1. YAZARLAR

  2. Sevcan TAMER

  3. SEVGİ DÜNYANIN MİHENK TAŞIDIR
Sevcan TAMER

Sevcan TAMER

Yazarın Tüm Yazıları >

SEVGİ DÜNYANIN MİHENK TAŞIDIR

A+A-

Dünyada entrika, şüphe, korku, acımasızlık, heyecan ve beklenti gibi çıkar duyguların son sürat kol gezdiği günler sürüp gidiyor.. Tabiatıyla bu anlamda üzücü onlarca haber acıtıyor yüreğimizi.. Hey gidi koca dünya dediğimiz o devasa kitle birden küçücük oluyor ve yaşanan çirkinliklerden etkileniyoruz.. Çünkü, ne kadar ret et sekte, kan ve pislik adeta bize de bulaşıyor.. Her yıl.. Ağustos ayının 30’u.. Belki de tam ihtiyacımız olduğu bir anda milli duygularımızı ve insan inancının, güveninin ve sevginin nelere kadir olduğunu damarlarımızda hissedeceğimiz bir günle kabarıyor koltuklarımız.. Evet, 30 Ağustos Zafer Bayramı.. Aradan 97 yılda geçse sanki o günü yaşıyoruz yüreğimizde.. Ve hatırlıyoruz ne olduğumuzu.. Aklımıza geliyor kimlerin torunları olduğumuz.. Damarlarımızda akan asil kanda nelerin mevcut olduğunu.. Sonuçta geçmişteki zaferin şaha kakmasının öncülüğünü üstlenen manevi duygularla dolu günlerde yaşıyoruz.. Aynı o korkunç savaş günlerinde ki gibi.. O günlerde halk birbirine dört elle sarılmadı mı? Baş komutan Mustafa Kemal, yanındaki kahraman Türk subayları ve askerine inanıp severek çizdiği yoldan canı pahasına yürümedi mi? Ne etnik kimliğine baktı, nede yöresel yapısına.. Herkes topyekûn bütünleşerek karşı geldi düşmana.. Bu gün, ülkemize reva görülen acıların temelinin atılmasına neden olan o günlerin kuyruk acısını, böylesi bütünleşme, inanç ve sevgi ile hainlerin yüreğine kazımadı mı? Bugün ne yapıyoruz peki? Karşımızda oynanan oyunların figüranlığını mı? Olmaz.. Atalarımız bize bunun için mi emanet etti bu canla ve kanla kazanılmış kıymetli vatanı.? Eğer manevi duygularınız sizi rahatsız ediyorsa, daha mantık çerçevesinde düşünmeliyiz.. Biliyorum hepiniz canınızdan öte seviyorsunuz bu kutsal emaneti.. Sakınıyorsunuz.. Ve, “aynısını bu günde uygulamamız gerekir” dediğinizi duyar gibiyim.. ? İnanç ve sevgi bizim mihenk taşımız olmalı demek ki.. Birbirimize inanmalı, birbirimizi ölümüne sevmeliyiz..

Bakınız anlamı son derece aydınlatıcı şu Japon Ata sözüne bayılıyorum.

Manasız bir ilgisizlik ve sevgisizlik yüzünden, bir çivi kaybolur;

Bir çivi yüzünden bir nal kaybolur;

Bir nal yüzünden bir bacak kaybolur;

Bir bacak yüzünden bir at kaybolur;

Bir at yüzünden bir savaş kaybolur;

Bir savaş yüzünden bir memleket kaybolur… Kişisel duyarlılığın, inancın ve sevginin toplumsal bir hale dönüşmesinin önemi adına ne güzel bir bakış açısı değil mi?

gün sohbetine ve tespitlerine saygı gösterdiğim bir dostumla sohbete dalmıştık.. Sohbetin ana konusu bu yaşananlar ve birbirimize karşı tepkilerimiz, sevgisizliğimizdi tabi ki.. Bu samimi sohbet bittikten sonra etrafımdaki yüzleri inceledim bir, bir.. Galiba sevgiyi doğuran bir küçücük tebessüm arıyordum.. Fakat, maalesef yoktu.. Sonra bu insanlardaki ifadeler adına kılıflar uydurmaya çalışıyorum içimden.. Gelgelelim, bulduğum kılıflara ve mazeretlere kendim bile inanmıyor hatta gülümsüyorum.. Evet, sonunda yanımdaki büyüğüm ve dostlarımla karar veriyoruz .. Bizde “ Sevgi” duygusu yok denecek kadar azalmış.. Tükenmeye başlamış neredeyse..

diyorum, sevgi... Diğer tüm güzellikleri ve zenginlikleri peşinden sürükleyen sevgi.. Bu konuda hem fikir olduğumuzu söylediğim akil dostum, “Gelin size sevgiyle ilgili hoş bir kıssadan hisse anlatayım biraz kafanız dağılsın” dedi.. Ve anlatmaya başladı.. Bende bu güzel hikayeyi size anlatayım bari.. Belki hoşlanıp başkalarına anlatırsınız.. Sevgi, İnanç ve cesaretin sembolü 30 Ağustos “ ZAFER BAYRAMI ” nız kutlu olsun..

* alışverişe gitmek için evden çıktığında karşıki kaldırımda oturan üç tane beyaz sakallı ihtiyar görür.. Onları izler.. Epeydir orada oturduklarını anlayınca çekinerek yanlarına gider ve onları evine davet eder.. Üç yaşlıdan birisi kadına eşinin evde olup olmadığını sorar.. Kadın, evde olmadığını söyleyince yaşlı adam “Olmaz.. Eşin evde yoksa davetinizi kabul edemeyiz der” Akşam kadının eşi eve gelince olanları anlatır. Adam yaşlıların bu durumuna üzülür ve “Hanım, hadi bakıver o yaşlılar oradaysa şimdi davet edebilirsin” der.. Kadın kapıya koşar ve açınca üç yaşlıyı aynı yerde görür.. Hemen yanlarına koşar ve “Eşim eve geldi.. Sizi yemeğe davet ediyor.. Lütfen buyurun” der.. Bu nazik davete yine yaşlılardan birisi cevap verir.. “Biz hiçbir eve üçümüz birden gitmeyiz” der ve kadının nezaketi üzerine açıklama yapma gereği görür.. “Kızım sağ yanımda oturan arkadaşımın adı ZENGİNLİK, bu yanımda oturanın adı BAŞARI ve benim adımda SEVGİ” der ve devam eder.. “Şimdi siz evinize gidin.. Eşinizle baş başa karar verin.. Sadece birimizi davet edebilirsiniz yemeğe.. Sonra gelip bize kararınızı bildirirsiniz”.. Kadın eve gider eşine sevginin anlattıklarını iletir.. Adam sevinçten havalara uçar ve şöyle der.. “Aman hanım ne güzel, ne güzel.. Önce evimize zenginliği davet edelim.. Evimiz bir anda zenginliğe kavuşur”.. Ancak bu teklif kadının hiç hoşuna gitmez.. Onun üzerine “Kocacığım evimize önce başarıyı davet etsek daha mantıklı olmaz mı” diye yanıt verir.. O sırada konuyu içerde oturan gelinleri duyunca yanlarına gelir ve heyecanla bir fikir atar ortaya.. “Ya sevgiyi davet edelim sevgiyi.. En doğrusu bu”.. Gelinlerinin bu fikri büyüklerinde hoşuna gider ve sevgi çağrılma kararı verilir.. Kapıyı açarlar.. Kadın seslenir.. “Hanginizin adı sevgiydi.? Biz sevgiyi davet etmeye karar verdik” der.. Sevgi ayağa kalkar.. Eve doğru yürümeye başladığında diğer iki arkadaşı da arkasından gelmeye başlar.. Kadın şaşkınlıkla onlara döner ve “Siz neden geliyorsunuz.. Ben sadece sevgiyi çağırdım” der.. “Siz sevgiyi davet ettiniz evinize o nedenle bizde gelmek zorundayız.. Eğer zenginlik veya başarı deseydiniz diğerlerimiz bekleyecekti.. Şimdi gelmek zorundayız”.. Kadın niçin diyeceği sırada zenginlik ve başarı devam eder.. “Siz gerçekten çok akıllı karar verdiniz.. Çünkü sevginin olduğu yerde bizlerde varız.. Onu asla bırakmayız.. Ve daima yanında oluruz.”..

Bu anlamlı hikaye için canım Nurten ablama çok teşekkür eder, hepinize ve bilhassa canımız vatanımıza SEVGİ dolu yarınlar dilerim.. Evet efendim, SEVGİYLE KALIN…

Bu yazı toplam 858 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
1 Yorum