1. HABERLER

  2. PERDE ARKASI

  3. Sayman: “Despot yargıda avukatların yeri belli değil”
Sayman: “Despot yargıda avukatların yeri belli değil”

Sayman: “Despot yargıda avukatların yeri belli değil”

Kocaeli Barosu tarafından düzenlenen” Barolar ve Avukatlık Mesleği” konulu panel dün gerçekleşti. Kocaeli Barosu Avukat Umut Gümüş Eğitim Salonu’nda gerçekleşen panele konuşmacı olarak İstan

A+A-

Kocaeli Barosu tarafından düzenlenen” Barolar ve Avukatlık Mesleği” konulu panel dün gerçekleşti.

Kocaeli Barosu Avukat Umut Gümüş Eğitim Salonu’nda gerçekleşen panele konuşmacı olarak İstanbul Barosu eski başkanı Doç. Dr. Yücel Sayman katıldı.

Kocaeli Baro Başkanı Avukat Mehmet Tamer Solakoğlu’nun da hazır bulunduğu panele baro üyeleri yoğun ilgi gösterdi.

Demokrasi devlet biçimidir

Dr. Yücel Sayman demokrasinin tanımına vurgu yaptı. Sayman “Demokrasiden ne anlıyoruz? Bizde demokrasinin tanımı yapılmaz, kimine göre insanların özgürce yaşadığı bir şey, kimine göre başka bir şey. Demokrasi bir devlet biçimidir. Devletin biçimine verilen bir isimdir. Devlet tek başına bir kurum ve siyasi bir örgüttür. Demokrasi denildiği zaman bir tek anlamı vardır, devlet üzerinde yaşayan insanların, kendi iradeleri ile oluşturdukları ve yine kendi istek ve iradeleri çerçevesinde yaşabilmeleri sağlayan kavram ve insanların birlikte yaşayabilmelerini sağlayan toplumsal örgütlenmedir” dedi.

Demokrasi bireyden başlar

Demokratik devlete de değinen Sayman “Demokrasi devlet biçimi dediğimiz zaman aklımıza insanlar tarafından oluşturulmuş, toplumun işlerliğini sağlayabilmek için gerçekleştirilmiş bir siyasi örgütlenme biçimi ve siyasi örgütlenmenin işleyişi gelir. Böyle baktığımız zaman ilk söylenecek ifade devlet biçimi olarak bireyden başlamıştır. Bireyler esas alınır. Her birey birbirinden genetik, biyolojik, görünüm, toplumsal kimlikleri, düşünceleri, davranışları açısından farklıdır. Asıl önemli olan demokrasilerde insanların bu farklılıklar içinde uyumlu olarak yaşayabilmesidir. Birlikte yaşama iradesi gösteriyorlarsa o bireyler kendi toplumlarını kurarlar. Kuralları koyup onun toplumunu oluştururlar ve sonrada onun siyasi yapısını yaparlar. Böyle baktığımız zaman demokrasi bir devlet biçimidir” dedi.

Özgürlükçü bir anayasa değil

Yücel Sayman, AKP'nin hazırlattığı taslağın daha ilk maddesinden itibaren insanı, demokrasiyi ve özgürlükleri sınırladığına dikkat çekerek bu taslağa dair olarak dile getirilen "İnsanı esas alan, özgürlükçü bir anayasa" iddiasının gerçeği yansıtmadığını anlattı. Sayman, AKP'nin taslağının birinci maddesindeki devlet tanımı yerine, Türkiye'deki farklı toplumsal kimlik ve kültürleri de kapsayabilecek bir "demokratik cumhuriyet" tanımı yaptı ve bu konuda kendi hazırladığı maddeyi de öneri olarak dile getirdi.

Anayasa ve Yargıtay'ın işlevinin 'hukuk sisteminin bekçileri' olduğunu vurgulayan Sayman, çoğu yargıcın kendisini sistemi korumak ve kollamak misyonuyla yükümlü gördüğünü belirtti. Sayman, Anayasa'nın bunu öngördüğünü kaydetti. Sayman, şunları söyledi: 'Otoriter, despot, yüceliği tanımlanmış bir devlet içine tıkılmışız. O tıkıldığımız yerde hareket alanımız sınırlandırılmış. Tek tek maddeleri değiştirmekle bir sonuca ulaşamayız” dedi.

Avukatların işlevi belirsiz

Yüce devlet olarak tarif edilen devletin içine bir toplum sokmak lazım. Bu despotik yapıyı koruma görevi yargıya verilmiştir. Demokrasi açısından düşünürseniz tüyler ürperten bir durum. İşlev bu ama. Yapı böyle kurulmuş, yargıda despotik bir yapıdır. Savunmanın yeri yok bir defa. Savunmanın yeri belli olmadan demokratik bir ülkeden bahsedemeyiz. Yeni oluşumda avukatlar olarak işlevimizin ne olacağını bilmiyoruz” şeklinde konuştu.

(Ayşegül Kalaycı Arslan)

Bu haber toplam 791 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.