• BIST 97.533
  • Altın 145,745
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Kocaeli 11 °C

Seka Vazife Evleri’nin yerinde neler olmazdı ki?

İsmet ÇİĞİT

Geçen çarşamba günü, her zamanki gibi öğlen saatlerinde işimi bitirip, gazeteden ayrıldım.  Yemek için vakit erkendi. Şöyle İzmit’te bir tur atayım istedim. Sahile indim.. 
Seka Park’a doğru gittim. Başiskele sahilinde yenisi yapılınca kapatılan eski Balık Mezat yeri boş duruyor. Burası,  İzmit’teki amatör balıkçılar için bir tesis olabilirdi. İzmit Belediyesi’nin kente  “Deniz Ürünleri  AVM” sözü var. Bu proje için kullanılabilirdi. Boş duruyor. Yazık.. Bari bir AK Partili işletmeci için, bir içkisiz kafe yapsalar. 
…………..
Seka Park içinden geçip, eski SKK Hastanesi (şimdiki  Seka Devlet Hastanesi) yanından  D-100’e çıkmak üzereyken, arabayı  tali yoldan sağa çevirdim. 
Ben 1958 yılı Aralık ayında  (Yay Burcu) Seka Vazife Evlerinde doğmuşum. Rahmetli babam, o zamanlar Seka’da işçi.  Lojmanda oturuyoruz. Evin, ilk çocuğuyum. Babaannem ile birlikte yaşıyoruz. Çocukluğum Seka Vazife Evleri’nde geçti.  4 sıra halinde, tek katlı toplam 56 tane ev vardır. Seka yıkılıp, bütün arazisi Büyükşehir Belediyesi’ne verildikten sonra, fabrika arazisinin sahil kesiminde güzel işler yapıldı. Bilim Merkezi, Kağıt Müzesi, film platosu da desteklediğim işler. Ama Seka arazisinde daha değerlendirilebilecek o kadar çok yer vardı ki. 2005’den beri buralara dokunulmadı. Seka arazisinde yönetici lojmanları vardı. Dubleks, tripleks çok güzel binalar. Bence hiç biri doğru dürüst değerlendirilmedi. Hemen hepsi,  siyaseten iktidara yakın sivil toplum örgütlerine tahsis edildi. 
Benim doğduğum Seka Vazife Evleri ise, yıkılmış.. Yok olmuş. İçim acıdı.  56 tane, tek katlı lojman evi. Çok mütevazi evlerdi. Biz 55 numarada oturuyorduk. Bodrumu “Talaş deposu” olarak kullanılırdı. Kışın talaş yakardık. Her evin arka bölümünde kendi bahçesi vardı. Verimli toprak. Ne eksek çıkardı. Bu evler,  Türkiye’ye örnek gösterilebilecek bir huzur evi sitesi yapılabilirdi. Yaşlı insanların özgürce yaşadıkları mükemmel bir tesis olabilirdi. 
Yıkılmış evlerin tamamı. Ağaçlar kesilmemiş, duruyor. Hala bu arazi değerlendirilebilir. Ama kimsenin umurunda değil. Büyükşehir Belediyesi veya, İzmit Belediyesi, bu geniş arazide “Hobi Bahçeleri” kurabilir. Düşünsenize  80-100 tane  minik kulübe. Her birinin önünde istediğiniz her türlü zerzevatı ekebileceğiniz arazi. İzmit’te ihtiyaç değil mi?. Bir ara, Bekirpaşa Belediyesi Yahya Kaptan bölgesinde çok güzel hobi bahçesi yapmıştı. Köktürk’ün başkanlığı bitti, bu hobi bahçesi de yok olup gitti. O 56 ev yıkılmadan korunabilir,  hobi bahçesi olarak kiralanabilirdi. Yıkmışlar bütün evleri,. Hala o arazi mütevazi bir yatırımla Hobi Bahçesi haline dönüştürülebilir. 
Neden İzmit elindeki imkanları, elindeki zenginlikleri değerlendiremiyor?.. Eski Seka arazisi tam bir hazine.. Yılda iki hafta rengarenk laleleri izliyor olmak yeter mi?.. 
Doğduğum, çocukluğumun geçtiği evlerin yok oluşu içimi sızlattı. Ben o evin arka bahçesinde oynardım. Sabahları yürüyerek yakındaki Seka İlkokulu’na gider, akşam dönünce yine oynardım. Doğduğum, büyüdüğüm evlerin yıkıldığını görünce, bu çarşamba gerçekten iştahım kaçtı. Gidip evde, gece G.Saray-F.Bahçe maçını bekledim.

Vay Meral Abla vay 

Yaşlandık artık. Kendimi yorgun hissediyorum. Geceleri televizyonda önemli bir spor karşılaşması veya önemli bir film yoksa, saat 22.00 sıralarında yatıyorum. 
Cuma gecesi de saat 22.00 gibi yatmak için yerimden kalktım. Türkiye’nin hali malum. Yatmadan önce son kez bir haber kanalında 22.00 haberlerine göz atayım dedim. CNN Türk’te Meral Akşener ile  röportaj programı başlıyor. Biraz izleyeyim dedim. Meral Abla, bu şehrin kızı. MHP Genel Başkan adayı oldu. Zor bir işe soyundu. Geçmişte Meral Akşener ile çok tanışıklığımız, çok sohbetimiz olmuştur. 
CNN Türk’te Akif Beki, Meral Akşener ile röportaj yapıyor. 10 dakika izleyip, yatarım dedim. Saat gece yarısını geçti, Meral Abla’nın muhabbetini bırakamadım. 
Meral Akşener MHP’ye genel başkan olur veya olmaz. Bilemem. Ama Meral Akşener bir siyasi partiye genel başkan olursa, Türkiye siyasetinde çok şeyler değişir. Hala bildiğim, tanıdığım Meral Abla. Öyle çok düzgün cümlelerle konuşamıyor. Bazen, başladığı bir cümlenin sonunu tam olarak getiremiyor. Bazı kelimeleri, kimi tabirleri unutuyor. 
Ama samimi konuşuyor. İçten konuşuyor. Delikanlı gibi konuşuyor. Herkesin anlayacağı dilden konuşuyor. Meral Akşener, 1 Kasım seçimleri sonrasında MHP’de neden olağanüstü kurultay gereksinimi doğduğunu çok güzel anlattı. Kurultay sürecini, parti Genel Merkezinin engellemesini, buna karşın neden yargıya gitmek zorunda kaldıklarını çok iyi anlattı. Mahkeme kararı sonrası,  bundan böyle işlemesi gereken hukuki süreci anlattı. Genel Başkan olursa, neler yapacağını, MHP’yi nerelere taşıyacağını anlattı. Özellikle, kendisi için ortaya atılan iddialara, “paralelin adamı” söylemlerine çok net yanıtlar verdi. İktidar yanlısı medya gruplarının iftiralarına  çok açık cevaplar ve açıklamalar getirdi. 
Meral Akşener, olağanüstü kurultayın yapılacağına inanıyor. Ama eğer yapılmazsa, 2018’deki olağan kurultaya da aday olacağını söyledi. “Her ilçede, her ilde aday çıkartacağız. Ben bir yola çıktım. MHP tabanı, ülkücü taban istiyor. Potansiyeli görüyorum. Sonuna kadar gideceğim” dedi.
Akşener, “Benim ne kadar çalışkan, yorulmaz bir insan olduğumu çok kişi bilmiyor. Ben yerimde oturmam, koltuk eskitmem. Koşarım, ayakkabılarımı eskitirim” dedi. MHP’nin hem sağ, hem sol seçmen nezdinde ikinci parti konumunda olduğunu anlattı, “Anketler yapıyorum. 13 vilayet gezdim. İnsanlarla görüşüyorum. MHP iktidara gelebilir. Bunu hissediyorum” dedi. Ülke yönetiminde söz sahibi olması halinde, tarımda, sanayide, çalışma hayatında neler yapacağının ana hatlarını çizdi. 
Geçen geceki programda Meral Abla, bence muhteşemdi. Vakit gece yarısını geçti, program bitti. Ağzımdan “Vay Meral Abla vay” sözleri döküldü. Türkiye siyaseti müthiş bir kadınla tanışmak üzere. 

“Evime gidemiyorum” diye ağlayan yaşlı kadın 
Siyasi fikirlerini, söylemlerini beğeniyor veya beğenmiyor olabilirsiniz. Ama ben, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun insan olarak sevgi dolu, kaliteli bir insan olduğuna inanıyorum.
Yüzünde her daim, O’na çok yakışan bir tebessüm var. Bazen kürsüden siyasi nutuk atarken sert gözükmek istiyor, bağırıyor. Ama yüzündeki insan sevgisi, o anlarda bile kaybolmuyor. Başbakan her insana değer veriyor, herkesle konuşuyor, el sıkışıyor, isteyenle fotoğraf çektiriyor. Ama Başbakan’ın gezilerinde güvenlik güçleri öylesine önlemler alıyor ki, şaşırıyorsunuz.
Ahmet Davutoğlu, geçen gün İzmit’e geldi. Yine yüzünde o tatlı tebessümle geldi. Kocaeli’ye övgüler yağdırdı. Konuşmasından not aldım: ”Kocaeli bizim dava şehrimiz” dedi. Kocaeli’den güç aldığını söyledi.  Ama Başbakan’ın İzmit ziyareti sırasında, Başbakan’ın görmediği yerlerde insanlara güvenlik güçleri kan kusturdu. 
Bir kadın. Yaşlı bir kadın. Başörtülü. Minibüsle şehrin doğu tarafından gelmiş. Eski Valilik binası önündeki durakta minibüsten inmiş. Evi, eski Valilik binasının arkasında. Duraktan hemen evine gidecek. Belki kocasına, belki çocuklarına, belki torunlarına yemek yapacak. Polis barikat kurmuş, “Yassak” diyor. Neden yasak?.. “Yenicuma’da Başbakan namaz kılıyor. Bundan ötürü yasak” 
Oturdu kadın D-100 kenarında kaldırımın üzerine.. Dövünerek ağlıyor; “Şuracıkta evim var. Evime gidemiyorum. Ben Başbakan’a ne yapacağım?” 
Elbette devlet büyükleri en iyi şekilde korunacak. Türkiye yazık ki bir terör ülkesi oldu.  Elbette önlemler sıradan değil,  kuvvetli olacak. Ama yaşlı bir kadın. Elinde market torbaları; “Şuracıkta evim var. Evime gidiyorum” diyor. Kurallar gereği gerçekten böylesi yasak uygulanacaksa, verirsiniz yanına bir polis memuru, evine kadar eşlik eder. Kadıncağız evine girince de polis görev yerine döner. Bir Başbakan geldi diye, bir kentin böylesine sıkıyönetimden beter korumaya alınması, adeta sokağa çıkma yasağı ilan edilmesi anlaşılır gibi değil. Eminim, Başbakan Davutoğlu da kendisinden sebep vatandaşa bu kadar eziyet yapıldığını bilse, bunu yapanlara çok kızar. 

Çocuklar nerede müsamere yapacak?
Nisan bitiyor. Eğitimde bir dönemin daha sonu yaklaştı. Bizim çocukluğumuzdan beri, özellikle ilk okullarda, dönem sonu öğrenciler müsamereye hazırlanırdı. Büyük heyecandır müsamerelere, yılsonu gösterilerine hazırlanmak. Hem çocuklar için, hem velileri için, hem öğretmenleri için.. 
Ucuz, basit ama şık giysiler diktirilir. Çocuklar bir piyesteki rolleri paylaşırlar. Ben de ilkokulda çok müsamereye çıktım. Sanırım 2 nci sınıftaydım.. Üzerimde pijama ile sahneye çıkartılmıştım. Uykucuyu oynuyordum. Oyunun bir sahnesinde, sınıftaki bütün kız arkadaşlarım beni pijamalı halimle kucaklayıp, şarkı söylüyorlardı. O sahneye hiç unutmam. Ben Seka İlkokulu’nda okurken, müsamerelerimiz de Seka Sinema Salonunda yapılırdı. Artık o salon da yok.
Son yıllarda ana okullarında bile yıl sonu müsamereleri yapılıyor. İlkokul ve ana okullarının müsamereleri genellikle Halkevi Salonunda gerçekleşirdi. Mayıs-haziran aylarında, gün içinde birkaç farklı okulun müsameresi bu salonda yapılırdı. 
Anneler, babalar; hatta babaanne, anneanne, dedeler, teyzeler, dayılar, çocuklarını sahnede izlemek için koşup gelir, salonu doldururlardı. 
Halkevi binası aylardır kapalı. Restore edilmesi, tamir edilmesi, yenilenmesi lazım. Üstelik Tüpraş, yıllar önce bu konuda söz vermiş, taahhütte bulunmuş., Yani devlet para da harcamayacak. Ama Halkevi binası tarihi eser diye el sürdürülmüyor. Bu nedenle, bina her türlü toplantıya kapatıldı. 
İzmit’te yeni Kültür Merkezleri, yeni salonlar da yapılmadı. Bir tane Kadıköy Mahallesi’nde dev bina yaptırdı Büyükşehir. Kapalı otoparkı, pazarcılar için tezgah yerleri, üst katlarında büyük çok amaçlı salonları var. Ama bu bina da nedense açılmadı bir türlü. 
Bu yıl, Halkevi binası da yok.. Hadi, salonu bulunan okullar kendi salonlarında müsamere yapsın. Ama salonu olmayanlar ne yapacak?.. Bir Sabancı Kültür Merkezi, bir SDKM var. Zaten yıllardır sadece bunlar var. Bunların kira ücretleri de yüksek. Halkevi binası, okullara, öğrenci gösterilerine ücretsizdi. Her müsamerede tıklım tıklım dolardı. Bu yıl, Halkevi binası kapalı.. Sezon sonu geldi. Ne yapacak okullar?.. Nerede müsamere yapacak çocuklar?.. Hem şehirde yeni salonlar yapılmıyor, hem bu şehrin en çok kullanılan, en merkezi konumundaki salonu heba ediliyor. Olacak iş mi Allah aşkına?

Amatör balıkçılar için bir düzen kurulmalı 
Bir balık av sezonu daha göz açıp kapayana kadar geçti. Bu sezon, yeterince palamut yiyemedik. Neredeyse hiç lüfer yiyemedik. Geride bıraktığımız sezonun yıldızı,  turna mezgit, tekir oldu. Tabii, Hamsi her daim 10 TL civarındaki fiyatı ile, yine sofraları şenlendirdi, ağızları tatlandırdı. 
15 Nisan itibariyle, büyük teknelerle balık avı yasaklandı. 1 Eylül’e kadar da av yasağı devam edecek. Kültür balıkları levrek-çupra tezgahlarda olacak. İthal somon, ithal uskumru da olacak.  Bu arada,  amatör balıkçıların, küçük teknelerin, olta balıkçılarının yakaladıkları da pazarlara gelecek. 
İzmit Körfezi son yıllarda temizlendi. Pekçok balık türü yaşıyor. Artık İzmit Körfezi’nin herhangi bir yerinden denize olta atarsanız, bir şeyler yakalayabiliyorsunuz. Balıkçılığa meraklı bir arkadaşım anlattı. Geçen gün İzmit Körfezi’nde 2 kiloluk kalkan yakalamış.
Artık deniz olta balıkçılarının. Amatör balıkçıların. Bu işi sadece hobi olarak yapanlar var. Ama bu işten para kazanan, evine üç-beş kuruş ek gelir getirenler de var. İzmit Körfezi’nde çok plajlar yaptık. Parklar, bahçeler yaptık. Ama hala yeterli sandal çekek yerimiz yok. Oysa, bu şehirde, bu Körfez kıyısında yüzlerce amatör balıkçı teknesi var. Mutlaka çekek yerleri yapılmalı. Ayrıca, amatör balıkçıların tuttukları balıkları, zorlanmadan mezata getirmeleri, pazara verebilmeleri sağlanmalı. Hem balık tutunlar para kazanır. Hem balık sevdalıları taze balık alma imkanı bulur. Zor bir iş değil bu. Yerel yönetimler biraz bu işe eğilirse,  balık av yasağı döneminde de bu Körfez’den çok güzel balıklar yiyebiliriz. 

Bu yazı toplam 1617 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 3. ETAP
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37