• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Kocaeli 5 °C

Seka alanını değerlendiremedik

İsmet ÇİĞİT
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün İzmit’e geliyor.  Cumhurbaşkanı, Sekapark alanında düzenlenecek törende, bu alan içinde Büyükşehir Belediyesi’nin yaptırdığı Bilim Merkezi’nin açılış törenine katılacak. Bilim Merkezi’nin açılış töreni ile birlikte, 118’i Büyükşehir Belediyesi tarafından yaptırılan 195 kamu yatırımının da toplu açılış töreni gerçekleşecek. 
Kuşkusuz, bugün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılacağı toplu açılış töreninde tamamlanan toplam 760 milyon TL değerinde olduğu belirtilen tamamlanmış yatırımların kentimize kattığı ya da katacağı değerlerden çok, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yapacağı konuşma öne çıkacak. Hiç kuşkusuz, Cumhurbaşkanı, şu sıralar diğer kentlere yaptığı ziyaretlerde olduğu gibi, ilimizde de yaklaşan 7 Haziran seçimleri için Kocaeli halkından mevcut iktidara destek isteyecek, “Başkanlık sistemi”nin faydalarını anlatıp, Anayasa değiştirecek çoğunluğa ulaşması için ismini telaffuz etmeden kurucusu ve lideri olduğu iktidar partisine oy isteyecek.
……….
Bugünkü törenden yola çıkarak, ben Seka arazisini ve yıkılıp yok edilen Seka Kağıt Fabrikası’nı bir kez daha gündeme getirmek istiyorum..Seka’nın yok edilişi süreci, aslında AKP iktidara gelmeden önce, 1990’lı yıllarda başlamıştı. Karşı tarafta, Yeniköy sahilinde bulunan,  piyasa değeri en az 60 milyon Dolar olarak telaffuz edilen, Seka’ya ait fidanlık arazisinin(o dönemlerde bataklık diyorlardı)  Ford Otosan’a bedelsiz verilmesi ile birlikte, Seka bitirildi. 
Süleyman Demirel Cumhurbaşkanı, Mesut Yılmaz Başbakan’dı. Seka kötü yönetildiği için zarar ediyordu. Tek kurtuluş yolu, modernize edilmesi, yatırım yapılmasıydı. Bu yatırım için de, Seka A.Ş.’nin mülkiyeti olan fidanlık arazisinin değerine satılmasıyla elde edilecek kaynak fazlasıyla yeterliydi.
O dönemde, bir tek bu gazete tek başına Seka’nın, bu kentin ve ülkenin menfaatlerini savundu. Ford Otosan fabrikasını kurmaya hazırlanan Koç-Ford ortaklığı, gözüne kestirdiği o arazinin bedelini ödemeye de hazırdı.  Ama ülkeyi yönetenler, nedense ısrarla en az 60 milyon Dolar piyasa değeri bulunan bu araziyi “bilabedel” (bedelsiz) vermek için ısrar ettiler. 
Ford Otosan orada kuruldu kötü mü oldu?.. Hayır, kesinlikle hayır. Ama Türkiye Yeniköy sahilinde Ford araçlarını üretirken, karşı tarafında Seka da hala kağıt üretiyor olabilirdi. Bugün Türkiye kağıt üretmiyor. Ülke ihtiyacı olan bütün kağıt, hatta seçimlerde kullanılan oy pusulalarının, zarflarının kağıdı bile yurt dışından ithal ediliyor. 
………
2005 yılında Seka’nın kapatılıp, yıkılması gündeme geldiğinde de, yine bu gazete, yine belki de tek başına mücadele etmişti. Hatta diyebilirim ki, Seka’nın kapatılmaması için bu gazetenin riskleri göze alarak verdiği mücadele, o fabrikada çalışan, ekmek yiyen işçilerden, 
o işçilerin üyesi olduğu sendikanın yöneticilerinden çok daha samimiydi. 
AKP iktidarının ilk dönemleriydi. O dönemde Başbakan olan Erdoğan, Seka’nın biletini kesmişti. “Seka zarar ediyor. Kapanacak, yıkılacak, arazisi İzmit’e hediye edilecek” demişti. Dediğini yaptı. Seka’nın bütün çalışanları, en az fabrikadan aldıkları kadar maaş karşılığı Büyükşehir Belediyesi ve kamuda işe yerleşme garantisi karşısında yelkenleri suya indirdiler. Direnişi bıraktılar. 
Seka’nın kapatılıp, yıkılması kesinleştiğinde içim yanmıştı. Hala içim yanar. 
Bugün ülkenin içine girdiği ekonomik çalkantı döneminde, bu ülke için üretimin, istihdamın ne kadar önemli olduğunu çok iyi anlıyoruz. Bugün modernleştirilmiş bir Seka, Türkiye’nin bütün kağıt ihtiyacını karşılıyor olabilir, ülke her yıl milyonlarca dolar değerinde katma değer yaratabiliyor olabilir, yüzlerce insan hala Seka’da çalışıp, üretiyor olabilirdi. 
……….
Bütün bunları da bir kenara bırakalım. 2005’de kapatılıp, yıkımına başlanan Seka fabrikasından Büyükşehir’e devredilen o 800 dönümlük muhteşem araziyi 2005’den buyana ne kadar değerlendirebildik?.. Buna bakalım. 
Şu sıralar rengarenk lalelerin de açtığı Sekapark sahilinin güzelliğini hiç inkar etmiyorum. Ama o sahili, bir yandan fabrika üretirken de bu hale getirmek mümkündü. Büyükşehir, sonraki yıllarda Seka arazisine komşu Mannesmann’ı da buradan çıkarttırdı. Bunu da iyi yaptı. İzmit’in kazandığı arazi daha da büyüdü. 
Denize sıfır, ulaşımı kolay, muhteşem bir alan.. Büyükşehir’i bir konuda kutlamak isterim. En azından bu alana yapılaşma izni vermediler. Ama Allah aşkına söyler misiniz 2005’den bu yana bu arazide ne yapabildik?.. Bu kente ne kadar kazanabildik?..
Aynı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’ndan kente armağan edilen Cephanelik alanı gibi, Seka alanını da çarçur ettik. Fabrikanın yıkılmasının ardından ortaya çıkan milyonlarca dolar değerindeki hurdaların çalındığı, alandan kaçırıldığı ortaya çıkmıştı. Bunun hesabını bile soramadık, yapanların yanına kar kaldı. 
Seka arazisinde Türkiye’nin en güzel, dünyanın imreneceği bir film platosu kurulabilirdi. Hala bu işe bile yasal statü kazandırılamadı. Bir plato var ama, TRT için zorlama ile çekilen absürt diziler dışında işe yaramıyor. 
Seka alanı spor alanı, kültür alanı, sanat merkezi olabilirdi. Türkiye’de benzeri bulunmayan yaşlılar için huzurevi arazisi olabilirdi. Amatem, psikolojik tedavi merkezi olabilirdi. Orası öyle bir alan ki, ister olimpik spor tesisleri yapar, ister havaalanı yapabilirdiniz. 
Girin Seka alanına; isterseniz eski Sümer Karakolu tarafından, isterseniz Seka Devlet Hastanesi tarafından girin. Yıllanmış ağaçlarla dolu, bir kenarı deniz muhteşem bir arazi. Kimi binalar, AKP’ye en çok yağ çeken dernek ve STK’lara bedelsiz verildi. Sahilde yapılan tesisler, AKP’ye yakın işletmecilere teslim edildi. 
Gece girin. Zifiri karanlık.. Karşınıza hortlak çıkacak diye korkarsınız. Bugün Cumhurbaşkanı’nın açacağı Bilim Merkezi 2005 yılından bu yana bu muhteşem alanda yapılan tek yatırımdır.
Bütün bunları yaptıktan sonra bile, o görkemli arazinin bir bölümünde küçük, modern, çevreyi hiç zarar vermeyen, yüksek kapasiteli bir kağıt fabrikası bulunabilir, bu ülkenin bütün kağıt ihtiyacı yine İzmit’ten karşılanıyor olabilirdi. 
Hiç birini beceremedik. Hiç bu alanla ilgili vizyon ortaya koyamadık. 
İşte tüm bu nedenlerle, “Seka” dendikçe, hala benim içim yanar.
Bu yazı toplam 307 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 3
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37