1. YAZARLAR

  2. Mustafa OKÇU

  3. SEÇİM BEYANNAMELERİ VE MANİFESTOLARI
Mustafa OKÇU

Mustafa OKÇU

Yazarın Tüm Yazıları >

SEÇİM BEYANNAMELERİ VE MANİFESTOLARI

A+A-

Ana akım siyasi partilerin Türkiye’nin demokratik dönüşüm döneminde Dünya/Türkiye gerçekliğini evrensel kural ve kurumlar kapsamında değerlendirip ortaya koyma ihtiyacı hissetmeleri sevindiricidir.  Seçim beyannameleriyle yetinmeyip, manifesto yaklaşımıyla genel geçerli tespitler ve hedefler belirlemeye çalışılması Türkiye siyasetinin karmaşık görünümüne rağmen umut vericidir. Türkiye’nin demokratik dönüşüm döneminin siyasi hareketlerce, kendilerini aşabilecek ve yeniden üretebilecek anlayışlarla Dünya/Türkiye gerçekliğini sahiplenen yaklaşımlarla en verimli tamamlanabileceği ortaya çıkmıştır. Halkın demokrasiyi vazgeçilmezliğe taşıyan duyarlılığı, ekonomik/demokratik kurumsal sürdürülebilirliğin sağlanması ihtiyacı, Demokratik Hukuk Devletinin inşasının tamamlanması hedefini olmazsa olmaz hale getirmiştir.

EVRENSEL DEĞERLERİN TOPLUMSALLAŞTIRILMASI İHTİYACI  
Seçim beyannameleri,  dönemsel sorunları, ihtiyaç ve beklentileri karşılamayı taahhüt eden anlayışları yansıtması yönüyle manifesto yaklaşımından ayrılmaktadır. Manifesto yaklaşımıyla, toplumsal vazgeçilmezlikler evrenselliğe taşınmaya çalışılmaktadır. Bu yaklaşım bir siyasi hareketi genel geçerli sözleşme anlayışıyla bağlamaktadır. Manifestoda, tespitler, hedefler, sorunlar, ihtiyaçlar, beklentiler, siyasi hareketin eğilimine göre yansıtılmaya çalışılsa bile Dünya ve Türkiye gerçekliğine göre genel geçerlilik, yerindelik, doğruluk gözetilmektedir. Aksi halde manifestolar, seçim beyannamelerinin etkisini artırmak için düzenlenmiş ek metinler haline gelirler.

İKTİDAR PARTİSİ MANİFESTOSU
İktidar partisinin açıkladığı manifestoda, toplumsal vazgeçilmezlikler, evrensellik kaygıları önemli oranda yer almıştır. Ekonomik/demokratik kurumsal sürdürülebilirlik ihtiyacı, adalet ve kalkınma beklentileri, değişim ve gelişim hedefleri de gözetilmeye çalışılmıştır. İktidar partisi manifestosunda, önemli tespitlere ve hedeflere yer verilmiş olmasına rağmen, seçim beyannamesine destek olması önceliği, kendi anlayışını merkeze alması yaklaşımı aşılamamıştır. Türkiye’nin değişiminin, gelişiminin, ekonomik/demokratik kurumsal sürdürülebilirliğe ulaşmasının önündeki en temel sorun olan, Kürt sorunun ve Alevi sorununun Dünya/Türkiye gerçekliği kapsamında tanımlanıp, sahiplenilememesi iktidar partisi manifestosundaki en temel eksikliktir.

İKTİDAR PARTİSİNİN MANİFESTO İHTİYACI
İktidar partisinin, toplumsal başarı hikayesi olarak kabul edilmesini sağlamaya çalıştığı siyasetinin, Türkiye’nin ortak hedefleriyle örtüşmesi, genel geçerli kabul edilebilirliğe ulaşması ihtiyacı bulunmaktadır. 2023, 2071 Hedeflerinin heyecan uyandırması, genel geçerli kabul edilebilirliğe taşınması sağlanmaya çalışılmaktadır. 24. Haziran seçimlerini önemli kılan bu ihtiyaçlardır. Ortaya çıkan toplumsal vazgeçilmezliklerin, ekonomik/demokratik kurumsal sürdürülebilirlik ihtiyacının karşılanması, seçimlerin kazanılmasını da aşan sorumluluğu zorunlu hale getirmiştir.  Değişen ve gelişen Türkiye gerçekliğiyle, Dünya gerçekliğinin birlikte değerlendirilmesi, kendisini yeniden üretebilecek konuma taşınması ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Vesayet sisteminin aşılmasını sağlayan kararlılığın ve siyasi işleyişin, ekonomik/demokratik kurumsal sürdürülebilirliğin oluşmasında yeterli olamadığı hissedilmektedir. Sorunların, ihtiyaçların, beklentilerin sahiplerinin temsilini, yetkilendirilmesini, yapabilirliğe taşınmasını sağlayacak demokratik kurumsal siyasi işleyişlere ihtiyaç duyulmaktadır. Bu ihtiyacı tespit edemeyen, kendisini değiştirip, dönüştüremeyen, alternatif siyaset haline gelemeyen muhalefet eksikliğinin seçimlerin kazanılmasına yetebilmesi, değişen ve gelişen Türkiye’nin ihtiyaçlarının karşılanmasına yetmemesi baskısı ile karşı karşıya kalınmıştır.

CHP ADAYININ MANİFESTO GİRİŞİMİ
CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı, iktidar partisinin açıkladığı manifestonun etkisini aşmak kaygısıyla açıklamada bulunduğu hissini uyandırmıştır. Seçim beyannamesi hazırlığının zorlama yaklaşımla manifestoya dönüştürüldüğü yansıtılmıştır. CHP genel başkanı tarafından açıklanan “seçim beyannamesi” Cumhurbaşkanı Aday’ının açıkladığı manifesto/seçim beyannamesi karışımıyla örtüşse de kurumsal görünüm bütünlüğünü hissettirememiştir.

CHP SEÇİM BEYANNAMESİ
CHP, 24 Haziran seçimlerine yönelik vaatlerini, ekonomik/demokratik kurumsal sürdürülebilirlik ihtiyacını sahiplenen yaklaşımla ortaya koymaya çalıştığını yansıtabilmiştir. Türkiye’nin demokratik dönüşümüyle, ekonomik kalkınmasını birlikte kabullenen yaklaşımın kurumsal demokratik sürdürülebilirlikle sağlanması hedefi hissettirilmek istenmiştir. Kuvvetler ayırımına, insan haklarına, adalete, demokrasiye, eşitliğe, evrenselliğe vurgularla ortaya konulan hedeflere önemli oranda yer verilmiştir. Seçim kampanyasında, ortaya konulan vaatlerin, lidere ve merkeze bağlı siyasetle, demokratik kurumsallığa taşınamayan yaklaşımlarla başarılmasının kabul edilmesi sağlanmaya çalışılacaktır.

ANA MUHALEFET PARTİSİNDEN BEKLENİLENLER
Ana muhalefet partisi İdeal olana vurgu yapan,  siyasi hedefi ideal olana yaklaştırmaya çalışan ve seçim vaadine dönüştüren anlayışı yansıtmaktadır. Ana muhalefet partisinin manifestosunda, Türkiye’nin demokratik dönüşümü, Dünya/Türkiye gerçekliği olarak ortaya konulabilmeliydi. İkinci dünya savaşı sonrasının şartlarında kendisini aşan ve yeniden üreten yaklaşımla çok partili sisteme ulaşılabilmesi kararlılığının temel olduğu belirleyici olarak yer almalıydı. Ekonomik/demokratik kurumsal sürdürülebilirliğin sağlanmasının, Demokratik Hukuk Devletinin inşasına taşınamamasının toplumsal vazgeçilmezlik olduğu ortaya konulmalıydı. İktidar partisi siyasetinin vesayet sisteminin çözülmesini sağlayabilmesine rağmen ekonomik/demokratik kurumsal sürdürülebilirliğe taşınamadığı, Demokratik Hukuk Devletinin inşasının kapsayıcı, demokratik, eşitlikçi, çoğulcu anlayışla karşılanamadığı için alternatif iktidar ihtiyacını oluşturduğu gerçeklik olarak yansıtılabilmeliydi. Ana muhalefet partisi manifestosu bu gerçeklikleri sahiplenilerek, değişen ve gelişen toplumsal dinamiklerle geleceği inşa etmek hedefini yansıtabilseydi, kendisini ve iktidar partisini aşarak Demokratik Hukuk Devletinin inşasını başaracak kararlılığı hissettirebilirdi.  

Bu yazı toplam 1200 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.