1. YAZARLAR

  2. Fatih Uraz

  3. SENİN DEĞİLSE BENİM DEĞİLSE KİMİN BU TAKIM?
Fatih Uraz

Fatih Uraz

Yazarın Tüm Yazıları >

SENİN DEĞİLSE BENİM DEĞİLSE KİMİN BU TAKIM?

A+A-

İlginçtir “milli takımın bırakın iyi netice almayı, grupta son maça gelininceye değin gol kaydına muvaffak olamadığı dönemlerde dahi halk futbolcuları seviyor, kolay kolay protesto etmiyordu.”

               Şaka yapmıyoruz; “vatandaş saygı gösteriyor, halimizi hatırımızı soruyor, yüzümüze gülümseyerek bakıyordu.” Çünkü ahali bir şeyler yapmayı, kötü gidişi tersine çevirmeyi istediğimizi hissediyor ve “sınırlı kapasite, eksik ve yanlış çalışma, az dış temas, yetersiz özgüven” gibi faktörlerin sonuç almayı zorlaştırdığını az çok tahmin ediyordu.

               İnanması zor ama “lobide içilen çay-kahve parasının ödenebilmesi için adam başı 50 dolar tutan harcırahların dağıtılamadığı günler yaşadık!” Ayakkabımızı, eldivenimizi evimizden götürürken 0-0 biten Kuzey İrlanda maçı sonrasında rakip kaleciyle kazak değiştirdik diye hakkımızda soruşturma açılmıştı!

               Kabul edin ya da etmeyin Türk halkının ekserisi kıvrak zekaya ve geçte olsa devreye giren basiret duygusuna sahiptir. Ve mücadele edenle etmeyeni, sahip olduğunu verenle vermeyeni, işine saygı duyanla duymayanı büyük bir hakkaniyetle ayırt edebiliyor hâlâ.

               Tabii tüm bu söylediklerimiz maç günü anlamını yitirebiliyor, bilhassa da Anadolu kentlerinde. 5 Eylül akşamı oynanan Türkiye – Hırvatistan maçındaki seyirci coşkusu başka türlü nasıl açıklanabilir ki? Ne kadar kızgın olursa olsun seyirci tribünde yerini aldığında, bayrağı eline alıp salladığında, İstiklal Marşını okuduğunda belli ki kendinden geçebiliyor kolayca.

               Öte yandan normal hayatta futbolculara aynı muhabbet ve sevgiyi göstermiyor insanımız...

               Düşünsenize sadece adı süper olan ligimizde (!) orta düzey bir futbolcunun aldığı maç başı parasını üniversitede görevli bir profesör senede kazanamıyor! 2016 Avrupa Şampiyonluğuna ulaşan Portekiz’in oyuncularına dağıttığı toplam prim, eleme grubundan 3. çıkarak finallere katılabilen ve ilk turda elenen Türkiyenin dağıttığı primin yarısına ulaşmıyor!

               Oyuncuların özel hayatlarındaki sergilediği davranışlar, aşırı şatafat, gelmeyen galibiyetler, sık sakatlıklar, ardı arkası kesilmeyen polemikler, ülke gerçeklerine aykırı uçuk primler derken halkın futbolculara ve oyunun aktörlerine bakış açısı sürekli kötüye gidiyor.

               Sözün özü bu milli takımın aldığı yahut alacağı neticeler maç günü haricinde nüfusun büyük çoğunluğunun umurunda bile değil. Burada odaklanılması gereken noktaysa “tüm olumsuzluklara rağmen milli takımı geçmişte gönülden destekleyen insanların bugün nereye çekip gittiği!”

               Gordon Banks’ın dediği gibi “eskiden yenilmek ayıp değildi ancak öylesine büyük paralar futbola enjekte edildiki bu güzel oyun savaşa dönüştü ve yenilmek utanılacak bir şey halini aldı!”

Bu yazı toplam 1438 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.