• BIST 73.391
  • Altın 132,849
  • Dolar 3,5219
  • Euro 3,7585
  • Kocaeli 8 °C

ŞEHİTLER DİYARI TÜRKİYE’M

Alaattin KÖKSAL

Sen;  şehirlerin anası Mekke’nin, Medine’nin, Kudüs’ün yareni olan bir vatansın. Sen; İslam dininin hizmetkârı, mazlumların ve mağdurların hamisi,  her karış toprağı şehit kanıyla yoğrulmuş, her evden şehit ve gazi vermiş şerefli bir milleti bağrına taşıyan büyük Türkiye’sin  
Sen; Tarih boyunca, doğudan batıya, kuzeyden güneye, gittiğin her yerde adalet dağıtmış, eserler bırakmış, insanlıktan nasipsiz insanlara el uzatmış, kökleri mazide dalları geleceğe uzanan maneviyat yüklü bir ülkesin. Sen; tarihe şahitlik yapan öyle bir vatansın ki, üzerinde yaşayan insanlarla birlikte, Siyonist ve emperyalistlerin korkulu rüyasısın. 
Senin büyümeni istemeyen şer güçler, siyasi, sosyal, ekonomik ve kültürel krizlerle, vesayet savaşlarıyla, içimizden çıkan hain terör örgütleriyle engel olmaya çalıştılar. Tarih boyunca yapılan ihanetlere karşı, İman ve sabırla canlarını ortaya koyarak, şer güçlere ve onların yerli işbirlikçisi hainlere boyun eğmeyen, şehitlerimizi ve gazilerimizi bağrına basan şehitler ve gaziler diyarı bir ülkesin.    
Sen; zalimlerin, hainlerin, işbirlikçilerin, teröristlerin, saltanatçıların, şuursuzların, aklını ve kalemini kiraya verenlerin ne dediğine değil, Yüce Allah’ın ne dediğine bakarak hareket eden bir millette sahip olduğun için, geçmişi geleceğe taşıyan büyük Türkiye’sin. 
 Sen:  Adalet, merhamet ve ahlak ilkelerinden taviz vermeyen başı dik onurlu insanlarla ve şehitler tepesiyle iftihar eden şanlı bir Türkiye’sin. Ne acıdır ki,  dağlarında siperlenerek, ormanlarında saklanarak, kardeşlerine kurşun sıkan,  zalimlerle işbirliği yaparak seni bölmeye çalışan beyin özürlüsü insanlar da bağrından çıkmıştır.  
Vatan sevgisi imandadır inancıyla din, namus, bayrak ve devleti uğrunda, şehit olmaktan çekinmeyen bir milleti besleyen vatan olarak, iftihar etmekte senin hakkındır.  Üzerinde yaşayan,  önlerini görmekten aciz, batı gözlüklü,  ufku dar bir avuç insanımıza,  hal lisanınla şöyle sesleniyorsun; fiziki hudutlarınızın haricindeki, gönül sınırlarınızın nerelere kadar uzandığını görerek hareket ediniz.  Geleceğinizi batı dünyasının kirli değerlerinde aramayınız, mukaddes değerlerinize sahip çıkarak özünüze dönünüz ve birlikte büyük Türkiye olunuz diyorsun. 
Şehitler ve gaziler diyarı Türkiye’m, tarih boyunca sana engel olmak için haçlı seferleri düzenleyenler, maddi cephemizle birlikte manevi cephemizi yıkmak için kahpece planlar ve tuzaklar hazırladılar, lakin umduklarına kavuşamadılar, kavuşamayacaklar.  Şer güçlerin kahpelikleri yerli hainlerin alçaklıkları milletimize hız vermiştir. 
Rahmetli N.F.Kısakürek’in dediği gibi “ Ey düşmanım, sen benim ifadem ve hızımsın; Gündüz geceye muhtaç bana da sen lazımsın!” Herkes bilmelidir ki, ufku dar, bazı küçük beyinlilerin bilerek veya bilmeyerek, zalimlerin ve hainlerin kirli planlarına alet olmalarına bundan böyle müsaade edilmeyecektir. Milletçe şer güçlere geçit verilmezken, zalimlere destek veren hainlerden de yaptıkları da yanlarında kâr kalmayacaktır, hesabı sorulacaktır.
          Yaşadığımız birçok olumsuzlukların ve terör vahşetinin arkasında yerlerini alan, zalim şer güçleri eleştirmeyen kimi yazar ve siyasetçilere milletimiz itibar etmiyor. İktidar partisini, özelikle Sayın Cumhurbaşkanımızı haksız bir şekilde eleştirmek için ülkemiz de özgürlüklerin kısıtlandığını batılı liderlere şikâyet eden, millilikten ve milliyetçilikten nasibi olmayan bu tip insanları, halkın büyük bir çoğunluğu ibretle takip ediyor.    
 Ülkemizde yaşayan 80 milyon insanımızın kahir ekseriyeti imanlı, ihlâslı, bilgili, bilinçli, namuslu, onurlu haysiyetli, izzetli ve şerefli olan, aklı başında olan insanlardır. Alçakların kurdukları çakal sofrasın da ülkemiz ve İslam dünyasının meze olmaması için, Yüce Allah’ın izniyle çok yakın zamanda, Aslanlar sofrasının kurulmasına canı pahasına da olsa yardımcı olacaklarını yüksek sesle haykırmaktadırlar.  14 yıldır çakalların masasında aslanlar gibi oturarak, “Dünya beşten büyüktür” diyen Cumhurbaşkanımız, çakalların çavuşlarını ürkütmüştür. 
Ana kucağı, baba ocağı olan canım Türkiye’m, içten ve dıştan gelen her kahpeliği, hainliği, ikiyüzlülüğü milletçe gördük ve yaşadık. Bundan sonra ne içimizdeki hainlerin,  ne dışımızdaki zalimlerin timsah gözyaşlarına inanmayacağız. Müslüman bir dilekten iki sefer ısırılmaz hadisi şerefini hiçbir şart altında unutmayacağız ve rehavete kapılmayacağız. Vatansız, dinsiz, imansız ve esaret altında yaşamaktansa milletçe şehit olmaya kararlıyız. İsteyen şehitlik kervanına katılır, isteyen esareti kabul ederek vatanımızdan ayrılarak efendilerinin yanına gidebilir. 
Ülkemde her şeyin sütliman olduğunu söylemiyorum.  Kahpe düşmanın planlarına karşı istediğimiz manada eylem ve söylem birlikteliğimizi henüz sağlayamadık. Bu uğurda atılan ciddi adımları da görmezlikten gelemeyiz.  Kardeşler arasında tahammül edilmesi yutulması, unutulması, zor olan, faili meçhul cinayetler, siyasi komplolarla birlikte öyle ağır eleştiriler, öyle acımasız sözler sarf ediliyor ki, bu sözler düşmanın iştahını kabarttırırken, ehli vicdan insanların yüreğini kanatıyor. 
15-Temmuz-2016 darbe girişimi dış destekli bir işgal operasyonu olduğunu sağır sultan duyduğu halde. Bazı siyasiler özelikle Kemal Kılıçdaroğlu’nun duymaması bana çok manidar geliyor. Herkesin bildiği çok güzel bir söz vardır “Mesele vatansa gerisi teferruattır ” Sayın Devlet Bahçeli, ülkenin ve milletin selameti için, siyasi bir getiri beklentisi içinde olmadan, önce vatanım sonra milletim ve davam anlayışıyla hareket ederek, iktidarla istişare yapma yolunu tercih ettiğinden milletin takdirini ve saygısını kazanmıştır. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, Sayın Bahçeli’nin gösterdiği tutumun tam tersini yaparak, milletin ekseriyetini ayrıca partisinin sesiz gruplarını küstürmüştür ve küstürmeye devam etmektedir.   
         Sayın Kılıçdaroğlu bir konuşmasında ; “ Türkiye de rejim değişikliğine müsaade etmeyiz. Başkanlık sistemi rejimi değiştirmektir. Nasıl bir başkanlık, bir kişi konuşacak Türkiye dinleyecek. Bir kişi konuşacak, yargıçlar ona göre karar verecek. Böyle bir başkanlığa kan dökülmeden geçemezsiniz. Açık ve net olarak söylüyorum” diyor.
          Sayın Kılıçdaroğlu’na, hiçbir art niyetim olmadan edeple ve samimiyetle aklımdan geçen bazı düşüncelerimi sorular şeklinde arz etmek istiyorum.  Başkanlık sistemi 367 evetle geçerse veya 330 evetle referanduma gider ve halk kabul ederse, meclisin veya halkın iradesine engel olmak için kan mı dökeceksiniz? Başkanlık sistemi Meclisten geçmez referandum için halka gidildiği halde, halk evet demezse, bilfarz başkanlık sistemini isteyenler, sizin gibi kan dökeriz tehdidinde bulunurlarsa, sizin cevabınız ne olacaktır?  
“Türkiye’yi böldürmeyeceğiz” mitingi ile halkın karşısına çıkacak olan CHP’liler,  Türkiye’nin bölünmesinden yana bir düşünceye sahip olan HDP’lilerle kol kola girmenizi, dolaylı bir şekilde FETÖ örgütüne ve mensuplarına verdiğiniz desteği halka nasıl izah edeceksiniz?
 Türkiye’nin işgali için FETÖ örgütüne destek veren şer güçlere karşı “Türkiye böldürmeyeceğiz’ mitingleriyle meydanlara çıkarak milli ve yerli bir duruş gösterirseniz inanın yapacağınız mitinglere, değişik parti mensuplarının katılacağından emin olabilirsiniz. Türkiye’yi böldürmeyeceğiz mitinglerinde şer güçleri ve içteki hainleri eleştirmek yerine, sadece AK partisini eleştirmeye kalkışırsanız biliniz ki, yapacağınız mitinglere, milletin büyük ekseriyeti de itibar etmeyecektir. 
         Milleti direnmeye çağırmak suretiyle, ülkede kaos çıkararak, AK Partisini dış destekli, sivil veya askeri bir darbeyle iktidardan düşürme niyetinde olanlara yardımcı olmayınız. Biliniz ki, halkımızın büyük çoğunluğu “Geçti Bor’un pazarı sür eşeğini Niğde’ye” dediğini duyarak milletle kucaklaşmanız hem partinizin hem de ülkenin yararınadır.   
AK partisini bölmek veya bir şekilde kapatmak suretiyle AK partisinin iktidarından kurtulmaya çalışanların timsah gözyaşlarına inanmayınız. Böyle bir durumda CHP’nin bırakın iktidar olmasını mevcut durumunu da koruyamaz.  Değişik senaryolarla AK partisini iktidardan uzaklaştırma gibi bir hayalin içinde olanların, hayalleri Yüce Allah’ın izniyle hiçbir zaman gerçekleşmeyecektir. Bil farz gerçekleşirse, AK partisinin yerine, “Nur partisi” kurulur ve ezici bir çoğunlukla tekrar iktidara gelir,  CHP de, istemediğimiz halde siyası mevta olur.
 Tüm siyasi partilerimiz ve aydınlarımız, ülkemizin geleceği için İslam kardeşliği ve vatandaşlık bilinciyle hareket ederek, dostu dost, düşmanı düşman bilerek el ele tutuşarak siyasi, sosyal, ekonomik ve kültürel kalkınmanın yanında zalimlere karşı caydırıcı askeri bir güce sahip olmanın, gayreti içinde olmalıdırlar.  
Bunun yolu batının kirli değerlerinden yüzümüzü çevirerek kendi sinemizde kazınmış olan imanımıza ve inancımıza öz güvenle sarılmaktır. Bu işin anahtarı, Nur suresinin 31. ayetinde gecen“ Ey Müslümanlar toptan tövbe ediniz ve kurtulunuz” ayetidir. Ülkemiz üzerinde planlanan birçok olumsuzlukların, bundan böyle çok fazla etkili olamayacağı inancıyla kalın sağlıcakla..
 
                                                    

Bu yazı toplam 892 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
  • Her şey kuralına uygun yürütülüyor
  • Zaman Geçiyor, Büyüyoruz
  • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37