• BIST 90.182
  • Altın 147,216
  • Dolar 3,6478
  • Euro 3,9515
  • Kocaeli -1 °C

Sen kimsin be Arda; git İspanyol vatandaşı ol

İsmet ÇİĞİT

Neye yanıyorum biliyor musunuz; o Konya’daki son grup maçının son dakikasında Selçuk frikikten İzlanda’ya golü atınca, ne kadar çok sevindiğime yanıyorum. Tam o sırada oynanan diğer eleme maçlarındaki sonuçlara göre, Türkiye grup maçları sonunda “en iyi üçüncü” olarak Euro-2016 finallerine katılma hakkını elde etmişti.

Çok sevinmiştim. Öyle çok sevinmiş ve dağılmıştım ki, evdekiler şaşırmıştı. İşte bu sevincime yanıyor ve şimdi, “Keşke Selçuk o son dakika golünü atmasaydı. Keşke bu finallere gelmeseydik. Hiç değilse, ulusça bu kadar rezil olmazdık” diye düşünüyorum.

Fransa’daki Hırvatistan ve İspanya maçları ile ilgili olarak futbol adına söyleyecek söz yok. Rezil olduk. Turnuvanın en kötü takımı olmanın ötesinde turnuvanın “En rezil” takımı olduk. En ruhsuz, en şahsiyetsiz takımı olduk.

Şimdi İspanya maçı sırasında Arda Turan’ı protesto eden Türk seyircileri eleştirenler var. Neden, o Arda’ya hak ettiğinin çok üzerindeki sevgiyi veren de bu insanlar değil miydi?.. Dayanamadı kalbinde Türkiye sevgisi, elinde Türk bayrağı olan insanlar Arda’nın o umursamaz futboluna. Protesto edip, küfür de etmediler. Neymiş, “Türkler Arda’yı protesto etmiş de, İspanyollar yıldız futbolcuya sahip çıkmış.”

Arda, Türkiye halkı için bitmiştir. Öyle sanıyorum ki, Fatih Terim de görevde kalırsa artık Arda’ya o onurlu formayı bir daha vermeyecektir. Maç sonrası Fatih Hoca’yı beklediğimden, umduğumdan çok daha olgun ve gerçekçi buldum. Türk halkından özür diledi. Ruhsuzluğa tahammül etmeyeceğini, gerekeni yapacağını söyledi.

Bizim insanımız hak ettiğinden çok parayı gördüğünde kaldıramıyor. Şımarıyor, dağılıyor. Arda böyle oldu. Artık, Arda’nın gözüktüğü reklamlardaki ürünleri bile almam. Çok ayıp etti Türk Milli Takım’ının kaptanı. O sahada bayrağımız rezil olurken belki umursamıyordu ama  o maçı izleyen her Türk kendini ezilmiş, hakarete uğramış hissediyordu. Seyirciye dönüp hareket yapması affedilemezdi.

Kimse umutlanmasın. Salı gecesi bu takım Çek maçında da hiçbir varlık gösteremez. Sıfır puanla grubun sonuncusu olur. Biz artık,  Dünya Kupası elemelerine bakacağız. Umarım Fatih Terim, başarıya aç, havaya girip şımarmamış yürekli futbolculardan oluşan bir kadro ile Dünya Kupası elemelerine katılır.

Kadın basketbolcularımız Rio’ya gidiyorlar

Türkiye, futbolda büyük hayal kırıklığı yaşarken, bu kaos ortamı içinde çok fazla dikkati çekmeyen önemli bir başarı var. Kadın basketbol milli takımımız, Fransa’daki elemelerde rakipleri Arjantin, Kamerun ve Küba’yı çok farklı skorlarla, eze eze yenerek Eylül ayında Rio’da başlayacak olimpiyatlara katılma hakkı kazandılar.

Türkiye’de kadın basketbolunun doğduğu, çıktığı kent bizim kentimizdir. Brisaspor, Kağıtspor kadın basketbol takımları bu dalda ülkeye öncülük yaptılar. Şimdilerde bizim şehrimizde, kadın basketbolu da yok. Kentin yerel iktidarı değiştikten sonra birileri, “Erkekler tribünlere gelir, kadın sporcuların bacaklarına bakar” mantığıyla, kadın basketbolu bu şehirde bitirdiler. Ama ülkemizde kadın basketbolu hızla ilerledi, yükseldi. Rio Olimpiyatları’nda belki de takım sporları içinde sadece bu dalda mücadele edeceğiz. Çok güçlü bir takımımız var. Olimpiyat madalyası elbette çok zor. Ama eminim Türk kızları, Rio’da da gururumuz olacaklardır. Londra Olimpiyatları’nda da kadın milli takımımız 5’inci olarak hepimizi gururlandırmıştı.

Kadın Basketbol Milli Takımı’mızın maçlarını da heyecanla takip ettim. Rio vizesi almalarının Türk sporu için çok büyük bir başarı olduğunu düşünüyorum. Kızlarımızı, gözlerinden öpüyorum.

Yanlış projeydi, şimdi doğru karar

Kocaeli Birlikspor A.Ş. satışa çıkartıldı. Birlikspor Projesi, çok yanlış bir projeydi. Kocaeli halkına yapılmış bir hakaretti. Bu kente, bu kentin insanlarına tepeden bakma anlamına geliyordu. “Bu kenti biz yönetiriz. Biz ne istersek o olur. Bu şehrin futbol takımını bile biz belirleriz” mantığının ürünüydü. Rahmetli babamın hiç unutmadığım bir sözü vardı:

“-Bokla yapılan, sidikle yıkılır” derdi.  Birlikspor, işte tam böyle bir projeydi.

Halka karşı, halka rağmen hiçbir proje tutmayacağı gibi, Birlikspor Projesi de olmadı, tutmadı. Üstelik kuranlara çok büyük zarar verdi. Birlikspor, kendisini kuranları sevimsizleştirdi. Bu kentin “Kocaelispor’u” vardı. Bu kentin bir futbol kulübü desteklenecekse, bu Kocaelispor olmalıydı.

Ama Kocaelispor’u yok edip, kapatıp, yerine ucube Birlikspor’u koymak istediler. Hesapları tutmadı. Şimdi Birlikspor satılıyor. Umarım, hepten kapatılıp, yok edilmez. Çünkü Birlikspor halen bu kentte, en yüksek yerde yarışma hakkına sahip futbol kulübüdür. Elinde bulunduğu lig için önemli, değerli futbolcular vardır. Birlikspor A.Ş.’yi keşke bu kentteki bir büyük firma ya da bu kentteki ilçe belediyelerinden biri mesela Gebze veya Kartepe satın alsa. Birlikspor’un gelecek sezon da 2’nci Lig’de mücadele etmesini isterim.

Göreceksiniz, Birlikspor üzerinden AK Parti’nin gölgesi, Kocaelispor düşmanlığı kalkınca, bu takımın da önümüzdeki sezon daha fazla destekçisi olacaktır. Birlikspor ucubesi üzerinden kent siyaseti ve devlet elini çekiyor. Bu büyük bir yanlıştan dönmek anlamına geliyor. İyi bir gelişmedir. Çünkü daha önce bu kentte böylesi büyük siyasi hatalardan bu kadar keskin dönüşlere de pek tanık olmamıştık.

Açın Meral Abla’nın önünü

Bugün MHP açısından olduğu kadar, Türk siyaseti ve Türkiye’nin geleceği açısından da önemli bir gün.

Bugün MHP’nin olağanüstü tüzük kurultayı var. Devlet Bahçeli, 7 Haziran ile 1 Kasım seçimleri arasındaki dönemde, bütün siyasi kredisini bitirdi. Ben, Sayın Bahçeli ile yüz yüze görüşmüş; O’nu takdir etmiş biriyim. Ama şu son dönemde, hem kendisini bitirdi, hem partisini çok kötü duruma düşürdü.

MHP’nin bugünkü olağanüstü kurultayı, kesinlikle yasaldır. Hukukidir. Bahçeli ve eteğini tutanlar engellemeye çalışıyorlar. Bugünkü kurultayda MHP’ye yeni Genel Başkan seçilmeyecek. Sadece partinin ucube tüzüğündeki bir madde değiştirilecek. Daha sonra, seçimli olağanüstü kurultay yapılacak.

Artık, Devlet Bahçeli’nin siyasi kariyeri bitmiştir. Daha fazla çabalamanın bir anlamı yok. Sadece MHP tabanı değil, Türkiye değişim istiyor. Türkiye, Meral Akşener’i istiyor. İzmitli Meral Abla MHP Genel Başkanı olsa, seçim kazansa, Başbakan olsa başarılı olur mu?. Bu konuda garanti veremem. Ama siyasetin gereği,  bugün MHP’de olağanüstü kurultay yapılmalı, tüzük değişmeli, bir sonraki kurultayda da Meral Akşener MHP Genel Başkanı seçilmelidir. Bu değişimin önünde direnmek, abestir. Saçmadır ve sonuç alamayacaktır.

Meral Akşener’in dediği gibi, “Önce MHP değişir, sonra Türkiye değişir.”

MHP’nin bugün olgun, olaysız bir şekilde hukukun gereğini yerine getirmesini, tüzük kurultayını coşku içinde yapmasını, daha sonra Meral Akşener’i partinin başına getirmesini bekliyorum. Bahçeli ve çevresindeki MHP’liler de bu kaçınılmaz değişimin önünde daha fazla umutsuzca engelleme çabası içine girmemeli, kendilerini küçük düşürmemelidirler. 

Kızım olsun isterdim

Bugün, “Babalar Günü”. Haziran ayının 3’üncü Pazar günü  “Babalar Günü” ilan edilmiş. Bence, Babalar Günü biraz zorlama bir organizasyon. Yaş günü, sevgililer günü, Anneler Günü var ya. Hepsinde kadınlar ön planda ya. “Hadi ayıp olmasın. Bütün günlerin sponsoru erkekler. Bir de usulen Babalar Günü yapalım” demişler, bu iş ortaya çıkmış.

Erkekler ile kadınlar birbirlerinden çok farklı iki yaratıktır. Genellikle sanılır ki, kadınlar daha duygusaldır. Ben kendimden biliyorum; erkekler aslında daha duygusaldır. Ama göstermezler..

Babamı, 1991’de kaybettim. Rahmetli Dündar Çiğit çok otoriter, hata kabul etmeyen, her istediği anında yerine getirilen bir adamdı. Babalar ile erkek çocuklar, belli bir yaştan sonra genellikle anlaşamazlar. Hele babalar ile oğulları aynı işte çalışıyorlarsa, aralarındaki sürtüşme, zaman ilerledikçe daha büyük boyutlara ulaşır. Oğullar, babalarının kıymetini ve özellikle hemen her konuda haklı olduğunu, O’nu kaybettikten sonra daha iyi anlarlar.

Ben, iki oğluma karşı babam gibi olmadım. Oğullarımla arkadaş da olamadım. Ama üzerlerinde hiçbir zaman otorite kurmadım. Her konuda serbest bıraktım. Hiçbir şeylerine karışmamaya özen gösterdim. Bazen, bazı alanlarda yanlış yaptığımı kabul ediyorum. İki oğlumdan sadece kendilerini ve ailelerini mahcup etmemelerini istedim.

Büyük oğlum Turizm İşletmeciliği bölümünü bitirdi. Terörün en azgın olduğu dönemde Kars’ta, Ermenistan sınırında askerlik yaptı. Annesi, her gün ağlıyordu. Ben annesinden daha fazla merak ediyor, ama öyle ulu orta ağlayamıyordum.

Küçük oğlum, halen Felsefe okuyor. İkisi ile de çok yakın arkadaş değiliz. Biliyorum, anneleri ile aralarındaki bağ çok daha kuvvetli. Kıskanıyor muyum, hayır. Ama bazen bunun haksızlık olduğunu düşünüyorum.

Bugün Babalar Günü ya.. Bir kızım olsun isterdim. Sabah erkenden kalksın, daha oğlanlar uyurken gelip yanağıma bir öpücük kondursun, kahvaltımı hazırlayıp, karşıma otursun, Babalar Günü’nü kutlasın isterdim. Hayatımdaki en büyük eksikliğin, bir kız evlat olduğunu düşünüyorum. Bizimkileri bir baş göz etsek, eminim gelinimi çok ama çok seveceğim.

Bütün babaları kutluyorum. Kim ne derse desin, Baba olmak, anne olmaktan çok daha zor bir iş. Ama bu yükü taşımak da biz babaların hayattaki en önemli görevi olsa gerektir.

Bu defa daha erken davranıldı

2015-2016 eğitim yılı bitti.  Genel olarak sakin, düzenli ve geçmiş yıllara göre başarılı bir eğitim dönemi geçirdiğimizi söyleyebiliriz.

Kocaeli Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, eğitime gerçekten önem veriyor. Önem vermenin ötesinde, eğitimin sorunları ile yakından ilgileniyor. İlimizde genellikle okul binalarındaki bakım, onarım işlerine yaz tatilinin ortalarında başlanırdı. Tabii böyle olunca, onarım, tadilat işleri sarkar. Bir sonraki eğitim yılı başladığında, hala okul binalarında inşaat çalışmaları devam ederdi. Milli Eğitim bu defa, okullar kapanır kapanmaz okul binaları ile ilgili bakım, onarım ihalelerine çıktı. İlimizdeki çok sayıda okul binasında yapılması gereken işler var. Bir yandan yeni okul binaları inşa ediliyor. Bunların önemli bir kısmı, 19 Eylül’de başlayacak 2016-2017 eğitim yılına kadar bitmiş olacak. Ayrıca çok sayıda okul binasında tadilat, onarım işleri var. Okullar kapanır kapanmaz, bütün okul binaları için ihalelere çıkıldı. İlimizdeki küçük ve orta ölçekli müteahhitler için gerçekten okul binalarında çok iş var. Okul binalarındaki onarım, tadilat ihaleleri genellikle bu ayın sonları ile Temmuz ayı başında yapılacak. İşler büyük çaplı işler değil. İhale şartnamelerine göre, genellikle 30-60 günlük süre içinde bitirilecek işler. Bu tabloya bakıldığında, gelecek eğitim yılı açılırken, ilimizdeki bütün okul binalarında bakım, onarım işlerinin bitmiş olacağını düşünebiliriz.

Ama ben hala bir zamanlama hatası görüyorum. Okulların 17 Haziran’da tatile gireceği biliniyor. Bu ihaleler için biraz daha erken hareket edilebilir. Hemen, 20 Haziran’dan itibaren bütün ihaleler başlamış olabilirdi. Yine de geçen yıllara göre, çok iyi durumdayız. Umarım, okul binalarındaki onarım-tadilat işlerini, bu işlerin altından kalkamayacak, geciktirecek, yarım bırakacak müteahhitler almazlar.

 

Bu yazı toplam 2491 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
  • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
  • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
  • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37