• BIST 108.392
  • Altın 143,183
  • Dolar 3,5328
  • Euro 4,1224
  • Kocaeli 20 °C

SEDAŞ Uyuyor mu?..

SEDAŞ Uyuyor mu?..
Gazetemizde 25 Eylül 2010 tarihinde okuduğum bir habere göre, SEDAŞ kibarca uyarılmış. Yapılan toplantıda bakınız kimler varmış: Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, Kocaeli Valisi Ercan To

(SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN’ÜN DE DİKKATİNE)

Gazetemizde 25 Eylül 2010 tarihinde okuduğum bir habere göre, SEDAŞ kibarca uyarılmış. Yapılan toplantıda bakınız kimler varmış: Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, Kocaeli Valisi Ercan Topaca, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, AKP Kocaeli Milletvekilleri Fikri Işık, Sibel Gönül, Muzaffer Baştopçu, Eyüp Ayar, AKP İl Başkanı Zeki Aygün, Büyükşehir Genel Sekreteri Ersin Yazıcı, Büyükşehir Genel Koordinatörü Adnan Bilgiç, Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Erkan Ayan, Kartepe Belediye Başkanı Şükrü Karabalık, AKP Kartepe İlçe Başkanı Hasan Kandaz, Enerji Piyasası Düzenleme ve Denetleme Kurumu (EPDK) Başkanlığı Elektrik Dairesi Başkanı Ahmet Ocak, TEİAŞ Genel Müdürlüğü yöneticileri, TEDAŞ Genel Müdürlüğü yetkilileri, SEDAŞ İcra Kurulu Başkanı Bekir Sami Güven, Sanayi ve Ticaret İl Müdürü İhsan Ertuğrul, KSO Başkanı Hüseyin Zeytinoğlu, KOTO yöneticileri, GOSB, Dilovası OSB, Makineciler OSB, Güzeller OSB, Arslanbey OSB, Plastikçiler OSB ile Kandıra GİOSB temsilcileri.

 Diyeceksiniz ki bu kadar insanla yapılan toplantı sonucunda SEDAŞ artık kendine çeki düzen vermiştir; yani uyarılar bir işe yaramıştır. Hayır, bu uyarılar hiçbir işe yaramamıştır. İşte kanıtı:

 Bir öğrenci kiraladığı ev için Uzunçiflik SEDAŞ’a gider ve depozitini yatırır. Kendisine, elektriğin büyük bir olasılıkla birkaç saat içinde bağlanacağı söylenir. Öğrenci ne yazık ki altı  gün bekler, ama elektriği bağlanmaz. Bu durumda, iki minibüsle (bunun dönüşü de var tabii ki) Uzunçiftlik’e gider. Kendisine ne denir biliyor musunuz? Mühürü kendin sökseydin, parayı yatırdın nasılsa. Akıla bakın siz; öğrenci sanki SEDAŞ’ın görevli elemanı. Elektrik saatindeki mühürü sökmek yetmiyor ki. Ayrıca bunu yapmak suç. Bir de saatin altındaki kabloyu yerine sokmak gerekiyor. O kablonun ucuna eliniz değerse ölebilirsiniz de. İşte SEDAŞ yetkilisi, bu görevi öğrenciye veriyor. Öğrenci bu işi yapamayacağını söylüyor ve çok şükür altıncı günü akşamı elektrik bağlanıyor. Depozit yatırıldığı halde, bir ev altı gün elektriksiz bırakılır mı? Hizmet bu kadar gecikir mi? Bu gençler karanlıkta kaldılar ve altı gün banyo yapamadılar. Ayrıca öğrencinin dört kez binmek zorunda kaldığı minibüse verdiği parayı kim iade edecek? Sakın telefonla ulaşılsaydı demeyin. O da apayrı bir sorun. Bir türlü görüşemiyorsunuz. Yazıklar olsun, demekten başka bir şey gelmiyor içimden. 

Bakan Nihat Ergün’e sesleniyorum. Yaptığınız toplantı, görüyorum ki bir işe yaramamış. Bu saçmalığın SEDAŞ’a bir yaptırımı olmalı. O yaptırımı ben uygulayamam. Sayın Bakan! Lütfen bir toplantı daha yapar mısınız? Yapılacak toplantıda SEDAŞ kibarca değil, çok sert bir dille uyarılmalıdır. Yazık değil mi vatandaşa? Sayın Bakan! Sizce bu öğrenciler bu durumu hak ettiler mi? Etmediler diyorsanız, lütfen gereğini yapınız.

 İSU’ya Bir Uyarı Daha.  

(KOCAELİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI KARAOSMANOĞLU’NUN DA DİKKATİNE)

 İki hafta önce bu köşede, fotoğrafıyla birlikte ve adres vererek, apartman dışında ana vanadan sızan sudan söz etmiştim. Aylardır sürüyor bu durum. Bunu da belirtip uyarıda bulunmuştum. İki haftadır ilgilenen olmadığı için, yine bu konuda yazmak zorunda kalıyorum.

Yetkililer, toplantı yapıp SEDAŞ’ı uyarmışlar, bir de İSU’yu uyarsalar iyi olacak. İSU yönetim kurulu başkanının kim olduğunu birçok insan bilmez. Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Karaosmanoğlu, İSU’nun yönetim kurulu başkanlığı görevini de yürütmektedir. Simdi ben kendisine seslenmek istiyorum: Sayın Başkan! Önceki yazım ciddiye alınmadı. Alınsaydı gereği yapılırdı. Ciddi bir konuydu oysa. Bir kurum, basındaki uyarıyı da dikkate almazsa, neyi dikkate alacak? Bunca işiniz arasında size hitaben yazmak istemezdim. İki haftada konuyla ilgilenen olmadığı için, bu yolu seçmek zorunda kaldım. Sizden de İSU’ya bir uyarı gelmezse, kime seslenebileceğimi şimdiden düşünmeye başladım. Yine de sorunun çözüleceğini umuyor ve bekliyorum.

 Eliz’in Eylül Sayısı..

Eliz dergisinin Eylül 2010 tarihli 21. sayısını okumakta biraz geciktim bu ay. Derginin bu sayısı, düzyazı ve şiirleriyle daha doyurucu geldi bana. Okur ve yazarlar, güzele doğru yolculuğunda Eliz’in yanında olmalı, diye düşünüyorum.

Kapakta, bir yıl önce aramızdan ayrılan Bahri Çokkardeş’in (Doğum: 1954, Bosna-Hersek) el yazısıyla yazılmış bir şiiri var: Yalnızlık Zamanı. Derginin orta sayfasında Nuri Demirci’nin Bahri Çokkardeş’le ilgili yazısı duygusal anlamda da etkiledi beni. Ölen bir şairin ardından yazılan bu tür değerbilirlik örneği yazılar, oldum olası duygulandırır beni. Çokkardeş’in defterleri Nuri Demirci’de. Bu yazı, şairin geride bıraktığı defterleriyle ilgili. İki kitap yayımlamasına karşın (Gecenin Kalbinde Unutulmuş Şiirler, Sessizlik İzleri) ustalığı yakalayan bu değerli şairimizin ardından yazan Demirci’ye sevgi ve saygılarımı iletmek istiyorum buradan. Ne mutlu, vefalı dostları olan insanlara.

Bu sayının şair ve yazarları: Adil Abacan, Tahir Akay, Şaban Akbaba, M. Mazhar Alphan, Fatma Aras, Serdar Aydın, Onur Caymaz, Halûk Cengiz, Burak Çağlayan, Bahri Çokkardeş, Dilek Değerli, Soner Demirbaş, Nuri Demirci, Özlem Tezcan Dertsiz, Dragan Dragojlovic / Ayten Mutlu, Hasan Efe, Melih Elhan, Filiz Göğer, Halil Güler, Ahmet Günbaş, Metin Güven, Hilmi Haşal, Aziz Kemal Hızıroğlu, Nesrin İnankul, Mehmet Kaplan, Erkan Kara, Hilal Karahan, Ömer Kemiksiz, Salih Mercanoğlu, Osman Namdar, Altay Öktem, Zafer Özgekağan, Samim Sadık / Halûk Cengiz, Deniz Salı, Şükrü Sever, Oğuz Tümbaş, Betül Yazıcı, Halime Yıldız, Kenan Yücel.

Dergiye sürdürümcü (abone) olmak isteyenler derginin elektronik adresine ([email protected]) yazabilirler.

Yazımı, derginin ön kapağında yer alan Yalnızlık Zamanı adlı şiirle noktalamak istiyorum:

YALNIZLIK ZAMANI

   Ay iner geceye daha

   Yakın zamanı sevmenin

   Ararken yitirilmiş gerçekleri

   düşlerim

   Bekletir soluğunu zaman

   Uzaklarda bir mevsim

   belki bahar

   Ay iner geceye usulca

   Erken durulur sular

   Ey yalnızlık

   biten aşkların dinlendiği

   Vefalı dostu yaralı gönüllerin.

Bahri ÇOKKARDEŞ

 Emniyet Genel Müdürlüğüne Teşekkür..

On iki yıldır cep telefonu kullanıcısıyım Bugüne dek, Emniyet Genel Müdürlüğünden böyle bir ileti almadım. Size de gelmiş olabilecek bu iletiyi aynen yazıyorum: “Sizi arayarak kendilerini kamu görevlisi olarak tanıtan ve çeşitli bahanelerle kontörpara göndermenizi isteyen kişilere itibar etmeyiniz. EGM www.asayiş.pol.tr-155”

 Bu cümleyi okuyunca çok memnun olduğumu ve teşekkür etme gereksinimi duyduğumu hemen belirtmeliyim. Çünkü bugüne dek böyle bir uyarıyla hiç karşılaşmadım. Özellikle gençlerin birçok konuda aldatıldığını biliyoruz.

Cep telefonlarının da  vatandaşı bilinçlendirmek için kullanılması, çağdaşlığın gereği ve göstergesidir. Bu anlamlı davranışı nedeniyle Emniyet Genel Müdürlüğüne teşekkürlerimi iletiyorum.

 Sağlık..  

 Tükettiğiniz besinler soğuk algınlığına karşı sizi koruyor. Diyetisyen Tuğçe Aytulu Ersin, “Maydanoz, kabak ve yeşil biberi sofranızdan eksik etmeyin” diyor

Sonbaharda havaların bir anda soğuduğunu ve vücut direncinin düştüğünü belirten diyetisyen Tuğçe Aytulu Ersin, hastalıklardan korunmak için düzenli beslenmenin şart olduğunu söylüyor. Ersin, şöyle konuşuyor:

 “Sonbaharla birlikte vücut direnci azalır, bağışıklık sistemi düşer. Özellikle çocuklar, gebeler, emziren anneler ve yaşlılar için beslenme büyük önem taşır.

Hastalıklardan korunmak için yeterli ve dengeli beslenmek gerekir. Turunçgiller, havuç, brokoli, kabak, Brüksel lahanası, yeşil biber, karnabahar, mandalina, maydanoz, roka, tere gibi sebzeler, vitaminler açısından zengindir. Burada önemli olan, meyvelerin sıkıldıktan hemen sonra içilmesidir.

Çay ve kahve yerine bitki çayları veya C vitamini yönünden zengin olan kuşburnu çayı tercih edilebilir. C vitamini kaybını önlemek için salatalar da meyve suları gibi hazırlandıktan kısa bir süre sonra tüketilmelidir.

Diyetteki yağ türü ve miktarı da enfeksiyon hastalıklarının seyrinde önem taşır. Bitkisel sıvı yağlar ve deniz ürünleri bağışıklık sistemini güçlendirir.

Dengeli beslenmenin bir diğer şartı da yeterli protein alımıdır. Doku yapımı ve onarımındaki güçlü etkileri nedeniyle proteinler, günlük beslenmeden eksik edilmemelidir. Süt, tavuk ve balık gibi gıdalar iyi protein kaynağıdır.”

   (Kaynak: www.internethaber.com, 25 Eylül 2010)

Bu haber toplam 884 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Bitkisel atık yağı getir, deterjan kazan25 Temmuz 2017 Salı 19:30
  • Başiskele çıkışında İzmit’i bulmak25 Temmuz 2017 Salı 09:34
  • Yaz sıcağında 9 saat elektriksiz kalmak25 Temmuz 2017 Salı 09:25
  • Işık ailesinden ev ziyareti25 Temmuz 2017 Salı 09:19
  • Küçük kızı köpek ısırdı25 Temmuz 2017 Salı 08:40
  • Şırnak gazisine ziyaret24 Temmuz 2017 Pazartesi 09:13
  • Otoparka dönüşen sokaklar23 Temmuz 2017 Pazar 15:08
  • Kozluk Muhtarı, muhtarlık ofisine girip çalışamıyor23 Temmuz 2017 Pazar 09:20
  • Cezaevindeki bir baba ve oğlunun cep telefonu23 Temmuz 2017 Pazar 09:00
  • Gültepe’de çifte kongre22 Temmuz 2017 Cumartesi 10:53
  • ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 3. ETAP
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37