1. HABERLER

  2. MEKTUP

  3. Şehir gazetesi olmak işte böyle bir şeydir 
Şehir gazetesi olmak işte böyle bir şeydir 

Şehir gazetesi olmak işte böyle bir şeydir 

Rahmetli Dündar Çiğit, bu kentte resmi ilan parasını, kağıt karaborsasını düşünmeden, tirajı hedefleyen ilk yerel gazeteyi 1970’li yıllarda çıkartmaya başlamıştı.

A+A-

O yıllarda ÖZGÜR KOCAELİ Gazetesinin ilk büyük kampanyalarından birini, eminim bu şehrin yaşlıları hatırlayacaklardır. 

Bugünkü Belsa’nın bulunduğu bölgede Eski Hal vardı. Eski Hal çevresinde çok sayıda hamal, üç tekerlekli bisikletle yük taşıyan insanlar iş yapardı. Üç tekerlekli bisikleti ile çalışan en popüler kişilerden biri de  “Koca Kafa” lakabıyla tanınan İzmitli Şaban’dı. Bir gün, Şaban’ın üç tekerlekli bisikleti çalındı. Çaresizdi. Destek aramak için gazeteye gelmiş. Elbette gazete Hamal Şaban’a bir üç tekerlekli yük bisikleti alabilirdi. Ama Dündar Çiğit, fotoğraflarını çektirdi. Röportaj yaptırdı. Sonra, “Verin Şaban’a, gitmez yabana” sloganıyla Hamal Şaban için yardım kampanyası başlattı. Bir gün içinde o dönemlerde en lüks üç tekerlekli yük taşıma bisikletlerinden biri alınıp, Şaban’a hediye edilmişti.
…………..
ÖZGÜR KOCAELİ Gazetesi, bu şehirde hep halkla bütünleşerek yayın hayatında kalmıştır. Okurları ile, bu şehirde yaşayan herkesle bire bir doğrudan ilişki kurmuştur. Bir şehir gazetesi olarak bu tarzıyla bütün Türkiye’ye de örnek olmuştur.

Bu diyaloğun kurulabilmesi için gazete güvenilir olmalıdır. Gazeteyi hazırlayanlar şehrin tanıdığı güvenilir insanlar olmalıdır. Geçen hafta bir olay yaşadım. Bunu siz değerli okurlarla paylaşmak istiyorum.
Geçen pazartesi günü bu gazetenin 5’inci sayfasında, “Olayların Perde Arkası” sütunlarında  “Atı ölen vatandaş üzüntüye boğuldu” başlıklı küçük bir haber yayınlandı. İzmit Yenimahalle’de oturan, at arabası ile şehrin her yerini dolaşıp, çöplerden işe yarayan malzemeleri toplayarak ailesinin geçimini sağlamaya çalışan Nazmi Kirazoğlu’nun tek sermayesi olan atı ölmüştü. İzmit’te pek çok kişinin ismen tanımasa da göz aşinalığının bulunduğu Roman Nazmi Kirazoğlu perişandı. Yeni bir at 2.500 TL’ydi. Yeni at alamazdı. Atı olmazsa, arabasını kullanamaz, ailesine ekmek götüremezdi. 

Pazartesi günü gazetede bu haber yayınlandı. Salı günü beni bir bayan okurum aradı. İsminin verilmesini, adının açıklanmasını kesinlikle istemiyor. İzmit’in eski, köklü, herkesin tanıdığı ailelerinden birinin ferdi.
“-İsmet Bey” dedi. Dünkü gazetenizde Nazmi Bey’in atının ölüm haberini okudum. Çok üzüldüm. Ben o gariban vatandaşa yardımcı olmak istiyorum” dedi. Hanımefendiye,  “Sizi o haberi yapan muhabir arkadaşımla birlikte O vatandaşın evine gönderebilirim. Kendiniz yardımı verirsiniz” dedim. Kabul etmedi:
“-Ben hiçbir şekilde bu işte ortada olmak istemiyorum. Gönlümden kopanı size vereceğim. Siz o şahsa bir hayırseverin bağışıdır diye verirsiniz. Ama lütfen parayı çarçur etmediğini, yeni bir at aldığını da siz görün, emin olun.” dedi.

Ertesi gün için sözleştik. Söz konusu haberi yapan Kerim Yavuz, sabah gitti, atı ölen Nazmi Kirazoğlu’nu gazeteye getirdi. Sözleştiğimiz gibi saat 11.00’de yardımsever hanımefendi geldi. Bir zarfın içine 2.600 TL para koymuş. “2.500 TL’si at için. 100 TL ile de bu akşam evine güzel bir yemek götürsün” diyerek zarfı bana verdi. 
Hanımefendiye Nazmi Kirazoğlu’nun aşağıda olduğunu söyledim. “İsterseniz tanışın” dedim. Birlikte binanın giriş katına indik. Nazmi Kirazoğlu’na, “İşte sana yardımcı olan hanımefendi” dedim. Fırladı, elini öptü. Yardımsever hanım fotoğraf da çektirmedi. Gazetenin santral görevlisi Alev Uçar’a içi para dolu zarfı verdik. Nazmi Kirazoğlu’na teslim ederken fotoğrafını çektik. Zarfı alan Kirazoğlu, yine yardımsever hanıma döndü, “Abla 10 dakika bekle. Yeni alacağım at hazır. Hemen alıp geleyim, atım da elini öpsün. Sen de paranın boşa gitmediğini görürsün” dedi. Yardımsever hanım, “Buna hiç gerek yok. Ben bu gazeteye, İsmet Bey’e, size inanıyorum. İyi günlerde kullanın” dedi, arabasına binip, gitti. 
……………
Bu şehirde pek çok kişi kafayı bu gazeteye takmış durumda. ÖZGÜR KOCAELİ’yi bitirmek, itibarsızlaştırmak için uğraşıyor, abuk sabuk yazılarla kendi kendilerini tatmin ediyorlar. ÖZGÜR KOCAELİ, Türkiye’nin örnek şehir gazetesidir. Bu şehirde yaşayan herkesin gazetesidir. Bu şehrin güvendiği gazetedir. Özellikle eski İzmitlilerle, Romanı’ndan Osmanlı soylusuna, işçisinden memuruna, esnafından işadamına eski İzmitliler üzerinde çok önemli bir etkisi vardır. İnsanlar güvenir. Bu gazetenin şantaj yapmadığını, kimseyi kandırmaya çalışmadığını, bu gazeteyi hazırlayanların kişisel menfaatleri peşinde koşmadığını bilirler. Bizim yapmamız gereken, bu güveni, bu inancı korumaktır ki, zor şartlara rağmen bunu da olabildiğince becerdiğimize inanıyorum.
………….
Değerli okurlar.. Yaz sezonundayız. Gazeteciler de yoruluyor.  Ahmet Serimer ve Metin Karan, yaz tatillerinin önemli bölümünü tamamlayıp, döndüler. Geçen hafta Murat Yoldaş izne ayrıldı. Bugünden itibaren Ali Gündoğdu iki haftalık tatile çıkacak. Muhabir arkadaşlar tek tek tatillerini yapıyorlar. Ben daha buralardayım. Kurban Bayramını, yazı bitirir. Sonra bir süre keyfime bakarım.

Değerli okurlar, bu gazeteyi hazırlayan ekibin çekirdek kadrosu, çok uzun yıllardır birlikte, aynı çatı altında çalışan, artık birbirini çok iyi tanıyan ve tamamlayan insanlardan oluşur. Bu nedenle ÖZGÜR KOCAELİ çok özeldir. Bu nedenle burada bizim aramızda barınamayan gazeteci müsveddesi tipler ÖZGÜR KOCAELİ’ye saldırmayı kendilerine görev kabul ederler.

Biz sizi iyi tanıyoruz. Siz de bizi iyi tanıyorsunuz. ÖZGÜR KOCAELİ hep sizin güvendiğiniz özel bir şehir gazetesi olarak kalacaktır. Saygılar, sevgiler.


Adının açıklanmasını, fotoğrafının çekilmesini istemeyen hayırsever okurumuzun 2600 TL’lik nakit bağışını, atı ölen Nazmi Kirazoğlu’na gazetemizin santral görevlisi Alev Uçar teslim etti.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
1 Yorum