1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Sefa Sirmen olmak kolay bir şey değildir
Sefa Sirmen olmak kolay bir şey değildir

Sefa Sirmen olmak kolay bir şey değildir

Davetli olduğum nikah, düğün, sünnet cemiyetlerinin çok büyük bölümüne- aslında çok ayıp olduğunu bilmeme rağmen- gidemiyorum. Cuma günü, gazetede işler toparlandıktan sonra, Dolphin’deki Sirmen ailesi

A+A-

Davetli olduğum nikah, düğün, sünnet cemiyetlerinin çok büyük bölümüne- aslında çok ayıp olduğunu bilmeme rağmen- gidemiyorum.

Cuma günü, gazetede işler toparlandıktan sonra, Dolphin’deki Sirmen ailesinin nikahına hem bir dost davetine icabet için, hem de bir gazeteci olarak gözlem yapmak için gittim.

Sefa Sirmen, salonun kapısı dışındaydı. Çok şık gri bir ceket, siyah pantolon, beyaz gömlek giymişti. İlgi odağıydı. Gayet bakımlı, zinde görünüyordu ve gerçekten çok keyifliydi.

Sağlık sorunları nedeniyle son zamanlarda pek fazla ortalıkta gözükmeyen ağabeyi Rıza Sirmen, açık alanda bir sandalyeye oturmuştu. Sefa Bey’den sonra Rıza Ağabey’in yanına gittim, hatır sordum.

Nikah başlamadan önce hem salonun içinde, hem dışarıda gözlem yapıyor, dolaşıyorum. Neredeyse gördüğüm herkes tanıdık. Sadece İzmit orada değil. Gebze, Kandıra, İhsaniye, Gölcük; Yenidoğan, Serdar, Kozluk orada..

Sadece CHP’liler değil; AKP’liler, eski DP’liler, MHP’liler, eski ANAP’lılar,Saadetliler…

Sefa Sirmen yıllarca davet edildiği her yere- çok önemli bir mazereti yoksa- gitmiş. Siyaset yaparken, hiçbir zaman partizanlık yapmamış. Herkesin, bir miktar O’na borcu var. İnsanlar da kalkıp, Sirmen’in oğlunun nikahına gelmiş.

Ortamın içinde dolaşıp, yoğunlaştıkça, “Sefa Sirmen olmak kolay değil” diye düşündüm. Sefa Sirmen, sadece Kocaeli için değil, Türkiye’nin en popüler simalarından biri. Ekonomik gücü de biliniyor. Her alanda çok güçlü dostları var. Büyük oğlunun düğününü istese New York’ta, istese Paris’te yapabilir, bütün konuklarını uçakla götürüp, getirebilir.

İstanbul’da en lüks yerde de bu düğünü yapabilirdi. En ünlü sanatçılar sırf jest olsun diye Sirmen’in düğününe katılıp, konukları eğlendirebilirdi.

Ama böylesi bir düğüne, Sirmen’in İhsaniye’deki, Ümmiye’deki, Hasaneyn’deki dostları, akrabaları; Serdar, Yenidoğan, Yenimahalle’deki yıllarca birlikte siyaset yaptığı arkadaşları katılamazdı. İş, siyaset, spor ve sanat dünyasından kaymak tabaka ile yapılacak düğündense, Kandıra’nın Çerçili köyünden, Gölcük’ün Ümmiye Köyünden sevdiği insanların katıldığı nikah töreni yapmak, Sefa Sirmen için daha doğru tercihti.

Sefa Sirmen her zaman, kendisine yönelik büyük ve haksız hakaretlerden alınmayan; ama kendisine yapılan en küçük jestten büyük memnunluk duyan bir insan olmuştur. Sefa Sirmen’in çok kendisine özgü, benzeri kolay kolay bulunamayacak çok özel bir insan olduğunu, bu nikah törenindeki tablodan bir kez daha anladım.

Nikah töreninde, ben de İhsaniye’den pek çok akrabamı gördüm. Salona, Turan İmamoğlu ile birlikte gittim. Uzun süredir görmediğim, çok sevdiğim Prof. Onur Kumbaracıbaşı ile hasret giderdim. Halit Toraman ile sohbet imkanı buldum. Sefa Sirmen sayesinde tanıdığım Titanik Oteller Zinciri’nin sahibi Mehmet Aygün’le karşılaştım.

Nikahta şahitlik de yapan Mehmet Aygün, Türkiye’de günümüzün en önemli turizm yatırımcılarından biridir. Kendisine, “Bizim kentimizin büyük beş yıldızlı bir otele çok ihtiyacı var. İzmit’te de bir Titanik yapsana” dedim. Aygün’ün niyeti var. Ben İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan’ın yerinde olsam, Mehmet Aygün’le temasa geçer, ayağına gider, “Gel İzmit’te Titanik yap. Her türlü desteği verelim” derdim.

Sirmen’lerin nikah töreni alabildiğine kalabalık, ama bir o kadar da mütevaziydi. Şöhretli, tanınmış insanlarla, ilimizin köylerinden insanlar birbirine kaynaşmıştı. Çok şık, çok moda giysiler içindeki zarif, güzel bayanlar kadar, başörtülü, kapalı giyinmiş hanımlar da vardı. Kimsenin kimseyi yadırgamadığı herkesin kaynaştığı, her köşede farklı dost gruplarının sohbet ettiği bir ortam ortaya çıkmıştı.

Yunus Emre Kültür Merkezi, daha önce katıldığım kimi toplantı ya da törenlerde klima sistemi sayesinde son derece serin olurdu. Bu kez acaba klimalar çalışmadığı için mi, yoksa salonda aşırı kalabalık olduğu için mi ortam sıcaktı, bunu anlayamadım.

Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, Mustafa ile Nurgül’ün nikahını çok güzel kıydı. Nikah cüzdanını zarif geline, Sirmen’in yakın dostu, Ankara Yenimahalle’nin CHP’li Belediye Başkanı Fethi Yaşar verdi.

Damat Mustafa Sirmen çok yakışıklı, artist gibi bir gençtir. Nikah töreninde çok güler yüzlüydü. Kıyafeti sade ve şıktı. Gelin, Boğaziçi Üniversitesi öğrencisi. Kuğu gibi zarif, ince bir genç hanım. Gelinlik de şık, ama abartısızdı.

Tabii konukların çok büyük bölümü Sirmen’lerin dünürlerini merak ediyordu. Kız tarafı salonda çok azınlıktı. Gelinin anne ve babası son derece mütevazi sade insanlar.

Görkemli nikah töreninde Kamuran Sirmen’in çok fazla ortalıkta gözükmemesi, toplu aile fotoğrafına katılırken bile nazlanması da kuşkusuz dikkati çekti.

Sefa Sirmen çok özel bir insan. Keşke Sefa Başkan binlerce konuğunu salonun kapısında karşılarken, Kamuran Abla da yanında olsaydı.

Cumartesi günü Sefa Sirmen’in “damadın babası” olmanın dışında bir sıfatı yoktu. 12 Haziran’daki son seçimlerde aday adayı olmasına rağmen aday bile gösterilmemiş, siyasetten büyük oranda elini ayağını çekmiş bir damat babasıydı.

Ama insanlar Sirmen’in davetine koştular. O’nu kutlamak, O’na görünmek için yarıştılar. Çünkü oraya gelenler, Sefa Sirmen’in böyle bir tabloyu fazlasıyla hak eden insan kalitesinde olduğunu biliyorlardı.

Sefa Sirmen olmak, farklı bir şeydi. Böylesi bir sevgi tablosu yıllarca siyasetin zirvesinde kaldıktan sonra siyasi sıfatlarının tümünden arınmış kaç kişiye nasip olabilirdi?..

Benim nikah töreninden notlarım ve izlenimlerim böyledir.

Bu haber toplam 1809 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.