1. YAZARLAR

  2. M.Zeki CANŞİ

  3. SAYIN ABDULLAH GÜL’ÜN “KARAR”DAKİ GEZİSİ!
M.Zeki CANŞİ

M.Zeki CANŞİ

Yazarın Tüm Yazıları >

SAYIN ABDULLAH GÜL’ÜN “KARAR”DAKİ GEZİSİ!

A+A-

Geçen haftaya damgasını vuran olay, 11.Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül’ün Karar gazetesinden Sayın Ahmet Taşgetiren, Elif Çakır ve Yıldıray Oğur’a verdiği mülakat oldu. Tabi Sayın Gül birçok konuya temas etti. Şöyle, kabaca ana başlıklarına baktığımda, mevcut cumhurbaşkanlığı hükumet sisteminden şikâyetle, parlamenter sisteme geri dönüşü arzuladığını, Hükumetin Suriye politikasına, İdlib meselesine vurgu yaparak topyekün savaşa girilmemesi gerektiğini, İran ve Suriye’nin desteğine ihtiyaç olduğunu ifade etti.

Tabi, temas ettiği konu yelpazesi bir hayli genişti. Yukarıda zikrettiğim konularla beraber, 1 Mart tezkeresine olan muhalefetinden tutun, darbe mahsulü mevcut Mısır yönetimi ile ilişkilerin düzeltilmesi isteğine, Rusya ile ölçülü ilişkinin kurulmasına, S 400 meselesine, kutuplaşma siyasetinin doğuracağı tehlikelere, Sayın Babacan’a olan desteğine, Ak Partinin kuruluş felsefesine geri dönme isteğine, Başbuğ ve Fetö konusu ile, Kürt sorununun artık uluslararası bir meseleye dönüştüğü ifadesine, Dünyada Siyasal İslam’ın çöktüğü ve de en çarpıcı olanı da, Gezi olayları meselesine varıncaya kadar bir çok meselelere açıklık getirdi.

Tabi, tüm bunların içerisinde en çok dikkat çeken ve kamuoyunun tepkisine neden olan iki ifadesi ön plana çıktı. Bunlardan biri ve bana göre en dikkat çekici olanı Gezi olaylarıydı ki, sözlerinin çarpıtıldığını ifade etti ama esasen Gezi hadisesine destek verdiğini aşağıdaki satırlarda görmek mümkün. Bakın bu konuda neler söylüyor Sayın Gül?

“Nerede sessiz kaldım. Mesela en büyük olaylar Gezi olaylarıydı, değil mi? Bana o zaman ilk sorulan soruya verdiğim cevap şuydu: “Bununla büyük bir gurur duyuyorum” dedim. Şaşırdı herkes. Çünkü “Türkiye'nin problemlerinin mahiyetini değiştirmişiz. Eskiden insanlar insan hakları için sokağa çıkardı. Faili meçhuller dursun diye çıkardı. Yolsuzluk dursun diye sokağa çıkardı. Şimdi insanlar ağacı kestirmem diye sokağa çıkmış, çevre duyarlılığı için sokağa çıkmış. Türkiye'nin problemlerini İngiltere'nin, ABD'nin problemleri haline çevirmişiz” dedim. Daha sonra bu toplumsal olay iyi yönetilemeyince terör örgütlerine büyük bir fırsat çıktı ve bildiğimiz vahim olaylar, vandallıklar cereyan eti. Açık söyleyeyim; benim birçok tavrım anlaşılmamış olabilir. Kendi camiamız da anlamamış olabilir. Ondan sonra daha ileri aşamalarda “demokrasi sadece seçim değildir” dedim. Bana o zaman bizim camiadan bazıları milli irade dersi vermeye kalktı. Milli idarenin ne olduğunu anlattım. Demokrasi sadece seçim değildir, seçimin ötesi vardır dedim. Halbuki, ben şimdi bunları söylerken bu kadar tatsız politik ortamın içinde bunları tekrar konuşmak istemiyorum. O zamanlar tutuklu yargılamalarla ilgili yaptığım açıklamalara da bakın. Bireysel başvuru hakkı nasıl çıktı zannediyorsunuz, Haşim Bey’e gidin sorun”

Evet,

Bir diğer dikkat çeken olay ise, Dünyada Siyasal İslam’ın çöktüğü ifadesiydi ve bu da çok tartışıldı. Doğrusu, bir başka veçhesiyle ben de sosyal medyadaki hesabımdan şu şekliyle ironik bir tepki verdim.

“Sayın Gül: "Türkiye'de siyasal İslam çöktü" demiş. Elhak doğru demiş. Aynen kendisine katılıyorum.

Yalnız, izninizle buna bir şey de ben ilave edeyim. Evet, Türkiye'de Siyasal İslam çöktü, çöktü ama onunla beraber ondan nemalananlar ve İslam'ın içini boşaltıp O'nu salt ritüellere indirgeyenler de çöktü, çökmeye devam edecektir.

Zaten "Siyasal İslam" kavramı, batıl ve batılı oryantalistlerin İslam'a giydirmeye çalıştıkları bir deli gömleğiydi.

Hz.Muhammed'in tebliğ ettiği İSLAM ise, ilel ebed baki kalacaktır! Çünkü onun koruyucusu bizatihi Cenab-ı Allah'tır” Dedim.

Elbette ki, taktir kamuoyunun. Verilen bu mülakatı toplum akl-i selim ile değerlendirecektir. Lakin Sayın Gül’ün, özellikle Gezi tahribatını görmezden gelerek üç-beş ağaç uğruna gösterdiği hassasiyeti, Ak Parti teşkilatlarının 11.11.2019 saat:11’de Türkiye genelinde 11.111.111 adet Ağaç dikme seferberliğini de taktir etseydi, o samimiyetine ve erdemli duruşuna inanacaktık. Kaldı ki, Gezi hadisesi, ağaç bahane edilerek tezgâhlanmış bir kalkışmaydı. Bunu idrak edememek ihanet değilse, feraset yoksunluğundan başka bir şey değildir.

M. Zeki CANŞİ

Bu yazı toplam 1840 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.