1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Sende mi şefik hocam,sende mi?
Sende mi şefik hocam,sende mi?

Sende mi şefik hocam,sende mi?

Yaşamaya doyamadığımız, küçücük bir nimetini dahi kaçırmamak için deli divane olduğumuz, çıkarlarımız doğrultusunda içinde ince hesaplar yaptığımız DÜNYA, bu işte. Aynı bir ses, bir nefes ve titreyerek

A+A-

Yaşamaya doyamadığımız, küçücük bir nimetini dahi kaçırmamak için deli divane olduğumuz, çıkarlarımız doğrultusunda içinde ince hesaplar yaptığımız DÜNYA, bu işte. Aynı bir ses, bir nefes ve titreyerek yanan  bir mum ışığı gibi. Nerde ve ne zaman sona ereceği meçhul bir oyun. Ömür.  Bitiş çizgisini belirlemek insanoğlu için imkansız. Sadece bilinen, er veya geç bir yerde, bir  biçimde. İşte, dünyadaki yaşam  serüveninin  kaçınılmaz gerçeği bu ne yazık ki.

Yine depreşti  yürekte sakinleşmeye çalışan hüzün  rüzgarı. Yine tazelendi ölümün soğuk  nefesinden  yansıyan acı. Yine kaybettik  bilim ve hak adamı  olan, sevgili bir kardeşi.

Dr. Şefik Postalcıoğlu. Aniden bıraktı  tüm sevdiklerini.  Ve bu kez kesinlikle geri dönmemecesine.  Kendisiyle ilgili onlarca yazı yazıldı vefatından sonra.  Nasıl sıkı bir gönül adamı olduğundan bahsedildi ard, arda. Arkadaşım sabah erkenden haber verdiği zaman şok oldum her nedense. Demek hiç beklemiyordum Şefik kardeşimden böylesi ani bir veda yı.  Ağzımdan sadece şu sözler  döküldü birden.  “ Sende mi Şefik hocam, sende mi”

Ramazanın son günleri. Şefik hocamın ne denli coşkulu bir ramazan geçirdiğini tahmin ediyorum. İşinin ne denli zor olduğunu da gayet iyi biliyorum. Herhalde yordu kendisini diye düşünmekten alamazken kendimi, ecel denen  gizemin varlığından  ayıramıyorum beynimi.

Evet ecel.  Onlarca sebep bulunur yürekleri dağlayan ölüme. Ancak, vakit saat geldi mi, hiç bir çare bulunamaz ve hiç kimse dur diyemez  bu amansız  gidişe.

Opr. Dr, Şefik Postalcıoğlu  çok değerli bir kişilikti bu ilde.  İşini seven, insanı seven, ülkeyi seven, müziği seven, dostu dost bilen iyi bir insandı kendisi. Bu dünyaya yalnız kendisi için gelmeyenlerdendi anlayacağınız. Türk’e ve Türklüğe aşıktı. Kalbiyse inançla doluydu. Dinin gereğini  güzel bir ahlak olarak kabullenirdi. Yüzü bu düşünce doğrultusunda hep güler, bir çok insana sağlık konusunda beklentisiz yardım ederdi. Bu anlamda çok fazla hizmetleri olduğunu yakından biliyorum. Bize gelen hasta bir ihtiyaç sahibi oldu mu ve biz ona yetemiyorsak çalacağımız ilk kapı Şefik Hocamızınki oluyordu. Nur içinde yatsın,  bir kez hayır sözcüğünü  çıkmamıştı  ağzından. Müzik, hayatının önem arz eden diğer bir parçasıydı. Şarkı söylerken başka dünyalara gittiğini düşünürdü onu dinleyen. Üslüpta da  zarafete önem verir , sakin ve etkili konuşmayı tercih ederdi.  Başarılı bir teşhisçi, iyi bir cerrahtı  aynı zamanda. Sevgili kardeşimiz  Mübarek Kadir Gecesi  kaybetti hayatını. Çok sevdiği eşi Zeynep Hanımı ve üç çocuğunu geride bırakarak. Bir zamanlarda çok kötü günler geçirmişti sevgili eşi Şefik hocanın sağlığıyla ilgili. Ama geri döndü o zaman. Kötü bir şakadan veya ideadan  dönercesine.

Camiye gittim, değerli kardeşimi son yolculuğuna uğurlamaya. Bu nasıl bir cemaatti, bu nasıl bir sevgi seliydi dostlar. İğne aysan yere düşmez adeta. Bir arkadaşı olarak gururlandım. İşte dedim.  İşte bu. Ne verirsen elinle, o gelirmiş seninle. Herkes koşuyordu Dr, Şefik beyin cenazesine. Bir çok kadın, erkek ağlıyordu gizli gizli. Ya akrabaydı, yada kim bilir nasıl iyilikleri dokunmuştu.  Aldığı dualarla  katılmadı mı Kadir Gecesi  Melekler ordusuna. Dertleşirdik  Şefik hocamla.  Üzerdi bazı olumsuzluklar onu. Faydalı olmak ve bu ile siyasi anlamda da hizmet vermek için sokmak istemişti elini taşın altına. Ama bu siyaset işte. Faydalı , dürüst, çalışkan ve ahlaklı adamları biraz zor basar bağrına. Azıcık basar görünse de, güvenilmez. Bırakı verir adamı yarı yolda. Başarıyı, başarılıyı sevmez. Halkın sevdiğiniyse hiçten sevmez. Küstürür, uzaklaştırır, soğutur  temiz adamı. Şefik hocam, bu halk seni olduğun gibi, yani  Dr. Şefik olarak daha çok sevdi. Ve aramızdan aktif siyasetsiz ayrılman, senin halkın arasındaki  sıcaklığını oldukça tetikledi.  Daha yapacak çoook  işin vardı aslında. Ama Allah’tan gelene söyleyecek söz olamaz. Artık sana söylenecek, ruhuna okunacak Fatihalarda ve dualarda gizli. Değerli eşine, kıymetli yavrularına Allah’tan sabır dilerken, sana cennet, cemal niyaz ediyoruz. Ruhun şad, mekanın cennet olsun.

Bu haber toplam 1178 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.