1. YAZARLAR

  2. Sevcan TAMER

  3. SEVGİLİ PEYGAMBERİM
Sevcan TAMER

Sevcan TAMER

Yazarın Tüm Yazıları >

SEVGİLİ PEYGAMBERİM

A+A-

Yazıma  Nurullah  Genç’in  şu  dizeleriyle  başlamak  istiyorum;

Seni  söylemeye  diller  yetmedi,

Seni  anlamaya  gönüller  yetmedi.

Seni  anlatırken   yüz  yıllar  geçti,

Seni  anlatmaya  yüz  yıllar  bile  yetmedi.

Evet  sevgili  okurlar,  insan  olgusuna  ait  bütün  değerlerin  ayaklar  altına  alındığı  kaos  dolu  günlerde,   kainata  güneş  gibi  doğdu  Sevgili  Peygamberimiz.. Bundan  tam  1447  yıl  önce,  Miladi  takvim  hesabıyla  571  yılında.. Mekke’de   dünyaya  teşrif  ettiler. Bizlerde,  tüm   İslam  alemi  olarak  Hz. Peygamberimizin  doğumunu  Mevlit  Kandilinde  derin  hislerle  kutluyoruz.                         

Yaratan  kendisine  bütün  insanlık  adına  en  yüce  ve  meşakkatli  görevi   vermiş  ve  ümmetlerine  her  konuda  örnek  teşkil  etmesi  için  seçmiştir. Alemlere  Rahmet  olarak  gönderilen  ve  bu  gönderiliş  gayesini  kendi  ifadesiyle  “Ey  insanlar.Ben  ancak  alemlere  hediye  edilmiş   rahmet  elçisiyim” sözleriyle  tescillemiştir. Ayrıca  sık  sık  “Ben  muallimim,  öğretmen  olarak  gönderildim” demiş  ve  konunun  ehemmiyetini  açıklamıştır..Peygamberimizin  bize  anlattığı  ve  öğrettiği  yoldan  gidersek,  biz  insanların  uyması  gereken  kaçınılmaz  kurallar  olduğunu   görür  ve  anlarız..                    Hatta  bu  kuralları  şu  şekilde  belirleye  biliriz de…                                                                                         Yaşamımız  sona  erene  dek  süren  Dünya  Kuralları..  İnançlarımız  doğrultusunda,  sonsuza  dönüş  yaptığımız  zaman  karşı  karşıya  kalacağımız  Ahret  Kuralları.. İşte,  eğer kimsenin  beyninde  ürettiği   fikirlerinin  etkisi  altında  kalmadan  veya  kuklası  olmadan  sürdüre  bilirsek  hayatı,  dünyada da,  ahrette de  Peygamberimizin  istediği  makbul  bir  insan  olur,  şefaatinden  alırız  nasibimizi  diye  düşünüyorum. Yeter ki  yaşamla  barışık,  Peygamberimizin  izinde,  istikrarlı,  akıllı  ve  özgür  iradeli  olalım..Müslüman  Türk  halkının  Hz. Muhammed’in (s.a.v)   öğrettiği   ve  Kur’an’ ın  emrettiği  doğrultuda,  dünyadaki  en  kurallara  bağlı  yaşayan  Müslümanlar  olduklarını  zannediyorum.. Çünkü,  çok  eksiklerimiz  olmasına  rağmen  İslam  Dininin  emrettiği  bazı  önemli  noktalarda  diğer  ülkelerin  Müslümanlarından  daha  öndeyiz.. Tabi ki  birileri   din  anlamında  önde  olmayı,  cehalete,  hurafeye,  ucubeye  bağlayarak  Müslümanların  her  yönden  gelişimine  engel  olmayı  eş  tutmazlarsa.. O  zaman  elimizdeki  belgelerden  edindiğimiz  bilgiler  doğrultusunda,  bakın  Sevgili  Peygamberimiz  ne  demiş.

   “ Okuyunuz  ve  ilim  öğreniniz.. İnsanlara  öğretiniz..  Kur’an  öğreniniz.. Allah,  ilmi  insanlara  lütfettikten  sonra  hafızalardan  zorla  söküp  almaz. Ancak  alimleri  ilimleriyle  birlikte  aralarından  alır..Geriye  kara  cahil  bir  gurup  kalır..Halk  bunlara  sorunlarını  götürür..                    Onlarda  kişisel  görüşleriyle  cevap  verirler.                                                                                                        Böylece  hem  halkı  saptırır,  hem de  kendileri  saparlar.                                                                                  Hayırlı  işler  yapmakta  acele  ediniz.                                                                                                                                   Eğitime  ve  öğretime  önem  verin,  fitne  ve  zuhurdan  kaçınınız.”           

O  gün  halkın  tek  eğitim  kitabı  Kur’an dı  malumunuz.. İşte  burada  duruyorum. Görünen  o  ki,  biz  Türk  Müslümanlar  bu  konuda   biraz  abartmışız. Dinimize  ve  kutsal  kitabımıza  olan  saygımızdan  olsa  gerek,  Kur’ an’ı   elimize  alıp  okumaktan  ziyade  kimsenin  erişemeyeceği  yerlere  kaldırmış,  öpüp  başımıza  koyduktan  sonra  sim  işlemeli  kılıflar  içerisinde  duvara  asmışız.                                                Ne  yazık ki  bu  yaklaşım  bizlerin  Kur’an dan  korkmamıza  ve  Onu  sadece  çok  iyi  koruyup,  saklama   mecburiyetine  bürünmemize  yol  açmış..                                                                                              Yalan mı  yani?  Bakın  büyük  şair  ne  demiş  bu  konuda…

   “Ya  açar  bakarız  Nazm-ı  Celil’in  yaprağına;

     Yahut  üfler  geçeriz  bir  ölünün  toprağına.

     İnmemiştir  hele  Kur’an,  bunu  hakkıyla  bilin,

     Ne  mezarlıkta  okunmak,  ne de  fal  bakmak  için…

                      Mehmet  Akif  Ersoy

Efendim  nereden  nerelere  geldik   değil mi?  Eğer  yazmaya  ve  anlatmaya  kalksak,  şairin  dediği  gibi  yıllara  sığmaz  Sevgili  Peygamberimizin  güzellikleri. Bir  Müslüman  sadece  Hz.  Peygamberin  yolunu  izleyip,  öğütlerine  uysa,  fevkalade  bir  insan  olur. Ne  ailesine,  ne  diğer  insanlara,  ne  hayvanlara,  ne  çocuklara,  yaşlılara,  gençlere, ne  ekonomiye,  ne  de  ilime  ve  bilime  zarar  veremez. Eli  varmaz,  yüreği  kaldırmaz. Allah’ın  Resulünde  bu  örneklerden  hepsi  fazlasıyla  mevcuttu. Müslümanlara  bıraktığı  zenginliklerin  en  büyük  olanı  da  bu  değil midir  zaten?                  Yalnız Hz. Peygamberimizi  örnek  almak,  O  nu  taklit  edercesine  hapsederek  uygulamaya  çalışmak demek  anlamına da  gelmez. Güzel  ahlakı  eşliğinde  ve  bu  günün  gelişmiş  şartları  doğrultusunda  hareket  etmek  en  akılcı  olanıdır  diye  düşünüyorum. Bu  günün  erişilmez  teknolojik   gelişimlerini  o  gün  Peygamberimiz  yaşamış  olsaydı  veya  şu  anda  dünyada  olsaydı,  inanıyorum ki  en  son  bilim  ve  teknoloji  harikalarını  Müslümanların  üretmesini  isterdi. Bu  denli  geri  kalışımıza da  çok  üzülürdü..Keşke “O” nu  görmek  ve  Onunla  yaşamak  şerefine  nail  olabilseydik..                           Şimdi  yaşasaydı  tek  kelimeyle  Müslüman  camiası  adına  her  şey  çok  ama  çok  değişik  olabilirdi.

Bu yazı toplam 861 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
2 Yorum