temeli budur işte. Evet canım arkadaşlarım.  O gün tartıştıklarınızdan sadece  ikisinin tarihçesi ve içeriği bu işte. Okuyunuz ve batıllığına siz karar veriniz.  Size söz veriyorum. Zaman içinde daha değişiklerine de rastlarsam, hemen yazacağım sizlere. Yinede siz yeni sözler bulmaya devam edin. Ardından tartışalım. Doğrusu heyecanlı  oluyor.

Bu haber toplam 1023 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.