1. YAZARLAR

  2. İsmet ÇİĞİT

  3. Seka Devlet Hastanesi’nde gördüklerime inanamadım
İsmet ÇİĞİT

İsmet ÇİĞİT

Yazarın Tüm Yazıları >

Seka Devlet Hastanesi’nde gördüklerime inanamadım

A+A-
İşçi çocuğuyum. Üstelik, çocukluğum Yenidoğan Mahallesi’nde Seka lojmanlarında geçti. Bu nedenle, eski SSK İzmit Hastanesi’ni çok iyi bilirim. Efsane Başhekim Dr.Kemal Cebeci’nin olağanüstü disiplinine, yöneticilikteki başarısına rağmen,  SSK İzmit Hastanesi, çok anormal yüksek iş yükünün altında ezilirdi. Polikliniklerin koridorlarında yürüyecek yer bulamazdınız. Bu hastanede hizmet almaya gelen sigortalılar ve yakınları büyük sıkıntı çeker, çoğu muayene bile olamaz, doktor göremezdi. Doktora ulaşıp, muayene olanlar bu kez hastanenin eczanesi önünde büyük kaos yaşalardı. 
Çarşamba günü, artık İzmit Seka Devlet Hastanesi adını alan, fiziksel yapısı ve çalışma koşulları tamamen değişen eski SSK Hastanesi’ne gittim. Bir arkadaşımın sağlık sorunu vardı. Büyük ihtimalle ameliyat olması gerekecek.  İzmit’te yaşıyor ama, şehrin de yabancısı. Hastaneye muayeneye giderken, yanında benim bulunmamı istedi. Günlerden Çarşamba, benim boşta olduğumu biliyor. Eh ne yapalım, bir çarşambayı bu arkadaşıma feda ettim. 
Seka Devlet Hastanesi’ne gittik. Her şey değişmiş. Yeni binalar yapılmış.  Her yer temiz, düzenli. Bütün polikliniklerde randevu sistemi tıkır tıkır işliyor. İnsanlar doktorların kapısı önünde oturmuş, sıralarını bekliyor. Ekranda ismi yazan randevulu hasta, doktorun yanına giriyor. 
Hastanede bizi Müdürlerden Samet Topal karşıladı. Samet Topal, Seka Devlet Hastanesi’nde Otelcilik hizmetlerinden sorumlu Müdür. İzmitli. Kendisi de, bu hastene SSK İzmit Hastanesiyken burada dünyaya gelmiş. Hastanenin geçmişini de çok iyi biliyor. Son yıllarda yapılanları anlattı. Artık hasta memnuniyetinin önemi çok büyük. Hatta, Samet Topal, hastaneye yurt dışından hastaların gelmesine yönelik girişimler de yapıyor. 

“BENİM ODAMDA LİG TV YOK”
Samet Topal,  hasta memnuniyetinin en üst seviyeye çıkması için çaba harcadıklarını anlattı. Seka Devlet Hastanesi’nde hala kent halkının çok yakından tanıdığı, çok deneyimli hekimler görev yapıyor. Ama sağlık sektöründeki rekabet nedeniyle, başarılı hekimlere özel hastanelerin kancayı atmasından,  devlet kurumunda kalmaktan yana açık tavır koşanlar dışındaki hekimlerin ellerinden gitmesinden yakındı. 
Seka Devlet Hastanesi’nde eskiden- bizim bildiğimiz dönemlerde- koğuş sistemi vardı. Farklı konularda hastalıkları bulunanlar, ağır ameliyat geçirenler, aynı odada 8-10 kişi birlikte yatarlardı. Hepsinin refakatçileri odada, ayakta beklerdi. 
Şimdi, 2’şer kişilik hasta odaları var.  Samet Topal, hastaların şikayetlerini, dileklerini de takip ediyor. Geçenlerde bu hastanede yatan bir hasta, Başbakanlık şikayet merkezine bir şikayet dilekçesi göndermiş. Hasta Başbakanlığa şikayetini şöyle yazmış:
“- Sayın Başbakanım, burada her şey iyi. Ama  önemli bir eksiklik var. Benim yattığım odadaki televizyondan Lig TV çıkmıyor. Çok önemli maçları izleyemiyorum.”
Evet, o  SSK İzmit Hastanesi’nden, bugünkü Seka Devlet Hastanesi’ne değişim bu denli büyük. Şimdi sıkıntı, “Hasta odasındaki televizyonun Lig TV aboneliğinin bulunmaması “. Üstelik vatandaş bunu da gayet rahat talep edebiliyor. 
Samet kardeşimle, sağlık sektöründeki pekçok konuyu konuştuk. Hepsini yazamam.  Bürokrat olarak Hastane Müdürü Samet Topal’ın da başı derde girer. Ama Seka Devlet Hastanesi’nin artık kullanılamayacak kadar eskiyen ilk binasının yıkılıp, yerine yeni bina yapılması gerekiyor. Samet Topal, “Eskiden Kartepe’den, Başiskele’den vatandaş tek vasıta ile hastaneye gelebiliyordu. İlçe-köy minibüsleri Batı Terminali durağına alındı. Halbuki, gelip Yenidoğan köprüsünden dönseler, bu bölgedeki vatandaşlar da tek minibüsle hastaneye ulaşabilecek” dedi.
Seka Devlet Hastanesi yenilenirken, yetkililerin ağzından çok haber yazmış, bu hastanede kurulacak yeni Yoğun Bakım Servisi ile, İzmit’teki yoğun bakım sıkıntısının biteceğini”  müjdelemiştik. Hastanenin yeni binalarında büyük yoğun bakım için yer de hazır. Ama vaat edilen yoğun bakım yatağı potansiyeline ulaşılamıyor. 
Samet Topal, sağlık sorunu bulunan arkadaşımla da çok yakından ilgilendi, muayene olmasını sağladı. Eskiden biz Başhekim Kemal Cebeci’ye, ya da Başhekim Yardımcısı Saim Toker’e ulaşamadan o hastanede muayene olmanın imkansızlığını bilirdik. Şimdi böyle bir sıkıntı yok. Kurallar çerçevesinde randevunuzu alın,  bütün işleriniz tıkır tıkır yürüsün. Gösterdiği sıcak ilgi ve sağlık sektörü ile ilgili bana çok yarayacak bilgiler nedeniyle Samet Topal’a teşekkür ederim. 

*Gıda fiyatlarındaki çok ciddi artış
TÜİK, şubat ayı enflasyon rakamlarını açıkladı. Uzun bir aradan sonra, ilk kez aylık enflasyonda çok küçük de olsa (-) rakamlar görüldü. Ancak enflasyonda düşüş gösteren rakamlar,  giyim, haberleşme, tatil kalemlerindeki fiyat düşüşlerinden kaynaklanıyor. Bir süredir, gıda fiyatlarında ciddi artış var ve devam ediyor. 
Tuhaf olan asıl durum; gıda maddeleri fiyatları konusunda, hem üreticinin, hem tüketicinin sıkıntı çekiyor olması. Domates fiyatı tarlada 10 Kuruş’a düşmüş. Ama pazarda, markette 3-4 TL. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı,  özellikle ekmek, et fiyatlarındaki hızlı yükselişten şikayetçi. Bağırıp çağırıyor. Ama Bakan’ı da kimse dinlemiyor.. Sözde et fiyatına tavan getirildi. Bakan’ın açıklamasına göre, kıymanın 34 TL’den satılması lazım. Ama İzmit’te 40 TL’den aşağı kıyma bulamazsınız. Kasaplar, Bakan’ın sözlerinin geçerli olmadığını belirtiyor.
Kuru soğan fiyatı bile yüzde 30 atmış. Market raflarında bütün gıda maddelerinin fiyatları yükseliyor. Makarna, bakliyat, sebze, süt ürünleri, yağ.  Bugün aldığınız fiyat, haftaya değişmiş oluyor. Aynı o yüksek enflasyon dönemlerindeki durum tekrarlanıyor. Tüketici fiyat artışından mağdur. Üretici  ürettiği malın maliyetini bile çıkartamadığını söylüyor. Belli ki arada birileri malı götürüyor. 
Bu sistemin değişmesi lazım. Gıda maddelerinin fiyatları, öyle bağırıp çağırmakla, fırıncıları “Halk Ekmek açarız”; kasapları “Dükkanının yanına  devletin et marketini kurarız” diye tehdit etmekle bu işler olmuyor. Tüketicinin de üreticinin de mağduriyetini önleyecek ciddi önlemler almak, gıda maddeleri üzerinden aracıların haksız kazanç elde etmesini önlemek gerekiyor.

*Sirmen, tutumlu adamdır
Aslında uzunca bir süredir şehirde konuşuluyordu. Kocaeli siyasetinin en popüler ismi Sefa Sirmen’in şirketlerinin zor durumda olduğu, Sirmen’in ciddi bir ekonomik sıkıntı içine girdiği anlatılıyordu. Sefa Sirmen ile, hala çok sık-en az haftada bir- konuşuyorum. Bu dedikodular hakkında kendisine hiçbir zaman bir şey soramadım.
Bazılarının sandığının aksine, Sefa Sirmen lüks yaşayan, müsrif bir adam değildir. Tam tersine, gereksiz kuruş bile harcamamaya özen gösterir. Birlikte çok gezmişliğimiz vardır. Genellikle harcamalarında sponsor bulur. Öyle etrafına para dağıtsın, ikramda bulunsun gibi bir huyu yoktur. Yıllarca Sefa Sirmen’in İzmit Belediye Başkanlığı döneminde çok paralar götürdüğü, çok zengin olduğu, milyonlarca dolarlık serveti bulunduğu yolunda dedikodular çıktı.
Şimdi, Sefa Sirmen’in zor durumdaki şirketleri için iflas erteleme istediği, bu şirketlerine kayyum atandığı ortaya çıkıyor. Yani, açıkçası, Sefa Sirmen, ekonomik açıdan zor durumda. Bu durumun, aile içindeki yanlış harcamalardan kaynaklandığı da konuşuluyor. Sefa Sirmen’in öyle bir işe girip de batırdığı, çok paraları harcadığı söylenemez. Ama hayatta böyle şeyler de olabiliyor. Belki birileri koca Sefa Sirmen bu duruma düştü diye içten içe seviniyor olabilir. Ben üzüldüm. Sirmen’in böyle bir durumu hiç hak etmediğine inanırım. Herkesin başına gelebilir. Ama kimse çok fazla heveslenmesin Sefa Sirmen kolay kolay yıkılmaz. Bir şekilde yeniden küllerinden doğacaktır. Neler gördü Sirmen; ne büyük sıkıntılar atlattı. Sevgili başkanıma geçmiş olsun diliyor, kendisini üzmemesini temenni ediyorum.


*Halkın değişen tavrı 
Her türlü silahlı mücadelenin, savaşın kesinlikle karşısındayım. Ülkemizin Güneydoğu bölgesinde tam huzurun sağlandığını, barış sürecinin hedefine ulaştığını düşünürken, geçen temmuz ayından sonra başlayan olayları çok büyük üzüntü içinde takip ediyorum. 
Devlet elbette terörle mücadele edecek. Ama bölgede insanların bütün hayatı değişti. Sokağa çıkma yasakları, her köşede patlayan bombalar, evlerini terk etmek zorunda kalan insanlar. İçim acıyor. Tabii, Türkiye’de günümüzde gerçek anlamda özgür basından söz etmek mümkün değil. Orada gerçekten ne olup bittiğini de pek fazla bilemiyoruz.  Ama bu hafta önemli bir gelişme oldu. HDP Genel Başkanı Demirtaş, Diyarbakır halkına, “Oturduğunuz yerden kalkın. Sur’a yürüyün” dedi. 
Doğrusu, Demirtaş’ın çağrısı üzerine Diyarbakır’da çok büyük kalabalıkların sokaklara çıkabileceğini, sokağa çıkma yasağı uygulanan Sur ilçesine yürüyeceğini tahmin ediyordum. Geçmişte,  Demirtaş’ın, HDP’nin çağrılarına bölge halkı büyük çoğunlukla uyum göstermişti.
Ama bu defa böyle olmadı. Diyarbakır’da halk Demirtaş’ın çağrısına sessiz kaldı. Belli ki, bölge halkı silahtan, çatışmadan, terör örgütünden bıkmış durumda. Bu tablonun önemli bir fırsat olduğunu düşünüyorum. Bölgede devletin daha şefkatli davranması, halkı daha fazla kollaması için de önemli bir gelişmedir. Demirtaş’a böyle bir çağrı yaptığı için hükümet çok kızıyor. Ama Demirtaş’ın böyle bir çağrı yapması, Diyarbakır halkının bu çağrıya itibar etmemesi bölgede huzur ve barış adına çok umut verici bir gelişme olarak görülmelidir.
*Kandıra’da  272 emekli konutu
TOKİ, AK Parti’nin seçimler öncesi verdiği sözü, ilimizde ilk olarak Kandıra’da tutuyor. Kandıra’da sadece konut sahibi olmayan emeklilerin satın almak için başvurabileceği 272 konutun yapılması kesinleşti.  Bu evlere talip olan emekliler 14-31 Mart tarihleri arasında başvuru yapabilecekler. TOKİ’nin Kandıra’da daha önce inşa ettiği toplu konutlara ilgi olmamıştı. Ama emekli konutları, evi bulunmayan emekliler için büyük bir fırsat.  Başvuru sırasında 500 TL ödenecek, ucuz konutun taksitleri 20 yıla yayılacak. Emekliler için yapılacak 272 konuta ilginin yoğun olacağını düşünüyorum.
İlimizde bu işe Kandıra’dan başlamak ise kolaycılık. Malum, ilimizde sadece Kandıra’nın nüfusu azalıyor. Emekli konutlarına İzmit’te, diğer ilçelerde çok ihtiyaç var. Kandıra’daki TOKİ projesinin başlangıç olmasını dileyelim. Biran önce ilimizin diğer ilçelerinde de arsa üretip, emekli konutlarının inşa edilmesi gerekiyor. 

*CHP’de kadın eli 
CHP Kandıra’da olağanüstü kongresini yaptı. Kimse, aksini söyleyemez. Yine çok sönük bir kongre oldu. İki listenin seçim yarışına girmesine rağmen, delegelerin önemli bölümü kongreye gelmedi. Kongrede heyecandan da kimse söz edemiyor.
Ama Kandıra Kongresi’nde, CHP açısından ortaya ilginç ve önemli bir sonuç çıktı. Kadın aday, İlçe Başkanı oldu.  CHP, özellikle ilimizde kadınların siyasete girmesini önemsiyor gibi gözüküyor. Ama tüzükte zorunluğu olduğu için, sadece kotada kadınları kullanıyor. Geçen yılki ilçe kongrelerinin hiç birinde, bir kadın aday bile çıkmamıştı. Kota zorunluluğu nedeniyle yönetim kurullarına, delege listelerine isimleri konulan kadınlar da, tamamen süs malzemesi gibi kullanıldı.
Şimdi Kandıra’da, çok deneyimli bir siyasetçi olan, 10 yıl ilçe başkanlığı yapan Muzaffer Yağız’ı deviren  Gülay Eyisabuncular Vurmaz, ilimizde CHP açısından önemli bir başlangıç yapıyor. Ama Gülay Hanım’ın işi çok zor. Çünkü, CHP Kandıra’da iyice erimiş, bitmiş görünüyor.
*Meraklısına; Kalkan çıktı 
Bu balık sezonunda, Kalkan, Lüfer gibi nadide ve çok değerli balıklar çok ender yakalanmış, balık severler pek ulaşamamıştı. Bu hafta başından itibaren Kefken’deki balıkçı tekneleri, çok fazla miktarda olmasa da, sevindirici miktarlarda Kalkan balığı ile dönmeye başladılar. Biraz bollaşınca, Kalkan’ın balıkçı tezgahındaki kilo fiyatı da dün 60 TL’ye indi. Geçtiğimiz haftalarda Kalkan’ın kilosu 100 TL’yi bile görmüştü.
Yine bu sezon kendisine hasret bırakan Palamut tek tük de olsa tezgahlara düşüyor. Torik, Lüfer hasreti şimdilik sürüyor. Balık sezonunun bitmesine şunun şurasında bir ay kadar zaman kaldı. Umalım ki, sezon sonuna kadar Kalkan devam etsin.. Lüfer, Palamut da artık kendini göstersin.
 
Bu yazı toplam 2262 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
6 Yorum