1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Sekapark ve Vedaupark!
Sekapark ve Vedaupark!

Sekapark ve Vedaupark!

Hayatımda yüzlerce kez maça gittim. Stadyumlarda maç izlemenin keyfini hiçbir şeye değişmem. O atmosferi spora, özellikle de futbola meraklı herkesin mutlaka yaşaması gerektiğine inanıyorum.

A+A-

Hayatımda yüzlerce kez maça gittim. Stadyumlarda maç izlemenin keyfini hiçbir şeye değişmem. O atmosferi spora, özellikle de futbola meraklı herkesin mutlaka yaşaması gerektiğine inanıyorum. Ancak bizim ülkemizde futbol heyecanı vahşi bir kabusa dönüştürüldüğü için stadyumda maç izlemek hayati risk haline geldi. Hele ailenizi, eşinizi, çocuğunuzu maça götürmek, öyle her babayiğidin harcı değil...

Yüzlerce kez maça gittiğimi söylemiştim. Bu maçlardan sadece birini hiç unutamıyorum. Anılarımda hep özel bir zaman dilimi olarak yer etti.

Yıl 1999, aylardan Temmuz...

Korkunç deprem felaketine gün gün yaklaşıyoruz, ama hiçbirimizin haberi yok. Günlük yaşam, yaz sıcağının sarmaladığı bunaltıcı, sessiz ve sakin günleri bir bir geride bırakıyor.

Kocaelispor’umuz o dönemde Türkiye 1. Ligi'nin flaş takımları arasında. O yıl, Türkiye'yi UEFA kupasında temsil etme onurunu ikinci kez yaşıyor.

Rakip, Almanya'nın Duisburg takımı..

İlk maç, İzmit İsmetpaşa Stadı'nın onarımda oluşu nedeniyle Bursa'da oynanıyor ve Alman takımına 3-0 mağlup oluyoruz.

Maçın rövanşı Almanya'da oynanacak..

Ve büyük sürpriz..

Duisburg- Kocaelispor maçını Almanya'da izlemek üzere bizim spor servisi müdürü Hayrettin Albayrak'la ben görevlendiriliyoruz.

Genel Yayın Müdürü İsmet Çiğit, "İşte size kısa bir seyahat fırsatı" diyor. "Ali futboldan fazla anlamaz ama iyi fotoğraf çeker, Hayrettin de maçı telefonla geçer. Zaten bizim Duisburg'u eleyecek halimiz de yok. Haydi gidin…"

Üç günlük bir Almanya seyahati... Piyango gibi…

Dönemin Kocaelispor yöneticisi Osman Ağabey'in(Kuyu) klimalı Opel Vectra'sıyla İstanbul Atatürk Havalimanı'ndan bindik, Almanya'nın Münih Havaalanı'na indik. Oradan bir başka uçakla Düsseldorf'a geçeceğiz.

Ancak Amigo İbo(Alat) Almanya Konsolosluğundan vizeleri alırken Hayrettin'le benim vizeleri bir gün sonra başlatmış. Havaalanı sınır polisi bizim pasaportlara bir baktı, ülkeye 7 saat erken gelmişsiniz diyerek bizi alıkoydu. Bu arada Teknik Direktör Güvenç Kurtar, futbolcular ve yöneticiler çoktan aktarma uçağına binip gitmişlerdi.

Alman Polizei bizi bir süre konuk ederken, 40'ar mark verip bir günlük vize aldık ve ikinci bir uçağa binerek Düsseldorf'a doğru havalandık.

Yemyeşil bir otobanda şiddetli sağanak yağmur altında Duisburg'a geçtik..

Maçın oynanacağı güne kadar iki gün boyunca gezdik tozduk. Hoş vakitlerimiz oldu!..

Maç günü geldi çattı.

Pırıl pırıl güneşli bir Pazar günü..

Stadyumun da yer aldığı Vedau Park adlı uçsuz bucaksız parka gittik.

Vedau Park, bizim Sekapark alanından da büyük, adeta bir cennet bahçesi..

Stada girmeden önce kaldırıma oturup, maça gelenleri izlemeye koyuldum.

Almanlar, Türkler... Kadınlar, genç kızlar, delikanlılar, çocuklar...

Orta yaşlılar, yaşlılar..

Aynı yolda yürüyorlar, aynı kapıdan giriyorlar.

Vedau Park Stadı adeta bir bayram yeri…

Herkesin keyfi yerinde…

Tribünlerin arkasında meşrubat ve bira plastik bardaklarla sunuluyor, her türlü ızgara et var…

Hoparlörlerden bangır bangır Tarkan çalıyor. "Oynama şıkıdım şıkıdım" şarkısına Almanlar da tempo tutuyor.

Görevli polisler, halkın kendilerini göremeyeceği şekilde bir köşeye konuşlanmışlar. Sarışın bayan polislere "Silahlarınız nerede" diye soruyorum, montunu sıyırıp gösteriyor. Almanya'da stadyumlarda polislerin göz önünde olması ve silahlarını teşhir etmeleri yasakmış. Halk huzursuz olmasınmış!..

Maç başladı, iyi bir oyun sergiledik. Tribünler, her güzel akını, her zarif hareketi gönülden alkışladı. 0-0 berabere biten maçın sonunda tıklım tıklım tribünler büyük bir düzen içinde dağılırken, sırtımdaki UEFA damgalı basın yeleğini görevliye teslim ettim. Benimle birlikte basın yeleğini teslim etmekte olan sarışın bayan spor muhabirine bakıp tebessüm ettim. Maçı nasıl bulduğumu sordu. Maç kadar kendisini de güzel bulduğumu söyledim, Almanca konuşabilen bir yabancı meslektaşıyla tanıştığına memnun olduğunu ifade etti…

Vedau Park Stadı'ndan büyük bir keyifle ayrıldım...

Sekapark’a baktıkça, aklıma hep Vedau Park geliyor. Sekapark işlevsiz. Biz park yapmayı beceriyoruz da, içine can katmayı beceremiyoruz.

Mutlu pazarlar…

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.