1. HABERLER

  2. SPOR

  3. Selam sana amatörüm
Selam sana amatörüm

Selam sana amatörüm

Amatörlere ne kadar meraklı ve sevdalı olduğumu beni tanıyanlar çok iyi bilir. Amatör denince benim için akan sular durur. Bakmayın gazetedeki iş yoğunluğundan maçlara gidemediğime. Kalbim her zaman on

A+A-

Amatörlere ne kadar meraklı ve sevdalı olduğumu beni tanıyanlar çok iyi bilir. Amatör denince benim için akan sular durur. Bakmayın gazetedeki iş yoğunluğundan maçlara gidemediğime. Kalbim her zaman onlarla birliktedir. Doğrusu amatör futbol heyecanını özlemiştik. Dün akşam açılış maçıyla startı verildi Süper Lig’in. Bugün ve yarın takımlar ilk maçlarına çıkacaklar. Sadece Süper Lig değil, 1. Amatör Küme de başlıyor. Öncelikle sezonun hayırlı olmasını diliyorum.

Her iki kategoride de iddialı takımların sayısı fazla. Kimisi flaş transferleriyle, kimisi genç yetenekleriyle başarıyı kovalayacak. Benim için centilmenlik, başarıdan önde gelir. Çünkü amatör futbolun öncelikle amacı dostluk ve kardeşliktir. Fair-Play ruhuna uygun hareket eden takımlar bence sezonun şampiyonlarıdır. Lig start alırken, tüm sorumlulara sağduyu çağrısı yapıyorum. Başta yöneticiler ortamı germeyecekler.  Teknik adamlar kulübede fevri hareketten kaçınacak. Çünkü onun yaptığı bir taşkınlık, futbolcuyu ve taraftarı cesaretlendiriyor. Teknik adam örnek olacak. Futbolcu oyun kuralları dahilinde mücadelesini verecek. Üç neticeye de saygı duyacak.  Rakibi saygı her şeyin üzerinde olacak. Taraftarların görevi takımlarını centilmence desteklemektir. Taraftarlar küfürden, en küçük bir taşkınlıktan kaçınmalıdır. Bu oyunda en büyük sorumluluk hakemlere düşüyor. Çünkü düdük onların elinde. Adaleti onlar sağlayacak. Kendilerine iyi bakacaklar, her zaman formda olacaklar. Düdüklerini çalarken, bayraklarını kaldırırken adil olacaklar, cesur alacaklar. Biz basına da elbette önemli bir görev düşüyor. Tahrik edici, kışkırtıcı haber ve yorumlar yapmayacağız. Futbol maçından savaş diye söz etmeyeceğiz. Fair-Play’ı teşvik eden yayınlar yapacağız.

Evet hasret bitiyor, amatör futbol heyecanı perdelerini açıyor. Tüm takımlara başarı, hakemlere hakem şansı, emekçilere kolaylık diliyorum.  Kazasız belasız bir sezon olsun. Herkesin gönlüne göre olsun.

SULTANA SULTANLIK; GEDAYA GEDALIK YARAŞIR

Önceki gün Mustafa Eranıl adlı okurumdan bir mail aldım. Sevgili Eranıl, son gelişmelere farklı bir pencereden bakmış, Körfez Belediye Başkanı Yunus Pehlivan’a seslenmiş. Noktasına virgülüne dokunmadan yayınlıyorum bu mesajı: İşte Mustafa Eranıl’ın mesajı: “Herkes, konumunun hakkını vermelidir. Hak verme konusunda tıpkı ‘küheylan’ gibi olmalıdır. ‘Çatlarcasına’ gayret göstermeli; nefesinin son anına kadar hız kesmeden koşmalıdır. Hele hele vazifeli olanlar,  devlet kurumunda ve hizmet müessesesinin başında ise, hassasiyeti ve çalışma azmi; ‘ibadet’ gibi mülahaza edilmeli; gayreti en dorukta olmalıdır. Öyle ki, sorumlu bulunduğu makamda en verimli hizmeti üretebilmesi için dert çekmeli, ıstırap duymalı, gerekirse gözyaşı dökmelidir. Bizim değer verdiğimiz,  büyük insanlar böyle yapmamışlar mıydı? Tarihimizden bir vakı’ayı sizlerle paylaşmak istiyorum: Mercidabık Savaşı’dır. Savaş öncesi Büyük Hünkar Yavuz Sultan Selim ordusunun önünde askeriyle beraber göğüs göğüse çarpışmak için atını ileriye doğru mahmuzlaması üzerine, Sadrazam Sinan Paşa, Büyük Hünkar’ın eline sarılır:‘Şefkatli Hünkarım, kendinizi ateşe atmayın. Yüreğimiz dilhur olur’ der. Ve yalvarır. Alem-i İslam’ın birliği için çalışan, hayatını at sırtında geçirmiş olan büyük dava adamı bu yakarış neticesinde, ‘Biz Cennet mekan Fatih Sultan Mehmet Han’ın torunlarıyız. Çadır içinde savaş idare etmeyiz. Allah, sorumlu bulunduğumuz koltuğun hakkını vermediğimiz takdirde hesabını bizden sorar. Bizim işimiz, devleti en iyi şekilde idare etmektir…’diye haykırır. İşte görev sorumluluğu…İşte idarecilik örneği…İşte, devlet makamında bulunma sorumluluğu…Gelelim bu günkü duruma:Şu içinde bulunduğumuz Körfez’i değerlendirelim. Allah aşkına sorumluluğunu bilmesi gerekenler ne kadar biliyor?Bana göre ‘hiç’ bilmiyor desem, zannedersem abartmamış olmam. Ne demiş büyüklerimiz;Sultan, sultanlığını; geda ise, gedalığını bilmelidir. Hal böyle olmaz ise, yapılması gerekenler yapılmaz; vazife makamları boş yere işgal edilmiş olur. Bu gün belediye yönetimi, ‘bir top sevdası’ peşine takılmış gidiyor. Top…! Top..! Top…!Akşam ‘top’; sabah ‘top’ Evde ‘top’; makamda ‘top’ Düğünde ‘top’; cenaze de ‘top’ Nedir Allah aşkına bu ‘top’ aşkı?Sen, topçu musun; belediye başkanı mısın?Körfez’in bu kadar sorunları varken, bir belediye yönetiminin top ile uğraşması, ne kadar doğru, ne kadar şık, ne kadar vicdani?Soruyorum size?Körfez büyümüş bir köy misali…Önemli hizmetlere ihtiyacı var. Önemli yatırımlara ihtiyacı var. Ancak, ne hikmetse bu hizmetleri yapacak mevkilerdeki yetkili insanlar, düşmüşler bir top sevdasına…Ne eksik hizmetleri görebiliyorlar, ne de yapılması gereken diğer işleri…Halkın derdi, hiç umurlarında değil. Körfez’in ihtiyaçlarını hiç görmüyorlar. Bırakın şu top sevdasını. Bırakın, onu bir başkaları yapsın. Yarın Huzur-u İlahi’de size topun hesabını sormayacaklar. Size, sorumlu olduğunuz makamın hesabını soracaklar. Top’la uğraşarak ne bir Sefa Sirmen olabilirsiniz? Ne de sizi Kocaeli Büyükşehir’e belediye başkanı yaparlar. Emin olun bu olmaz. Siz, top peşinde koşarak, dünyanın sorunlarıyla ilgilenen başbakana ‘ayak bağı’ olursunuz. Ki, oluyorsunuz da…Lütfen, ayak bağı olmayın. Yeter artık!.. Yeter…Herkes, sorumlu olduğu alanda en güzel hizmeti ermelidir. Sultan, sultanlığının hakkını vermeli. Geda ise, geda olmanın yükümlülüğünü bilmelidir. Soruyorum şimdi sizse: Sen, topçu musun? Yoksa Belediye Başkanı mısın? Kararını ver. Bu Körfez Halkı da ona göre davransın. Olmaz mı?”

Bu haber toplam 1123 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.