1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Şelalenin akışını merak ediyorum
Şelalenin akışını merak ediyorum

Şelalenin akışını merak ediyorum

İzmit Belediye Başkanı Dr. Nevzat Doğan, 2009 yılı Mart ayında göreve seçildikten sonra en büyük projelerinden biri olarak “Şelale” projesini kamuoyunun gündemine getirdi. Hürriyet Caddesi'

A+A-

İzmit Belediye Başkanı Dr. Nevzat Doğan, 2009 yılı Mart ayında göreve seçildikten sonra en büyük projelerinden biri olarak “Şelale” projesini kamuoyunun gündemine getirdi.

Hürriyet Caddesi'nin Saat Kulesi ve Heykel'e uzanan bölgesinde, Necati Gençoğlu döneminde güzelim ağaçlar kesilerek yapılan dükkanlar hiçbir işe yaramamış, birer ucube olarak kalmıştı. Karaosmanoğlu, yıllar önce bu dükkanları yıktırdı. Ama bölge yıkıntılar içinde harabe görünümünde kaldı.

Başkan Doğan, bu alanı yeni baştan yapmak, bir şelale ile görüntüyü değiştirmek istiyordu. Bu projede çok zorlandı. Bölge, Anıtlar Yüksek Kurulu'nun yetki alanı içindeydi. Projeye müdahaleler yapıldı. İzmit Belediye Meclisi'nde çoğunluğu ellerinde bulunduran CHP'liler gereksiz pürüzler çıkarttılar ihale gecikti. Şelale projesinin ortaya çıkması, iki yıldan fazla süre aldı.

Şimdi 29 Mayıs Pazar günü Başkan Doğan'ın çok önemsediği şelaleden suların akmaya başlayacağı açıklandı. Doğrusu merakla bekliyorum.

İzmit'in şehir merkezinde yürüyüş yolu ve asırlık çınar ağaçları dışında cazip bir özelliği yok. Saat Kulesi ve Heykel'e giden yol üzerindeki şelale, umarım İzmit'e ayrı bir görüntü verir. Sıcak yaz günlerinde gürül gürül akan suyu seyretmek ve sesini dinlemek bile insanı serinletebilir.

Aslında proje, şelaleden ibaret değil. Kültür Tepesi adıyla, geniş bir bölgede yeniden düzenleme yapılıyor. İzmit, Saray Bahçesi'ni yeniden kazanırsa, İzmit'te insanlar o seyir teraslarında oturup, altlarında şelale akarken İzmit Körfezi'ni seyretme olanağı bulursa, çok keyifli olacaktır.

Şelale ve Kültür Projesi tamamlandığında bu bölgenin tam önünde yapılan Yardımcı'ya ait Metropol İş Merkezi'nin bu kent için ne denli bir ucube olduğunu daha net anlayacağız.

Son dönemde gördüğüm en hoş karikatür

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu fırsat bulduğu her ortamda AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı televizyon tartışmasına davet ediyor. “İstediğin televizyon kanalında, istediğin moderatörle çıkalım” diyor. “Sen yanına istediğin kadar danışman al, ben tek geleceğim” diyor.

Başbakan Erdoğan'ın bu çağrılara verdiği yanıt beni hiç tatmin etmiyor. “O daha çırak, onunla niye televizyona çıkayım” yanıtının hiçbir anlamı yok. Yaklaşan seçimin en çok oy alacak iki partisinin liderinin bir televizyon programında vatandaşın karşısına çıkmasından daha doğal bir şey olamaz. Bu karşılaşmadan kaçan tarafın seçmen gözünde değer yitirmesi gerekir.

Dün Cumhuriyet Gazetesi'ndeki karikatür bu konuyla ilgiliydi. Zafer Temoçin'in karikatürünün ilk karesinde “Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nun televizyonda tartışma talebini kabul etti” yazıyor. İkinci karede ise Erdoğan figürünün üzerinde ise şöyle yazıyor. “Ama bir şartım var: Çekimler gizli kamerayla yapılacak”

Çift sıralı parka kimse bakmıyor

Bir şehirde, herhangi bir alanda büyük bir sıkıntı, sorun olabilir. Bir süre devam eder. Tespit edilir, çareleri aranır. En azından o sorunun daha fazla büyümesi, daha büyük sıkıntı yaratır hâle gelmesi engellenir.

İzmit'te öyle değil. İzmit'te yıllardır trafik sorunu var. Caddeler dar. Araç sayısı da insan sayısı da fazla. Ama yaşanan sıkıntının en büyük nedeni, kuralların uygulanmaması, denetimin yapılmaması.

Son günlerde İzmit şehir içinde trafik yine tam bir kaos hâline geldi. Çünkü kimse görevini yapmıyor. Kimse kuralları umursamıyor. Ankara Caddesi, Demiryolu Caddesi, Alemdar Caddesi'nde kaldırım kenarında bir sıra arabalar park yapmış. O bölgede işi olan, arabasını koyacak yer bulamayınca, caddenin ortasında ikinci sırada arabasını bırakmış, gitmiş.

İki sıralı araç parkları yüzünden trafik düğüm oluyor. Bir de minibüs duraklarına bırakılan özel araçlar var. Minibüs durağa giremiyor, açıkta yolcu indirip, bindiriyor.

Bu sıkışıklıkların yaşandığı, bu kuralsızlıkların yaşandığı bölgelerde otopark görevlisi var, zaman zaman zabıta var, polis var. Ama kalontorun biri getiriyor arabasını ikinci sıraya bırakıyor. Görevliye 5 dakika dursun işareti yapıp gidiyor. Arkasından trafik karışıyor. Otopark görevlisinin zaten yaptırım gücü yok. Zabıta ile polis de “Başım derde girer” diyerek ses çıkartamıyor.

İzmit şehir içinde ikinci sıraya araba bırakma alışkanlığı önlense, trafik sorunu yarı yarıya azalır. Ama bu gidişle, İzmit'te ikinci sıraya, caddenin ortasına arabayı bırakıp gitmek, normal bir uygulama hâline gelecek.

Bu haber toplam 1385 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.