1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Sayın başbakanımızın “Birleşmiş Milletler”e insan hakları manifestosu!
Sayın başbakanımızın “Birleşmiş Milletler”e insan hakları manifestosu!

Sayın başbakanımızın “Birleşmiş Milletler”e insan hakları manifestosu!

Bu güne kadar hiç kimsenin dillendirmeyi dahi cesaret edemediği konuları BM Genel kurulunda yaptığı konuşma ile bir “İnsan Hakları Manifestosu” niteliğinde sunan Sayın başbakanımız adeta tarih yazdı. D

A+A-

Bu güne kadar hiç kimsenin dillendirmeyi dahi cesaret edemediği konuları BM Genel kurulunda yaptığı konuşma ile bir “İnsan Hakları Manifestosu” niteliğinde sunan Sayın başbakanımız adeta tarih yazdı.

Doğrusunu söylemek gerekirse, dinlediğim bu konuşmadan sonra kendisinden ve mensubu olduğum ülkemden gurur duyduğumu bir kez daha gördüm. Sayın Başbakanın temas ettiği konular son derece çarpıcı, adil olmayı ön gören hümanist ve kimsenin karşı çıkamayacağı evrensel değerler ihtiva eden konular. Bu konuşma, aslında bir yönüyle ezber bozan ve fincancıların katırlarını ürküten cinsten…

Peki, Sayın başbakan özetle neler söyledi?

“Uluslararası toplumun da, BM’lerin de tarihi bir sınavdan geçtiği bir dönemdeyiz. Açık söylemek zorundayım ki; BM, insanlığın umutlarını ve geleceğini tehdit eden korkulara galip kılacak bir liderlik sergileyemiyor. BM, belli ülkelerin çıkarları ve vesayeti istikametinde değil; bütün insanlığın hukukunu korumayı esas almak üzere yeniden yapılanmak ve vizyonunu yenilemek zorundadır.

BM’nin kuruluş gayesi olan uluslararası barış ve güvenliğin tesisi idealine inanıyorsak, İsrail’i bu ülkeyi yönetenlere rağmen barış için zorlamak, bu ülkeye hukukun üstünde olmadığını açık bir şekilde göstermek gerekmektedir. Bu doğrultuda atılması gereken en önemli adımlardan birisi, Filistin halkının devlet olarak tanınma yönündeki haklı taleplerinin karşılanması ve Filistin devletinin temsilcilerinin de bu yüce kurulda BM üyesi olarak hak ettiği yeri almasıdır. Türkiye’nin Filistin devletine desteği koşulsuzdur” Dedi.

Şu kadarını ifade etmem gerekir ki, şu an Ortadoğu’da esen Arap rüzgârına ilaveten bu konuşma, umarım İsrail’de ceberut yönetimlerine karşı bir “YAHUDİ BAHARI”nın esmesine kaynaklık teşkil edecektir.

Keza bu konuşma, Somali’deki kıtlık ve kuraklığa karşı bigâne kalan BM üye ülkeleri ile zenginlik içinde debelenen sözde Müslüman Arap âleminin doyumsuz tiplerini de hizaya çekecek cinsten.

Hey gidi günler hey! Nereden… Nereye…

Karşılarında esas duruşta duran sünepe idarecilerden; kendi evlerinde kendilerinin çifte standartlıklarını yüzlerine çarpan asil, vakur ve titreten idareciye…

Şükürler olsun ki, Mevla bu günleri de bize gösterdi.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.