1. YAZARLAR

  2. Sevcan TAMER

  3. SEÇİMLER  YAKLAŞIYOR,  FARKINDA MISINIZ?
Sevcan TAMER

Sevcan TAMER

Yazarın Tüm Yazıları >

SEÇİMLER  YAKLAŞIYOR,  FARKINDA MISINIZ?

A+A-

Evet,  ülkemizde  gerçekleşecek  olan  yerel  seçimlere  sadece  32  gün  kaldı. Yani  topu  topu  bir  ay.. Eğer  karar  vermemiş  sade  bir  vatandaş  iseniz,  ne  olduğunu,  nasıl  olacağını  veya  kimlere  şehrimizi  teslim  edeceğinizi  bilemeden  geçiverecek  kadar  kısa  bir  zaman..
Şimdi  bana  “Eeeee  ne  yapalım  yani.. Günü  gelince  vereceğiz  işte  oyumuzu”  diyeceğinizden  eminim.. Tamam da  namusunuz,  şerefiniz  diye  adlandırdığınız  oylarınızı  kime  vereceğinizi  biliyor musunuz?  Yoksa  iş  olsun,  torba  dolsun,  yada  vatandaşlık  görevi  kutsaldır,  bu da  bir  vatandaşlık  görevidir,  düşüncesi  içerisinde mi  yapacaksınız  bu  kutsi  görevi.. Bakınız  önümüzde ki  bir  yerel  seçim.. Yani  ilimizin  ve  dolayısıyla  bizlerin  yüzünün  gülmesini  sağlayacak  yerel  yöneticimizi ( belediye  başkanımızı)  ve  belediye  meclis  üyelerini  seçeceğiz.. Dahası  mahallelerimizin  sözcüsü  muhtarlarımızı  seçeceğiz..
Değerli  hemşerilerim,  o  nedenle  çok  hassas  ve  titiz  davranmak  zorunda  değil miyiz?
Şu  anda  eğer  siyasi  bir  kimliğiniz  yoksa,  seçileceklerin  dalkavuğu  olma  gibi  bir  derdiniz de  yoksa,  kendinizin  böylesi  bir  kritik  zaman  dilimi  içinde  olduğunuzu  unutabilirsiniz.
Çünkü  etraf  çok  sessiz.. Sanki  seçim  heyecanı  yok  gibi.. Eğer  sokakta  veya  herhangi  bir  mekanda  adaylarımızın  ve  arkasındaki  tayfasının  merhabası  veya  tokalaşmasıyla  karşılaşırsanız  o başka.. Oy  verecek  veya  vermeyecek  herkesin  aynı  sözlerle  ve  meraklı  gözlerle  adaylara  olan  yargılayıcı  süzüşler  eşliğinde  enteresan  ilgisini  görebilirsiniz.
Bu  yazdıklarım  daha  karar  vermemiş  ve  düşünmemiş  vatandaşlar  için  tabi ki..
Aslında  daha  öncede  yazdığım  gibi,  yerel  seçim  gerçeğini,  genel  seçim  bakış  açısıyla  karıştırmamak  lazım.. Kendisini  ve  yaşadığı  şehri  seven  ve  dert  edinen  her  seçmen  siyasi  kimlik  değil,  iş  bitiricilik  ve  işin  ehli  olana  vermelidir  oyunu.. Önceki  bir  yazımda  bunu  babamın  bana  bıraktığı  kıymetli  hazinelerden  addettiğim  sözlerinden  yola  çıkarak  yazmıştım  sizlere.. Çünkü  rahmetli  babacığıma  siyasetin  ve  politikacının  yüreğini  bilecek  ender  adamlardan  birisiydi  diyebilirim.. Onun  sözleri  ailemizde  halen  mihenk  taşıdır..
Bizlere  anlatırdı  siyasetin  ve  siyasetçinin  trajikomik  yanlarını.. Eski  duayen  bir  politikacının  oy  almak  ve  halkı  coşturacak  mitingler  yapmak  adına  nasıl  akıl  dışı  sözlerle  vatandaşları  etkilediğini.. Ve  işin  garibi  bu  sözlerin  gerçekten  bizim  seçmenimiz  tarafından  büyük  ilgi  gördüğünü  ve  alkış  aldığını da  anlatırdı. Bakın  aklımda  kalan  en  ilginç  iki  tanesini  yazacağım  sizlere.. O  günlerde  seçim  üzeri   bir  siyasetçi  miting  için  İzmit’e  gelmiş. Meydan  insanlarla   dolu.. Ancak  ne  heyecan  var  ne de  tezahürat..                       Bu  eski  kurt  siyasetçi  bakmış  ortam  iyi  değil,  yanındakilere  eğilerek  “Ya  bu  mitingde  ruh  yok.. Bak  ben  şimdi  onları  nasıl  coşturacağım”  demiş  ve  başlamış  haykırmaya.. 
“Ey  sevgili  vatandaşlar  sizlere  güzel  hizmetler  sunmak  için  oyunuza  talibiz. Sakın  haaa  karşı  cepheye  inanmayın,  onlar  yalancıdır. Bakın  mesela  İsmet  Paşaya.. İsmet  Paşa  korkak  bir  asker  kaçağıdırrrrr “.. Öyle  bir  canlanıyor ki  miting  alanı,  alkışlar,  ıslıklar  gırla.. Bu  arada  İsmet  Paşa da  yuhalanıyor   tabiatıyla.. Yanındakiler “Ya  başkanım  demiş”              “İyi de,  İsmet  İnönü’ye hem  asker  kaçağı,  hem de  İsmet  Paşa  dediniz.. Asker  kaçağı  Paşa  olur mu?” Gülmüş  eski  siyasetçi “ Boşverinnn.. Baksanıza  kimse  benim  ne  dediğimin  farkında  bile  değil.. Sadece  coşku  istiyorlar,  coşku”..   
Babacığım  bizlere  bir  başka  anısını da  tebessüm  ederek  şöyle  anlatırdı..  Yine  Seçim  mitingi,  yine  vaat  ve  coşku  lazım  meydana.. Durur mu  uyanık  siyasetçi.. Başlamış  etkili  etkili  konuşmaya.. “ Ey  sevgili  vatandaşlarım,  bana  oy  verirseniz  öyle  bir  şehir  kuracağım ki  sizlere  eşi  benzeri  yok.. Bakın,  önü  deniz  olacak,  arkası  LEBİDERYA”..  Haydaaa,  bir  alkış  bir  tezahürat  ve  sevinç  naraları.. Yanındaki  diğer  siyasetçiler  şaşırarak  birbirlerine  bakmışlar.. Ve  “Ya  demişler.. Deniz  ve  lebiderya  aynı  şey  değil mi?  Bunu  iyi ki de  anlamadı  vatandaş”.. Bakmışlar  tınlayan  yok,  anlayan  yok, onlarda  alkışa  katılmışlar. Bize  bunları  anlatarak  ders  kıvamında  tatlı  tatlı  uyarılarını da  yapardı..   
İşte  biz  bu  siyasetçi  ve  seçmen  profilini  yaşamak  istemiyoruz  artık.. Bilinçli  ve  uyanık  olmalıyız. Yaşadığımız  yere  sahip  çıkmalı  ve  daha  yaşanılır  hale  dönüşmesi  adına  oyumuzu   dikkatli  kullanmalıyız. Haaa, sadece  yaşadığımız  yere mi?  O da yetmez.. Yaşadığımız  yer  ile  birlikte  kendimize  ve  geleceğimize  boş  ve  yalan  vaatlerle  haykıran  değil,  yaptığı  hizmetlerle  coşturacağına  kanaat  getirdiğimiz  adayımıza da  sahip  çıkmalı,  onu  şahsi  menfaat  ve  beklentilerimiz  söz  konusu  olmadan  desteklemeliyiz.  
Haydi  o  zaman  seçime  az  bir  zaman  kaldığını  unutmadan,  adaylarımıza  kulak  verelim. Hatta  onların  yapmayı  vaat  ettiklerini  bir  bir  yazarak,  yeri  geldiğinde  önlerine  koyalım.

Bu yazı toplam 890 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.