1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Sekapark'taki olay doğru mu?
Sekapark'taki olay doğru mu?

Sekapark'taki olay doğru mu?

Geçen gün bu gazetenin 5 nci sayfasında Perde Arkası sütunlarında bir haber yayınlandı. Ramazan ayında, başka bir şehirden İzmit'teki yakınlarının yanına misafir olarak gelen bir aile, Sekapark sahilin

A+A-

Geçen gün bu gazetenin 5 nci sayfasında Perde Arkası sütunlarında bir haber yayınlandı. Ramazan ayında, başka bir şehirden İzmit'teki yakınlarının yanına misafir olarak gelen bir aile, Sekapark sahiline gitmiş. Hava sıcak, denizin kenarında Büyükşehir Belediyesi’nin kontrolundaki şirketin işlettiği bir kafenin masasına oturmuşlar.

Konuk aile büyük olasılıkla Sekapark'taki ortamı çok beğenmiştir. Keyif yapmışlardır. Bu sırada içlerinden biri, kafenin garsonuna seslenip, bir bardak su istiyor. Vakit, öğlen saatleri. Ramazan günü... Çok büyük olasılıkla, su isteyen kişi, bu suyla ilacını içecek.

Ama Belediyeye ait tesisin garsonu, “İftardan önce yiyecek içecek servisimiz yok. Yasak” diyor.

Haberi okuyunca inanamadım. Ama “Böyle bir şey olmadı. Ramazan diye iftardan önce yiyecek-içecek servisinin yasaklanması söz konusu değil” diye bir açıklama da gelmedi.

Sekapark'ın Büyükşehir Belediyesi'nin ve kentimizin genel siyasi anlayışına, yaşam biçimine uygun bir alan olarak kalması gerçeğini ister istemez içimize sindirdik. Biliyoruz ki, Sekapark sahilinde içki kesinlikle yasak. Kafe ya da restaurantlardan bir tanesinde bile, bir şişe soğuk bira içme olanağı bu anlayış ilimizde ve ülkemizde iktidar kaldığı sürece olmayacak…

Ama bu şehre misafir gelmiş bir aileye, üstelik ilaç içmek için bir bardak su istediklerinde “Ramazan'da iftardan önce yasak” denilip, bir bardak su bile verilmeyeceğini aklımın ucundan geçirmezdim.

Bütün tıp adamları sağlık durumu uygun olmayan kişilerin oruç tutmasının hayati sorunlara yol açabileceğini söylüyor. İslam bilginleri sağlık durumu elverişli olmayanların oruç tutmakla yükümlü olmadığını söylüyor. İzmit koskoca bir şehir. Yabancısı var, özel gününde olanı var, inanmayanı var. Geçen gün bu gazetede İslam adına ilimizdeki en üst düzey söz sahibi müftünün açıklaması vardı: “Oruç tutmayana saygı gösterilmeli” diyordu…

Ama Sekapark'taki uygulama tamamen bu prensiplerin dışında…

Hâlâ daha bu işin içinde bir yanlış anlaşılma olduğunu düşünüyorum. En azından başkan İbrahim Karaosmanoğlu'nun böyle bir anlayışa ve uygulamaya sıcak bakmayacağına inanıyorum. Eğer Sekapark sahilindeki işletmelerde Ramazan ayında iftara kadar yiyecek-içecek servis yasağı fiilen uygulanıyorsa, buna Başkan'ın müdahale etmesini “Olmaz böyle şey” demesini bekliyorum.

Biri çıkıp, bilgi istesin

Artık vazgeçtim. “Sedaş'tan hesap sorulsun, Sedaş'ın üzerine gidilsin, yöneticilerine gözdağı verilsin” demiyorum. Ama bu şehrin bir insanı olarak, bu kentin siyaseten sorumlu ve güçlü pozisyonunda bulunanlara rica ediyorum; “Lütfen hiç değilse şu Sedaş'tan bilgi isteyin” diyorum.

Sedaş, sözde ilimizde şebekeleri yeniliyor, yeni yatırımlar yapıyor. Her hafta en az 50-60 yerde elektrik kesintisi duyurusu yapılıyor. Kesinti dediğim öyle 1-2 saatlik şeyler değil. Sedaş müteahhitleri, sabah erkenden elektrikleri kesiyor, akşama geri veriyor.

Bazı bölgelerde yaz ayları boyunca neredeyse her gün elektrik kesintisi yapıldı. Kartepe bölgesinde Uzuntarla, Sarımeşe, Maşukiye bölgeleri; Derince'de Sırrıpaşa, Yenikent, Başiskele, İzmit'in doğusundaki mahalleler ve Kandıra'nın pek çok köyünde “Şebeke bakım ve onarımı” adı altında yaz başından bu yana pek çok kez elektrikler kesildi.

Sabah saat 06. 00'da elektrikleri kesiyorlar. Mevsim yaz… Havalar alabildiğine sıcak. Akşama kadar elektrikler kesik.

Soruyorum, Sarımeşe'deki ya da Uzuntarla'daki elektrik şebekesini bırakın onarmayı, tamamen yeni baştan yapacak olsanız, bu iş ne kadar sürer?.. Diyelim ki bir gün, iki gün, hadi beş gün olsun. Ama bu bölgelerde her hafta, neredeyse haftanın üç günü sabahtan akşama kadar elektrik kesiliyor.

Yazık günah. Bu işte bir çarpıklık var. Sedaş, bu kentteki insanları hiç önemsemiyor.

Adliye’ye Basın Sözcüsü

Adalet Bakanlığı Yargı Reformu Strateji Planı çerçevesinde il adliyelerinde basın sözcülüğü kurumu kurma kararı almıştı. Geçtiğimiz hafta HSYK aralarında Kocaeli’nin de bulunduğu 14 ile Basın Sözcüsü ataması yaparak bu kararı hayata geçirmiş oldu.

İstanbul ve Ankara’da bu göreve başsavcı vekilleri atanmış. Büyük olasılıkla Kocaeli Adliyesi basın sözcülüğü görevine de başsavcı vekilimiz Özcan Ahmet Yılmaz atanmıştır. Bu göreve atanan kişiler 20 gün kadar Avrupa’nın çeşitli adliyelerinde eğitim almışlar.

Basın mensupları adliyelerden bilgi almakta büyük sıkıntı çekiyordu. Kulaktan duyma bilgilerle hareket ediliyor, bilgi karmaşası yaşanıyordu. Basın Sözcülüğü kurumunun bu sorunları çözeceğini, bundan böyle zamanında ve sağlıklı bilgiye ulaşılabileceğini düşünüyorum.

Bu haber toplam 1495 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.