1. YAZARLAR

  2. İsmet ÇİĞİT

  3. Sayın Bakan’a nezaketle sormalıyız
İsmet ÇİĞİT

İsmet ÇİĞİT

Yazarın Tüm Yazıları >

Sayın Bakan’a nezaketle sormalıyız

A+A-

Bugün Kocaeli Sanayi Odası’nın (KSO) olağan meclis toplantısı var. Bu toplantıya, hükümetin en önemli bakanlarından biri, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan da katılacak.

Ahmet Arslan ilimiz için de çok önemli bir Bakan. Çünkü, O’nun Bakanlığının sorumluluğundaki bazı işler, ilimizi ve ilimizde yaşayan pek çok kişiyi yakından ilgilendiriyor.

Elbetteki Sayın Bakan,  Türkiye’nin durumunu kendi penceresinden anlatacak, devam eden yatırımlar konusunda bilgi verecektir. KSO’daki toplantıda ilimiz adına bazı soruları da Bakan Arslan’a nezaketle sorup, aydınlatıcı yanıt beklemeliyiz. Bu soruları ben hatırlatayım:

x- Devam eden Kuzey Marmara Otoyolu’nun projesinde arazileri kamulaştırılan vatandaşlara paraları ne zaman ödenecek?

x- Güney Marmara Otoyolu projesi askıya mı alındı? İlimiz için çok önemli olan bu yolun ihalesi ne zaman yapılacak? Güney Marmara Otoyolu Projesi güzergahındaki kamulaştırma kararı alınan arazilerin sahiplerine paraları ne zaman ödenecek?

x- D-130 Karayolu (Yeni Gölcük Yolu)  İzmit Sanayi Sitesi kavşağındaki köprülü kavşak projesi ihalesi ne oldu? Bu inşaat ne zaman başlayacak?

x- Karayolları’nın sorumluluğundaki Otogar Köprülü Kavşağı inşaatı ne zaman bitecek. Söz verilen 25 Aralık’a yetişecek mi?

x-D-130 Karayolu’nun Gölcük içinden geçen kesimi için herhangi bir tünel projesi gündemde midir?

x- Derince Limanı ile Otoyol bağlantısı konusundaki çalışma ne aşamadadır?

………………..

Ulaştırma Bakanına sorulacak daha başka sorular da olabilir. Ama bence öncelik bunlardadır. Hepsi ilimiz açısından çok önemli, kamulaştırma paraları konusu binlerce kişinin heyecanla beklediği sorundur. Umarım, biri çıkar, Sayın Bakan’a bunları sorar.

Sirmen’i iyi ve formda gördüm

İzmit siyasetinin hala popüler ismi olan Sefa Sirmen ile haftada en az bir kez telefonda görüşüyoruz. Ama uzun süredir yüz yüze görüşmemiştik.

Pazartesi sabahı yeni haftaya Sayın Sirmen’in ziyareti ile başladım. Son yıllarda az çile çekmedi Sirmen. 2014’te çok iddialı olduğu İzmit Belediye Başkanlığı seçimini kaybetti. Ekonomik durumu bozuldu. Hapse atıldı. Ağır hastalıklar geçirdi.

Bütün bunlara rağmen Sefa Başkanı keyifli ve formda gördüm. Bir-iki kilo almış. Alışık olduğu, gazeteye her gelişinde mutlaka içtiği az şekerli kahvesini söyledi.

Biraz Kocaelispor konuştuk. KEV konusunda hala içinin yandığını söyledi. “Bu kentin gücü, hiç KEV’i elden çıkartmadan Kocaelispor’u kurtarırdı. Yarımca sahilinde iki büyük liman var. Bütün denizi ele geçirdiler. Kirazlıyalı’da binaların 3’üncü katından deniz gözükmüyor. Bu kentin bir yetkilisi, bu limanlardan Kocaelispor’u desteklemelerini istese iş biterdi” dedi.

Futbolu yakından takip ediyor. “Bu sezon Göztepeli’yim” dedi. Nedenini anlattı.

“Göztepe taraftarı Ankara’ya gidiyor. Önce hep birlikte Anıtkabir’i geziyor. Sonra Osmanlı Stadı’nda İzmir Marşı’nı söylüyor. Çok hoşuma gitti. Artık Göztepeliyim.”

Ne yapıyorsunuz, nasıl vakit geçiriyorsunuz diye sordum:

“Haftanın dört günü İzmit’e iniyorum” dedi. Devam etti:

“Pazartesi, Salı, Çarşamba, Perşembe günleri geliyorum. Alparslan Seymen’in iş yerinde bir büromuz var. Orada temaslarımı yapıyorum. Sekreter var. Öğlen güzel ev yemekleri yapıyorlar. Bütün görüşmelerimi buradan yürütüyorum. Cuma günleri İhsaniye’deyim. Sabahtan öğlene kadar kabristanı ziyaret ediyorum. Cuma namazı sonrası eve çekiliyorum. Hafta sonu torunlar, çocuklar geliyor. Çok güzel vakit geçiriyorum.”

“Alparslan Seymen’in bürosunda çalışıyorsunuz. Delege seçimleriyle de ilgilenmişsinizdir” dedim. “Hayır” dedi. Sonra masada bana doğru yaklaşıp, şu nasihati verdi:

“İsmet, bu işi bırakma. Gayet güzel götürüyorsun. Senin içinde bulunduğun zorlukları kent biliyor. Bu şehirde sıfatın bitmişse, elindeki yetkiler bitmişse, herkes senden uzaklaşıyor. Ancak bir sıfatın, elinde bir güç varsa itibar görüyorsun.”

Sanki bir hayat dersi gibiydi. Kahveler bitti. Ben Sefa Sirmen’i işlerinin durumunu pek fazla soramıyorum. Toparlamaya çalıştığını söyledi, “İki bankaya borç var. Bunlar da önemli değil. Karşılığında yaptığımız işler var. Ben, benden ev almış, bana güvenmiş herkese tapusunu vereyim, bunun derdindeyim.”

Kalktı, gidiyor. Sefa Sirmen’i aşağıya kapıya kadar geçireceğim. Asansörün başındayız

Elini omuzuma koydu. Şunları söyledi:

“İsmet.. 2019’da CHP’nin yerel seçimi en azından İzmit’te kazanması lazım. Selman Yıldırım, çok uzun zamandır kararlılıkla adaylık için çalışıyor. Parti içinden bazı tepkiler var. Elbette daha iyi, seçim kazanacak bir aday bulursak, hep birlikte destekleriz. Ama Selman bu konuya baş koymuş. Sen engel çıkartma. Yolunu kesme. Aleyhine yazma.”

Sefa Sirmen’in bana her türlü nasihat ve telkinde bulunma hakkı vardır. Çok sakin dinledim, şöyle dedim:

“Sayın Başkan, siz beni tanırsınız. Birini bir kere sevdim mi, O kişinin bana karşı yaptığı hataları, yanlışları bile görmem. Sevgim sarsılmaz. Ama bir kişi için kafamda kötü imaj oluşmuşsa, daha sonra o kişi ağzıyla kuş tutsa benim nezdimde muteber olmaz.”

Elbette seçim sürecinde hangi partinin kimi aday göstereceğine, bir gazeteci olarak bizim karışma lüksümüz yok. Kimseyi yönlendirmek, herhangi birini aday yapmak veya birinin adaylığını engellemek gibi bir misyonumuz da olamaz. Biz gazetecilik yaparız. Ne varsa ortada onları haber yaparız.

Sirmen, cezaevi günlerinde notlar tutmuş. Bunları bana vereceğini, yeni bir kitap istediğini söyledi. Elimden geleni yaparım dedim. Kamuran Abla’ya selam söyledim. Resmi koruması Şahin’in kullandığı (SS) plakalı Mercedes otomobiline binip, uzaklaştı.

Bu yazı toplam 1796 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
4 Yorum