1. YAZARLAR

  2. İsmet ÇİĞİT

  3. Şehir içi trafiğinde önemli değişiklikler
İsmet ÇİĞİT

İsmet ÇİĞİT

Yazarın Tüm Yazıları >

Şehir içi trafiğinde önemli değişiklikler

A+A-

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Doç.Dr.Tahir Büyükakın, şu sıralarda önünde bilgisayar, şehir içi trafiği üzerinde çalışıyor. İzmit’te tramvayın çalışmaya başlaması ile birlikte şehir merkezindeki trafik akış şeklinde de önemli değişiklikler yapılacak.

HÜRRİYET VE ALEMDAR TERS İŞLEYECEK

Genel Sekreter Büyükakın, yapılması planlanan değişikliklerin ana hatlarını anlattı. Şehir merkezindeki en önemli değişiklik, Hürriyet Caddesi ile Alemdar Caddesi’ndeki trafik akışının terse çevrilecek olması.

Yürüyüş Yolu’nun kuzeyinde bulunan Hürriyet Caddesi’nde halen trafik, paralelindeki Cumhuriyet Caddesi gibi batı-doğu yönünde akıyor. Değişikliğin ardından doğu-batı yönünde akacak. Alemdar Caddesi’nde ise, aşağıdan yukarı çıkan trafik, yukarıdan aşağıya inecek. İnönü Caddesi’nden Kozluk’a doğru giden bir araç, Alemdar Caddesi’nden aşağıya inip, Hürriyet Caddesi’nden Eski Garajlar Kavşağı’na gelerek D-100’e çıkabilecek. Genel Sekreter’e, “Bu değişikliği yaparken Hürriyet Caddesi’nin araçlara kapatılan Şelale önündeki bölgesini de açın bari” dedim. Büyükakın, “İzmit’te hiçbir cadde ve sokağı araçlara kapatma lüksümüz yok. Bu konu da gündemimizde” dedi.

YENİ SİNYALİZASYON SİSTEMİ

Ramazan Bayramı’ndan sonra mı, Kurban Bayramı’ndan sonra mı, yılbaşından sonra mı olur bilemem. Ama İzmit içinde tramvay çalışmaya başladığında,  pek çok bölgede tramvay yolu ile araç yolu kesiştiği için sinyalizasyon sistemi de yenilenecek. İzmit içinde tramvay, 6 dakikada bir çalışacak. 6 dakika arayla Otogar’dan ve Sekapark’tan birer tramvay hareket edecek. Yani, şehir içinden 6 dakika içinde karşılıklı 2 tramvay geçecek. Tramvay ile arabaların yolunun kesiştiği noktalarda yeni ışıklı kavşaklar yapılacak.

Genel Sekreter Büyükakın, “Bütün bunlar senin yüzünden oluyor. Tramvayı Yürüyüş Yolu’ndan geçirecektik. Sefa Sirmen’in yaptığı Yürüyüş Yolu bozulmasın diye bastırdın. Başkan Karaosmanoğlu’nu ikna ettin. Tramvay yolunu yürüyüş yolundan geçirseydik, hem tramvay yolcuları için kolaylık olacak, hem şehir içi trafiğinde bu kadar oynamaya gerek kalmayacaktı” dedi.

Sayın Büyükakın, tramvay konusunda her zaman “Yürüyüş Yolu” seçeneğinden söz edeceğini ve bu konuda tek suçlu olarak beni gördüğünü vurguladı. Eğer o tramvayın o çınarlar arasından, Yürüyüş Yolundan geçmesini gerçekten ben engellediysem, ben de hayatım boyunca İzmit için yaptığım bu hayırlı işten gurur duymaya devam edeceğim. Tramvay Yürüyüş Yolu’ndan geçseydi, hem İzmit’in en önemli özelliği bozulmuş olacak, hem de eskiden tren geçtiği dönemlerde olduğu gibi, şehir merkezindeki trafik daha çok noktada kesilecekti.

Biz seviyoruz, sevmeyenler utansın

Bugün, 19 Mayıs. Dünya’da bir benzeri daha bulunmayan Türk Halkı’nın Kurtuluş Savaşı’nın başladığı gün. Gazi Mustafa Kemal, 19 Mayıs 1919’da İstanbul’dan köhne Bandırma Vapuru ile Samsun’a çıkıyor. Osmanlı’nın bir subayı olan Mustafa Kemal’e Padişah önce yetki veriyor. Ama daha sonra işgalci emperyalistlerin baskısı ile Mustafa Kemal hain ilan ediliyor. Asker üniformasını üzerinden çıkartıyor. Anadolu’ya geçiyor Mustafa Kemal. Bitik, tükenmiş bir ulus var. Hem maddi açıdan, hem moral açısından bitmiş bir ulus. Bu ulusun içindeki vatan sevgisini ateşliyor.

Türk Kurtuluş Savaşı aslında 98 yıl önce bugün başlıyor. Sonrası malum. “Çılgın Türkler” emperyalistleri vatan topraklarından denize sürüyorlar.

Bu ülkede hala birilerinin Atatürk’e saldırıyor olması, ortamın uygun olduğunu düşünüp, Atatürk için içlerinde biriktirdikleri kin ve nefreti abuk sabuk iddialar ile şimdi dillendirmeleri, elbette üzücüdür. Ama bence üzerinde fazla durmaya da değmez. Atatürk’ü biz seviyoruz. Bu vatanı kurtardığı, bu Cumhuriyet’i kurduğu, devrimleri yaptığı için seviyoruz. Türk ulusuna çağdaş medeniyet yolunu gösterdiği için seviyoruz. Atatürk’ten nefret edenler kin kustukça, biz O’nu daha çok seviyoruz.

Lütfen bayrak asın bugün. Bu ülke, bu vatan, bu cumhuriyet, Atatürk’e kin kusanların değil, Atatürk’ü seven ve saygı duyanlarındır.

Keşke eskisi gibi kutlasaydık 19 Mayıs’ı bugün. Gençler stadın orta yuvarlağında dev bir kule yapsaydılar. Gece ellerimizde meşalelerle Fener Alayı düzenleseydik. Bunları da ileride yapacağız yeniden. Biz, Atatürk’ü sevenleriz. Gitmeyeceğiz bu ülkeden. Atatürk’ün kurduğu ve kimsenin yıkamayacağı Cumhuriyet’in kuralları ve nimetleri içinde mücadele edeceğiz. Atatürk’ün işaret ettiği, hedef gösterdiği çağdaş medeniyetler düzeyine bu ülkeyi biz hep birlikte yücelteceğiz. Daha fazla demokrasiyi, daha gerçekçi özgürlükleri Türkiye mutlaka görecek ve yaşayacak.

Hiçbir zaman umutsuz olmayın. Atatürk’e sövmeye kalkanlara bile nefret duymayın. Atatürk’ü biz seviyoruz. Onlar sevmesin zaten. Onlar, Atatürk’ü sevmeyi bile hak etmiyorlar.

236536_129327272006614603267_original.jpg

GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK- İyi ki yaşamış, iyi ki bu ülkeyi sahiplenmiş, iyi ki 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkıp, Kurtuluş Savaşı’nı başlatmış. 98 yıl önce O bunları yapmış. Biz bugün bu vatandan umut kesme, bu Cumhuriyet’e küsme lüksüne sahip değiliz.

Şunun adına “Fuar” demeyelim

51 yıl olmuş. Demek ki, Atatürk Spor Salonu’nda “Sergi “ adıyla ilk açıldığında ben ilkokula yeni başlamışım. Kocaeli Fuarı, Leyla Atakan Parkı’nda büyüdü. Çocukluğumuzun, gençliğimizin en güzel yıllarında, yaz aylarında Fuar’da büyüdük. Sanayiyi orada tanıdık. Cam, kağıt, boru, otomobil, lastik, kauçuk nasıl üretilirmiş orada gördük. Türkiye’nin en ünlü sanatçılarını orada ayakta dinledik. En renkli şovları, en gırgır tiyatro oyunlarını orada izledik. Fuar döneminde Şehir Lokantası’nın yaptığı olağanüstü dönerin lezzetini hala unutmam. Fuar’a girdik mi, canımız çıkmak istemezdi. Lunapark’la orada tanıştık. Zeynel Ağabey’in bira bahçesinde, Fethi Güven’in, Okan Akok’un mekânlarında, Emrullah Usta’nın Şehir Lokantası’nda çok anılarımız vardır.

Bu gece Kocaeli Fuarı 51’inci kez açılıyormuş. Fuar adına zerre kadar bir şey yok. Kocaman bir alan. Devlet dairelerinin depoları, tarikat mekânları ile doldurulmuş, alkolden tamamen arındırılmış, sadece Mustafa Pehlivan’ın Lunapark’ı ayakta kalmış koskoca bir mekân.

Devir sizin devriniz. Elbette ne isterseniz yaparsınız. İtirazımız yok. Bir gün bizim de eski Fuarı’mızı geri getireceğimiz günler olacaktır. Ama bir tek ricam var. Bu organizasyonun adına Kocaeli Fuarı demeyin. Geçmişimize, bizim gençliğimizin, çocukluğumuzun fuarına çok ağır hakaret olarak algılıyorum.

Fenerbahçe-Real Madrid

Dün sabah sanırım sadece bizim gazetede değil, bütün iş yerlerinde bir miktar Fenerbahçe muhabbeti olmuştur. Çarşamba gecesi Fenerbahçe çok ağır iki darbe aldı. Birincisinde, Kadınlar Basketbol Ligi finalinde Yakın Doğu Üniversitesi takımına bir sayı farkla yenilip, şampiyonluğu kaybetti.

İkinci büyük acıyı futbolda yaşadılar. Bu sezon ligde çok başarısız olan Fenerbahçe için tek hedef Ziraat Türkiye Kupası kalmıştı. Ama Başakşehir, penaltı atışları ile finale çıktı, F.Bahçe futbolda son hedefinin de dışında kaldı.

F.Bahçe camiası, asıl büyük sınavı ve heyecanı bu gece yaşayacak. Basketbolun Şampiyonlar Ligi Eurolig’de Dörtlü Final İstanbul’da düzenleniyor. Bu gece ilk maçta CSKA Moskova-Olimpiakos karşılaşacaklar. Daha sonra saat 21.30’da F.Bahçe-Real Madrid maçı var. Bu geceki maçları kazananlar, pazar gecesi yine İstanbul’da Eurolig finalinde karşı karşıya gelecekler.

Bu gece, Real Madrid maçında ben bile Fenerbahçeli’yim. Biliyorum, F.Bahçe şampiyon olursa, Aziz Yıldırım çok hava atacak. Ama buna bile razıyım. Basketbol Eurolig Şampiyonluğu, F.Bahçe tarihinin en büyük zaferi olacaktır. Hele bu gece Real Madrid’i yensinler, pazar gecesi CSKA’yı finalde nasıl olsa yeneriz.

Bu yazı toplam 4567 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum