• BIST 98.314
  • Altın 144,066
  • Dolar 3,5732
  • Euro 3,9941
  • Kocaeli 4 °C

SELAMLAŞMANIN ÖNEMİ VE HİKMETİ

Alaattin KÖKSAL

   Konumuza girmeden önce, zaruri gördüğüm şu açıklamayı yapmakta fayda görüyorum. Bazı okuyucularımız haftada bir gün değil,  her gün yazmamızı ve makalelerimizin biraz daha kısa olmasını istiyorlar. Gazetenin yetkilileriyle yaptığımız görüşmede, her hafta Çarşamba günü yazdığım makalelerimin,  güncelliğini koruyabilmesi için yazılarımızın uzun olması kaçınılmaz olacaktır.
         Ülkemizde ve dünyada siyasetin ve siyasette bağlı diğer meseleler, çok hızlı bir şekilde değiştiğinden günde iki makalede yazsak yine de yetişemeyiz. Bu hafta sizlerle paylaşmak istediğim makalemizin konusu, akıl terazisini zorlayanlarla alakalı olacaktı. Arkasından, Rusya Suriye’den çekildi mi? Dünyanın her tarafına yayılan terör örgütlerinin mimarı kimdir?  Türkiyesiz bir Amerika’nın ve batının durumu ne olur. Yatağından çıkmayan Çin ne düşünüyor? İsrail son dönemlerini mi yaşıyor? Devran değişirken nöbeti Türkiye mi alacaktır? 
         Bu gibi ve çok daha değişik meseleleri yazma niyetinde iken, bütün bu meselelerin yanında terörü, teröristi, terörün destekçilerini hezimete uğratacak selamlaşma gündeme girince, biz de ister istemez bu konu üzerinde yazamaya niyet ettik.   Sayın Başbakan’ın İslam kardeşliği bilinciyle kullandığı “ SELAMİ YAYINIZ” hadisi şerifinin önemini bilerek veya bilmeyerek hafife alanlar gündeme girince, mecburen bu haftaki makalemizde, selamlaşmanın önemi ve hikmeti konusunu ele almak üzerimize vazife olmuştur.
         Bazı partilerin sözcüleri mealen şöyle diyorlar; [“Terör öyle derin bir şeydir ki,  selamla hafife alınacak bir mesele değildir.” “ Selam güzel bir şeydir, gereğini kim yapacaktır.” “ milletin selamla bir problemi yoktur.” ] Yapılan bu açıklamalara birer cümle ile cevap vererek konumuza geçiş yapmaya çalışacağım. Terörün bu kadar derin bir mesele olduğunu bildiğiniz halde, neden doğrudan doğruya devletin yanına, açıkça da terörün karşısında yer almıyorsunuz?      
         Selamın önemini gücünü bilmeden hafife almanız, bu husustaki bilgisizliğinizi ortaya koymuş oldunuz.“ Selam güzel bir şeydir, velakin kim uygulayacaktır” diyen sözcü, polemik yapmadan ve ıslık çalmadan, doğrularla yanlışları karıştırmadan dosdoğru amel yapmalı ki samimiyetine inanalım. “ Milletin selamla problemi yok” diyen sözcü de, geçmişi o kadar kolay unutacağını sanmıyorum. Bu ülkede selam vermek, Allah razı olsun demek ve daha birçok konunun yasak olduğunu veya neden yasaklandığını bilmediği için selamın insanları nasıl kucaklaştırıp kardeş yapacağını bilemeyebilirler. Bu sebeple selamı yaymanın önemi ve hikmeti hakkında yazmaya çalışacağım.
         Selam kelimesinin sözlük anlamı; Barış, huzur, esenlik rahatlık, kurtuluş anlamlarına gelir. Istılahı anlamı kardeş olmak, kenetlenmek, konuşmaya açık olmak, dertleşmektir. Hikmeti, müslümanların arasındaki küskünlükleri gidermek, insanlar arasındaki düşmanlıkları, fitne ve fesatları kaldırmak, istişare yollarını açmaktır.
         Dinimizde selamlaşmak çok önemli bir vazifedir. Selam vermek sünnet, alması farzdır. Böyle önemli bir görevi yerine getirirken, kimlere, hangi halde iken selam verilip verilmeyeceğini bilmeliyiz. Selam verilmesi caiz olmayan kişiler selam verirlerse, fitne ve fesada yol açmamak için selamları alınır.
         Yüce Allah (CC)  şöyle buyuruyor;  “ Size herhangi bir şekilde selam verildiği zaman, siz de ondan daha güzeli ile selam verin veya aynısıyla karşılıkta bulunun. Allah her şeyi hesaba çekmektedir.(Nisa suresi 86)  “Ey İman edenler hepiniz toptan barışa (Silm’e, selama) girin, şeytanını adımlarına uymayın. Çünkü o sizin, aranızı açan apaçık bir düşmandır.” (Bakara suresi 208)
         “ Sabrettiğinize karşılık selam (Barış, esenlikler) sizlere. İman, amel, ihlâsla değerlendirilen dünya yurdunun neticesi olan Cennet ne güzeldir.” (Rad suresi 24)   Hz. Peygamberimiz (S.A.V.) hadisi şeriflerinde şöyle buyuruyor; “ “Bir meclise girerken ve o meclisten çıkarken orada bulunanlara selam veriniz.” (Tirmizi) “İnsanların en acizi dua etmeyen, en cimrisi de selam vermeyendir.” (Taberani)
         “ Rahman olan Allah’a ibadet ediniz, yemek yediriniz, Selami yayınız. Selam vererek cennete gireceksiniz.”(Tirmizi) “Üç şey, din kardeşine olan sevgini halis kılar: Karşılaştığında selam vermen, bir mecliste ona yer vermen ve onu isimlerinden en sevimlisiyle çağırmandır.” ( Taberani)
         Selam, iman adına mü’minleri barışa davettir. Bu davet müminlerin hoşuna giden selamla yapılırsa, hep birden sulh ve selamette girmiş olurlar. Selamla yapılacak davetin birinci şartı, her bir müslüman bütün varlıklarıyla ve benlikleriyle, küçük, büyük her işleriyle Yüce Allah’a teslim olmalarıdır.
         Müslümanlar selam davetine uydukları zaman, dünyada ve ahirette tamamen barış ve selamet yuvası olan bir yurda kavuşurlar. Barış yurdunda yaşayan insanlar, birbirlerinden emin olurlar. Ülkelerinde terör, anarşi, zulüm, isyan,  şüphecilik, akla gelen gelmeyen her türlü ahlaksızlık ve adaletsizlikler,  iç ve dış fitne odakları yer bulamazlar.  Her işte Allah’ın rızası gözetilir ülkede istikrar ve huzur olur.
          Gönüllerde yerleşen selamlaşma duygusu, müslümanları yakınlaştırmaya, yeniden kenetlenmiş tuğla taşları gibi kardeş yapmanın yolunu acar. Kırgınlıkları, küskünlükleri, geçmişteki hataları husumetleri silip atar, yeniden canlanmasına müsaade etmez.
         Selamlaşma duygusu, dilden dile, gönülden gönül’e yayılırsa müslümanın kalbinde Yüce Allah sevgisi yerleşir. İnsanın başıboş yaratılmadığını anlar, hakkıyla kul olmak için Hz Peygamberi rehber edinir.  Huzur ve barış için İslam dinine ve Kur’an-a sarılır. Müslümanlar arasında selamlaşma muhabbeti yayılırsa, kalpler huzura kavuşur,   kararsızlık ve ümitsizlik yok edilir. Ahret’e inanma duygusu kökleşir, bu dünyanın son hesaplaşmanın yeri olmadığını anlar ve kardeş olmanın mutluluğunu yaşamaya başlar.
        
 
          Yüce Allah tarafından kemale erdirilmiş,  inkârcılar tarafından bozulma noktasında ümitlerini kestikleri, son ilahi din olan İslam’a şuurlu bir şekilde barış ile girildiğinde ve selam yayıldığında aradığımız huzur ve esenliğe kavuşmuş olacağız. Selamlaşmayı manasız bir cümle olarak yayarsak böyle bir selamlaşmadan istenilen manada fayda elde edilmez. Selamlaşmanın meali Allahın rahmeti üzerine olsun, karşı tarafa ya aynısıyla veya daha güzeliyle Allahın rahmeti bereketi mağfireti de senin üzerine olsun diyerek karşılık verir. 
          Düşmanın zulmüne karşı caydırıcı güç olarak, askeri, siyasi,  ekonomik, hukuki, kültürel ve teknolojik güce sahip olmanın şuuruna kavuşma şartlarından biri de selamı yaymaktır. Bu güçlere sahip olmazsak istediğimiz barışı elde edemeyiz. Mü’min bir insan varlığının gayesinin Yüce Allah’ın emrettiği şekilde kulluk olduğunu bilir ve ona göre çalışır. Dünyayı elinde tutar kalbine koymaz. Mazluma ve mağdura yardım ederken, zalimin zulmüne engel olur.  Bu işlerin birlikte yapılmasının anahtar cümlesi imanla birlikte Selami şuurla yaymaktır.
         “Selamı yayınız” hadisi şerifi, utanmadan, sıkılmadan barışa ahiret itikadına, İslami değerlere şuursuzca ve ölçüsüzce eleştirenlere karşı büyük bir engeldir. İslam’ın İnsanlara emrettiği her emir fıtrata uygundur, selam da bu emirlerden bir tanesidir.
         Yüce Allah, mü’minleri selamete davet ederken, şeytanın ve şeytanlaşmış insanların davetine uymaktan nehyediyor. Anlaşılan o ki, insan için iki yol vardır. Birincisi selamete girmek ve yüce Allah’ın emirlerine tabi olmaktır. İkincisi şeytanın vesveselerine boyun eğmektir. Başka bir ifadeyle ya hidayet ya delalettir. Şuurlu Selamlaşmanın anlamı, önemi ve hikmeti hidayet yoluna davet etmek özümüze dönmektir. Kalın sağlıcakla
                                                                   
        

 

Bu yazı toplam 132714 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 3. ETAP
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37