1. YAZARLAR

  2. Alaettin KÖKSAL

  3. SEÇMENLERİN REYİNİ ÇALMAK HIRSIZLIKTIR, KUL HAKKIDIR
Alaettin KÖKSAL

Alaettin KÖKSAL

Yazarın Tüm Yazıları >

SEÇMENLERİN REYİNİ ÇALMAK HIRSIZLIKTIR, KUL HAKKIDIR

A+A-

İnsanların hür iradeleriyle diledikleri adayı tercih ederek verdikleri reylerini hileyle veya cebren çalmak, kul hakkı olduğu gibi, dünyanın en büyük hırsızlığıdır.  Hiçbir insan, başkalarının mal, can akıl, ilim, nesil ve irade özgürlüğüne müdahale etme hakkı yoktur.  Özgürlük kavramını anlayarak içselleştiren insan,  ben özgürüm,  dilediğim gibi konuşur, dilediğim gibi yazar dilediğim gibi çalarım.  Dilediğime boyun eğer, dilediğime hakaret ederim. Benden olanı sever, benden olmayanı ezerim diyemez. Böyle bir özgürlük hayvanlar âleminde bile yoktur.

 Özgürlük kavramını doğru anlar ve doğru kullanırsak milletin hür iradesine saygı duyarsak, toplumun barışına büyük katkı sağlamış oluruz.  Milletin hür iradesine saygı duymayanlar,  dillerini ve kalemlerini pervasızca kullanan utanmazlara karşı söylenecek çok sözümüz vardır.  Lakin ne dilimizi, ne de kalemimizi pervasızca kullanarak, onların seviyesine düşmeyeceğiz.

Müslüman olarak hiçbir insana kinim ve nefretim yoktur. Kin, nefret, intikam, haset, yalan, iftira, gıybet, dedikodu gibi çirkin hasletler, nefsin ve şeytanların sıfatıdır. Bu çirkin sıfatları dilime ve kalemime bulaşmaması için, sabır kalkanıyla mücadele ederek, Yüce Allah’ın (CC) sonsuz merhametine ve adaletine sığınarak isim vermeden bazı uyarılarda bulunmaya çalışacağım.

Bir siyasetçi şöyle diyor; “Bir seçime girdik. O suretçe yalanın, iftiranın bini bir para, ötekileştirdiler, kendilerini üstün gördüler, kendilerinden olmayanları hain ilan ettiler. Sonuç ne oldu? İnsanları katlettiler sandık başına”  bu sözlerin sahibi olan siyasetçiye şöyle bir soru sormak istiyorum. Dirsek teması kurduğunuz partileri ve HDP’nin eş başkanı Sezai Temelli’yi nasıl bilirsiniz?

 Aynı cenahtan olan bir başka siyasetçi şöyle diyor; “Hepimizin görevi öğrenmek ve öğretmektir. Bir Müslümanın, bir milli görüşçünün iman etmesinin yeterli olmadığını, elbette iman edeceğiz ve imanla birlikte İslam’ı çok iyi öğreneceğiz. Öğrendiklerimizi başkalarına anlatırsak, bu bozuk düzen düzelir, hak hukuk, adalet ve kardeşlik hâkim kılınır.” Bu güzel sözlerin sahibi olan siyasetçimiz, öğrendiklerini ve bildiklerini, önce kendi camiasına anlatmalıdır.  “Hayra motor, şerre fren olma” ilkesinden ayrılmadan, topluma en büyük hizmeti yapmış olarak tarihe geçerler ve milletin gönlünde taht kurmuş olurlar.

Her bir Müslüman ve milli görüşçü adil olmalı hiçbir şart altında adaletten ayrılmamalıdır. Basit siyasi getirileri ve şahsi menfaatleri için, zalim şer güçlerin zulmüne asla boyun eğmemelidirler.  Dış şer güçlerin ve yerli işbirlikçilerin ürettikleri fitne ve fesatlarına alet olmamalı ve tefrikaya düşmemelidirler. Fasıklardan gelen haberleri araştırmadan karar vermemelidirler.

Kıyamet gününde eyvah demenin, keşke falancaları dost edinmeseydim gibi pişmanlıkların ve mazeretlerin hiçbir faydası olmayacaktır. Yüce Rabbimiz Bakara suresinin 48. Ayetinde şöyle buyurmaktadır.“ Öyle bir günden sakının ki, kimse kimsenin namına bir şey ödeyemez, kimseden aracılık kabul edilmez, kimseden de fidye alınmaz ve onlar kurtulacak da değildirler!”

Vakit varken özümüze dönerek ve tövbe ederek hatalarımızdan vazgeçer, yanlış yaptığımız insanlardan açıkça özür dilersek, Yüce Allah tövbelerimizi kabul edeceğin buyurmaktadır. [“ Ancak tövbe edip durumlarını düzeltenler ve gerçeği açıkça ortaya koyanlar kurtulmuşlardır. Zira ben tövbeleri kabul ederim ve çok merhametliyim.”  “Allah katında (makbul) tövbe, ancak bilmeyerek günah işleyip vakit geçirmeden tövbe edenlerin tövbesidir. İşte Allah bunların tövbesini kabul buyurur. Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.” (Al-i İmran 90, Nisa 17)]

Yaptığımız bu girişten sonra 31 Mart 2019 mahalli seçimlerini bağımsız vicdanımızla ve aklıselimle düşünerek birlikte değerlendirmeye çalışalım.  Öncelikle şu hususu belirtelim ki milletin verdiği bu karara saygı duymakla beraber, halkın yaptığı tercihlere sevineler olduğu gibi üzülenlerde olmuştur.

AK Parti’nin üzülmesini, CHP’nin sevinmesini anlamakta zorluk çekmem, zira üzülmek AK Parti’nin, sevinmek Cumhuriyet Halk Partisinin hakkıdır. AK Parti neden üzüldüğünü, CHP’nin neden sevindiğini ortaya koymalıyız. AK Parti Türkiye genelinde %53 oranında bir oya sahip olmasına rağmen. İstanbul ve Ankara’da, ilçelerinin çoğunu kazandığı halde Büyükşehir Belediye Başkanlığını açık arayla neden kazanamadığına üzülmüştür.

CHP Türkiye genelinde çok geride kaldıkları halde, İzmir, Ankara ve İstanbul’ da gösterdikleri başarıdan dolayı sevinmişlerdir. CHP küçük sevinçle büyük mağlubiyeti örtmeye çalışırsa, gelecekte zafer kazanamazlar. AK Parti de küçük üzüntülerle, elde ettikleri büyük zaferin derin manasına anlayamazlarsa, büyük zaferin gizli şifrelerini geleceği taşıyamazlar.

Gelelim asıl meseleye küçük bir zaferde olsa CHP’nin sevinmeye hakkı olduğu halde, sözde milli ve yerli düşünen bazı siyasilerin neden sevindiklerini anlamakta zorlanıyorum.  Kraldan, diktatörden kurtulmanın ilk adımı atılmıştır diyerek, sosyal medya üzerinden sevinç çığlıkları atan bu beylere soruyorum.   Diktatör dediğiniz adam, sizlere ve topluma hangi zulmü yapmıştır? Bu sorumuza nefsi cevaplar vererek, milletin aklıyla alay etmeye çalışırsanız gülünç duruma düşersiniz. 

Yıllardır maddi ve manevi olarak çektiğimiz birçok sıkıntı ve dayatmalardan kurtulmamıza vesile olan Sayın Erdoğan’a diktatör demekten hiç mi vicdanınız sızlamıyor. Düne kadar inancımızla alay edenler, muhafazakâr adaylarla halkın karşısına çıkmaya, Cuma namazı kılmaya, Eyüp Sultan Camiinde Kur’an okumaya, Eyüp Sultan hazretlerinin kabrini ziyaret ederek dua etmeye, CHP’li Bolu Belediye Başkanı dua ile bayrağımızı ve Kur’an-ı kerimi öperek göreve başlamasına vesile olduğu için mi, Sayın Erdoğan’a kral diyorsunuz. İhsan üzere (Yüce Allah’ı görür gibi) hareket etmeyenler dillerine hakım olamadıklarından nefislerini mutlu ederler, fakat ahirette hüsrana uğrarlar.  

Firavun’un zulmünden kurtarılan beni İsrail kavmine Yüce Allah (CC) çalışmadan birçok nimetler ikram etmiştir. Lakın nankörlük yapan İsrail oğulları bıldırcın ve kudret helvası istemediklerini, Firavun’un zulmü altında iken kendilerine verilen mercimek, soğan ve sarımsağı özlediklerini söylediler. Hz Musa (a.s.)  ‘Ey kavmimi! Siz özgürlüğü benimsemeyecek kadar köleleştiğinizin farkında mısınız uyarısın yaptığı halde, çoğunluk Hz. Musa’nın uyarılarını dikkate almamıştır. 

Kur’an-i kerimde gecen bu tarihi olaylardan Müslümanlar ibret alarak ders çıkarmalıdırlar. Tarih boyunca ve yakın tarihte yaşadığımız haksızlıkları ve unutursak, geçmişte ve günümüzde kölelikten kurtulamayan kavimlerin durumuna düşmüş oluruz.   Yazdıklarıma nefsi bir tepki ile karşılık vermeyiniz.  Ne anlatmaya çalıştığımı, yalan söylemeyen vicdanınıza sorun ve kararınızı yiğitçe veriniz ki, hem kendinizi ve hem de yönlendirmeye çalıştığınız mensuplarınızı büyük bir yanlıştan kurtarmış olursunuz. 

 Hz. Peygamberimizin şu hadisini unutmayınız “Kişi sevdiği ile beraberdir ve sevdiği ile beraber dirilecektir.”  Kısaca yazmaya ve nakletmeye çalıştığım ayet ve hadisleri, Kur’an ve sünnet bütünlüğü içinde değerlendirerek karar vermek, her bir Müslümanın asli görevlerindendir. 

Fani dünyada dileyen dilediği gibi inanmakta serbest ise de, dileyen dildiği gibi davranmakta serbesttir değildir. Hiç kimsenin toplumun ahlakını bozmaya, hür iradesiyle yaptığı tercihini saptırmaya, çalmaya hakkı yoktur.  Bir diğer önemli hususta,  milletin önüne çıkarılan adaylar, kendi güçlerinden, bilgi ve tecrübelerinden önce, her şeyi takdir eden Yüce Allah’a güvenerek yola çıkmalıdırlar. Bu hususun doğru anlaşılabilmesi,  kendi güçlerine güvenerek Huneyn savaşanı kaybeden sahabelerin düştükleri durumu, AK Partili yetkililer yeniden okuyarak gerekli dersleri çıkarmalıdırlar. Hizmet siyasetinden önce ahlak ve maneviyatta önem vermelidirler.         

Alaettin KÖKSAL

Bu yazı toplam 1053 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
2 Yorum