1. HABERLER

  2. PERDE ARKASI

  3. Sebebler ve sonuçlar
Sebebler ve sonuçlar

Sebebler ve sonuçlar

Sebeplerle sonuçlar arasında sıkı bir bağ olduğu gibi kader’in de sonuçlar üzerinde bir etkisi vardır. Her zaman olmamakla birlikte doğru ve hak sebepler doğru neticeleri,yanlış ve batıl seb

A+A-

Sebeplerle sonuçlar arasında sıkı bir bağ olduğu gibi kader’in de sonuçlar üzerinde bir etkisi vardır.

Her zaman olmamakla birlikte doğru ve hak sebepler doğru neticeleri,yanlış ve batıl sebepler de yanlış ve batıl sonuçları netice verir. Ancak bazen kader deyip geçtiğimiz bazı sonuçlar,bazı sürpriz ve beklenmedik destekleri de bekler. Beklemediğimiz bir sürprizle karşılaşmak yada desteğin gelmesi,çevremize ayni biçimde davranmayla mümkün olabilir. Yani insanların yada dostlarımızın kapılarını, beklemedikleri anlarda güzel sürprizlerle yada desteklerle çalıyorsak,kapımız ayni biçimde çalınabilir. Ferd için böyle olduğu gibi milletler için de böyledir. Çaresizlerin imdadına koşanlar,çaresizlik hissettikleri zaman hiç ummadıkları kişilerden umulmadık sürprizler yada destekler görürler. Kısaca,modern,kalkınmış ve kendi içinde barışık huzur toplumu,kendi içinde barışık iradelerle mümkündür.                                              Bir ülke ekonomik krizler,trafik kazaları ,cinayetler,faili meçhuller,kayıplar ve birbiri ardına gelen arızî ve semavî felaketlerle boğuşmak zorunda kalıyorsa,uyuşturucu alışkanlığı yaşı giderek düşüyor,kaçma-kaçırılmalar artıyorsa ,bir yerlerde yanlışlar var demektir. İnsanlar birbirlerini ne kadar seviyor,ne kadar yardımlaşıyor;komşu komşusunu,kardeş kardeşi,arkadaş arkadaşını seviyor mu yoksa çekemiyor hasetleşiyor mu bakmak lazım. Gariptir,bizde hata ve kusur sürekli karşıda aranır. Yani bir şeyler ters gidiyorsa yetkililere bakarız; ayağımıza diken batsa Belediye Başkanı gelir aklımıza,milletvekilleri bakanlar,hatta Başbakan Cumhurbaşkanı gelir. Evet, bazı olumsuz neticelerde onların da hata,kusur ve ihmalleri olabilir. Ama her şeyi onlardan bilmek ne kadar doğrudur?

Birbirimizi sevmemiz, en azında insan olarak saygı duymamız inancımızın gereği olduğu gibi sosyal olarak da insan olmanın gereğidir. Ancak ne kadar uyuyoruz?. Buğz etmekle hayır duada bulunmak arasında sadece birkaç kelime farkı vardır,dil’i fazladan yormaz. Ama nedense insanlar, olur olmaz en küçük bir meselede bile beddua edebiliyor. Bunu başımızdaki Lider yada yöneticiler için de yapıyoruz çok kere. Sonra da kendilerinden milletimiz adına güzel ve başarılı çalışmalar bekliyoruz. Oldu mu?.. Mümkün mü?. Ne olur kızıp lanetler yağdırma yerine hayır dualarla manen yardımcı olmaya çalışsak!. Görüyorsunuz,milletçe görüyoruz, yıllardır terör belasıyla boğuşuyoruz; kalkınmaya ayrılması gereken kaynak ve zaman, şer ittifaklarla mücadelede geçiyor. Bırakalım bu mücadeleyi yapması gerekenler yapsınlar tabi,ama biz de hayır dualarla yardımcı olalım hiç değilse. Şehir merkezlerinde asayişi ve güvenliği sağlamaya çalışanlara,dağda bayırda gece gündüz canla başla mücadele edenlere dualarımızla yardımcı olsak ne olur,zarar mı ederiz?. Ama yoook, nedense bazıları değil ceviz kabuğunu incir çekirdeğini doldurmayacak şeylerle uğraşmayı tercih ediyor;yazık, çok yazık. İnsanlara,hele büyük ve güzel çalışmalar beklediğimiz kişi,kurum ve kuruluşlara fiilen yardımcı olamıyorsak,hiç değilse gıyaplarında hayır dualar göndersek dilimiz mi aşınır, yüreğimiz mi yorulur?.

Aşınmaz da yorulmaz da. Ama önce nasibi olmalı insanın;nasipsizse ne yapsanız nafile.

Bu haber toplam 742 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.